Bu maddede birçok sorun bulunmaktadır. Lütfen sayfayı geliştirin veya bu sorunlar konusunda tartışma sayfasında bir yorum yapın. (Bu mesajların nasıl ve ne zaman kaldırılacağını öğrenin)
|


Astrolog veya müneccim, bir bireyin doğum anındaki gök cisimlerinin konumlarını analiz ederek kişinin geleceği hakkında çeşitli tahminlerde bulunan kişidir.
Astroloji kelimesi, 16. yüzyılda Yunanca astrologia “yıldızların yorumu” kelimesinden, Eski Yunanca ἄστρον astron, Türkçe ‘yıldız’ ve λόγος lógos, Türkçe “öğreti” kelimelerinden türemiştir. Astroloji, astronomik olaylar veya takımyıldızlar ile dünyevi olaylar arasındaki bağlantıları yorumlama olarak kabul edilir.
Tarihte astronomlar ve müneccimler uzun yıllar boyunca aynı kişiler olarak kabul ediliyordu. Osmanlı Devleti döneminde, padişahın emrinde çalışan müneccimler, gökyüzünü gözlemleyerek o yılın takvimini ve namaz saatlerini belirlemekte rol oynamıştır. Roma imparatorlarının da müneccimlere sıkça danıştıkları bilinmektedir. Orta Çağ'dan Rönesans dönemine kadar, müneccimlik üniversitelerde ders olarak öğretilir ve ünlü müneccimler hükümdarlar tarafından saraya davet edilirdi. Ancak, 1789 Fransız Devrimi'nden sonra müneccimlik kavramının geri planda kalmasıyla birlikte astronomi, astrolojiden bilimsel bir disiplin olarak ayrışmaya başlamıştır. Günümüzde Hindistan'da devlet üniversitelerinde dört yıllık astroloji eğitimi verilmekte ve Oxford Üniversitesi'nde resmi olarak astroloji dersi olmasa da kampüs bu amaçla kullanılmaktadır.
Müneccimler genellikle gökyüzündeki yıldızları on iki burca ayırarak çalışırlar, bu burçlardan her biri belirli bir işareti temsil eder. Gezegenlerin yörüngeleri de bu burçlarda kesişir.
Astrologlar, bireyin doğduğu anın coğrafi koordinatlarına dayanarak, gök cisimlerinin konumlarını hesaplar. Ardından kişinin doğum yerini merkez alarak bir çember üzerinde bu gezegenleri yerleştirirler. Bu oluşturulan çembere genellikle "horoskop" veya "doğum haritası" adı verilir. Astrologlar, bu çemberi 30 derecelik 12 eşit parçaya böler ve her bir parçayı "ev" olarak tanımlar. Gök cisimlerinin hangi evde bulunduğuna göre birey veya başka bir konu hakkında çeşitli yorumlar yaparlar. Bu yaklaşım sadece bireyleri değil, aynı zamanda genel olayları veya konuları da aynı mantıkla inceleyebilir.
Astrologlar daha sonra "ilerletilmiş harita" olarak adlandırdıkları bir çizim yaparlar. Bu çizimde, doğum tarihinden sonra gerçekleşen herhangi bir tarihte gök cisminin konumlarını gösterirler. Bu konumlar, bireyin doğum haritasındaki yerleşimine göre değerlendirilir ve kişinin gelecekte (ilerletilmiş haritadaki an) karşılaşabileceği olaylar hakkında öngörülerde bulunulur.
Astrologlar, yaptıkları analizleri sürekli olarak kayıt altına alır ve uluslararası astroloji birlikleri aracılığıyla birbirleriyle paylaşarak geniş bir arşiv oluştururlar. Bu arşivde, 6000 yıldan daha eski dönemlere ait horoskoplar ve analizler bulunmaktadır. Carl Gustav Jung'ın benzerlik yasasına benzer bir yaklaşımla, geçmişte yaşamış bir bireyin doğum haritasındaki gök cisimlerinin yerleşimine göre olayları analiz ederler. Aynı gök cisminin, farklı kişilerin doğum haritasına benzer şekilde yerleşen durumlarını seçip inceleyerek benzerlikleri ortaya çıkarırlar.