Bu madde veya bölüm Sindler adlı maddeye çok benzemektedir ve bu iki maddenin tek başlık altında birleştirilmesi önerilmektedir. Birleştirme işlemi yapıldıktan sonra sayfaya {{Geçmiş birleştir}} şablonunu ekleyiniz. |
Bu maddedeki üslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir. |
Sindika krallığı Синдикэ | |||||
|---|---|---|---|---|---|
| MÖ 500-MÖ 400 | |||||
|
Sind ve Meotların ilk yaşadığı yerleri gösteren harita | |||||
| Etnik gruplar | Sind-Meotlar Grekler | ||||
| Hükûmet | Krallık | ||||
| Tarihçe | |||||
| |||||
| Yüzölçümü | |||||
• Toplam | 214974 km2 | ||||
| Günümüzdeki durumu | |||||
Sindika ya da Sind Krallığı, MÖ 4 ve 5. yüzyıllarda Karadeniz kıyısında, günümüzde Krasnodar Krayının Anapa kenti yöresinde, en az yüz yıl hüküm sürdüğü bilinen antik bir devlettir. Sindika, Meotların (Çerkesçe: Мыут1э, Mıwt'e) en güçlü topluluklarından biri olan Sindler tarafından kurulmuştur. Çeşitli Meot kabileleri bu devletin çatısı altında kaynaşarak Çerkes halkının oluşumuna katkıda bulunmuştur. Devletin merkezi, günümüzdeki Anapa bölgesinde bulunan Sindika Limanı'ydı.
Sindika Limanı, MÖ 479 yılında Bosporos orduları tarafından ele geçirildi; ancak Sind ve Meot gruplarının karşı saldırıları sonucunda tahrip oldu. Bunun üzerine, Sindika Limanı'nın bulunduğu yerde Gorgippia adı verilen yeni bir Grek kenti kuruldu. Sind Krallığı'nın toprakları, yaklaşık olarak Taman Yarımadasının (Çerkesçe:Темэн, Teman; Темэнык1э, Temanıç'e) güney bölümü ile günümüzdeki Krasnodar Krayının Anapski ve Krımski rayonlarını kapsıyordu.

Sindika'ya ilişkin bilgiler Grek kaynakları ve arkeolojik buluntulara dayanmaktadır. Ancak bu bilgiler oldukça kısıtlıdır Sindika Devleti'nin ne zaman kurulmuş olduğunu da tam bilemiyoruz. Fakat, MÖ VI. asırda işlek bir ticari merkez olarak Sind ya da Sindika Limanının mevcut olduğunu biliyoruz.
Sindlerin, Karadeniz kıyısındaki Grek kolonilerinin kurulmasından önce bir devletlerinin ve Greklerle ticari münasebetlerinin bulunduğu da bilinmektedir. Sindika, ehemmiyetli ticaret yollarının buluştuğu bir kavşak, bir merkezi liman konumundaydı. Erken bir devrede Grek kültürüyle tanışmış olan Sindlerin kendi dillerinde yazıları vardı ve Sindika kralları kendi adlarına sikke (madeni para) bastırıyorlardı.
Sindlerden ilk defa, MÖ 5. asırda yaşayan Grek şairi Hipponakt, daha sonra da Herodot bahsetmektedir. Strabon da, Karadeniz kıyısına yakın bir yerde bulunan Sind kenti Aborake'den bahseder. Arkeologlar, Aborake olması düşünülen ve Rusça Semibrantnı adını taşıyan eski bir ören yerinde, 1875-1878 senelerinde kazılar yaptılar. Tespitlere göre, Semibrantnı MÖ 5. yüzyıl başlarında da bulunuyordu ve birkaç asırlık bir maziye sahipti. Şehrin etrafı taş duvarlarla çevriliydi, her 15 veya 18 metrede bir savunma maksatlı kuleler bulunuyordu. Şehirde, değişik binalar içinde, saray olduğu zannedilen 400 metrekare büyüklüğünde bir yapı kalıntısı da bulunmuştur. Şehir, sonuncusu MÖ 2 ve 1.yüzyıl kavşağında olmak üzere üç kez yağmalanıp yakılmış, bazı sakinleri de esir alınmıştır.
