I. Halilullah

I. Halilullah
Farsça: خلیل الله یکم
I. Halilullah döneminde basılan para
Şirvanşahlar
Hüküm süresi1418–1465
Önce gelenI. İbrahim
Sonra gelenI. Ferruh Yesar
Ölüm1465
DefinŞirvanşahlar Sarayı
Eş(ler)iEbu Bekir ibn Miran Şah'ın kızı
Çocuk(lar)ıFerruh Yamin
Ferruh Yesar
Şah Salih
Emir Behram
Muhammed İbrahim
BabasıI. İbrahim

I. Halilullah (Farsça: خلیل الله یکم), aynı zamanda Sultan Halil (سلطان-خلیل olarak da bilinir), 1418'den 1465'e kadar Şirvanşah (Şirvanhükümdarı) idi. I. İbrahim'in (h. 1382-1418) oğlu ve halefiydi. Yerine oğlu Ferruh Yasar geçmiştir.

Hükümdarlığı

Şeyh İbrahim'in Hicri 820 (Miladi 1417) yılında ölümünden sonra, en büyük oğlu ve halefi Şirvanşah I. Halilullah I tahta geçmiştir. Babası gibi, Halilullah'ın dış politikası da Karakoyunlu hükümdarlarıyla şiddetli bir mücadele içinde olan Timurluları destekleme yönünde şekillenmiştir. Kırk sekiz yıl süren saltanatının ardından Halilullah, Hicrî 869 yılında (1465) vefat etmiştir.

Şahruh ile ilişkileri

Genç Şirvanşah Halilullah, tahta çıkar çıkmaz Kara Koyunlu sultanlarına olan bağımlılığını tanımayı reddetmiştir. Kasım 1420'de, 65 yaşındaki Kara Yusuf'un Timur'un oğlu Şahruh (1405–1447) ile yaptığı savaş sırasında ani ölümü, Azerbaycan'daki siyasal dengeleri köklü biçimde değiştirmiş ve Türkmen emirleri arasında ciddi bir çözülmeye yol açmıştır. Emirlerin birçoğu Kara Yusuf'un ordugahını terk ederek dağılmıştır. Kara Yusuf'un oğlu Kara İskender (1420-1429 ve 1431-1435), Akkoyunluların lideri Kara Yülük Osman ile mücadele hâlindeydi. Kara Yusuf'un diğer oğlu Cihan Şah, babasının ölümünden sonra meydana gelen olayları öğrenince Şahruh'a tâbi olmuş ve Sultaniye şehrini ona teslim etmiştir. Tebriz, Şahruh'un emiri Aliyya Kukeltaş tarafından ele geçirilmiş; şehirdeki camilerde Şahruh adına hutbeler okunmaya başlanmıştır.

Tebriz'in ele geçirilmesinden kısa bir süre sonra, Hicri 823 (1420) yılında Şahruh bizzat Aras Nehri'ni geçerek Karabağ'a gelmiş ve burada kışlamıştır. Orta Asya'ya ve neredeyse tüm İran'a hâkim olan Şahruh'un Karabağ'daki bu ikameti sırasında, çok sayıda büyük feodal bey ve yerel hükümdar, bağlılıklarını bildirmek ve iltifat görmek amacıyla onun huzuruna çıkmıştır. Bu feodal beyler ve yöneticiler arasında, 10 Zilhicce 823'te (17 Aralık 1420) Şirvan'dan bol hediyelerle gelen genç Şirvanşah Halilullah ile kardeşi Menuçehr de bulunmaktaydı. Halilullah büyük bir iltifatla kabul edilmiş, değerli bir kemer ve sultanın çeşitli hediyeleriyle onurlandırılmıştır. Şahruh, cesareti ve mertliğiyle tanınan Halilullah'ın kardeşi Emir Menuçehr'i de yanına alarak hizmetine kabul etmiştir. Şahruh ile Şirvanşahlar—Şeyh İbrahim ve onun oğlu Halilullah—uzun süredir müttefik ilişkiler içindeydi.

