שירות הביטחון הכללי جهاز الأمن العام | |
| Genel bilgiler | |
|---|---|
| Kuruluş tarihi | 8 Şubat 1949 |
| Türü | İstihbarat teşkilatı |
| Bağlılığı | İsrail başbakanı |
| Adres | Tel Aviv, İsrail |
| Yönetici(ler) |
|
| Web sitesi | www.shabak.gov.il |
Şin Bet (İbranice: שירות הביטחון הכללי, romanize: Şerut ha-Bitahon ha-Klali; "Genel Güvenlik Servisi") veya Şabak (שב״כ) olarak da bilinir, İsrail'in iç güvenlik ve karşı istihbarattan sorumlu gizli servisidir. 8 Şubat 1949 tarihinde kurulmuştur. Merkezi Tel Aviv'de Yarkon Parkı'nın kuzeyinde yer almaktadır.
Şin Bet'in görevleri devlet güvenliğini sağlamak, terör şebekelerini ortaya çıkarmak, terör şüphelilerini sorgulamak, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki terörle mücadele operasyonları için istihbarat sağlamak, casusluğa karşı koymak, üst düzey devlet görevlilerinin korunmasını sağlamak, önemli altyapı ve hükûmet binalarının güvenliğini sağlamak, İsrail havayolları ve yurtdışı büyükelçiliklerinin güvenliğini sağlamaktır. Doğrudan İsrail başbakanına karşı sorumlu olarak görev yapar.
Şin Bet, Aman (askeri istihbarat) ve Mossad ile birlikte İsrail İstihbarat Topluluğu'nun üç ana örgütünden biridir.
Şin Bet'in üç operasyonel kanadının olduğu düşünülmektedir:
İsrail'in 1948 yılında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, Şabak, İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde bir birim olarak kuruldu ve ilk başkanlığına daha sonra Mossad'ın da başına geçecek olan, İsrail istihbaratının kurucu isimlerinden kabul edilen Isser Harel getirildi. Şabak'ın faaliyetlerine ilişkin sorumluluk daha sonra İsrail Savunma Kuvvetleri'nden alınarak başbakanlık makamına devredildi. 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Şabak'ın görev alanı yalnızca iç güvenlik meseleleriyle sınırlıydı. Şubat 1949'da (savaşın sona ermesinden kısa bir süre önce) ise görev alanı karşı casusluk faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Şabak'ın en önemli başarılarından biri, Nikita Kruşçev'in 1956 yılında Josef Stalin'i kınadığı gizli konuşmasının bir kopyasını ele geçirmesi olarak gösterilmektedir. Konuşmanın Lehçe baskısı, Polonyalı bir komünist yetkilinin sekreterinin erkek arkadaşı tarafından Varşova'daki İsrail Büyükelçiliği'ne ulaştırıldı. Şabak'ın Polonya irtibat görevlisi de bu nüshayı İsrail'e iletti. İsrail hükûmeti daha sonra söz konusu bilgiyi Amerika Birleşik Devletleri ile paylaşma kararı aldı. Konuşma, İsrail'in onayıyla ABD'de yayımlandı. Bununla birlikte, Matityahu Mayzel tarafından 2013 yılında yayımlanan bir çalışma, bu anlatıya kuşkuyla yaklaşmakta; konuşmanın gerçekte gizli olmadığını ve Batı'ya, Sovyet siyasi ve istihbarat kurumları da dâhil olmak üzere birden fazla kaynak tarafından ulaştırıldığını ileri sürmektedir.
