Berk Esen | |
|---|---|
| Doğum | 1982 İstanbul, Türkiye |
| Akademik geçmişi | |
| Alma mater | Cornell Üniversitesi |
| Akademik çalışmaları | |
| Disiplin | Siyaset bilimi |
| Alt disiplin | Karşılaştırmalı siyaset |
| Kurumu | Sabancı Üniversitesi |
| Ana ilgi alanları | Türkiye siyaseti, siyasi partiler, sivil-asker ilişkileri, otoriter rejimler |
Berk Esen (d. 1982, İstanbul), Türk siyaset bilimcidir. Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Çalışmaları Türkiye siyaseti, siyasi partiler, sivil-asker ilişkileri ve otoriter rejimler üzerinedir.
Şebnem Gümüşçü ile birlikte yazdığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarındaki Türkiye'yi rekabetçi otoriter bir rejim olarak çözümleyen 2016 tarihli makalesi alanında çok sayıda atıf aldı. 2020'de Bilim Akademisinin Genç Bilim İnsanları Ödülü'ne değer görüldü.
Esen, orta ve lise öğrenimini Robert Kolejinde tamamladı. Lisans öğrenimini 2004'te Vanderbilt Üniversitesinde siyaset bilimi, iktisat ve Batı medeniyeti alanlarında bitirdi. Yüksek lisans derecelerini 2006'da Sabancı Üniversitesinde siyaset bilimi, 2009'da Jacobs University Bremen'de bütünleşik sosyal bilimler alanlarında aldı. Üçüncü yüksek lisans derecesini 2011'de Cornell Üniversitesinden, doktorasını ise 2015'te aynı üniversiteden aldı.
2015 ile 2020 arasında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyeliği yaptı. 2020'de Sabancı Üniversitesine geçti ve 2023'ten beri doçent olarak görev yapmaktadır.
Uluslararası Siyaset Bilimi Derneğinin yürütme kurulunda yer almaktadır. Ayrıca Amerikan Siyaset Bilimi Derneği ve Siyasi İlimler Türk Derneği üyesidir.
Esen, 7 Mayıs 2023'te yurt dışından dönüşünde İstanbul'da havalimanında gözaltına alındı ve ifade vermesi koşuluyla serbest bırakıldı. Gözaltının emekli amiral Cihat Yaycı hakkında 2020'de paylaştığı bir gönderi üzerine yapılan hakaret şikâyetiyle ilgili olduğunu, gönderisinde kişisel hakaret bulunmadığını ve aynı şikâyet için aylar önce ifade verdiğini belirtti.
Agence France-Presse, 14 Mayıs seçimlerine bir hafta kala gerçekleşen olayı Türkiye'de akademisyenler üzerindeki baskının bir örneği olarak aktardı.