Meryemiyye Tarikatı, Şeyh İsa Nureddin (Frithjof Schuon, 1907–1998) tarafından kurulan bir tasavvuf tarikatıdır. Avrupa'da, Amerika'da ve İslam dünyasında toplulukları bulunan Şazeliyye-Derkaviyye-Aleviyye tarikatının bir koludur. Öğretisi, saf ezoterizmin evrensel hakikatleri olarak kabul ettiği ilkelere dayanır ve usulü tasavvuf yolunun esaslarına uygundur.
Frithjof Schuon 1907 yılında İsviçre'nin Basel şehrinde doğdu. Küçüklüğünde Protestan olarak yetiştirildi. 14 yaşında ise Katolikliği tercih etmiş olan Schuon, erken yaşlardan itibaren kutsallığın farklı görünümlerine karşı özel bir duyarlılığa sahipti. Doğu hikmetlerine, İslam'a ve Kuzey Amerika yerlilerine duyduğu hayranlığın yanında, Hz. Meryem’e duyduğu sevgi de babasından edindiği bir mirastır.
René Guénon'un metinlerini 16 yaşında keşfetti. Bu metinler, kendi fikir dünyasını doğrulamaktaydı ve yine kendi fikir dünyasını geliştirmesine yardımcı oldu. 1931'de yazışmaya başladığı Guénon, Schuon'a İslam'a ve tasavvufa yönelmesini tavsiye etti. 1932'nin sonunda Schuon, Cezayir'in Mostaganem şehrine gitti ve burada müslüman olarak İsa ismini aldı. Kendisini tasavvuf yoluna kabul eden Şeyh Ahmed el-Alevi'nin zaviyesinde yaklaşık dört ay geçirdi. Şeyh el-Alevi, İsa ismine ilaveten, Schuon'a Nureddin ismini verdi.
Üç yıl sonra Mostaganem'e döndüğünde, Schuon'un kendi aktarımına göre, Şeyh el-Alevi'nin halifesi Şeyh Adda Bin Tounes, kendisine "mukaddemlik" makamını ve talipleri Şazeliyye-Aleviyye tarikatına kabul edebilme yetkisini tevdi etti. Avrupa'ya döndükten sonra, İsviçre ve Fransa'da çoğunlukla Guénon okurlarının intisap ettiği zaviyeler ihdas etti.
Schuon, ezelî (perennial) felsefesini yirmi kadar kitapta ortaya koyar. Kitapları, dua, fazilet ve güzellik gibi felsefesinin temel kavramlarını şerh eder. Bunun yanında, modernizmin "hastalıklarının" farkında olmaya da sıkça değinir. Metinlerinde, geleneksel (Tanrı merkezli) zihniyetle modernizmi karşılaştırır. Meryemiyye'nin manevi gerçekleşim yöntemi, namaz, zikrullah ve halvet ile özetlenebililir. Bu ibadetler, geleneksel tasavvufun temel pratiklerine dayanır.
Schuon nispeten sessiz bir yaşam sürmüştür. Hayatı süresince, tarikatının kamuya duyurulmasına karşı çıktı. Tarikatının varlığı yalnızca dilden dile söylentiler yoluyla bilindi. Yazıları giderek daha fazla kişinin ilgisini çektikçe, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika ve İslam dünyasında öğrencilerinden topluluklar oluştu. Bu toplulukları 1941'den 1980'e kadar İsviçre'nin Lozan kentinden, 1980'den 1998'deki vefatına kadar da ABD'nin Indiana eyaletindeki Bloomington kentinden yönetti.
Schuon'un ezelî perspektifini kabul eden İslam dışındaki dinlere mensup çok sayıda takipçisi vardı. Bu takipçileri, doğrudan Schuon'un tarikatına bağlı değildi ve kendi mensubu oldukları dinin ibadet uygulamalarını yerine getirmekteydi. Bu kimselerin çoğu Hristiyandı. Bir kısmı da Hinduist, Musevi ve Budistti.