Karşı casusluk alanındaki kayda değer başarılardan biri, 1961 yılında Sovyet casusu olduğu ortaya çıkarılan Israel Beer'in yakalanmasıydı. Yedek kuvvetlerde yarbay rütbesine sahip olan Beer, önde gelen bir güvenlik yorumcusu ve David Ben-Gurion'un yakın dostuydu. Ayrıca İsrail'in üst düzey karar alma çevrelerine erişim sağlamıştı. Beer yargılanarak on yıl hapis cezasına çarptırıldı. Temyiz başvurusunun ardından cezası İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından on beş yıla çıkarıldı ve cezaevinde hayatını kaybetti. Bu olayın yaşanmasından bir yıl önce ise, Südetler bölgesinden Alman kökenli bir Hristiyan ve Technion – İsrail Teknoloji Enstitüsü'nde profesör olan Kurt Sitte'nin Çekoslovakya adına casusluk yaptığı ortaya çıkarılmıştı.[10]
Refaat Al-Gammal, 17 yıl boyunca İsrail toplumuna sızmayı başaran Mısırlı bir casustu. 2004 yılında Haaretz tarafından yayımlanan bir haberde, Al-Gammal'ın gerçekte çifte ajan olduğu iddia edildi. Habere göre, 1967 yılında Mısır'a İsrail'in harekât planlarına ilişkin yanıltıcı bilgiler vermiş ve saldırının kara harekâtıyla başlayacağını ileri sürmüştü. Bunun üzerine Mısır, savaş uçaklarını açık pistlerde bırakmış; bu durum, İsrail Hava Kuvvetleri'nin Altı Gün Savaşı'nın başlamasından sonraki üç saat içinde Mısır Hava Kuvvetleri'ni etkisiz hâle getirmesine imkân sağlamıştı.
Savaşın ardından, Batı Şeria ile Gazze Şeridi'ndeki terör faaliyetlerinin izlenmesi, Şabak'ın görevlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaya başladı. 1984-1986 yılları arasında ise teşkilat, 300 numaralı otobüs olayı nedeniyle büyük bir kriz yaşadı. Dört Filistinli militanın bir otobüsü kaçırdığı olayda, saldırganlardan ikisi çıkan çatışmada öldürüldü. Diğer ikisi ise Şabak görevlileri tarafından gözaltına alındıktan kısa süre sonra öldürüldü. Daha sonra görevlilerin bu olayı örtbas ettikleri ve suçu üst düzey bir İsrail Savunma Kuvvetleri subayının üzerine yıkmak amacıyla komplo kurdukları ortaya çıktı. Olayın ardından Şabak Başkanı Avraham Shalom görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
Şabak'ın sorgulama yöntemlerini incelemek amacıyla 1987 yılında kurulan Landau Komisyonu, teşkilatı eleştirmiş ve tutuklular üzerinde hangi tür fiziksel baskı yöntemlerinin kullanılabileceğini düzenleyen ilkeler belirlemiştir.[13] Miriam Ben-Porat tarafından 1995 yılında hazırlanan ve 2000 yılında kamuoyuna açıklanan resmî rapor, Şin Bet'in Landau Komisyonu tarafından izin verilen "orta düzey fiziksel baskı" sınırlarını "rutin olarak" aştığını ortaya koymuştur.
1995 yılında Şin Bet, İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin'i korumakta başarısız oldu. Rabin, aşırı sağcı İsrailli radikal Yigal Amir tarafından öldürüldü. Şin Bet, Amir'in planlarını önceden tespit etmiş ve onu izlemek üzere bir ajan görevlendirmişti. Ancak söz konusu ajan Amir'in tehdit oluşturmadığı yönünde rapor sundu. Suikastın ardından Şabak Direktörü Carmi Gillon görevinden istifa etti. Daha sonra kurulan Şamgar Komisyonu, başbakanın kişisel güvenliğinden sorumlu birimde ciddi ihmaller bulunduğunu tespit etti. Teşkilatın eleştirilmesine yol açan bir diğer unsur ise, suikast öncesindeki dönemde Şabak'ın Yahudi Birimi için muhbirlik yapan Avişay Raviv'in şiddeti teşvik edici ve kışkırtıcı davranışlarıydı. Raviv daha sonra Yigal Amir'i Yitzhak Rabin'i öldürmeye teşvik ettiği yönündeki suçlamalardan beraat etti.
