
Angel Batista, Amerikalı televizyon dizisi Dexter'da yer alan bir kurgusal karakterdir. Dizi ve sequel'leri boyunca David Zayas, dizinin prequel'i Dexter: Original Sin'de ise James Martinez tarafından canlandırılmıştır. Batista, Miami Metro Polis Departmanı’nda cinayet masasında dedektif olarak görev yapmaktadır. Dizi boyunca sadık, çalışkan ve duygusal yönü ağır basan bir karakter olarak öne çıkar.
Angel Batista, vicdanlı ve adalet duygusu gelişmiş bir polis memurudur. Cinayet soruşturmalarında titiz çalışır, çoğu zaman olaylara empatiyle yaklaşır. Aynı zamanda meslektaşlarıyla kurduğu dostane ilişkiler ve esprili yaklaşımıyla dikkat çeker. Dizide zaman zaman özel hayatıyla iş hayatı arasında denge kurmakta zorlanır, ancak dürüstlüğü ve ilkelerine olan bağlılığı ile izleyicinin takdirini kazanır.
Dış görünüşüyle genellikle panama şapkası, bol gömlekleri ve rahat tarzıyla tanınır. Karakterin Küba kökenli olduğu ima edilir ve bu köken, konuşma tarzı ve kültürel referanslarında kendini gösterir.
İlk sezonda Angel Batista, Miami Metro Cinayet Bürosu'nun güvenilir ve dürüst dedektiflerinden biri olarak tanıtılır. James Doakes'in bir şüpheliyi öldürdüğü olayın ardından İç Soruşturma tarafından sorgulandığında önce meslektaşını korumak için yalan söylese de, babasına verdiği dürüst olma sözünü hatırlayarak gerçeği açıklar. Aynı dönemde evlilik dışı bir ilişki yaşadığını eşine itiraf etmesi, evliliğinin sona ermesine yol açar ve boşanma sürecine girer. Buz Kamyonu Katili soruşturması sırasında protez el kullanan bir kadın üzerinden önemli bir ipucuna ulaşır; araştırması onu protez uzmanı Rudy Cooper'a götürür. Rudy'nin aslında Buz Kamyonu Katili olduğu ortaya çıkınca Batista'yı bıçaklayarak ağır yaralar. İyileşme sürecinde eşiyle resmen boşanır ve yaşadığı yalnızlık nedeniyle ruhsal huzur aramaya başlar. Soruşturmanın ilerlemesinde de önemli rol oynayarak Rudy'nin parmak izlerinin eski akıl hastanesi kayıtlarıyla karşılaştırılmasını sağlar ve gerçek kimliğinin ortaya çıkmasına katkıda bulunur. Bu süreçte Dexter'ı en yakın arkadaşı olarak görmeye başlar; Dexter başlangıçta buna şaşırsa da zamanla Batista'nın hayatındaki ilk gerçek dost olduğunu kabul eder.
İkinci sezonda Batista, Bay Harbor Kasabı soruşturmasının gölgesinde görevini sürdürürken hem mesleki hem de kişisel açıdan önemli sınavlar verir. Lila Tournay'in kendisini cinsel saldırıyla suçlaması üzerine hakkında soruşturma açılır ve itibarı zedelenme tehlikesi yaşar. Ancak Lila'nın ifadelerinin güvenilir olmadığının anlaşılmasıyla suçlamalar düşer ve Batista aklanır. Bu sezon boyunca Dexter'a ve Debra'ya destek olmayı sürdürürken, ekip içindeki güven ortamını korumaya çalışan isimlerden biri olur. Ayrıca boşanmasının ardından hayatını yeniden düzene sokmaya ve mesleğine odaklanmaya çalışırken, duygusal yaralarını yavaş yavaş geride bırakmaya başlar.
Üçüncü sezonda Batista çavuşluğa terfi ederek daha fazla sorumluluk üstlenir. Oscar Prado'nun ölümünün ardından soruşturmayı yönetir ve polis Freebo'yu baş şüpheli olarak görür. Debra'nın Miguel Prado ile yaşadığı gerginlik nedeniyle onu dosyadan almak zorunda kalır. Joey Quinn ile birlikte Freebo'nun izini sürerken Zack Adelman'ı uyuşturucu bulundurmaktan tutuklar ve yeni cinayetlerin ardından Freebo'nun seri katil olduğuna inanır. Debra'nın muhbir Anton Briggs ile ilişkisini düzeltmesini ister. Bu sırada kişisel yaşamında ciddi bir hata yaparak bir fahişeyle birlikte olmaya çalışır; kadının gizli görevdeki polis Barbara Gianna olduğu ortaya çıkınca kariyeri tehlikeye girer. Batista dürüst davranarak yalnızlığını ve boşanmasının üzerindeki etkilerini anlatınca Barbara onu ihbar etmez. Daha sonra onunla romantik bir ilişki kurmaya çalışır. Aynı dönemde Dexter'ın baba olacağını öğrenince onu içtenlikle kutlar ve dostlukları daha da güçlenir.
