| Memnon | |
|---|---|
Rodoslu Memnon'un sikkeleri, Misya, MÖ 4. yüzyılın ortaları. | |
| Doğum | y. MÖ 380 Rodos |
| Ölüm | MÖ 333 yazı (y. 47 yaşında) |
| Bağlılığı | Ahameniş İmparatorluğu |
| Hizmet yılları | MÖ 339 - 333 |
| Çatışma/savaşları | Granikos Muharebesi Halikarnas Kuşatması |
| Eşi | Barsine (y. MÖ 340) |
Rodoslu Memnon (Yunanca: Μέμνων ὁ Ῥόδιος; y. MÖ 380 - 333) Ahameniş İmparatorluğu'nun hizmetinde olan önemli bir Rodoslu Yunan komutandır. Satrap II. Artabazos'un kız kardeşi ile evlenmesi nedeniyle Pers aristokrasisiyle bağlantılı olan Memnon, kardeşi Mentor ile birlikte hayatının büyük bir bölümünde Pers krallarına hizmet etmiş ve Büyük İskender'in işgali sırasında ve ondan önceki on yıllarda önemli bir rol oynamıştır.
Carl Otis Schuster, Memnon'un genellikle "sadece bir paralı asker" olarak yanlış bir şekilde tanımlanmasına rağmen, tartışmasız İskender'in karşılaştığı Pers İmparatorluğu'nda karşılaştığı en zorlu rakip olduğunu belirtir.
Memnon'un erken yaşamı hakkında pek fazla şey bilinmemektedir. y. MÖ 380 yılında Rodos'ta doğan Memnon, hayatının büyük bir bölümünde Ahameniş İmparatorluğu'na hizmet etmiştir. Kariyerine MÖ 358'de Pers satrapı (vali) II. Artabazos'ın emrinde kardeşi Mentor ile birlikte hizmet ederek başlamıştır. Pers satrapına hizmet ettiği süre boyunca II. Artabazos, Mentor'un kızı Barsine ile evlenmesine izin vermiştir. MÖ 358 civarında, II. Artabazos, o zamanki iktidardaki Pers Ahameniş kralı II. Artaserhas'a (h. 404-358) karşı generalleri Memnon ve Mentor ile başlattığı isyan başarısız olunca, Memnon ve II. Artabazos, Makedonya'nın başkenti Pella'ya; Memnon'un kardeşi Mentor ise Mısır'a kaçtı. Sonunda Mentor, MÖ 343 civarında Pers hizmetine geri dönmüştür.
Makedonya ziyareti sırasında Memnon, II. Filip ve o sırada yedi yaşında olan genç prens İskender (sonradan Büyük İskender) ile tanışmıştır. Plütark'a göre, Memnon ve İskender uzun görüşmeler yapmış ve İskender'in Perslerin askeri gücü ve taktikleri başta olmak üzere konulara büyük ilgi duymuştur. Schuster, Memnon ve İskender arasındaki görüşmelerin ayrıntılarının doğrulanmasının zor olduğunu belirtse de, Memnon'un Pella'da bulunduğu süre boyunca II. Filip hakkında bir hükümdar, askeri lider ve diplomat olarak doğru bir izlenim edinmeyi başardığını ekler. Dahası, bu onu II. Filip'in Persleri işgal etme niyetine ikna etmiş ve Makedonyalılar için beraberinde getirdiği siyasi meseleler de dahil olmak üzere, Yunanistan üzerindeki Makedonya egemenliğine karşı köklü Yunan memnuniyetsizliğinin doğru bir şekilde farkına varmıştır.
Kardeşinin "etkisi" sayesinde, Makedonya'da yaklaşık üç dört yıl kaldıktan sonra Memnon, "Makedonya'nın askeri yetenekleri hakkında net bir anlayışa sahip olarak" yeniden Pers hizmetine girmiştir.