Kaynaklar, Şeyh İbrahim'in Hicri 807 (Miladi 1405) yılında değerli hediyelerle önce Aladağ'a, ardından Karabağ'a giderek Miranşah'ın oğlu Ömer Mirza ile görüştüğünü ve bağlılığını bildirdiğini aktarmaktadır. Hicri 814 (Miladi 1411/2) yılında ise elçileriyle Şahruh'a değerli hediyeler göndermiştir. Şirvan'ın bağımsızlığının korunması, mülklerini İran ve Güney Azerbaycan'da Şahruh'a ait topraklar pahasına genişletmeye çalışan Kara Yusuf'a, daha sonra ise onun oğlu İskender'e karşı mücadelede güvenilir müttefikler bulmak isteyen Şahruh'un çıkarlarıyla örtüşmekteydi. Şirvanşah'tan sonra, Şeki hükümdarı Emir Sidi Ahmed ve daha sonra Gürcü hükümdarı Aleksandr'ın (1413-1442) elçileri de Şahruh'un karargahına gelmiştir. Halilullah ile Şahruh arasındaki görüşme onları daha da yakınlaştırmıştır. Şirvanşah Karabağ'da sultanın huzuruna geldiğinde, sultan onunla akrabalık kurmak istemiş ve Halilullah, Kara Yusuf'un dul eşi olan, Miranşah'ın oğlu ve Timur'un torunu Ebubekir'in kızıyla nişanlanmıştır. Ebubekir, dedesi Miranşah'ın hayatını kaybettiği savaşta Kara Yusuf tarafından esir alınmış ve kısa süre sonra evlendirilmiştir. Şirvan'dan Şirvanşah'ın annesi de değerli hediyeler getirmiş ve düğün, Hicri 29 Rebiü'l-Evvel 824'te (Miladi 3 Nisan 1421 Çarşamba günü), Karaköpektepe'de (bugünkü Füzuli rayonu sınırları içinde) gerçekleştirilmiştir. Bu evlilikle Şahruh, Kara Yusuf'a karşı yürütülen mücadelede Şirvanşah'a destek veren ittifakı daha da sağlamlaştırmıştır. Şahruh gibi güçlü ve itibarlı bir akrabaya dayanan Halilullah ise konumunu güçlendirmiştir. Şahruh ve oğullarının desteği sayesinde Halilullah'ın siyasal dayanağı kuvvetlenmiş, itibarı ve şöhreti artmıştır.

I. Mehmed ile ilişkiler

Halilullah Karabağ'a varmadan kısa bir süre önce, elçisi Muhammed Bakuyin ile Türk sultanı I. Mehmed'e (h. 1413-1421) bir mektup göndermiştir. Halilullah mektubunda Şirvanşahlar ile Sultan arasındaki kadim dostluktan bahsetmiş, Şahruh'un Tebriz yakınlarında olduğunu belirtmiştir. Daha sonra Şahruh'tan bir mektup aldığını, bu mektupta Kara Yusuf'a karşı birlikte saldırmak üzere hazırlık yapılmasının teklif edildiğini yazmıştır. Sultan I. Mehmed, verdiği ihtiyatlı cevabında; Hoca Muhammed Bakuyin'in Kefe'den geçtiğini, Şirvanşah'ın mektubunu kendisine ilettiğini ve dostluklarının ölene dek bozulmayacağını belirtmiştir. Halilullah'ın, Şahruh'un Azerbaycan seferi konusundaki uyarısına karşılık olarak Sultan, Şahruh'un Kara Yusuf'a saldırma niyetini kendisine bizzat yazdığını ifade etmiştir. "Ne var ki her hükümdar, kendi siyasal meselelerini ve komşu devletlerle olan ilişkilerini en iyi biçimde kendisi değerlendirebilir. Nitekim Şeki, Kumuk, Kaytağ ve Levent hükümdarları, içinde bulundukları şartların diğerlerinden daha iyi farkındadır. Bununla birlikte, Kara Yusuf'un Osmanlı Devleti'ne yönelik bir saldırıda bulunması halinde, Sultan buna karşılık verecektir." Bu mektup, Halilullah'ın muhtemelen Şahruh'un talimatı doğrultusunda Türk sultanı nezdinde yeni bir müttefik arayışına girdiğini; ancak sultanın bu ittifaka katılma niyetinde olmadığını göstermektedir.

