Aleksandreia Eshate

Aleksandreia Eskhate
Aleksandreia Eskhate'nin Fergana Vadisi'ndeki konumu (üst orta).
Ἀλεξάνδρεια Ἐσχάτη (Grekçe)
KonumSoğd, Tacikistan
Koordinatlar40°17′10″K 69°37′02″D / 40.28611°K 69.61722°D / 40.28611; 69.61722
KuruluşuMÖ 329
KurucusuBüyük İskender

Aleksandreia Eskhate (Attik Grekçe: Ἀλεξάνδρεια Ἐσχάτη; Dor Yunancası: Ἀλεξάνδρεια Ἐσχάτα; romanize: Alexandria Eschata; "En Uzak Aleksandreia"), Büyük İskender'in MÖ 329 yılının Ağustos ayında, Fergana Vadisi'nin (günümüzde Tacikistan) güneybatı ucunda kurduğu bir kentti. Kent, Makedonya İmparatorluğu'nun en kuzeydeki ileri karakoluydu. Günümüz Tacikistan'ındaki Hucend'in bulunduğu yerde ya da hemen yakınında, Seyhun'un güney kıyısında kurulmuştu. Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufus'a göre, Alexandria Ultima MÖ 30 yılına kadar Helen kültürünü korumayı sürdürmüştü.

Tarihi

Ahameniş İmparatorluğu

II. Kiros, imparatorluğunun en kuzeydoğudaki ileri karakolu olarak Kiroupolis adlı bir kent kurdu. Daha sonra Aleksandreia Eskhate'nin kurulacağı bu bölge, I. Serhas döneminden itibaren Ahameniş İmparatorluğu'nun kıtalararası egemenliğinin bir parçası olarak yönetildi. İskender Ahameniş İmparatorluğu'nu ilhak ettiğinde, bölgede Helen dili ve kültürünün kalıntıları hâlen varlığını sürdürüyordu. Daha sonra Aleksandreia Eskhate'nin bulunduğu yere dönüşmüş olabilecek ilk Kiroupolis, büyük olasılıkla yalnızca yeniden adlandırılmış ve stratejik bir kent olarak yeniden düzenlenmişti.

Büyük İskender

Büyük İskender, fetihleri sırasında ilerleyişini desteklemek amacıyla çeşitli noktalarda kalıcı ileri karakollar oluşturuyordu. Bunu kimi zaman mevcut bir kenti yeniden adlandırıp güvence altına alarak, kimi zaman da henüz tam anlamıyla bir kente dönüşmemiş yerlerde uzun süre kullanılmak üzere yeni yerleşimler kurarak gerçekleştiriyordu. Yunan biyografi yazarı Plütark, İskender'in yetmiş yerleşime kendi adını verdiğini aktarır; ancak modern tarihçiler bu sayının abartılı olduğu görüşündedir. Soğdya'yı, yani Pers İmparatorluğu'nun kuzeydoğu köşesini güvence altına almak isteyen İskender, MÖ 329 yılında Kiroupolis'i ve çevredeki yaklaşık altı kenti hedef aldı. İskender, ilk olarak Krateros'u, Soğdya'da Makedonlara karşı direniş gösteren kentlerin en büyüğü olan Kiroupolis'e gönderdi. Krateros'a, "kentin yakınına mevzilenmesi, çevresini hendek ve palankalarla kuşatması, ardından amacına uygun kuşatma makinelerini hazırlaması" emredildi. Amaç, kent halkını kendi savunmalarına odaklanmaya zorlamak ve çevredeki diğer yerleşimlere yardım göndermelerini engellemekti.

İskender daha sonra Gazza'dan ayrılarak çevredeki diğer kentleri fethetmeye başladı. Yedi kentten beşi yalnızca iki gün içinde düştü ve çok sayıda kişi öldürüldü. Ardından, kentler arasında en güçlü tahkimata ve en kalabalık nüfusa sahip olan Kiroupolis'e ulaştı. Bölgenin en iyi savaşçılarının da burada bulunduğu söyleniyordu. İskender, kuşatma makineleriyle kentin surlarını dövmeye başladı. Kuşatma devam ederken askerlerinden bir kısmına, surların altından geçen kurumuş bir su yatağını kullanarak gizlice kente sızmalarını emretti. İskender de bu harekâta bizzat katıldı. İçeri girdikten sonra askerleri kapıları açarak saldıran kuvvetlerin kente girmesini sağladı. Kentin düştüğünü fark eden savunmacılar şiddetli bir karşı saldırı başlattı. Çatışmalar sırasında İskender başına ve boynuna isabet eden bir taşla ağır biçimde yaralanırken, Krateros da bir okla vuruldu. Buna rağmen savunmacılar geri çekilmeye zorlandı. Arrianus, savunmacıların yaklaşık 15.000 savaşçıdan oluştuğunu ve bunların 8.000'inin harekâtın ilk safhasında öldürüldüğünü aktarır. Geri kalanlar ise kentin merkezindeki kaleye sığınmış, ancak bir gün sonra susuzluk nedeniyle teslim olmuştur.

