| Endüstri | Yağ ve normal benzin, Alternatif yakıtlar |
|---|---|
| Kuruluş |
|
| Genel merkezi | |
| Hizmet alanları | Dünya çapında |
| Önemli kişiler | Helge Lund (Başkan) Bernard Looney (Yönetim Kurulu Başkanı) Murray Auchincloss (Finans Direktörü) |
| Ürün | BP petrol ve alt ürünler BP servis istasyonları Air BP Uçak yakıtları Castrol motor yağı ARCO benzin istasyonları am/pm depo Aral servis istasyonları |
| Gelir | |
| Net gelir | |
| Öz kaynak | |
| Çalışan sayısı | 100.500 (2026) |
| Web sitesi | bp.com |
BP p.l.c. merkezi Londra, İngiltere'de bulunan Britanyalı çok uluslu petrol ve doğalgaz şirketidir. Petrol ve doğalgaz sektöründeki "süper büyükler"den biri olan şirket, gelir ve kâr bakımından dünyanın en büyük şirketlerinden biridir. Dikey olarak entegre bir şirket olan BP; petrol ve doğalgaz sektörünün arama ve çıkarma, rafinaj, dağıtım ve pazarlama, elektrik üretimi ve ticaret dâhil olmak üzere tüm alanlarında faaliyet göstermektedir.


Mayıs 1908'de bir grup İngiliz jeolog, İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde bulunan Mescid-i Süleyman'da büyük miktarda petrol keşfettm.ştir Bu, Orta Doğu'da ticari açıdan önemli ilk petrol keşfiydi. William Knox D'Arcy, Ali Kuli Han Bahtiyari ile yaptığı sözleşmeyle, Orta Doğu'da ilk kez petrol arama izni aldı ve bu olay tüm bölgenin tarihini değiştirdi. Petrolün keşfi, petrokimya endüstrisinin gelişmesine ve petrole büyük ölçüde bağımlı endüstrilerin kurulmasına yol açmıştır. 14 Nisan 1909'da Anglo-Persian Oil Company (APOC), Burmah Oil Company'nin bir yan kuruluşu olarak kurulmuştur. Hisselerin bir kısmı halka satılmıştır. Şirketin ilk başkanı ve azınlık hissedarı Lord Strathcona olmuştur.
Şirketin kurulmasının hemen ardından, İngiliz hükümeti, Buşehr'deki İngiliz temsilcisi Percy Cox'tan, APOC'un Abadan Adası'nda bir rafineri, depo, depolama tankları ve diğer tesisler için bir yer edinmesi amacıyla Arabistan Şeyhi Haz'al bin Câbir ile bir anlaşma müzakere etmesini istemiştir. Rafineri 1912'de inşa edilerek faaliyete geçmiştir. 1914'te, dönemin Deniz Kuvvetleri Bakanı Winston Churchill'in ısrarı üzerine İngiliz hükümeti şirketin kontrol hissesini (%50.0025) satın almış ve İngiliz donanması savaş gemilerinin çoğunluğu için hızla kömürden petrole geçmiştir. APOC ayrıca İngiliz Amiralliği ile Kraliyet Donanması'na sabit fiyattan petrol tedarik etmek üzere 30 yıllık bir sözleşme imzalamıştır. 1915'te APOC, nakliye iştiraki olan British Tanker Company'yi kurmuş ve 1916'da, Alman Europäische Petroleum Union'ın Britanya'daki pazarlama kolu olan British Petroleum Company'yi satın almıştır. 1919'da şirket, kalan İskoç şist petrol endüstrilerini birleştiren Scottish Oils adlı bir yan kuruluş kurarak şist petrol üreticisi olmuştur.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra APOC, ürünlerini Avrupa kıtasında pazarlamaya başlamış ve çeşitli Avrupa ülkelerindeki yerel pazarlama şirketlerinde hisse satın almıştır. Galler'deki Llandarcy'de (Birleşik Krallık'taki ilk rafineri) ve İskoçya'daki Grangemouth'ta rafineriler inşa edilmiştir. Ayrıca Fransa'daki Courchelettes rafinerisinin kontrol hissesini de satın almış ve Avustralya Hükümeti ile birlikte, Victoria'daki Laverton'da Avustralya'nın ilk rafinerisini inşa eden Commonwealth Oil Refineries adlı bir ortaklık kurmuştur. 1923'te Burmah, İngiliz hükümetine APOC'un İran petrol kaynakları üzerinde münhasır haklara sahip olmasına izin vermesi için lobi yapması amacıyla Winston Churchill'i ücretli danışman olarak görevlendirmiş ve bu haklar daha sonra İran monarşisi tarafından verilmiştir.
APOC ve Ermeni işadamı Kalust Gülbenkyan, 1912'de Mezopotamya'da (günümüzde Irak) petrol aramak için Türk Petrol Şirketi'nin (TPC) kurulmasının arkasındaki itici güçlerdi; ve 1914'e gelindiğinde APOC, TPC hisselerinin %50'sine sahipti. 1925 yılında TPC, İngiliz mandası altındaki Irak hükümetinden Mezopotamya petrol kaynakları konusunda imtiyaz elde etmiştir. TPC nihayet 14 Ekim 1927'de Irak'ta petrol bulmuştur. 1928 yılına gelindiğinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından değişen jeopolitik durum ve Kırmızı Hat Anlaşması sonucunda, APOC'un TPC'deki (şimdiki adıyla Irak Petrol Şirketi (IPC)) hissesi %23,75'e düşmüştü. Irak'taki Batı yanlısı Haşimi Monarşisi (1932-1958) ile IPC arasında, Irak'ın daha fazla katılım ve daha fazla kraliyet geliri isteği etrafında dönen anlaşmazlıklara rağmen, ilişkiler genel olarak samimi şekilde devam etmiştir. 1928-68 yılları arasında IPC, Suudi Arabistan ve Bahreyn hariç olmak üzere, Kızıl Hat içindeki petrol arama faaliyetlerini tekeline almıştır.
1927'de Burmah Oil ve Royal Dutch Shell, ortak bir pazarlama şirketi olan Burmah-Shell'i kurmuştur. 1928'de APOC ve Shell, Kıbrıs, Güney Afrika ve Seylan'da satış ve pazarlama için Consolidated Petroleum Company'yi kurmuştur; bunu 1932'de Birleşik Krallık'ta Shell-Mex ve BP adlı ortak bir pazarlama şirketi izlemiştir. 1937'de AIOC ve Shell, Nijerya'da petrol arama amacıyla Shell/D'Arcy Exploration Partners ortaklığını kurmuştur. Ortaklık eşit sahipliğe sahipti ancak Shell tarafından yönetiliyordu. Daha sonra yerini Shell-D'Arcy Petroleum Development Company ve Shell-BP Petroleum Development Company (şimdiki adıyla Shell Petroleum Development Company ) almıştır.
1934 yılında APOC ve Gulf Oil, eşit ortaklık şeklinde Kuveyt Petrol Şirketi'ni kurmuştur. Petrol imtiyaz hakları şirkete 23 Aralık 1934'te verilmiş ve şirket 1936'da sondaj faaliyetlerine başlamıştır. 1935'te Rıza Şah Pehlevi, uluslararası toplumdan Pers'e 'İran' diye hitap etmesini istemiş; bu da APOC'un adının Anglo-İran Petrol Şirketi (AIOC) olarak değiştirilmesine yansımıştır.