Yörede açılan höyüklerdeki mezarların hemen tamamının daha önceleri mezar soyguncuları tarafından soyuldukları görülmüştür. Fakat Semibrantnı'da 15 metre yüksekliğindeki bir höyük içindeki bir mezardan, daha evvel soyulmuş olmasına rağmen, yerli yapımı altın ve gümüşten hayvan heykelleri, ayrıca Grek (Yunanistan) ve Küçük Asya'dan (Anadolu) getirilmiş eşyalar bulunmuştur. Mezarın mazisinin MÖ 470-460 yıllarına uzandığı düşünülmektedir.
1908'de, Anapa'nın hemen güneydoğusundaki Anapskaya stanitsası (köy) civarında, N.İ. Veselovski'nin açtırdığı ve yine, daha önce soyulmuş olan bir höyükte, sıvalı bir duvar ve üstündeki fresklerle karşılaşılmıştır. Ayrıca daha doğudaki Belaya (Шъхьэгуащэ) Nehri'nin kolu olan Kurcıps Nehri (Къурджыпс) dolaylarında açılan höyüklerden de MÖ V. yüzyıla ait Grek ve Meotlardan kalma eşyalar çıkarılmıştır.
Sindika idarecileri ile üst varlıklı sınıf, giderek Grek hayat tarzını sahiplendi. Sindika, sonunda Bosporos Kralı 1. Levko'nun hükümdarlığı devresinde (MÖ 349-348) Bosporos Krallığı'na katıldı. Bu tarihten sonra, Sindler, faaliyet ve hayatlarını Bosporos Krallığı içinde devam ettirdiler.
Hükümdar ve çevresindeki aristokrasi ile üst sınıfın dışında; tarımla uğraşan köylüler, balıkçılar, zanaatkârlar ve köleler bulunmaktaydı. Sindler, diğer Meot topluluklarına kıyasla daha gelişmiş sosyal ve ekonomik ilişkilere sahipti.
Sindler; buğday, arpa ve diğer tahıl ürünlerinin üretiminin yanı sıra meyve ve şarap üretiminde de ileri düzeye ulaşmışlardı. Sığır, koyun, keçi, domuz ve at yetiştiriyorlar, ayrıca büyük miktarda buğday, canlı hayvan, kurutulmuş ve tuzlanmış balık ile köle ihraç ediyorlardı.
Sindika'da çeşitli el sanatları ve madencilik faaliyetleri de gelişmiş durumdaydı.
Hikâye
MÖ 2. yüzyılda yaşamış Grek yazarı Polien'in Sindler'e ait bir hikâyesi günümüze erişmiştir. Sind Kralı Hegatey, bir Meot şefinin kızı Tırğatave (Тыргъэтао) ile evlidir. Ancak bir süre sonra tahtını kaybeder. Komşu Bosporos kralı 1. Satır (MÖ 432-388), karısı Tırğatave'yi öldürtmesi ve kızı ile evlenip onu kraliçe yapması şartıyla Hegatey'a yardım eder ve yeniden tahtını elde etmesini temin eder. Hegatey, çok sevdiği Tırğatave'ye kıyamaz, onu gizli bir yerde gözlem altına aldırır. Tırğatave, muhafızları atlatır ve heyecanlı bir kaçıştan sonra, Meotlar'ın arasına dönmeyi başarır. Orada, başka bir Meot şefiyle evlenip Sindika ve Bosporos'a yönelik saldırılar başlatır; komplo ve suikast teşebbüslerine rağmen, daima kurtulmayı başarır. 1. Satir'in ölümünden sonra, yerine geçen oğlu Gorgipts, Meotlar'a kıymetli hediyeler göndererek, sonunda Tırğatave ve Meotlarla sulh temin eder.