Aloe vera, Aloe cinsine bağlı bir bitki türüdür. Dağılım alanı geniştir ve birçok bölgede istilacı tür olarak tanımlanır.
Her dem yeşil olup asıl olarak Arap Yarımadası'ndan gelse de, dünyada tropik ve yarı tropik ortamlarda da yetişir. Yüzyıllardır tıbbi kullanım ve ticaret amacıyla yetiştirilir. İç mekanlarda dekoratif görünüm için kullanılır.
Aloe vera yaprakları, topikal amaçlar için kullanılabilen önemli miktarda polisakkarit jel acemannan içerir. Aloe cildi, toksik olan aloin içerir. Aloe veradan yapılan ürünler genellikle sadece jelini kullanır.
Cilt losyonları, kozmetikler, merhemler ve küçük yanıklar, cilt sıyrıkları, böcek ısırıkları ve rüzgar yanıkları için jeller dahil olmak üzere aloe vera acemannanı içeren birçok ürün vardır.
Aloe vera özlerinin ağız yoluyla alınması tehlikeli olabilir çünkü henüz tam olarak anlaşılmayan reaksiyonlara neden olur. Özellikle hamile kadınlar için tehlikelidir. Bazı kişilerde, aloe vera sadece cilde uygulandığında bile alerjik reaksiyonlar görülür.
Etimoloji
Yaprak kenarlarında dişler
Cins adı Aloe, "acı ve parlak madde" anlamına gelen Arapça alloeh kelimesinden veya İbraniceİbranice:אוהליםahalim kelimesinden türemiş olup İbranice:אוהלahal kelimesinin çoğuludur. İkili adlandırmaveraLatincede "gerçek" anlamına gelen verus kelimesinden gelir.
Yaygın isimler
Yaygın isimler aloeyi, Çin aloe, Cape aloe veya Barbados aloe gibi dağılım bölgesiyle birlikte kullanır.
Taksonomi
Türün birden fazla eşanlamlısı vardır: Aloe barbadensis Mill., Aloe indica Royle, Aloe perfoliata L. var. vera ve Aloe vulgaris Lam.
Bazı literatürler, Aloe vera 'nın beyaz benekli formunu Aloe vera var. chinensis olarak tanımlar ve Aloe vera 'nın benekli formu A. massawana ile aynı türe ait olabilir.
Tür ilk olarak 1753 yılında Carl Linnaeus tarafından Aloe perfoliata var. vera olarak tanımlanmıştır ve 1768 yılında Nicolaas Laurens Burman tarafından 6 Nisan'da Flora Indica'da Aloe vera olarak ve Burman'dan yaklaşık on gün sonra da Philip Miller tarafından Gardener's Dictionary 'de Aloe barbadensis olarak tekrar tanımlanmıştır.
DNA karşılaştırmasına dayalı teknikler, Aloe veranın Yemen'e özgü bir tür olan Aloe perryi ile nispeten yakın akraba olduğunu ileri sürmektedir. Kloroplast DNA dizisi karşılaştırması ve basit dizi tekrarı profillemesi kullanan benzer teknikler, Aloe forbesii, Aloe inermis, Aloe scobinifolia, Aloe sinkatana ve Aloe striata ile de yakın akraba olduğunu ileri sürmüştür. Güney Afrika türü A. striata hariç, bu Aloe türleri Sokotra (Yemen), Somali ve Sudan'a özgüdür. Türün belirgin doğal nüfuslarının olmaması, bazı yazarları Aloe veranınmelez kökenli olabileceğini ileri sürmeye yöneltmiştir.
Özellikler
Benekli formlara Aloe verachinensis de denir.Acta Eruditorum'dan tarihi görüntü, 1688
Aloe vera, 60-100 santimetre (24-39 inç) boyunda dışa genişleyerek büyüyen, sürgünler halinde yayılan, gövdesiz veya çok kısa gövdeli bir bitkidir.
Yapraklar
Yapraklar kalın ve etlidir, yeşil ila gri-yeşildir ve bazı çeşitlerin üst ve alt gövde yüzeylerinde beyaz lekeler vardır. Yaprağının kenarı tırtıklı ve küçük beyaz dişlere sahiptir.
Aloe vera yaprakları, olası biyoaktivitesi araştırılan fitokimyasallar içerir; bunlar arasında lignanlar, fitosteroller, polifenoller, asetillenmiş mannanlar, polimannanlar, antrakinonlar, C-glikozitler, antronlar ve emodin ve çeşitli lektinler gibi diğer antrakinonlar bulunur.