1937'de, %23,75'i BP'ye ait olan Irak Petrol Şirketi, aslında günümüz Umman'ının kıyı bölgesiyle sınırlı olan Sultanlığın tüm bölgesini kapsayan bir petrol imtiyaz anlaşması imzalamıştır. Sultanlığın bölgesinde yıllarca petrol bulunamamasının ardından, IPC petrolün Umman İmamlığı'nın bir parçası olan Umman'ın iç bölgelerinde bulunma olasılığının daha yüksek olduğunu varsaymıştır. IPC, Umman Sultanlığı'na Umman'ın iç bölgelerini işgal etmesinde yardımcı olacak silahlı bir güç oluşturmak için mali destek teklif etmiştir. Daha sonra, 1954'te, İngiliz hükümetinin desteği ve IPC'den aldığı mali yardımla Maskat Sultanı, Umman'ın iç kesimlerindeki bölgeleri işgal etmeye başlamış ve bu da 5 yıldan fazla süren Cebel-i Ahdar Savaşı'nın patlak vermesine yol açmıştır.
1947'de British Petroleum Chemicals, AIOC ve The Distillers Company'nin ortak girişimi olarak kurulmuştur. 1956 yılında şirketin adı British Hydrocarbon Chemicals olarak değiştirilmiştir.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Orta Doğu'da milliyetçi duygular yükselişe geçmiştir; bunların en belirgin örnekleri İran milliyetçiliği ve Arap milliyetçiliğiydi. İran'da, AIOC ve Başbakan Ali Razmara liderliğindeki Batı yanlısı İran hükümeti, AIOC'nin imtiyaz şartlarını İran lehine değiştirme yönündeki milliyetçi çağrılara direnmiştir. Mart 1951'de Razmara suikaste uğramış ve milliyetçi Muhammed Musaddık, İslami Şûra Meclisi tarafından yeni başbakan olarak seçilmiştir. Nisan 1951'de İran hükümeti oy birliğiyle İran petrol endüstrisini millileştirmiş ve AIOC'nin yerini alarak İran Millî Petrol Şirketi (NIOC) kurulmuştur. AIOC, İran'daki yönetiminden çekilmiş ve İngiltere, İran petrolüne yönelik etkili bir küresel ambargo düzenlemiştir. AIOC'nin sahibi olan İngiliz hükümeti, millileştirmeye Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda itiraz etmiş, ancak şikayeti reddedilmiştir.
Başbakan Churchill, Musaddık'i devirmek için Başkan Eisenhower'dan yardım istemiştir. Musaddık plan, CIA tarafından 'Ajax Operasyonu', SIS (MI6) tarafından ise 'Boot Operasyonu' kod adlarıyla düzenlenmiştir. CIA ve İngilizler, Ağustos 1953'te İran darbesi olarak bilinen ve Batı yanlısı general Fazlullah Zahidi'yi yeni başbakan olarak atayan, Şah Muhammed Rızâ Pehlevî'nin siyasi gücünü büyük ölçüde pekiştiren darbenin düzenlenmesine yardımcı olmuşlardır. AIOC İran'a dönebilmiştir.

1954'te AIOC, British Petroleum Company adını almıştır. 1953 İran darbesinden sonra, İran petrolünü uluslararası pazara geri getirmek amacıyla Ekim 1954'te Londra'da bir holding şirketi olan İran Petrol Katılımcıları Ltd (IOP) kurulmuştur. British Petroleum, %40 hisseyle bu şirketin kurucu üyelerinden birisidir. IOP, NIOC adına İran'daki petrol tesislerini işletiyor ve yönetiyordu. 1950'deki Saudi Aramco "50/50" anlaşmasına benzer şekilde, konsorsiyum İran ile kârları %50-%50 oranında paylaşmayı kabul etmiş, "ancak defterlerini İranlı denetçilere açmamayı veya İranlıların yönetim kuruluna girmesine izin vermemeyi" kabul etmiştir.