Dördüncü sezonda Batista'nın Barbara ile ilişkisi sona ermiş, bunun yerine amiri María LaGuerta ile gizli bir ilişkiye başlamıştır. İkili, aynı teşkilatta çalışmaları nedeniyle ilişkilerini gizlemek zorundadır; aksi hâlde görevlerini kaybetme riski vardır. Batista bu konuda sık sık Dexter'dan tavsiye ister. Frank Lundy'nin öldürülmesi ve Debra'nın vurulmasının ardından soruşturmada aktif rol oynar, medyaya kontrollü bilgi sızdırarak katili ortaya çıkarmaya çalışır. Thomas Matthews, Batista ile LaGuerta'nın ilişkisinin davalarda çıkar çatışmasına neden olacağını düşündüğünden Batista'yı terfi ettirmeyi ancak başka bir birime göndermeyi planlar. LaGuerta kendisinin tayin edilmesini teklif etse de kabul edilmez. Sonunda ikili ayrıldıklarını söyleyerek ilişkilerini gizlemeye devam eder; Matthews ise yalan söyledikleri anlaşılırsa kariyerlerinin biteceği konusunda onları uyarır.
Beşinci sezonda Angel Batista'nın María LaGuerta ile evliliği artık gizli olmaktan çıkmış ve Miami Metro'daki herkes tarafından bilinmektedir. Ancak evlilikleri giderek sorunlu hâle gelir. Rita Morgan'ın öldürülmesinden sonra Batista, büyük bir yas yaşayan Dexter'a destek olmaya çalışır ve onun normal hayatına dönebilmesi için elinden geleni yapar. Buna karşın kendi evliliği kıskançlık, güvensizlik ve mesleki baskılar nedeniyle sarsılmaktadır. LaGuerta'nın Batista'nın bazı davranışlarından şüphe duyması, Batista'nın ise eşinin kariyerini her şeyin önüne koyduğunu düşünmesi aralarındaki çatışmayı derinleştirir. İç Soruşturma'nın polis memuru Stan Liddy hakkında yürüttüğü inceleme sırasında Batista, usulsüz davranışları nedeniyle disiplin soruşturmasına uğrar ve rütbesini kaybetme tehlikesi geçirir. LaGuerta onu korumak için kendi kariyerini riske atacak kararlar alsa da bu durum evliliklerini daha da yıpratır. Sezon sonunda ikili ilişkilerini sürdüremeyeceklerini kabul eder ve boşanma kararı alırlar. Batista, hem özel hayatında hem de mesleğinde zor bir dönemden geçmesine rağmen dürüstlüğünü ve arkadaşlarına olan bağlılığını korumayı sürdürür.
Altıncı sezonda Batista boşanmasının ardından yeni bir hayat kurmaya çalışırken kız kardeşi Jamie Batista ile birlikte yaşamaya başlar. Jamie, Harrison Morgan'ın bakıcılığını üstlenerek Dexter'ın hayatında önemli bir yer edinir ve bu durum Batista ile Dexter'ın aile bağlarını daha da güçlendirir. Miami Metro'da Teğmenlik pozisyonunun boşalması üzerine Batista bu göreve yükselmeyi beklerken, María LaGuerta siyasi nedenlerle Debra Morgan'ı terfi ettirir. Başlangıçta hayal kırıklığı yaşasa da Debra'ya karşı kırgınlık beslemez ve onun yeni görevine uyum sağlaması için destek olur. Aynı zamanda Kıyamet Katili soruşturmasında aktif rol oynayarak Travis Marshall ve Profesör Gellar'ın işlediği cinayetleri çözmeye çalışan ekibin önemli üyelerinden biri olur. Sezon boyunca kişisel hırslarını ikinci plana atıp ekip çalışmasını ön planda tutması, Batista'nın olgunluğunu ve karakter gelişimini gösteren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkar.
