
Papirüs, eski zamanlarda yazı yüzeyi olarak kullanılan kalın kağıda benzer bir malzemedir. Sulak bir saz olan papirüs bitkisinin (Cyperus papyrus) özünden yapılmıştır. Papirüs aynı zamanda, bu tür materyallerin üzerine yazılmış, yan yana birleştirilen ve bir kitabın erken formu olan bir parşömen halinde yuvarlanan bir belgeyi de ifade edebilir.

Papirüs bitkisinin, bir zamanlar Nil Deltası boyunca bol olduğu için, ilk olarak Mısır'da (en azından Birinci Hanedanlığa kadar) kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca tüm Akdeniz bölgesinde ve Kuş Krallığı'nda da kullanıldı. Eski Mısırlılar, bir yazı malzemesinin yanı sıra, kamış tekneleri, hasırlar, ipler, sandaletler ve sepetler gibi diğer eserlerin yapımında papirüs kullandılar.
Eski Mısırlıların yelken, bez, hasır ve yazı kağıdı olarak kullandıkları papirüs onlardan Yunanlara daha sonra Romalılara intikal etti ve MS 3. yüzyılda yerini parşömen alıncaya dek kullanımı sürdürüldü.
Türkiye, İzmir'de de neolitik dönemin sonlarında kullanılmaya başlanmıştır.
Yunanca papirüs kelimesi Kıptîceden alınmış ve neredeyse tüm batı dillerine girmiştir (İngilizce, Almanca ve Fransızca Papyrus; Rusça папирус; İspanyolca ve İtalyanca papiro)
Gilan eyaletinde konuşulan Gilekçe papirüs kelimesi "sigara tütünü" anlamına gelir.
İngilizce paper "kâğıt" ve Türk argosunda "para" anlamına gelen "papel" kelimelerinin de orijininin bu kelime olduğu düşünülmektedir.