Muharebenin nasıl geliştiğine ilişkin anlatımlar antik yazarlar arasında farklılık göstermektedir. Arrianus, Batlamyus'a dayanarak Kiroupolis'in en başından itibaren teslim olduğunu aktarırken; Aristobulos'a göre kent zorla ele geçirilmiş ve bütün halk katledilmiştir. Bunlardan biri, büyük olasılıkla Kiroupolis, daha sonra İskender'in en kuzeydoğudaki ileri karakolu olan Aleksandreia Eskhate adını aldı. İskender'in kurduğu diğer birçok yerleşimde olduğu gibi, ordusundan emekliye ayrılan ve/veya yaralanan gazilerden oluşan bir grup da buraya iskân edildi. Böylece, Perslerin daha önce bölgeye iskân ettiği kalabalık Yunan sürgün topluluğuna katıldılar.

Helenistik dönem

Aleksandreia Eskhate, Orta Asya'daki başlıca Yunan kolonilerinin yaklaşık 300 km kuzeybatısında, Baktriya'da yer alıyordu.

Aleksandreia Eskhate, Soğd kabileleriyle çevriliydi ve en yakın Yunan yerleşimi olan Baktriya'daki Oksos üzerindeki Aleksandreia'nın yaklaşık 300 km kuzeyinde bulunuyordu. Bu nedenle Yunanlar, antik yazarların aktardığına göre yaklaşık yirmi günde tamamlanan 6 km uzunluğunda bir surla kenti çevreledi. Kent, daha sonraki dönemlerde yerel halkla çok sayıda çatışmaya sahne oldu MÖ 250'den itibaren, Grek-Baktriya kralı I. Euthydemus'un hâkimiyetini Soğdya'ya kadar genişletmesinin ardından kentin Baktriya ile daha yakın ilişkiler kurmaya başladığı düşünülmektedir.

Aleksandreia Eskhate, Tarım Havzası'nın (günümüzde Sincan, Çin) yaklaşık 400 km batısında yer alıyordu. Hotanlar, Toharlar, Wusunlar ve/veya Yüeçiler gibi diğer Hint-Avrupa halkları da bu bölgede yaşamaktaydı. Yunan keşif seferlerinin Kaşgar'a kadar ulaştığını gösteren bazı işaretler bulunmaktadır. Strabon, Yunanların egemenliklerini Seresler ve Fryniler'e kadar uzattıklarını ileri sürer. "Seres" adı, ya Çin'in asıl topraklarını –bu durumda Yunanların yaklaşık MÖ 200 dolaylarında Çin ile Avrupa toplumları arasındaki ilk doğrudan teması kurduğu kabul edilir –ya da Tarım Havzası halklarını ifade etmektedir. Her iki durumda da, Han Hanedanı dönemindeki (MÖ 1. yüzyıl-MS 2. yüzyıl) Çinli bilginlerin sözünü ettiği Dayuan devletinin başkentinin Aleksandreia Eskhate olduğu öne sürülmektedir.

Han istilası

Çin elçilikleri, yaklaşık MÖ 130 yılında Zhang Qian'ın girişimleriyle Dayuan'da kurulmaya başladı. Bunun ardından kent ve Dayuan'ın geri kalanı, Han Hanedanı'nın Cennet Atları Savaşı'nı kazanmasının ardından tamamen fethedildi. Bu gelişme, MÖ 1. yüzyıldan itibaren İpek Yolu'nun açılmasına katkıda bulundu.

İskitler, Kuşan İmparatorluğu ve Partların fetihlerinden sonra ise Yunanca ve Helen kültürü, bölgeye hâkim olan sonraki imparatorlukların kültürleri karşısında yerini kaybetti.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Prevas, John (2004). Envy of the Gods: Alexander the Great's Ill-Fated Journey across Asia (İngilizce). Cambridge: Da Capo Press. s. 121. ISBN 0-306-81268-1.
  2. 1 2 Arrian (1971). The campaigns of Alexander (İngilizce). Londra: Penguin Books. s. 204. ISBN 978-0-14-044253-3.
  3. ↑ Leriche, Pierre (1993). L'extreme-orient hellenistique: Le monde de la brique crue (Fransızca). Les Dossiers d'Archeologie. s. 82.
  4. ↑ Strabon XI.II.I
  5. ↑ Jeong, Su-il (2016). The Silk Road Encyclopedia (İngilizce). Seoul Selection. ISBN 978-1-62412-076-3.
  6. ↑ Torr, Geordie (2021). The Silk Roads: A History of the Great Trading Routes Between East and West (İngilizce). Arcturus Publishing. ISBN 978-1-3988-0976-5.