Yedinci sezonda Batista, yakın arkadaşı ve çalışma arkadaşı Dedektif Mike Anderson'ın öldürülmesinden derinden etkilenir ve uzun yıllardır sürdürdüğü polislik kariyerini sorgulamaya başlar. Polis teşkilatındaki şiddet ve sürekli ölümle iç içe yaşamanın kendisini yorduğunu fark ederek emekli olmayı ciddi biçimde düşünür. Bu süreçte uzun zamandır hayalini kurduğu sahil kenarında bir restoran satın alma planını hayata geçirmek ister. Maddi sıkıntılar ve karmaşık bürokratik işlemler nedeniyle bu planı gerçekleştirmekte zorlanırken Joey Quinn, kaynağını açıklamadığı bir miktar parayla ona peşinat konusunda yardım eder; Batista ise bu paranın Rus mafyasından elde edilmiş kara para olduğunu bilmez. Sezon boyunca hem restoran hazırlıklarıyla ilgilenir hem de Isaak Sirko ile Koshka Kardeşliği çevresindeki cinayet soruşturmalarına katkı sağlar. Yılbaşı gecesi düzenlenen veda partisiyle polislikten ayrılacağını açıklar ve restoranında yeni bir hayata başlamaya hazırlanır.
Sekizinci sezonda Batista emekliliğinin uzun sürmeyeceğine karar verir ve restoranını işletmeye devam ederken Miami Metro'ya geri döner. Debra Morgan'ın teşkilattan ayrılmasının ardından Cinayet Bürosu Teğmenliğine terfi eder ve yönetici konumunda görev yapmaya başlar. Sezonun başında María LaGuerta'nın anısına düzenlenen töreni organize ederek eski eşine duyduğu saygıyı gösterir; onun ofisinden sakladığı bir vazoyu Dexter'a teslim etmesi de LaGuerta'nın hatırasını yaşatma isteğinin bir göstergesidir. Oliver Saxon (Beyin Cerrahı) soruşturması sırasında ekibi yönetir ve Debra'nın vurulmasının ardından Dexter'a manevi destek olmaya çalışır. Debra'nın ölümünden sonra Dexter'ın ortadan kaybolması Batista'yı derinden üzer; herkes Dexter'ın kasırgada öldüğüne inanırken o da bu açıklamayı kabul eder. Dizi sonunda Miami Metro'nun en deneyimli yöneticilerinden biri olarak görevini sürdürür. Daha sonraki Dexter: New Blood ve Dexter: Resurrection yapımlarında kaptan rütbesine yükseldiği görülür; Dexter'ın aslında ölmediğini ve Bay Harbor Kasabı olduğunu öğrenince yıllar önce kapanmış sandığı soruşturmayı yeniden açarak eski dostunu adalet önüne çıkarmaya kararlı hâle gelir.
Dexter: New Blood'da Angel Batista, orijinal dizideki olaylardan yaklaşık on yıl sonra yeniden ortaya çıkar. Bu süreçte Miami Metro Cinayet Bürosu'nda kaptanlığa yükselmiş, uzun yılların deneyimine sahip saygın bir polis yöneticisi hâline gelmiştir. New York'ta düzenlenen kayıp kişiler konferansında konuşmacı olarak yer alırken Iron Lake Polis Şefi Angela Bishop ile tanışır. Angela'nın yanında taşıdığı Dexter Morgan'ın oğlu Harrison'ın fotoğrafını gören Batista, Dexter'ın bir oğlu olduğunu bildiğini ve kız kardeşi Debra Morgan'ın da öldüğünü anlatır. Sohbet sırasında istemeden de olsa Dexter'ın aslında Jim Lindsay adıyla yaşadığı Iron Lake'e uzanan ipuçlarını Angela'nın dikkatine sunar. Angela daha sonra Bay Harbor Kasabı dosyasını araştırmaya başlayınca Batista'nın anlattıklarıyla kendi bulguları arasında bağlantılar kurar ve Dexter'ın gerçek kimliğini ortaya çıkarır. Angela'nın çağrısı üzerine Batista, Dexter'la yüzleşmek ve Bay Harbor Kasabı soruşturmasını yeniden değerlendirmek amacıyla Iron Lake'e gitmek üzere yola çıkar; ancak Dexter, Harrison'ın yardımıyla kasabadan kaçtığı için ikili bu yapımda karşı karşıya gelemez. Batista'nın kısa süreli görünmesine rağmen dönüşü, Dexter'ın yıllardır sakladığı kimliğinin açığa çıkmasında ve final olaylarının başlamasında belirleyici rol oynar.
