
Bekke (Arapça: بَكَّةُ), Kur'an'da, Âl-i İmrân Suresi'nin 96. ayetinde bahsi geçen bir yerdir. Geleneksel İslam anlayışına göre Bekke ile Mekke eş anlamlı olup, meal ve tefsirlerde de bu şekilde ele alınmaktadır. Buna karşın çeşitli akademisyenler Bekke'nin aslen günümüzdeki Mekke ile ilişkili olmayan bir bölge olduğunu öne sürmüş ve başka şehirler ile bağdaşlaştırmıştır.
اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ |
İnne evvele beytin vudi’a linnâsi lelleżî bibekkete mubâraken vehuden lil’âlemîn(e) |
Halk için kurulan en önemli ev, tüm halklara bir hidayet kaynağı olan Bekke'deki kutlu evdir. |
| —Kur'an, Âl-i İmran Suresi - 96. ayet | —Edip Yüksel Meali |
Not: Türkiye Diyanet Vakfı'nınki de dahil olmak üzere çeşitli mealler Bekke'yi Mekke, ev kelimesini ise Kâbe olarak çevirmektedir.
Arapça kökenli bir kelime olan Bekke'nin, tıpkı Mekke gibi etimolojik kökeni belirsizdir. İbn Manzûr'a atfedilen Lisânü’l-ʿArab eserine göre iki "k" ile yazılan بَكَّ (Bekke) kelimesi kalabalık anlamına gelmektedir ve şehrin ismi kentteki insan kalabalığından türemiştir.[Alıntı gerek]
İslam geleneği; Bekke'yi İslam'da kutsal kabul edilen Mekke şehri için eski zamanlarda kullanılmış bir isim olarak tanımlamaktadır. Türkçe Kur'an meal ve tefsirlerin büyük bir kısmı Bekke kelimesini Mekke olarak çevirmektedir. Bekke aynı zamanda Müslüman alimler tarafından tüm şehri kastetmek yerine sadece Kâbe etrafındaki kutsal bölgeyi kapsar şekilde de kullanılmaktadır.
Erken İslam tarihinin revizyonist okuluna mensup Tom Holland ve Patricia Crone gibi akademisyenler, genel İslam geleneğince kabul gören Bekke'nin Mekke şehri için bir isim varyantı olduğu fikrini sorgulamış ve şehrin başka bir bölgede bulunduğunu öne sürmüşlerdir.
Holland, Kılıçların Gölgesi adlı eserinde Bekke'nin Bizans İmparatorluğu'nun güney sınırlarına yakın bir yerde, muhtemelen Suriye-Levant sınır bölgesinde bulunmuş olması gerektiğini öne sürmüştür. Eserde bu sava destek olarak; Mekke'nin dönemin Bizanslı araştırmacıları tarafından düzenlenmiş Hicaz bölgesinin detaylı kayıtlarında bahsinin geçmemesi, Kur'an'da Bizans (Rûm) askeri seferlerinden bahsedilmesi ve Kur'an'da yer alan, Müşriklerin inek gütmeleri ve zeytin, nar ve üzüm bahçelerine sahip olmaları gibi betimlemelerin Mekke gibi aşırı kurak ve çöl iklimine sahip bir bölgede mümkün olmuş olamayacağı gösterilmiştir. Holland aynı zamanda Kur'an'da metinsel materyal açısından Hristiyan ve Rabbânî Yahudi metinler (Mişnah gibi) ile paralelliklerin varlığından ötürü Hristiyan ve Yahudi kültürünün yaygın olduğu bir coğrafyada bulunmuş olması gerektiğine değinmiştir. Buna rağmen İslam Peygamber Muhammed, dilsiz ve yazmayı bilmeyen biri olarak tanımlanmış ve İsrailiyat kaynaklarının çevrilmesi ölümünden bir sonraki yüzyılı bulmuştur.
Holland, Bekke'nin konumunun kesin olarak tespit edilmesinin imkansız olduğuna değinmekle birlikte, 7. yüzyıl ortasına tarihlenen anonim Nestoryan metinlerinde günümüzde Batı Şeria'da yer alan Mamre yerleşkesinin Araplar için kutsal bir hac yeri olduğuna değinilmesi ve bölgenin Kur'an'da betimlenen coğrafyaya uyması nedeniyle Mamre, Bekke için olası bir konum olarak önerilmiştir. Kur'an'da Bekke ile beraber bahsi geçen Makam-ı İbrahim (İbrahim'in yeri) kalıbının ise Mekke'de yer alan bir taştan ziyade, Bekke'nin Levant'taki konumuna atıfta bulunan bir ipucu olduğuna değinmiştir.
Bekke, Eski Ahit/Tanah'da bahsi geçen ve günümüzüde Kudüs'de yer alan Bekke Vadisi ile de özdeşleştirilmektedir.
mecca becca.