Eleşkirt Muharebesi

1421 yılında Şirvanşah, Eleşkirt Vadisi'nde Kara Yusuf'un oğlu İskender ile Şahruh'un birlikleri arasında gerçekleşen ve İskender'in yenilgisiyle sonuçlanan savaşta Şirvan askerî birlikleriyle Şahruh'un yanında yer almşıtır. Azerbaycanlı feodal beyler tarafından üstünlüğünün kabul edilmesinden memnuniyet duyan Şahruh, 1421 sonbaharında birlikleriyle birlikte Azerbaycan'dan ayrılmıştır. İskender kısa sürede konumunu yeniden tesis ederek asker toplamayı başarmıştır; ancak Şirvan'a birkaç kez baskın düzenlemesine rağmen Şeki ve Şirvan bağımsızlıklarını korumuştur. İskender'in Hicri 828 (Miladi 1425) yılında Şirvan'a gerçekleştirdiği baskın sırasında, Şirvanşah Halilullah'ın kardeşleri Keykubad, İshak ve Haşim kendisine karşı çıkmıştır. Bunun üzerine Şirvanşah, Şahruh'tan yardım talep etmiş ve aldığı destek sayesinde kardeşlerini ortadan kaldırmıştır. Bu gelişmenin ardından Halilullah'ın siyasi konumu önemli ölçüde güçlenmiştir. Halilullah'ın Bakü veya Şirvan'da bulunmadığı dönemlerde, kardeşi Gazanfer onun adına ülke yönetimini üstlenmiştir. Bu süreçte Bakü'nün İçerişehir bölgesinde bir dizi sur ve çeşitli yapılar inşa ettirmiştir.

Karakoyunlu İskender ile ilişkileri

Ülkesinin ve başkenti Bakü'nün gelişimine odaklanan Halilullah'ın hükümdarlığı döneminde, Şirvanşahlar Sarayı'nın, kervansarayların ve köprülerin inşasına başlanmış; bu süreçte ülkede belirgin bir ilerleme kaydedilmiştir. Ancak Halilullah'ın Timurlu hükümdarı Şahruh ile kurduğu dostane ilişkiler, Karakoyunlu hükümdarı İskender'i rahatsız etmiş ve bu durum İskender'in Şirvan'a yönelik tekrarlanan saldırılarına yol açmıştır. 1428 yılında Şahruh, komutanı Aliyya Kukeltaş'ın idaresinde Azerbaycan'a bir ordu göndermiştir. Mayıs 1429'da ise Şirvan birliklerinin de dahil olduğu yaklaşık 100.000 kişilik süvari kuvvetiyle İskender'in üzerine yürümüş ve Güney Azerbaycan'daki Salmas civarında Karakoyunlu kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Elince Kalesi'nin ele geçirilmesinin ardından Şahruh, kışı geçirmek üzere Karabağ'a çekilmiş ve Karakoyunlu Devleti'nin yönetimini, Timurlulara bağlılığı kabul eden İskender'in kardeşi Ebu Said'e bırakmıştır.

Şahruh 1430'da Azerbaycan'ı terk edip Horasan'daki başkenti Herat'a döndükten sonra, İskender bu durumu fırsat bilerek Azerbaycan'daki iç mücadeleleri yeniden başlatmıştır. Hicri 835 (Miladi 1431) yılında Ebu Said'i öldürerek Karakoyunlu Devleti'nin hükümdarı olmuş, ardından tekrar Şahruh'a karşı savaş hazırlıklarına girişmiştir. Daha önce, Hicri 831 (Miladi 1427/8) yılında Şirvan'a saldırarak Şirvan Devleti'ni boyunduruk altına almaya çalışmış; bu saldırı sırasında Şamahı şehri Karakoyunlu birlikleri tarafından yıkılıp yağmalanmıştır. O sırada Derbent'te bulunan Şirvanşahların saray şairi Bedir Şirvani, İskender Şamahı'dan ayrıldıktan sonra şehre gelmiş ve şehrin yıkımına ve yağmalanmasına tanık olmuştur. Şair tüm gördüklerini şiirlerinde anlattıktan sonra Şamahı'dan ayrılıp Bakü'ye gelmiş ve hayatının geri kalanını Şirvanşahlar Sarayı'nda geçirmiştir. İskender'in Şirvan'a düzenlediği sonraki baskınlar daha da yıkıcı olmuştur. Son büyük çatışma, İskender'in oğlu Yar Ali'nin Şirvan'a sığınmasıyla patlak vermiştir. Babasının kendisine karşı uygunsuz davrandığını ileri süren Yar Ali, Hicri 836 (Miladi 1432) yılında 2000 süvariyle birlikte Şirvan'a kaçarak Şirvanşah Halilullah'ın himayesine girmiştir.

Halilullah, İskender'in talebi üzerine Yar Ali'yi savaşçılarıyla birlikte Bakü limanından bir gemiye bindirerek deniz yoluyla Herat'a, Şahruh'un yanına göndermiştir. Şahruh, Yar Ali'yi iyi karşılamış ve onu prensler arasına kabul etmiştir. Ancak kaynakların aktardığına göre, Yar Ali'nin çeşitli Türk ve Tacik unsurlarla yakın ilişkiler kurması ve halk arasında giderek ün kazanması Şahruh'u tedirgin etmiş; bunun üzerine Yar Ali, Semerkant'a gönderilmiştir. İskender ise oğlunun bu durumunu Şirvan'a sızmak için bir gerekçe olarak kullanmıştır. Cennâbî'ye göre, büyük bir süvari birliğiyle Şirvan üzerine yürüyen İskender, Şamahı'ya girmiş ve burada Halilullah ile şiddetli bir savaş yaşanmıştır.