Rabin suikastından birkaç ay sonra, Hamas'ın baş bomba imalatçısı Yahya Ayyaş, cep telefonuna yerleştirilen patlayıcı düzeneğin infilak ettirilmesiyle gerçekleştirilen hedefli bir suikast sonucu öldürüldü.
Gillon'un yerine, Rabin suikastının ardından yaşanan kurumsal krizin etkilerini azaltmaya ve teşkilatın kamuoyu nezdindeki itibarını yeniden tesis etmeye katkıda bulunan eski İsrail Deniz Kuvvetleri amirali Ami Ayalon atandı.
2000 yılında Ayalon'un yerine, eski Sayeret Matkal komandosu ve deneyimli bir Şabak görevlisi olan Avi Dichter getirildi. Dichter, Şabak ile İsrail Savunma Kuvvetleri ve İsrail polisi arasındaki iş birliğini güçlendirdi. İkinci İntifada'nın başlaması sırasında teşkilatın başında bulunan Dichter, 2000 Camp David Zirvesi'nin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Şabak'ı terörle mücadelede öne çıkan kurumlardan biri hâline getirdi.
Şin Bet ayrıca şüphelileri sorgulayarak da bilgi elde etmekte ve yöntemleri konusunda geçmişten beri endişeler mevcuttur. 1987'de, aşırı şiddet kullanımıyla ilgili şikayetlerin ardından Landau Komisyonu, gerektiğinde "orta düzeyde fiziksel baskı"yı onaylayan yönergeler hazırladı, ancak 1994'te devlet denetçisi Miriam Ben-Porat bu düzenlemelerin ihlal edildiğini ve üst düzey Şin Bet görevlilerinin bunu engellemediğini tespit etti.
1998'de mensuplarını yine İsraillilerin oluşturduğu İşkenceye Karşı Genel Komite adlı oluşumun İsrail Yüksek Mahkemesi'nde Şin-Bet'in işkenceleri hakkında dava açması üzerine, teşkilatın o dönemdeki Genel Müdürü General Ami Ayalon mahkemeye bir rapor sunmuş ve İsrail İç Güvenlik Teşkilatı'nın Filistinlilere işkence yapmadan edemeyeceğini, Şin-Bet soruşturmaları açısından işkencenin zorunlu olduğunu ileri sürmüştü. Ayalon aynı raporda işkenceye herhangi bir sınırlama getirilmemesini de talep etmişti. Sonuçta Yüksek Mahkeme, Ayalon'un raporunu esas alarak İşkenceye Karşı Genel Komite'nin davasını reddetti.
İsrail güvenlik servisi Şin Bet'in eski başkanı Avi Dicter, terör zanlılarına yönelik düzenlenen suikast operasyonlarının her birinin başbakanın özel onayıyla yapıldığını söyledi.[kaynak belirtilmeli]
ABD'de Brookings Enstitüsü'ne konuk olan Dicter, İsrail'in terörle mücadele operasyonlarının perde arkasına ilişkin yaptığı alışılmadık açıklamasında, suikast operasyonlarının her birinin tek tek başbakan tarafından onaylandığını anlattı.[kaynak belirtilmeli]
2012 yılında, Şabak'ın altı eski başkanı (Şalom, Peri, Gillon, Ayalon, Dichter ve Diskin), The Gatekeepers adlı belgeselde yer alarak görev süreleri boyunca yaşanan başlıca olayları değerlendirdi.
Messiah dizisinde Tomer Sisley, ülkesini korumak amacıyla terörizmle mücadele eden Şin Bet görevlisi Aviram Dahan karakterini canlandırmaktadır.
The Engineer filmi, Şin Bet'in Hamas'ın bomba yapım uzmanı Yahya Ayyaş'a yönelik suikast operasyonunu konu almaktadır.