| Makale serilerinden |
| Anglikanizm |
|---|
| Hristiyanlık |
Anglikanizm, İngiltere'nin resmî kilisesi olan İngiltere Kilisesi'ne (Church of England) has ilke, doktrin ve kurumların yanı sıra, bu gelenekten doğan küresel Anglikan Komünyonu'nun benimsediği Hristiyanlık mezhebidir. İngiltere Kralı VIII. Henry'nin kurulmasına sebep olduğu bir Hristiyan mezhebidir. I. Elizabeth dönemindeki ruhbanlar arasındaki barış süreci sonucunda İngiliz Reformu, Katoliklik ve Protestanlık arasında bir orta yol olarak görüldüğü için Latince Via Media olarak adlandırılmıştır. Anglikan Mezhebi; Roma Katolik Kilisesi ve Doğu Ortodoks kilisesinden sonra dünyadaki en büyük üçüncü Hristiyan mezhebidir.
"Anglikan" kelimesi Latince bir ibare olan Ecclesia Anglicana’dan gelir ve İngiliz Kilisesi anlamına gelir; terim kökeni 1246 yılına kadar götürülebilir. Anglikanizm’e mensup olanlara Anglikan denir.
Radikal Reformasyon hareketlerinden farklı olarak, kendisini Apostolik, yani kökenini havarilere dayandıran bir yapı olarak tanımlar ve ayinsel uygulamalarında Katolik mirası öne çıkarır. Anglikan belgelerinde sıkça rastlanan "Katolik" sözcüğü, burada Roma Katolik anlamında değildir; "evrensel" ve "antik" kilise anlamındadır. Kilise Babalarından yararlanmaya Majisteryal Reform hareketlerinde "patristik" denmektedir ve amaç Kitâb-ı Mukaddes'in yorumlanmasına tarihsel tanıklık göstermektir; bunu Lüterciler ve Kalvinistler de yapmaktadır. Ancak Anglikanlık, Richard Hooker'ın "üç bacaklı tabure" (three-legged stool) modelinden yola çıkarak, temel kaynak olan Kitâb-ı Mukaddes'i kabul etmenin (Sola scriptura) ve kilise geleneğinden faydalanmanın yanı sıra, dengeleyici bir unsur olarak mantık ile özgün bir hermenötik metodoloji kurmaktadır.

Anglikan kilisesi teoloji olarak Protestan mezhebi olarak kabul edilir, ancak ibadet şekilleri (litürji) ve yönetim biçimi (episkoposluk) bakımdan bağımsız otonom bir Batı Kilisesi geleneği olarak değerlendirilebilir.
İngiltere Kralı VIII. Henry döneminde Anglikanizm, dini anlaşmazlıklardan öte yargılama sorunları –özellikle kralın her ülkenin kilisesinin özerk olması gerektiği düşüncesi- üzerine kuruluydu. VIII. Henry şahsen Protestanlığa karşıydı, aktif olarak Protestanlık yasaklanmıştı sonucunda William Tyndale, Robert Barnes, John Lambert, Anne Askew ve John Frith gibi kişiler Protestan oldukları için idam edilmişti bu sırada da Protestanlığa karşı Altı Makale (1539) yayımlanmıştı. Altı Makale'ye göre rahiplerin Katolik yeminleri, keşişlik ile ilgili öğreti ve Ekmek ve şarabın dönüşümüne inanç zorunlu hale getirilmişti.
I. Elizabeth döneminde önceden sürgünde yaşayan Protestan reformcuları İngiltere'ye geri dönmüştür. Aslen Thomas Cranmer'ın yazmış olduğu Otuz Dokuz Madde'nin daha Via Mediaya uygun bir özeti imzalanmış bunun sonucunda da İngiltere Kilisesi Kalvinist (Reforme) öğreti ile karşılıklı etkileşime girmeye başlamıştır resmi olarak kendisini "Reform" kiliselerinin bir parçası olarak görmüştür. Otuz Dokuz Madde'nin bu hali her ne kadar daha ılımlı olsa da kesinlikle Reformcu bakış açısıyla "Ekmek ve şarabın dönüşümü" reddedilerek Efkaristiya'da Mesih'in gerçek varlığının Kutsal Ruh aracılığıyla olduğunu kesinlikle "Rabbin Sofrasında ekmek ve şarabın özünün değişmesi (transsubstansiyasyon), Kutsal Yazılarla kanıtlanamaz; aksine Kutsal Yazıların açık sözlerine aykırıdır, bir Sakramentin doğasını alt üst eder ve birçok batıl inanca yol açmıştır. Mesih'in Bedeni, Sofrada ancak göksel ve ruhsal bir şekilde verilir, alınır ve yenir. Ve Mesih'in Bedeninin Sofrada alınmasının ve yenmesinin aracı İmandır. Rabbin Sofrası Ayini, İsa'nın emriyle saklanmaz, taşınmaz, kaldırılmaz veya tapınılmazdı." şeklinde ifade etmektedir, maddi olmadığını ve İmge-karşıtı şekilde "hem resimlere hem de kutsal emanetlere tapınma ve ibadet etme, ayrıca azizlere dua etme konusundaki Roma doktrini, boş yere uydurulmuş, Kutsal Yazılardan hiçbir dayanağı olmayan, aksine Tanrı'nın Sözüne aykırı bir şeydir" diye ifade etmektedir. Böylece Anglikan Kilise'sinin temeli Protestan olmuştur.
