


Delail-i Hayrat, tam adı Delâilü'l-Hayrât ve Şevâriku'l-Envâr fî Zikri's-Salât ʻale'n-Nebiyyi'l-Muhtâr (Arapça: دلائل الخيرات وشوارق الأنوار في ذكر الصلاة على النبي المختار; Türkçe: "Seçilmiş Peygamber'e Salat Konusunda Nurların Kaynağına Ulaştıran Salat ve Selamlar") olan ve genellikle kısaca Delail-i Hayrat olarak bilinen eser; Faslı Şâzelî Şeyh Muhammed bin Süleyman el-Cezûlî (ö. 1465) tarafından kaleme alınmış, İslam peygamberi Muhammed'e yönelik meşhur salavât-ı şerifeler mecmuasıdır.
Faslı hadis alimi Abdullah et-Telîdî, Delail-i Hayrat hakkında şöyle yazmıştır: “Doğudan batıya milyonlarca Müslüman, yüzyıllar boyunca ve nesiller boyu bu eseri denedi ve içindeki iyiliği, bereketi ve faydayı keşfetti; onun inanılmaz manevi nimetlerine ve nuruna şahit oldu. Müslümanlar, tek başlarına ya da gruplar halinde, evlerinde ve camilerde bu eseri büyük bir şevkle okudular; kendilerini tamamen En Sevgili’ye salavat getirmeye ve O’nu övmeye adadılar.”
Delâilü'l-Hayrât, İslam tarihinde Muhammed'e yönelik salavatları bir araya getiren ilk büyük eserdir. Aynı zamanda, Allah'ın O'na yönelik lütuf ve bereketini niyaz eden, dünya çapında en popüler ve en çok kabul görmüş salavat mecmuasıdır. Başta Şâzelîlik olmak üzere bazı tarikatlarda bu eserin okunması günlük bir uygulama niteliğindedir. Diğerlerinde ise günlük olarak okunması tamamen gönüllülük esasına dayanır. Eser, Allah'ın doksan dokuz ismiyle başlar ve ardından Muhammed'in 201 isminden oluşan bir derlemeyle devam eder.
Cezûlî Medine'de kaldığında, Muhammed'in kabri başında Delail-i Hayrat'ın tümünü günde iki kere okumuştur. O zamandan beri Delail-i Şerif, Muhammed'e aşk ve şevk simgesi olarak görülmüştür.
Osmanlı döneminde Kara Davut tarafından Kara Davut olarak da bilinen Şerh-i Delail-i Hayrat eserinde detaylı bir şekilde salavatların manaları ve faydaları açıklanmıştır.
| Müzeler, kütüphaneler ve koleksiyonlar | Envanter numarası | Kökeni | Dönemi | Yaprak sayısı | Notlar |
|---|---|---|---|---|---|
| Bavyera Eyalet Kütüphanesi | BSB Cod.turc. 553 | Kostantiniyye | 1845 | 221 yaprak | |
| Bavyera Eyalet Kütüphanesi | BSB Cod.arab. 2646 | 1830 | 99 yaprak | ||
| Bavyera Eyalet Kütüphanesi | BSB Cod.arab. 2673 | Kostantiniyye | 1857 | 90 yaprak | |
| Chester Beatty Kütüphanesi | CBL Ar 5459 | 18. yüzyıl | |||
| Doha İslam Eserleri Müzesi | MS.427.2007 | Kostantiniyye | 19. yüzyıl | ||
| İsrail Millî Kütüphanesi | Yahuda Ms.Ar.864 | Osmanlı İmparatorluğu | 1734 | ||
| İsrail Millî Kütüphanesi | Yahuda Ms.Ar.862 | Kuzey Afrika | 17. yüzyıl | ||
| Los Angeles County Sanat Müzesi | M.85.237.51 | Osmanlı İmparatorluğu | 1751-1752 | ||
| Walters Sanat Müzesi | W.583 |
Şeyh Yusuf en-Nebhânî, Cezûlî'nin bu kitabı yazma gerekçesini şu anlatıyla aktarır: Bir gün bir sahrada namaz kılmak ister. O muhitte herhangi bir akarsu olmadığından abdest almak için su bulamaz. En sonunda bir kuyu görüp başına varır. Fakat kuyudan su çekecek ne bir kovası ne de ipi vardır. Kuyunun başında beklerken orada evinin önünden kendisine bakmakta olan bir kız görüp ondan bir kova ile ip ister. Kız, "Bütün insanlar sizin ilminizden istifade eder, bir müşkili olduğu zaman hallini sizden beklerken, siz bir kuyudan suyu çıkaramıyor musunuz?" der. Kız kuyunun başına gelip kendi kendine bir şeyler söylemeye başlar ve kuyunun suyu yeryüzüne taşar. Cezûlî abdestini bitirdikten sonra kıza, "Kızım söyle Allah aşkına, bu kerameti sen ne ile elde ettin?" diye sorar. Kız, bol bol salavat getirdiğini, başka da bir şey yapmadığını, sadece ibadetlerini noksansız yerine getirdiğini söyler. Bunun üzerine Cezûlî, Muhammed'e yönelik salavatları içeren bir kitap yazacağına dair yemin eder.