Mentor y. MÖ 340 yılında öldüğünde, Memnon dul eşi Barsine ile evlendi. MÖ 339'da Memnon, Bizantion'u II. Filip'in saldırısına karşı savunmaya yardım etmiştir. MÖ 336'da II. Filip, Amintas, Andromenes ve Attalus'la birlikte Parmenion'u ve 10.000 kişilik bir orduyu, batı kıyısında ve adalarda yaşayan Yunanları Ahameniş yönetiminden 'kurtarmak' için bir istila hazırlığı yapmak üzere Anadolu'ya göndermiştir. İlk başta her şey yolunda gitmiştir. Anadolu'nun batı kıyısındaki Yunan şehirleri, II. Filip'in öldürüldüğü ve yerine küçük oğlu İskender'in geçtiği haberi gelene kadar Ahamenişlere isyan ettiler. Makedonyalılar, II. Filip'in ölümüyle moral bozukluğuna uğradılar ve daha sonra Rodoslu Memnon komutasındaki Ahamenişler tarafından Magnesia yakınlarında yenilgiye uğratıldılar.
MÖ 334 yılında II. Filip'in oğlu İskender, Ahameniş İmparatorluğu'nu işgal ettiğinde, Makedonyalıların uğraştığı siyasi meselelerin farkında olan Memnon, Kral III. Darius'u (h. MÖ 336 - MÖ 330) Yunanistan'da bir isyan düzenlemek için Pers satraplarına, İskender'in geçmek zorunda kalacağı toprakları harap etmelerini ve ordusunu yiyecek ve erzaktan mahrum bırakmalarını tavsiye etmiştir. Bu, İskender ve ordusunun savaştan önceki uzun yolculuklarında hayatta kalmasını zorlaştıracaktı. Satraplar Memnon'a güvenmeyip topraklarını tahrip etmediler. Başlangıçta tereddüt eden III. Darius, Granikos Muharebesi'ndeki yenilginin ardından Memnon'u batı satraplıklarının (vilayetlerinin) komutanı yapmıştır. Halikarnas Kuşatması sırasında Memnon önde gelen komutandı ve İskender'in saldırısını neredeyse püskürttü. Daha sonra imparatorluğun deniz üstünlüğünü İskender'e karşı kullanmaya başladı ve savaşı Yunanistan anakarasına taşımak için Sparta ile müzakerelere başladı. Pers filosunu kullanarak Ege Adaları'nı ele geçirmek için bir sefer başlattı ve İskender Faselis'te dinlenirken Makedonya'ya doğrudan bir saldırı düzenledi. Memnon, Sakız Adası'nı ve Midilli'nin büyük bir kısmını ele geçirmeyi başardı. Dimosthenis, Memnon'un başarılarını duyduktan sonra, Sparta savaşa hazırlanırken diğer Yunan şehirleriyle birlikte Atina'yı İskender'e karşı bir isyana hazırlamaya başladı. İskender'in talihinin bir cilvesi olarak, Memnon, komutayı yeğeni Pharnabazos'a devrettikten sonra, Midilli kuşatması sırasında ölmüştür. Plütark ve Justinus'a göre, Memnon'un dul eşi Barsine, daha sonra İskender'in metresi olmuş ve iddiaya göre ona Herakles adında bir oğul doğurmuştur. İskender'in ölümünden sonra, Herakles, başlangıçta Nearchus'un desteğiyle (kendisi de Mentor ile Barsine'nin kızı ile evlenmişti) taht için mücadele etmiştir. Teklifleri yeterli destek görmemiş ve Barsine ile Herakles, MÖ 309'da Poliperhon tarafından öldürülmüşlerdir.
Birçok bilim insanı, Memnon'un seferi başarılı olsaydı, İskender'in Asya seferine devam etmekte zorluk çekeceğini ve kısa sürede yenilebileceğini savunur. Memnon'un deniz seferleri ve Sparta'da düzenlediği ayaklanma, İskender'in kral olmasından sonra karşılaştığı en büyük tehlikedir. Schuster, Memnon Midilli'de ölmeseydi, "İskender'in Küçük Asya'yı terk edip tahtını savunmak için memleketine dönmek zorunda kalabileceğini" belirtir. Bu nedenle, İskender neredeyse yenildiğini anladığında, imparatorluğun iç kesimlerine ilerlemeden önce Ahameniş Fenike'sini işgal etmeye karar vermiştir. Memnon'un stratejisi, İssos Muharebesi'ndeki büyük Pers yenilgisinden sonra yeniden canlandırıldı ve nihayet uygulamaya konuldu, ancak o zamana kadar avantaj kaybedilmişti ve İskender, daha büyük hedefleri için gerekirse Yunanistan'dan vazgeçmeye hazır olduğunu göstermiştir.