Anglikan Komünyonu, Lüteryen Protestan kiliseleri ile birlikte imzaladığı Porvoo Komünyonu sözleşmesinde kendisini:
Tüm kiliselerimizin inancı, ibadeti ve maneviyatı, havarisel Kilise geleneğine dayanmaktadır. Hem doğrudan hem de Reformasyon döneminin içgörüleri aracılığıyla, patristik ve ortaçağ dönemlerinin Kilisesi ile süreklilik içindeyiz. Her birimiz kendi kilisemizi, İsa Mesih'in Tek, Kutsal, Katolik Kilisesi'nin bir parçası olarak ve Tanrı'nın tüm halkının tek havarisel misyonuna gerçekten katılan bir unsur olarak anlıyoruz. Batı Hristiyanlığının ayin mirasını ve Reformasyon'un imanla aklanma ve söz ve sakramentin lütuf araçları olarak vurgulanmasını paylaşıyoruz. Bütün bunlar, itiraf ve ayin belgelerimizde somutlaşmıştır ve hem kiliselerimiz arasındaki temel bir bağ hem de daha geniş ekümenik harekete bir katkı olarak giderek daha fazla kabul görmektedir.
şeklinde tanımlamaktadır.
Anglikan hareketinin önemli Reformcuları VI. Edward döneminde Book of Common Prayer'ın derlenmesine ortak olmuş Thomas Cranmer, I. Elizabeth döneminde John Jewel ve 1593 yılında kaleme aldığı Of the Laws of Ecclesiastical Polity eseriyle kilise-devlet ilişkilerini, sakramentleri ve teolojik metodolojiyi detaylandıran Richard Hooker, I. James döneminde Kral James Onaylı Kitab-ı Mukaddes'in çevirildiği Westminster komitesinin başı Lancelot Andrewes, I. Charles döneminde William Laud, Jeremy Taylor ve 19. yüzyıl Oxford Hareketi ruhanileri şeklinde adlandırılabilir. Anglikan reformcuları sadece "Romanist" diye adlandırılan Latin Katoliklere karşı reformda bulunmamış aynı zamanda Püritenlik ve Anabaptizm gibi radikal hareketlere karşı da mücadele etmişlerdir.
Ayrıca Martin Bucer, Peter Martyr Vermigli, Jan Łaski, Bernardino Ochino, Paul Fagius ve Immanuel Tremellius gibi kıta Avrupası ilahiyatçıları da İngiltere'ye gelmişlerdir ve erken Anglikanizmin şekillenmesini sağlamışlardır; böylece Anglikanlık hem yerel eşsiz tarihi özellikleri ile hem de misafir ettiği yabancı alimleri ile birlikte, Heinrich Bullinger (Zürih/Huldrych Zwingli ekolü), Philipp Melanchthon (Lütercilik/Martin Luther ekolü) ve Jean Calvin (Cenevre/Huguenotlar ekolü) arasında ılımlı bir orta nokta olarak temeli atılmıştır.
19. yüzyılda Anglikanizm’de önemli hareketler belirdi: Ahitleri ‘İsa’nın ışığı’ olarak gören ve Latitudinarianism adındaki hoşgörülü ilahiyat okulunun şekillenmesine katkıda bulunan Cambridge Platonism ile Kutsal Ruh'un kişisel deneyimlerine vurgu yapan Evangelical Revival (Protestan Uyanışı). Evangelical Revival hareketi John Wesley ve Charles Simeon etkisinde gelişti. Wesley ve George Whitefield İlk Büyük Uyanış'ı tetikledi ve metodizm hareketini başlattılar. Metodizm, Jacobus Arminius'un düşüncesinden beslenmiş; Reforme teolojinin "koşulsuz seçilim" ve "kader" anlayışını reddederek insanın özgür iradesini ve Tanrı'nın "öncelikli lütfunu" (prevenient grace) öne çıkarmıştır. Metodizmin Anglikan Kilisesi'nden zamanla ayrılması teolojik ayrılıktan ziyade kurumsal sebeplerden kaynaklanmıştır. Bu hareket ilerleyen yıllarda Karizmatik misyonerliğe ilham kaynağı olmuştur.
Ayrıca John Keble, Edward Bouverie Pusey ve John Henry Newman öncülüğündeki Oxford Hareketi (Oxford Movement) Katolik ayin geleneklerini yeniden canlandırmaya çalışmıştır. Frederick Denison Maurice'in The Kingdom of Christ eseri ise Hristiyan Sosyalizmi hareketinde önemli rol oynamıştır.
Anglikanlar Eski ve Yeni Ahit’i inancın esaslarını kapsayan hüküm olarak kabul ederler. Apostles' Creed’i (Havari İnancı) vaftiz sembolü ve İznik İnancı'nı Hristiyanlık inancının temeli olarak görürler. Ayinlerinde toplu ibadetin merkezi olarak gördükleri Son Akşam Yemeği’ne (Holy Eucharist) özel bir ilgi gösterirler; bu ayinde İsa'nın yaşamı, ölümü ve dirilişi anılır, İncil pasajları okunur, ekmek ve şarap komünyon olarak tüketilir.
Ayin sistemi ve inanç bildirgesinde Book of Common Prayer adlı kitabı izlerler. Yol gösterici olarak dua kitabını esas almaları Latince lex orandi, lex credendi (duanın kuralı inancın kuralıdır) şeklinde ifade edilir. 16. yüzyılda rahip ve teolog olan Richard Hooker, Anglikan teolojisinin Kutsal Kitap, gelenek ve akıl çerçevesinde oluştuğunu savunmuştur.
Her Anglikan kilisesi kendi içinde özerktir. Anglikan Mezhebi bu özerk kiliselerin İngiltere’deki Canterbury Başpiskoposluğu çatısı altında bir araya gelmesiyle oluşur.
Anglikanizm, İngiltere'nin dışında Kanada'da bir azınlık ve Kuzey Amerika'da 'Episkopal Kilise' adı altında yayılmıştır. Birleşik Krallık'ın monarşi soyu da bu mezhebi benimsemiştir.