Kaynaklarda, İskender'in Şamahı'yı Hicri 831 (Miladi 1427/8) ve Hicri 837 (Miladi 1433/4) yıllarında iki kez yerle bir ettiği, özellikle son seferinde yalnızca Şamahı'yı değil tüm Şirvan bölgesini de ağır şekilde tahrip ettiği bildirilmiştir. İskender'in askerleri, Şirvan ekonomisinin temelini oluşturan meyve bahçeleri ve dutlukları yok etmiş, şehirler ve tarım alanları büyük zarar görmüştür. Ayrıca çok sayıda insan katledilmiştir. Rivayetlere göre İskender, bir yıl içinde 300 Şirvanlı ileri gelenin başını kestirmiştir. Daha sonra Derbent surlarına çekilmiştir. Ancak Halilullah mücadelesini sürdürmüştür. Mirkhond'un aktardığına göre, Halilullah, Mahmudabad'daki Gushtasbi hükümdarı Halik Birdi aracılığıyla Şahruh'a haber göndererek İskender'in Azerbaycan'ı ele geçirdiğini ve Şirvan'ı işgal ettiğini bildirmiş, Timurlu hükümdarından yardım istemiştir. Şahruh, 1434 sonbaharında Herat'tan Azerbaycan'a bir orduyla hareket etmiştir. Bu sırada Halilullah, kızı ve din alimleriyle birlikte deniz yoluyla Rey'e gelerek Şahruh'a İskender'in Şirvan'daki eylemlerini bizzat aktarmıştır. Şahruh ve fakihleri, yaptıkları bir toplantıda İskender'in eylemlerini tartışmışlar; toplantı sonucunda İskender'in ölümü için bir fetva yayımlanmıştır. Daha sonra Şahruh, İskender'le savaşmak için Güney Azerbaycan'a doğru yola çıkmıştır. Şahruh'un yaklaştığını duyan İskender, birliklerini Şirvan'dan geri çekmek zorunda kalmıştır. Şirvanşah'ın birlikleriyle katıldığı bu savaşta İskender yenilmiş ve Nahçıvan yakınlarındaki Elince Kalesi'ne sığınmıştır. Şahruh, Hicri 840 (Miladi 1436/7) yılında oğlu Şah Gubad tarafından öldürülmüştür.

Şahruh, Hicri 839 (Miladi 1435/6) yılında Tebriz'e girmiştir. Burada, Timurlular adına Güney Azerbaycan'ı yöneten İskender'in kardeşi Cihan Şah tarafından itaatle karşılanmıştır. Kışı Karabağ'da geçiren Şahruh'u, Hicri 838 (1435) yılında Halilullah, kardeşi Ferruhzade ile birlikte Ucan'da ziyaret ederek bağlılığını sunmuştur. Şahruh'un lütuf ve hediyeleriyle Şirvan'a dönen Halilullah'a Şeki ve Mugan emirleri de eşlik etmiştir.

Şeyh Cüneyd ile ilişkileri

Şirvan'daki barış dönemi, Azerbaycan'da büyük nüfuza ve çok sayıda destekçiye sahip ünlü Safiyüddin Erdebilî'nin oğlu Şeyh Cüneyd'in beklenmedik bir şekilde ortaya çıkmasıyla kesintiye uğramıştır. Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah tarafından Azerbaycan'dan kovulan Şeyh Cüneyd, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın derin sempatisini kazanmış, hatta Uzun Hasan, kız kardeşi Hatice'yi onunla evlendirmiştir. Kendi devletini kurmayı hedefleyen Cüneyd, Azerbaycan'ın gelişmiş bölgelerinden biri olan Şirvan'ı fethetme fikri ile ortaya çıkmıştır. Şirvanşahların tahtını ele geçirmek ve ülkeyi işgal etmek amacıyla yaptığı seferler sırasında farklı ülkelerden topladığı yaklaşık 10.000 destekçisiyle Şirvan'a baskın düzenlemiştir. Şirvan'daki Şii destekçileri de ona katıldı. Çerkeslerle yapılan dini savaş ise bu baskın için bir bahane olarak kullanılmıştır.

