| Sınıfı | Medenî |
|---|---|
| İsmin anlamı | Kadınlar |
| Sayısal bilgiler | |
| Sure numarası | 4 |
| Ayet sayısı | 176 |
| Kelime sayısı | 3712 |
| Harf sayısı | 15937 |
Nisa Suresi (Arapça: سورة النساء; Sūratu'n-Nisā), Kur'an'ın dördüncü suresidir. Sure 176 ayetten oluşur.
Medine'de indirildiğine inanılan sure, ismini Arapça kadınlar anlamına gelen “nisâ” kelimesinden alır. Şeriat hukukunda bazı hükümler Nisa Suresi'ndeki ayetlere dayandırılır. Bu ayetler ilk çiftin tek bir nefsden yaratıldığından bahsetmekle başlayıp İslam'da evlilik, kadın-erkek ilişkilerini ve miras hukukunu düzenlemektedir.
Mushaftaki sıralamada dördüncü, iniş sırasına göre 92. suredir. Mümtehine Suresi'nden sonra, Zilzal Suresi'nden önce nâzil olmuştur. Bakara, Enfal, Âl-i İmrân, Ahzâb ve Mümtehine sureleri Medine'de Nisa Suresi'nden önce inmişlerdir. Surenin, Mekke'den Medine'ye hicretten sonra 5. veya 6. yılda, Müreysî Gazvesi'nde dinî hükümler ve uygulamalar arasına girdiği bilinen teyemmüm âyetini ihtiva etmesi ağırlıklı olarak bu yıllarda indiğini düşündürmektedir.
Nisa Suresi 3. ayete dayandırılan nikâh hükümlerine göre bir erkeğin gücü yetiyorsa ve eşlerine karşı adaletli davranacaksa; birden fazla 2 veya 3 veya 4 kadınla evlenebileceğine izin verilmekle birlikte, bir erkeğin tek kadınla evlenmesinin onun için daha hayırlı olacağı tavsiye edilmiştir. Aynı surenin 2. ayetinde yetim haklarına riayet edilmesi ve yetimlerin haklarının korunması emredilmiştir.
Surenin 24. ayeti Şii mezhebindeki muta (kadınlardan ücret karşılığı belirli süre için faydalanma) uygulamasının dinî dayanağını teşkil etmektedir. Birçok Türkçe çeviride ayetler tercüme edilirken girilen ekleme ifadeler ve kelime kaydırmaları ayetlerin nikâhtan bahsettiği izlenimini uyandırmaktadır.
34. ayette erkeklerin kadınlar üzerinde idareci ve hakim olduğu, dolayısıyla onlardan üstün olduğu yazmakta olup erkeklerin maddi harcamalar yapması buna gerekçe olarak gösterilmektedir. "İtaatkâr" ve "Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyan" kadınların iyi kadınlar oldukları ifade edilmektedir. "Fenalık" ve geçimsizliklerinden korkulan kadınlara önce öğüt verilmesi ve yataklarından ayrılması, bunlar da fayda vermezse dövülmeleri, itaat ettiklerinde dayağa son verilmesi emredilmektedir.