
Me Too hareketi veya #MeToo, cinsel taciz ve cinsel saldırıya karşı ortaya çıkan bir toplumsal harekettir. İngilizcede “ben de” anlamına gelen ifade, cinsel şiddete maruz kalan kişilerin deneyimlerini paylaşması ve dayanışma kurmasıyla ilişkilidir.
Hareket, 2006 yılında aktivist Tarana Burke tarafından başlatıldı. Başlangıçtaki çalışmalar, cinsel şiddete maruz kalan kişilere destek sağlanmasına ve iyileşme süreçlerine odaklanıyordu.
Ekim 2017'de Harvey Weinstein hakkındaki cinsel istismar iddialarının kamuoyuna yansımasının ardından Alyssa Milano, cinsel taciz veya saldırıya maruz kalan kişileri sosyal medyada “Me too” ifadesini paylaşmaya çağırdı. Bu çağrının ardından #MeToo etiketi uluslararası ölçekte yayıldı.
Me Too hareketi; yalnızca bireysel deneyimlerin paylaşılmasıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda geniş çaplı sosyal ve kültürel değişimlere ilham kaynağı olmuştur. Hareket, dünya genelinde kadınların ve diğer marjinalize edilmiş grupların seslerini duyurmasını sağlarken iş yerinde güç dinamiklerinin sorgulanmasına ve tacizle mücadele için daha katı politikaların oluşturulmasına yol açmıştır. Birçok ülke, cinsel taciz mağdurlarını korumak ve adalet sağlamak amacıyla yasal düzenlemelere gitmiş, aynı zamanda bilinçlendirme kampanyalarıyla toplumsal farkındalığı artırmıştır. Medya, eğlence ve siyaset gibi güçlü sektörlerde ortaya çıkan ifşalar; sistematik sorunların görünür hâle gelmesini sağlamış, güç dengesizliklerinin ve sessizlik kültürünün eleştirilmesine olanak tanımıştır. Ayrıca hareketin küresel çapta destek görmesi, farklı coğrafyalarda kadın hakları mücadelelerini güçlendirmiş ve dayanışma ağlarını genişletmiştir.
UN Women'ın 2017–2019 dönemindeki Twitter kullanımını inceleyen araştırması, #MeToo'nun farklı bölgelerde ve dillerde kullanılan etiketlerle uluslararası bir yayılım gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırma, sosyal medyanın cinsel taciz hakkındaki deneyim ve görüşlerin paylaşılmasındaki rolünü ele almaktadır.
Hareketin iş yerlerindeki etkileri hakkında yapılan değerlendirmeler, farkındalık ve bildirim olanaklarında değişim yaşandığını, ancak taciz ve güç eşitsizliklerinin devam ettiğini belirtmektedir. BBC'nin 2023 tarihli incelemesi, çalışanların deneyimleri ve farklı anketlerin sonuçları üzerinden bu değişimin sınırlarını ele almıştır.