Dexter: Resurrection'da Batista, New Blood olaylarından hemen sonra hikâyeye doğrudan dâhil olur. Dexter'ın vurulmasının ardından hastanede komadan uyanmasını ziyaret ederek yaklaşık on yıl sonra eski dostuyla ilk kez yüz yüze gelir. Angela Bishop'ın Dexter hakkındaki suçlamalarının ertesi gün resmen geri çekildiğini ve bu nedenle Dexter'ın Iron Lake cinayetlerinden hukuken aklandığını açıklar. Buna rağmen Batista, eski arkadaşının gerçekten Bay Harbor Kasabı olduğuna artık kuvvetle inanmaktadır. Dexter'ın resmen yeniden "hayatta" ilan edilmesini sağlar; ancak Dexter hastaneden kaçınca onu bulmak için kapsamlı bir soruşturma başlatır. Harrison'ın New York'ta Dexter'ın yöntemine benzeyen bir cinayet işlemesi üzerine baba ile oğul arasındaki bağlantıyı araştırır. Dexter'ın çaldığı aracın Harrison tarafından satıldığını öğrenerek Harrison'a ulaşır. Harrison'ın Dexter'ın yaşadığını bilmediğini fark edince, Dexter'ın hâlâ ölü olduğunu söyleyerek onu konuşturmaya çalışır ve Bay Harbor Kasabı hakkındaki gerçeği öğrenmeye uğraşır. Batista artık Dexter'a eski dostu olarak değil, James Doakes, María LaGuerta ve Debra Morgan'ın ölümlerinden dolaylı olarak sorumlu tuttuğu baş şüpheli olarak bakmaktadır. Bir zamanlar en güvendiği arkadaşlarından biri olan Dexter'ı adalet önüne çıkarmayı kişisel bir görev hâline getirir ve tüm soruşturmasını bu amaç üzerine kurar.
Batista, Harrison'dan istediği bilgileri alamayınca soruşturmasını New York'ta sürdürür ve Dexter'ın peşini bırakmaz. Eski dostunun Bay Harbor Kasabı olduğuna artık neredeyse kesin olarak inandığından, onun günlük hareketlerini takip etmek için gizlice arabasına bir takip cihazı yerleştirir. Dexter'ın rutinini analiz ederek ne zaman yeniden cinayet işleyeceğini tahmin etmeye çalışır. Araştırmaları sırasında Dexter'ın kurbanlarını öldürmek için kullandığı gizli "öldürme odalarından" birini bulmayı başarır. Ancak içeride Dexter'ı suçlayabilecek kesin kanıtlar elde edemez. Batista'nın emekli olmasına rağmen resmî yetkisi olmadan soruşturmayı sürdürmesi, zaman zaman kanun dışına çıkması ve Bay Harbor Kasabı teorisini kanıtlayamaması New York Polis Teşkilatı'nın gözünde güvenilirliğini zedeler. Buna rağmen geri adım atmaz ve yıllardır peşinde olduğu gerçeği ortaya çıkarmaya kararlı kalır. Eski dostluğuna rağmen Dexter'ı korumayı değil, adalet önüne çıkarmayı seçer.
Soruşturma ilerledikçe Batista ile Dexter sonunda yıllar sonra yüz yüze gelir. Dexter, Batista'nın takibinden vazgeçmesini ister ve bunun ikisi için de daha iyi olacağını söyler; hatta onu dolaylı biçimde tehdit ederek araştırmasını bırakmasını sağlamaya çalışır. Ancak Batista bu tehditlerden etkilenmez ve Dexter'ın artık tanıdığı eski kişi olmadığını kabul eder. İkilinin dostluğu tamamen sona ermiş, yerini polis ile şüpheli arasındaki bir ilişki almıştır.
Sezonun sonlarına doğru Batista, Dexter'ın milyarder Leon Prater ile bağlantısını araştırırken Prater tarafından yakalanır ve Dexter'ın kurbanlarını bağladığı öldürme masasına bağlanır. Prater, Dexter'ı Batista'yı öldürmeye zorlayarak onun gerçek doğasını sınamak ister. Dexter ise eski dostunu öldürmeyi reddeder ve onu kurtarmaya çalışır. Tam bu sırada Prater araya girerek Batista'yı vurur ve ağır şekilde yaralar. Ölmeden hemen önce Batista, Dexter'ın kendisini kandırmış olmasına rağmen adaletten vazgeçmediğini açıkça belli eder. Onun ölümü, Dexter üzerinde derin bir vicdan yükü bırakır; çünkü yıllarca kendisine güvenen ve dostu olan az sayıdaki insandan biri, sonunda Dexter'ın geçmişiyle bağlantılı olayların ortasında hayatını kaybeder. Böylece serinin başlangıcından beri yer alan en uzun soluklu karakterlerden birinin hikâyesi trajik bir şekilde sona erer.