Çiçekler
Çiçekler yazın 90cm kadar boylanan başakta ürer, her çiçek sarkık ve 2-3cm (3⁄4-1+1⁄4in) uzunluğunda sarı boru şeklindeki bir taçyaprağa sahiptir.
Kökler
Diğer Aloe türleri gibi Aloe vera da bitkinin topraktan mineral besinlere daha iyi ulaşmasını sağlayan kök simbiyozu arbusküler mikoriza oluşturur.
Tür, 17. yüzyılda Çin'e ve Güney Avrupa'nın çeşitli bölgelerine getirildi. Ilıman kıtaların kurak, ılık ve tropikal bölgelerinde yaygın olarak yerleşmiştir. Mevcut dağılım yetiştirme sonucu olabilir.
Yetiştirme
Bir süs bitkisi olarak kullanımıAkar enfeksiyonu olmuş bir aloe vera bitkisi
"Aloe vera" süs bitkisi olarak yaygın şekilde yetiştirilir. İçeriğindeki özsuyu, doğal yağışların az olduğu bölgelerde hayatta kalmasını sağladığından, taş döşeli bahçeler ve diğer az su kullanılan bahçelerde tercih edilir.
8-11 nolu soğuğa dayanıklılık bölgeleri arasında dayanıklıdır ama şiddetli dona ve kara dayanmaz.
Bu bitki Kraliyet Bahçıvanlık Derneği'nin Bahçe Merit Ödülünü kazanmıştır.
Saksıdaki türler iyi drene edilmiş, kumlu saksı toprağı ve bol güneş ışığı gerektirir. Aloe bitkileri çok güneşli yerlerde yanabilir veya saksı suyu boşaltmadığında buruşabilir. İyi drenaj sağladıklarından kaliteli yetiştirme toprak karışımı veya paketli "kaktüs toprağının" kullanılması tavsiye edilir. Pişmiş toprak kaplar gözenekli oldukları için tercih edilir.
Tekrar sulamadan önce saksı bitkilerinin toprağı tam kuru olmalıdır. Saksıda aloe, "ana bitkinin" yanlarından büyüyen "yavrular" ile kalabalıklaşabilir. Kalabalık hale gelen bitkiler daha çok büyümeye yer açmak ve haşere istilasını önlemeye yardım etmek için bölünmeli ve saklanmalıdır.
Kış aylarında Aloe vera çok az nem ister ve uykuda kalır. Donlu veya karlı bölgelerde, türler en iyi şekilde iç mekanlarda veya ısıtılmış seralarda saklanır.
Kozmetik endüstrisine tedarik sağlamak için Avustralya, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Çin, Meksika, Hindistan, Jamaika, iç kesimlerde bile iyi yetiştiği İspanya'da, Kenya, Tanzanya ve Güney Afrika ABD ile birlikte büyük ölçekli tarımsal "Aloe vera" üretimi yapılır.
Kullanım
Aloe veradan alınan şeffaf jel ve sarı lateks ticari ürünler üretmede kullanılır. Aloe jeli genellikle yanıklar, yaralar, donma, cilt döküntüleri, sedef hastalığı, uçuk (Herpes labialis) ve kuru cilt gibi cilt rahatsızlıklarına topikal ilaç yapımında kullanılır. Aloe lateksi bireysel kullanılır veya kabızlık tedavisi için yutulması gereken diğer bileşenlerle birlikte ürün olarak üretilir.
Aloe lateksi, "reçine" denilen kurutulmuş veya "aloe’nin kurutulmuş sıvısı" olarak elde edilebilir.
Aloe veranın yara veya yanık tedavisinde etkili olup olmadığı konusunda çelişkili kanıtlar vardır. Aloe ürünlerinin topikal kullanımının sedef hastalığı, sivilce veya döküntü gibi belirli cilt bozukluklarının semptomlarını hafifletebileceğine dair bazı kanıtlar vardır ancak topikal uygulama bazı kişilerde alerjik reaksiyona neden olabilir.
Aloe verajeli, ticari olarak yoğurtlarda, içeceklerde ve bazı tatlılarda bileşen olarak kullanılır ancak çok veya uzun süreli dozlarda aloe lateksinin veya tüm yaprak ekstraktının yutulması toksik olabilir. Az miktarda topikal aloe veranın kullanılması muhtemelen güvenlidir.
