| Sivrisinek | ||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Dişi bir Culiseta longiareolata | ||||||||||||||||||||||
| Biyolojik sınıflandırma | ||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||
Alt familya ve Cinsler | ||||||||||||||||||||||
|
Metne bakınız. |







Sivrisinek (Culicidae), 3.600 türden oluşan küçük sinekler familyasıdır. Sivrisineklerin ince, segmentli bir vücudu, iki kanadı, üç çift uzun, kıl benzeri bacağı ve oldukça uzun, delici-emici ağız uzantıları vardır. Tüm sivrisinekler çiçeklerden nektar içer; birçok türün dişileri kan içmeye de adapte olmuştur. Bu grup Kretase döneminde çeşitlenmiştir. Evrimsel biyologlar sivrisinekleri mikro yırtıcılar, yani daha büyük canlıların kanını emerek onları anında öldürmeden parazitleştiren küçük hayvanlar olarak görürler. Tıbbi parazitologlar ise sivrisinekleri, protozoan parazitleri veya bakteriyel veya viral patojenleri bir konaktan diğerine taşıyan hastalık taşıyıcıları olarak görürler.
Larvaları alt familyaya bağlı olarak farklıdır. Anophelinae türleri su yüzeyine paralel (yatay) durmaları ile su yüzeyine eğik olarak asılı Culicinae larvalarından kolayca ayrılır.
Pupaların baş ve göğüs kısmı tek parça hâlinde birleşmiştir; abdomenin yarısı bir yapı olarak bu birliğe bağlanmıştır. Göz çiftleri oldukça büyüktür. Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir. Abdomenin dikey hareketleri ile hızlı, fakat düz olmayan bir hareket meydana gelir. Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.
Sivrisinekler tam başkalaşımlı böcekler olup 4 evreden geçerler: Suda geçen yumurta, larva, pupa evreleri ile karada geçen ve ergin evre.
Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir. Yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının (larva ve pupa), büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Ancak durgun sular sivrisineklerin tercih sebebidir. Çünkü bu sular, içerdikleri fotosentez yapabilen bitki öbekleri sayesinde, oksijence zengindirler. Sivrisinek yumurtaları su bulunan her ortamda gelişebilirler, ancak bazı şartların sağlanması gerekir: Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçirecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir.
Bir sivrisineğin kan emmek için konukçusunu nasıl bulduğu tam olarak bilinememektedir. Kanda bulunan aminoasitlerin, eminlerin ve amonyağın karışımı cezbedicidir. En iyi cezbetme etkisinin nem ve sıcaklık olduğu bilinmektedir.
Geceleri sivrisinekler çoğu zaman görülemezler ve yalnızca tipik vızıltılarıyla kendilerini belli ederler. Bu vızıltılar, sivrisineklerde yaşamın devamı için önemlidir. Erkeğin kafasından çıkan 2 tane küçük ve tüylü duyargada bulunan çok sayıda duyu hücresinden meydana gelmiş Johnston organı, ses dalgalarının titreşimlerini alır ve ayırt eder. Bu tüylü duyargalar yalnızca dik durumdayken ses titreşimlerine karşı duyarlıdırlar. Johnston organı, eşeylerin bulunmasında çok önemlidir. Dişinin çıkardığı titreşimler belli bir rakamdan sonra (100-8000 titreşim/saniye) erkeklerde çiftleşme isteği yaratır. Erkeklerin sürü oluşturduğu evrelerde bu vızıltılar en üst seviyeye çıkar.
Larvaların besini algler, bir hücreliler ve hayvan ve bitki kalıntılarıdır. Megarhinus larvaları kendi türlerine saldıracak kadar yırtıcıdır.
Ergin dişi ve erkeklerin besini bitki ve meyve sularından aldıkları şeker ve proteinden oluşur. Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır. Laboratuvar ortamında bitkisel besinlerle uzun süre yaşatılabilirler fakat yumurta elde edilemez. Familya türlerinin hepsi kan emmez; tamamen bitkisel beslenenler de vardır.