Şeyh Cüneyd'in niyetlerini öğrenen ve Tabersaran halkının kışkırtmasıyla harekete geçen Halilullah, Karakoyunlu Cihan Şah'ın da yardımıyla büyük bir ordu toplayarak Cüneyd'in üzerine yürümüştür. 1460 yılında Samurçay'ın sol kıyısında, Kipçak köyü yakınlarında yapılan savaşta Cüneyd öldürülmüş ve taraftarları ağır bir yenilgiye uğratılmıştır. Bir rivayete göre Cüneyd, Şirvanşah'ın emriyle yakalanarak idam edilmiş; diğer kaynaklara göre ise savaş meydanında bir okla vurularak hayatını kaybetmiştir.

Fazlullah bin Ruzbihan Kunci'ye göre, Cüneyd'in takipçileri, liderlerinin cesedini Samurçay'ın sağ kıyısına taşıyarak Gulhan köyüne (modern Hazra köyü) defnetmişlerdir.

İktidar döneminin özellikleri

Şirvanşahlar Saray Kompleksi'nin bir parçası olan Şah Camii, I. Halilullah'ın hükümdarlığı döneminde inşa edilmiştir.

15. yüzyılın başından 16. yüzyılın başına kadar Şirvan yaklaşık bir yüzyıl boyunca bağımsız bir devlet olarak kalmıştır. Şirvan hükümdarları, Timurlular döneminde sultan unvanıyla anılmışlardır. Şirvanşahlar bu dönemde topraklarını genişletmişlerdir. Derbent şehri ile Mugan ovasının bir kısmı Şirvan'ın toprakları arasında yer almıştır. Derbent Kalesi'nin kuzey duvarındaki "Kırk Kapı" üzerindeki Farsça kitabe bunu doğrulamaktadır: "Şirvan Şahı Sultan Halil'in hükümdarlığı döneminde bu kale düzenlendi ve güçlendirildi..." Kitabeye göre, Derbent Kalesi Hicri 842 (Miladi 1438–1439) yılında güçlendirilmiş ve restore edilmiştir. Yakınlarda bulunan ve Hicri 842 (Miladi 1438) yılına ait bir başka kitabede, Derbent Kalesi'nin surlarının üstat Hacı Ahmed tarafından restore edildiği belirtilmektedir: "Sultanın emriyle, dağdan... Cihad Kapısı'na kadar..." Derbent'teki bir caminin dış duvarında ayrıca, Hicri 858 (Miladi 1454) yılına ait ve Halilullah'tan bahseden bir kitabe de bulunmaktadır.

Halilullah döneminde Bakü, Şamahı ve Derbent'te tenge büyüklüğünde isimsiz gümüş sikkeler basan darphaneler bulunmaktaydı; bu sikkelerin ilki Hicri 827 (Miladi 1423/4) yılında, sonuncusu ise Hicri 855 (Miladi 1451/2) yılında basılmıştır. Bedir Şirvani'ye göre I. Halilullah döneminde Bakü şehrinin darğası (vergi/idare amiri) Mevlana Hasan, şahnesi (asayiş sorumlusu/komutanı) ise Salih idi. Yazar, Bakü'nün birçok önde gelen şahsiyetinden de söz etmiştir. Bunlar arasında, Halilullah tarafından Osmanlı Sultanı I. Mehmed'e elçi olarak gönderilen Hoca Hacı Şeyh Muhammed el-Bakuyi, Emir Mansur Bakuyi ve diğerleri yer almaktadır. Mısırlı tarihçi Abdülrahman Celaleddin es-Suyuti'nin (1445-1505) "Nazm al-ukban fi iyan" adlı eserinde Halilullah'ın ölüm tarihi şöyle kaydedilmiştir: "Şirvan hükümdarı, Şamahı hükümdarı Halil bin Muhammed ed-Derbendi. Hükümdarların en saygın, dindar, vakur ve adil olanıydı. Büyük Müslüman hükümdarların sonuncusuydu. Şirvan ve Şamahı ülkesini yaklaşık elli yıl yönetti ve 869 yılında (1464–1465) öldü. Yüz yaş civarındaydı. Buna rağmen, kolayca okuyabiliyordu ve sağlıklıydı." Halilullah'ın ölüm tarihine ilişkin bu kısım, bir başka Arap yazar olan Muhammed bin Ahmed bin İlyas tarafından da doğrulanmıştır. Ayrıca, Şirvanşah Halilullah'ın ölüm tarihini daha kesin bir biçimde belirterek, Zilhicce 869'da (Temmuz-Ağustos 1465) öldüğünü ifade etmektedir.

Bazı kaynaklar, Şirvanşah I. Halilullah'ın Seyid Yahya Baküvi'nin etkisiyle Halvetiyye'ye meyilli olduğunu belirtmektedir.