Topikal ilaçlar ve olası yan etkiler
Aloe vera topikal ilaç olarak ciltte kullanılmak üzere losyon, jel, sabun veya kozmetik ürünü olarak hazırlanabilir. Aloe veraalerjisi olan kişiler için cilt reaksiyonları; hafif kızarıklık ve kaşıntı ile birlikte kontakt dermatit, nefes alma güçlüğü veya yüz, dudak, dil veya boğazda şişme görülebilir.
Sindirim sistemi iltihabının azaltılması
İki küçük çalışma, ülseratif kolit ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) için plaseboya kıyasla olumlu etkiler bulmuştur.
Gıda takviyesi
Bazı Aloe türlerinin yarı sıvı lateksindeki Aloin bileşiği 2002 yılında Gıda ve İlaç İdaresinin, üreticilerin gerekli güvenlik verilerini sağlayamaması nedeniyle yasakladığı zamana kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde reçetesiz ilaç (OTC) müshil ürünlerinde yaygın kullanılan bir içerik maddesiydi. Aloe vera, hem yutulduğunda hem de topikal olarak uygulandığında bazı dozlarda oluşan yan etkiler ile olası toksisiteye sahiptir. Aloin işlenerek uzaklaştırıldığında zehirleyicilik daha az olabilse de, çok miktarlarda yutulan Aloe veranın, karın ağrısı, ishal veya hepatit gibi yan etkileri olabilir. Aloe'nin kronik olarak yutulması (günde 1 gram doz), hematüri, kilo kaybı ve kalp veya böbrek bozuklukları dahil olmak üzere olumsuz etkilere neden olabilir.
Aloe vera suyu sindirim sistemi sağlığını desteklemek amacıyla pazarlanmaktadır ancak bu iddiaya yönelik ne bilimsel kanıt ne de düzenleyici bir onay vardır. Bu tür amaçlar için genellikle kullanılan ekstraktlar ve miktarlar, doza bağlı şekilde zehirleyicilik ile ilişkilidir.
Geleneksel tıp
Aloe vera geleneksel tıpta cilt tedavisinde kullanılır. Kullanımına ilişkin ilk kayıtlar M.Ö. dördüncü binyıldan itibaren görülür. Aynı zamanda MS 512 tarihli Juliana Anicia Codex'de de yazılıdır.:9
Ürünler
Aloe vera, burun sürtünmesini azaltmak için nemlendirici ve tahriş önleyici olarak satılan kâğıt mendil'lerde kullanılır. Kozmetik şirketleri genellikle makyaj malzemesi, mendil, nemlendirici, sabun, güneş kremi, tütsü, tıraş kremi veya şampuan gibi ürünlere Aloe veradan elde edilen özsu veya diğer türevleri eklerler. Akademik literatürün gözden geçirilmesi, birçok hijyen ürününe dahil edilmesinin "nemlendirici yumuşatıcı etkisinden" kaynaklandığını ifade eder.
Zararları
Ağızdan alınan rengi giderilmemiş aloe vera yaprağı özütü Kaliforniya Çevre Sağlığı Tehlike Değerlendirme Ofisi tarafından "devlet tarafından kansere veya üreme toksisitesine neden olduğu bilinen kimyasallar" arasında listelenmiştir.
2016 yılından bu yana aloe vera tam yaprak özütü Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından olası insan kanserojeni (grup 2B) olarak sınıflandırılmaktadır.
Topikal (vücut yüzeylerine çoğunlukla cilde uygulanan) aloe vera kullanımı önemli yan etkilerle ilişkili değildir. Aloe veranın ağızdan yutulmasının zehirleme olasılığı vardır ve karın kramplarına ve ishal'e neden olabilir ki bu da ilaç emilimini azaltabilir.
↑"GBIF". 17 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ocak 2024.
123456"Aloe vera (true aloe)". Centre for Agriculture and Bioscience International. 13 Şubat 2019. 8 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ekim 2019.
123456789101112"Aloe vera". National Center for Complementary and Integrative Health, US National Institutes of Health. 1 Ekim 2020. 28 Ocak 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2021.
↑Harper, Douglas (2021). "Aloe". Online Etymology Dictionary. 16 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2021.
↑Curwin, David (16 Mart 2008). "aloe". Balashon - Hebrew Language Detective. 10 Nisan 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Aralık 2022.
↑Lewis, Charlton T.; Short, Charles (1879). "vērus". A Latin Dictionary. Perseus Digital Library. 22 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Temmuz 2024.