Sivrisinekler, bakteri, virüs ve protozoan parazitler de dahil olmak üzere birçok hastalığa neden olan mikroorganizmanın taşıyıcısıdır. Her yıl yaklaşık 700 milyon insan sivrisinek kaynaklı bir hastalığa yakalanmakta ve bu da bir milyondan fazla ölüme yol açmaktadır. Yaygın sivrisinek kaynaklı viral hastalıklar arasında sarı humma, chikungunya ve dang humması bulunur ve bunların çoğu Aedes aegypti sivrisineği tarafından bulaştırılır. Sivrisinekler tarafından bulaştırılan paraziter hastalıklar arasında sıtma ve fil hastalığı bulunur. Sıtma hastalığına neden olan Plasmodium parazitleri dişi Anofel sivrisinekleri tarafından taşınır. Fil hastalığının ana nedeni olan lenfatik filaryazis, çeşitli sivrisinek türleri tarafından yayılır. Culex ve Culiseta sivrisinekleri tarafından yayılan bakteriyel bir hastalık ise tularemidir.
Sivrisinek larvaları göletlerde en sık rastlanan hayvanlar arasındadır ve tatlı su yırtıcıları için önemli bir besin kaynağı oluştururlar. Sivrisinek larvalarını avlayan birçok su böceği arasında yusufçuk ve kızböceği larvaları, girdap böcekleri ve su örümcekleri bulunur. Omurgalı yırtıcılar arasında yayın balığı ve sivrisinek balığı gibi balıklar, kürek ayaklı kurbağa ve dev ağaç kurbağası gibi amfibiler, kızıl kulaklı kaplumbağa gibi tatlı su kaplumbağaları ve ördek gibi kuşlar yer alır.
Su yüzeyine çıkan erginler, Empididae ve Dolichopodidae gibi yırtıcı sinekler ve örümcekler tarafından gölet yüzeyinde tüketilir. Uçan erginler ise yusufçuklar ve kızböcekleri, kırlangıçlar ve ebabil gibi kuşlar ve yarasalar da dahil olmak üzere omurgalılar tarafından yakalanır.
Sivrisinekler, su keneleri, Glaucoma gibi silliler; Thelania gibi microspora ve Saprolegniaceae ve Entomophthoraceae gibi mantarlar tarafından parazitlenir.
Sivrisinek kontrolü için birçok önlem denenmiştir; bunlar arasında üreme yerlerinin ortadan kaldırılması, pencere sineklikleri ve sivrisinek ağlarıyla dışarıda tutma, mantar ve nematod gibi parazitlerle veya balık, kopepod, yusufçuk larvaları ve yetişkinleri ile bazı kertenkele ve geko türleri gibi yırtıcılarla biyolojik kontrol yer almaktadır. Bir diğer yaklaşım ise çok sayıda kısır erkek sivrisineğin yerleştirilmesidir. Ucuz ve vektör direncine maruz kalmayan çözümler; örneğin sitoplazmik uyumsuzluk, kromozomal translokasyonlar, cinsiyet bozulması ve gen değişimi gibi genetik değiştirme yöntemleri araştırılmıştır. Hastalık taşıyan sivrisineklerin gen sürücüleri kullanılarak kontrolü önerilmiştir.
Böcek kovucular cilde uygulanır ve sivrisinek ısırıklarına karşı kısa süreli koruma sağlar. DEET kimyasalı bazı sivrisinekleri ve diğer böcekleri uzaklaştırır. CDC tarafından önerilen bazı kovucular arasında pikarin, okaliptüs yağı (PMD) ve Etil butilasetilaminopropiyonat (IR3535) bulunur. Piretrum (kasımpatı türlerinden, özellikle C. cinerariifolium ve C. coccineum) etkili bir bitki bazlı kovucudur. Böcekleri (ve sivrisinekleri) uzak tutmak için ultrason üreten elektronik böcek kovucu cihazlar piyasaya sürülmüştür. Hiçbir EPA veya üniversite çalışması, bu cihazların insanların sivrisinek ısırıklarından korunmasını sağladığını göstermemiştir.
Scientists have created spermless mosquitoes in an effort to curb the spread of malaria.