Nümismatik veriler de bu tarihi doğrulamaktadır. Oğlu Ferruh Yesar tarafından basılan ilk sikkeler Hicri 869 (Miladi 1465) yılına aittir.

Şirvanşah Halilullah, muhtemelen kendi döneminin en eğitimli ve şiire en yatkın hükümdarlarından biriydi. Sarayında şairlerin ve alimlerin bulunmasına imkan tanımıştır. Halilullah'a çok sayıda kaside, methiye ve mersiye ithaf eden Bedir Şirvani, yaklaşık otuz yıl boyunca saray şairliği görevini yürütmüştür. XV. yüzyılda Bakü'de Halilullah'ın sarayında yaşayan ve Yakın ile Orta Doğu'da tanınan Halvetiyye tarikatının önde gelen temsilcilerinden biri de Seyid Yahya ibn as-Seyid Baha'eddin el-Şirvani el-Şamahi el-Bakuvi idi.

Sangaçal Kervansarayı, Şirvanşah I. Halilullah'tan miras kalan tarihi ve mimari bir anıttır.

Şirvanşahlar Sarayı'ndaki halı desenleriyle süslenmiş bir mezar taşı üzerindeki kitabe de Halilullah dönemine aittir. Kitabede şöyle yazmaktadır: "Bu aydınlık ve arındırıcı türbe, saygıdeğer makam; günahları bağışlanmış ve yüce Allah'ın rahmetine kavuşmuş merhum Şeyh Behlül'ün oğlu, şanlı, akıllı ve cömert, emirlerin en büyüğü, cömertlik ve cesaret sahibi, dünya emirlerinin önderi Emir Tahmuras'a aittir. Hicrî 863 yılının Cemâziyelâhir ayında (5 Nisan – 4 Mayıs 1459)" Kitabeden de anlaşılacağı üzere Emir Tahmuras, Şirvanşah Halilullah'ın kuzeni olup, babası Şeyh Behlül gibi Şirvanşah ordusunun başkomutanlığı görevini yürütmekteydi. Büyük olasılıkla Şirvan'da Halilullah ile Şeyh Cüneyd arasında meydana gelen savaş sırasında hayatını kaybetmiştir. Bu durum, ölüm tarihinden de anlaşılmaktadır. Halilullah'ın İskender ile savaş halinde bulunduğu dönemlerde Bakünün idaresi, Şirvanşah'ın kardeşlerinden Gazanfer (800–847 / 1398–1443) tarafından yürütülmüştür.

Bedir Şirvani'ye göre Gazanfer, Bakü'de bir dizi inşa faaliyeti gerçekleştirmiştir. Bunlar arasında 832 (1428/29) yılında inşa ettirilen bir kule ve bir çeşme (İçerişehir'deki kehrizlerden biri), 835 (1431/32) yılında yaptırılan başka bir kule ile 842 (1438/39) yılında inşa edilen bir hamamın (muhtemelen saray hamamı) bulunduğu belirtilmektedir. Bu kulelerden birinin, günümüzde Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi Başkanlığı binasının bitişiğinde yer alan kule olduğu düşünülmektedir. Diğer kule ise günümüze ulaşmamıştır.

İskender ile olan savaşın ardından 839 (1435/6) yılında Şirvan'a dönen Halilullah, Bakü'de kapsamlı inşaat faaliyetlerine girişmiştir. Bu dönemde Şirvanşahlar Sarayı'nın ana binasını inşa ettirmiştir (sarayın temellerinin muhtemelen babası İbrahim tarafından atıldığı, inşaatın ise Halilullah tarafından tamamlandığı kabul edilmektedir). Ayrıca bir türbe, minareli bir cami (845 (1441/2)) ve Seyid Yahya Baküvi'nin türbesini yaptırmış; 840 (1436/7) yılında ise saray hamamının yanına bir av köşkü inşa ettirmiştir.

Şirvanşah Halilullah'ın adı, Bakü çevresindeki bazı kervansaraylarda da geçmektedir. Bunlar arasında Bakü ile Salyan'ı birbirine bağlayan ticaret yolu yakınında, Sangaçal köyünde bulunan kervansaray (843 (1439/40)) ile 867 (1462/3) yılında inşa edilen başka bir kervansaray yer almaktadır. Hintlere ait olan Multati Kervansarayı da muhtemelen Halilullah dönemine tarihlenmektedir. Halilullah, Bakü'yü geliştirmiş ve Şirvanşahlar Saray Kompleksi'nde birçok nitelikli mimari eserin inşa edilmesini sağlamıştır. Ticarete büyük önem veren Halilullah, çok sayıda kervansaray ve köprü yaptırmıştır. Halilullah'ın saltanat yılları, Şirvanşahlar Devleti ve şehir hayatı açısından bir refah dönemi olmuştur.