↑{"Taxon: Aloe vera (L.) Burm. f." Germplasm Resources Information Network, United States Department of Agriculture. 24 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Temmuz 2008.
↑Wang H, Li F, Wang T, Li J, Li J, Yang X, Li J (2004). "[Determination of aloin content in callus of Aloe vera var. chinensis]". Zhong Yao Cai (Çince). 27 (9). ss.627-8. PMID15704580.
↑Gao W, Xiao P (1997). "[Peroxidase and soluble protein in the leaves of Aloe vera L. var. chinensis (Haw.)Berger]". Zhongguo Zhong Yao Za Zhi (Çince). 22 (11). ss.653-4, 702. PMID11243179.
↑Linnaeus, C. (1753). Species plantarum, exhibentes plantas rite cognitas, ad genera relatas, cum differentiis specificis, nominibus trivialibus, synonymis selectis, locis natalibus, secundum systema sexuale digestas. Vol. 2 pp. [i], 561–1200, [1–30, index], [i, err.]. Holmiae [Stockholm]: Impensis Laurentii Salvii.
↑Newton LE (1979). "In defense of the name Aloe vera". The Cactus and Succulent Journal of Great Britain. Cilt41. ss.29-30.
↑Darokar MP, Rai R, Gupta AK, Shasany AK, Rajkumar S, Sunderasan V, Khanuja SP (2003). "Molecular assessment of germplasm diversity in Aloe spp. using RAPD and AFLP analysis". J Med. Arom. Plant Sci. 25 (2). ss.354-361.
12Treutlein J, Smith GF, van Wyk BE, Wink W (2003). "Phylogenetic relationships in Asphodelaceae (Alooideae) inferred from chloroplast DNA sequences (rbcl, matK) and from genomic finger-printing (ISSR)". Taxon. 52 (2). ss.193-207. doi:10.2307/3647389. JSTOR3647389.
↑Jones WD, Sacamano C. (2000) Landscape Plants for Dry Regions: More Than 600 Species from Around the World. California Bill's Automotive Publishers. USA.
123Yates A. (2002) Yates Garden Guide. Harper Collins Australia
↑King GK, Yates KM, Greenlee PG, Pierce KR, Ford CR, McAnalley BH, Tizard IR (1995). "The effect of Acemannan Immunostimulant in combination with surgery and radiation therapy on spontaneous canine and feline fibrosarcomas". J Am Anim Hosp Assoc. 31 (5). ss.439-447. doi:10.5326/15473317-31-5-439. PMID8542364.
12Eshun K, He Q (2004). "Aloe vera: a valuable ingredient for the food, pharmaceutical and cosmetic industries—a review". Critical Reviews in Food Science and Nutrition. 44 (2). ss.91-96. doi:10.1080/10408690490424694. PMID15116756.
123Botanica's Pocket Gardening Encyclopedia for Australian Gardeners. Random House Publishers. 2001. ISBN9781740514347. Random House Australia/
↑Gong M.; Wang F.; Chen Y (2002). "[Study on application of arbuscular-mycorrhizas in growing seedings of Aloe vera]". Zhong Yao Cai (Çince). 25 (1). ss.1-3. PMID12583231.
↑Gideon F Smith, Estrela Figueiredo (2009). "Aloe arborescens Mill. and Aloe Vera spreading in Portugal". Bradleya. bioone. doi:10.25223/brad.n27.2009.a4. hdl:2263/14380.
12Coleby-Williams, J. "Fact Sheet: Aloes". Gardening Australia, Australian Broadcasting Corporation. 6 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Temmuz 2008.
123Reynolds, Tom (Ed.) (2004) Aloes: The genus Aloe (Medicinal and Aromatic Plants - Industrial Profiles. CRC Press. 978-0415306720
↑Langmead L, Feakins RM, Goldthorpe S, et al. Randomized, double-blind, placebo-controlled trial of oral aloe vera gel for active ulcerative colitis. Aliment Pharmacol Ther. 2004;19(7):739-747.15043514
↑Stoørsrud S, Ponteén I, Simreén M. A pilot study of the effect of Aloe barbadensis Mill. Extract (AVH200®) in patients with irritable bowel syndrome: a randomized, double-blind, placebo-controlled study. J Gastrointestin Liver Dis. 2015;24(3):275-280.26405698
↑Food Drug Administration, HHS (2002). "Status of certain additional over-the-counter drug category II and III active ingredients. Final rule". Fed Regist. 67 (90). ss.31125-7. PMID12001972.