
Ahmet Refet Efendi (1873, İstanbul - 1949, İstanbul), Türk hattat.
Özellikle celî sülüste usta bir hattat idi. İstanbul'daki Atik Alî Paşa ve Şişli Camisi'nde; Bursa'daki Ulu Cami'de de sülüs ve nesih levhaları vardır.
1873 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, Harbiye Nezâreti mümeyyizlerinden Cemîl Bey'dir. İlköğrenimini tamamladıktan sonra askerî kâtip yetiştiren Menşe-i Küttâb-ı Askerî Mektebi'nde okudu.
Gençlik yıllarında sülüs, nesih ve reyhânî yazısını Filibeli Bakkal Ârif Efendi'den öğrendi. Bakkal Ârif Efendi'den icâzet almak için yazdığı hilye-i şerifi Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndedir. Sülüs celîsini Sâmî Efendi'den öğrendi.
Refet Efendi, mezuniyetinden sonra Bâb-ı Seraskerî katipliği yaptı Mümeyyizliğine terfi etttikten sonra emekli oldu ve çeşitli okullarda yazı dersleri verdi.


Özellikle celî sülüste usta bir hattat idi. Altı mushâf-ı şerîf yazmış olduğu bilinir ancak henüz yazdığı bir nüsha bulunmamıştır. Son derece velüd bir hattat olan Ahmet Refet efendinin İstanbul'daki birçok camide hat levhaları vardır;
Davud Paşa, Koca Mustafa Paşa, Hekimoğlu Alî Paşa, Haseki, Hacı Hamza, Hacı Evhâdeddîn, İbrahim Paşa camileri Atik Alî Paşa Camii ile Şişli Camisi'nde, Bursa'daki Ulu Cami'de de sülüs ve nesih levhaları vardır.
Müze ve koleksiyonlarda eserleri mevcuttur. Sülüs ve nesihle çeşitli murakka (albüm) hazırlamıştır ve bunların bazıları Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ne bağışlanmıştır.
İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, kendisi için şöyle demiştir;
Evvelce evi, en değerli hattatların elvâh-ı bedi’âsı ile yazı müzesi hâlinde iken bi’l-âhare hepsini elden çıkarmağa mecbur olarak bizim gibi kıymet-şinâsları pek ziyâde mükedder eden Muhyiddîn Bey’de de hilyeleri ve güzel sülüs yazıları görülmüşdü.
Sokaklarda tesâdüf ettikçe merhûmla görüşürdük. Bir prensesin konağının içindeki merdivenin yukarısına ta'lik ile ve yaldızla yazdığı beyitlere bakdıkça ta'likde pek mâhir olmadığına hükmederdim. Hayatında bundan başka yazısını görmediğim içün diğer yazılardaki kudretinin derecesini bilmezdim. Vefâtından sonra gördüğüm sülüs, nesih ve celî yazıları değerli bir hattat olduğunu ispat etti. Hakîkāte evvelce vâkıf olub da kudret-i kalemiyyesi ile mütenâsib sûretde ri'âyetde bulunmadığıma ve terceme-i hâline ve eserlerine ait mufassal ma'lûmât almadığıma te'essüf etmekdeyim.
Refet Efendi, harf inkılâbından sonra sanatını sürdürme imkanı bulamadı. Haseki'de Bostanhamamı civarındaki evinin bahçesinde meyve-sebze yetiştirmeye başladı. Geçirdiği bir ameliyatın ardından 4 Kasım 1949'da Cerrahpaşa Hastanesi'nde öldü. Cenazesi, Merkezefendi Mezarlığı'na defnedildi.