Ailesi

Şirvanşah Halilullah'ın 1435/1436 yıllarında Şirvanşahlar Sarayı topraklarında annesi ve oğlu için yaptırdığı türbede, birkaç aile üyesinin mezarı keşfedilmiştir. Halilullah'ın bazı aile üyelerinin isimleri, Bedir Şirvani divanındaki bir dizi ilahi, ağıt ve kronogramdan anlaşılabilmektedir. Halilullah, I. İbrahim ve Bike Hanım'ın (ö. 1435/1436) oğluydu. Halilullah, Miranşah'ın oğlu ve Timur'un torunu olan Ebubekir'in kızı ile, Kara Yusuf'un dul eşiyle nişanlıydı. Kara Yusuf, dedesi Miranşah'ın öldürüldüğü savaşta onu esir almış ve kısa süre sonra onunla evlenmişti. Şirvanşah'ın annesi, Şirvan'dan değerli hediyeler getirerek bu evliliğe katılmış ve 29 Rabi' el-Evvel 824 Çarşamba günü (3 Nisan 1421), Karaköpektepe'de (günümüzdeki Füzuli bölgesi) bir düğün gerçekleştirilmiştir.

Çocukları

  1. Muhammed İbrahim (d. 16 Eylül 1432)
  2. Ferruh Yemin (1435–1442)
  3. Ferruh Yesar (2 Haziran 1441–1500)
  4. Şeyh Salih (1443–1445)
  5. Emir Behram (ö. 17 Nisan 1446 — Kaytak Ovası'nda)

Halilullah'ın saray şairi Bedir Şirvani'ye göre, Şirvanşah'ın beş oğlu vardı. Bunlardan dördü babalarının hayatta olduğu dönemde vefat etmiş, Halilullah'ın ölümünden sonra ise yalnızca Ferruh Yesar tahtın varisi olmuştur.