Schuon, 1965 baharında Hz. Meryem'e dair yaşadığı bir dizi mistik müşahadelerden ilkini yaşadığını ifade eder. Bu tecrübesinin onun üzerindeki tesiri Arapça şiirlerinde, resimlerinde ve metinlerinde görülebilir. Hz. Meryem'i hem kendisinin hem de tarikatının “manevi koruyucusu” olarak görür. 1969 senesinde, “Meryemiyye” ismini tarikatının ünvanına ekledi. Böylece, tarikatın ünvanı Şazeliyye-Darkaviyye-Aleviyye-Meryemiyye oldu.
Schuon, çocuk yaşlarından Kızılderili dünyasına hayranlık beslemektedeydi. Bu hayranlığı hayatı boyunca devam etti. 1959 ve 1963 yazlarını eşiyle birlikte Amerika'nın batısında geçirdi ve burada çeşitli kabilelerin şefleriyle irtibatlar kurdu. Bay ve Bayan Schuon, 1959'da Sioux (Lakota) kabilesine ve 1987'de Crow kabilesine kabul edildi.
Schuon, 1980'de Amerika Birleşik Devletleri'ne (Bloomington, Indiana) taşındı. Amerika'da, Crow kabilesinin şifacısı ve Crow Güneş Dansı lideri Thomas Yellowtail kendisini her yıl ziyaret etti. Bu ziyaretlerin birkaçında Yellowtail, Schuon'a ve bazı öğrencilerine kabilesinin dansları ve şarkılarının bazılarını öğretti. Böylece, bu ziyaretler, Bloomington topluluğunun zaman zaman “Kızılderili Günleri” düzenlemesine vesile oldu.
Kızılderili danslarına katılma meselesi Meryemiyye Tarikatı'nın mensupları arasında bazı tartışmalar doğurdu. Schuon dansların salt dünyevi gösteriler olduğunu ifade etti. Bu gösterilerin herhangi bir şekilde dini törenler olmadığını ve dolayısıyla bunların tasavvuf yolunun bir parçası olmadığını açıkladı. Ayrıca bu toplantılara katılımın isteğe bağlı olduğunu ve "Tarikat uygulamalarının dışında yer aldıklarını, özetle özel hayata dair olduklarını" söyledi. Schuon daha geniş bir şekilde şu açıklamada bulunur: "Bakış açımızın özcü (essentialist) (dolayısıyla evrenselci) ve ilkselci (primordialist) olduğu dikkate alınırsa, Bakire Doğa'yı (Virgine Nature) dine entegre eden Amerikan Kızılderililerinin dünyasıyla kardeşçe bir bağ kurmuş olmamız tamamıyla makuldür. Dahası, bu bağ, yapaylık, çirkinlik ve adilikten müteşekkil sağlıksız bir evrende yaşayan bizlere, ilkselliğin (primordiality) ve ihtişamın ferahlatıcı nefesini verebilir."
1991 yılında, eski bir öğrencisi, bir Kızılderili Gününe ilişkin Schuon aleyhinde suçlamalarda bulundu. Bir soruşturma başlatıldı, ancak başsavcı “en ufak bir kanıt olmadığı” sonucuna vardı ve davayı reddetti. Savcı, Schuon'dan özür diledi ve yerel basın “Schuon Davası Bir Rezalet” başlıklı bir başyazı yayınladı.
Schuon, 85 yaşında (1992) tarikatın şeyhliğinden çekildi. Kendisinin yerine geçecek spesifik bir halife tayin etmedi ve her zaviyenin mukaddeminin bağımsız olduğunu, yani her birinin ayrı ayrı halife olduğunu bildirdi. Böylelikle, birden fazla müstakil zaviye kurulmuş oldu. Schuon, vefatına kadar Bloomington’daki öğrenci topluluğuna rehberlik etmeye devam etti. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından gelip kendisini ziyaret eden ya da kendisine mektup yazan müritlerine tavsiyeler vermeyi sürdürdü.