Cenazesi

Şirvanşah Gazi Bey döneminde Şah İsmail'in Bakü'yü fethetmesinin ardından, muhtemelen Şirvanşahlar Türbesi'ne gömülmüş olan Şirvanşah I. Halilullah'ın kalıntıları Şah İsmail'in emriyle mezarından çıkarılarak yakılmıştır. Cesedin mezardan çıkarılması sırasında, altın arayıcıları mezarın altında büyük bir hazine de bulmuşlardır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Mюнeджжим-бaши o пoздниx шиpвaншaxax. B.Ф. Mинopcкий-Иcтopия Шиpвaнa и Дepбeндa. M., 1963. Пpилoжeниe 1, c.72
  2. ↑ ac-Cyйyти Aбд ap-Paxмaн Джaлaл aд-Дин. Haзмaл-yкбaн фи и йaн aл-aйaн. Hью-Йopk, 1927, c.ПO
  3. ↑ З. M.Бyниятoв. Hoвые мaтepиaлы o видныx дeятeляx Aзepбaйджaнa в эпoxy cpeднeвekoвья, c.66
  4. ↑ Mиpxoнд, т. VI, c.307, 408
  5. ↑ Шapaф-xaн Бидлиcи, т. II, c.104–105
  6. ↑ Пeтpyшeвcкий, c.162–163
  7. 1 2 3 Mиpxoнд, т. VI, c.309–310
  8. ↑ Дopн. Oпыт иcтopии шиpвaншaxoв, C578–579
  9. ↑ Caмapkaнди, c.ЗO, 31–33, 197
  10. 1 2 3 4 Mюнeджжим-бaши, c. 172.
  11. 1 2 Дopн c. 579
  12. ↑ Nəvai Əbd ül-H üseyn. Məcmueye İranşünasi. Əsnad və mükatibat tarix-i İran. Tehran, 1341, s. 187–190
  13. ↑ Шapaф-xaн Бидлиcи, c. 105
  14. ↑ Mиpxoнд, т. VI. c.309–310.
  15. ↑ Bədr Şirvani. Divan, v.295b, 298a
  16. ↑ A.Г. Paгимoв. O дaтиpoвкe cтpoитeльcтвa нekoтopыx apxитeктypныx пaмятникoв. "Изв. AH Aзepб. CCP", cepия иcт., филoc. и пpaвa, 1971, N"l (azərbaycən dilində), s.52.
  17. ↑ Mиpxoнд, т. VI, c.326, 327–328
  18. ↑ Фoмa Meцoпcкий. Иcтopия Tимyp-Лaнкa и eгo пpeeмникoв. Бaky, 1957, c.54–62, 73–74
  19. ↑ Шapaф- xaн Бидлиcи, c. 111
  20. ↑ Пeтpyшeвcкий, c.164
  21. ↑ Bədr Şirvani. Divan, v.l78b, 48a, 249–250b.
  22. ↑ Шapaф-xaн Бидлиcи, c. 111–112
  23. ↑ Фoмa Meцoпcкий, c.77
  24. ↑ Дopн, c.580–581
  25. ↑ Пeтpyшeвcкий, c. 164–165.
  26. ↑ Tarixi Cənnabi, v.959b-960a
  27. ↑ Mюнeджжим-бaши, c.171
  28. ↑ Дopн, c.579–580.
  29. ↑ Гaзи Axмeд Гaффapи, c,193
  30. ↑ Фoмa Meцoпcкий, c.77–78
  31. 1 2 Дopн, c.579–580
  32. ↑ Фoмa Meцoпcкий, c.78–80
  33. ↑ Mиpxoнд, т. VI. c.332–333
  34. ↑ Шapaф-xaн Бидлиcи, c.113–114
  35. ↑ Пeтpyшeвcкий, c.165
  36. ↑ İskəndər Münşi, s,225
  37. ↑ V. Minorsky. PersiainA. D. 1478–1490. An abridged translation of Fadlullah b. Ruzbihan Khunji's. Tarikh-I Alam-ara-yi Amini. London, 1957. (Royal Asiatic Society. Monographs vol. XXVI), s.63–65
  38. ↑ Mинopcкий. Иcтopия Шиpвaнa, c.72
  39. ↑ Dorn, c.581–582
  40. ↑ Бaкиxaнoв, c.89–90
  41. ↑ Пeтpyшeвcкий, c.207
  42. ↑ O. A.Эфeндиeв. Oбpaзoвaниe aзepбaиджaнckoгo rocyдapcтвo Ceфeвидoв в нaчaлe XVI в. Бaky, 1961, c.70–72.
  43. ↑ Tapиxи-и Aмини, s.65.
  44. ↑ Лaвpoв. Эпигpaфичecкиe пaмятники, ч. I, II, c.135–136, 139
  45. ↑ Heймaтoвa. K иcтopии изyчeния Шиpвaнa, c.80–85
  46. ↑ Пaxoмoв. Moнeтныe клaды, вып. III, c.54–55.
  47. ↑ aгимoв. O дaтиpoвкe cтpoитeльcтвa нakoтopыx apxитeктypныx пaмятникoв, c.58
  48. ↑ Əs-Süyuti, s.ПO
  49. ↑ M. Rıhtım – Seyid Yəhya Bakuvi və Xəlvətilik, Bakı, 2006
  50. ↑ A.Бaкиxaнoв, c.209
  51. ↑ Aшypбeйли. Oчepк… c. 161–164
  52. ↑ ф. Ceйидoв. Bидныe дeятeли Aзepбaйджaнa. "Изв. AH Aзepб. CCP", 1946, №'9, c.96
  53. ↑ Д.З.Бyниятoв,Д. A.Иckeндepoв. Биoıpaфии двyx извecтныx Aзepбaйджaнcкиx cyфиeв в coчинeнии Ибн-aл-Имaдa aл-Xaнбaли. "ДAH Aзepб. CCP", 1979, т. XXXV.Ш, c.79–81.
  54. ↑ M. X. Heймaтoвa, C. Aллaxвepдиeв. Kaмeнныe cpaницы цcтopии Бaky. "Hayka и жизнь", 1981, N°3, c.11–13
  55. ↑ A. Paгимoв. O дaтиpoвкe, c.51–59.
  56. ↑ Mətləüs-sədeyn — Daşkənd nəşri, səh.285–286
  57. ↑ A. Paгимoв. O пoфeбeнныx в ycыпaльницe двopцa Шиpвaншa-xoв. "Изв. AH Aзepб. CCP", cepия иcт., филocoф. И пpaвa, 1975, N?2, c.49–58.
  58. ↑ Həsən Rumlu, s.47
  59. ↑ Xoндeмиp, т. III, ч.4, c.30–31
  60. ↑ Дорн c.588–589
  61. ↑ Aшypбeйли, s.125

Dış bağlantılar

I. Halilullah
Ölümü: 1465
Resmî unvanlar
Önce gelen
I. İbrahim
Şirvanşahlar
1418–1465
Sonra gelen
I. Ferruh Yesar