Balkan Savaşları, 1912 ve 1913 yıllarında Balkan devletleri arasında gerçekleşen iki savaştır. Birinci Balkan Savaşı'nda Balkan devletlerinden Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan ederek Osmanlıları yenilgiye uğrattı ve bunun sonucunda Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'daki topraklarının büyük bölümünü kaybetti; Osmanlı hâkimiyetinde yalnızca Doğu Trakya kaldı. İkinci Balkan Savaşı'nda ise Bulgaristan, Birinci Balkan Savaşı'ndaki diğer dört savaşan devlete karşı savaştı ve kuzeyden Romanya'nın saldırısıyla da karşı karşıya kaldı. Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa'daki topraklarının büyük bölümünü kaybederken, savaşa katılmayan Avusturya-Macaristan da, topraklarını büyük ölçüde genişleten Sırbistan'ın Güney Slav halklarının birleşmesi yönündeki çabaları nedeniyle görece zayıfladı. Savaşlar, 1914 Temmuz Krizi'nin zeminini hazırladı ve I. Dünya Savaşı'nın habercisi oldu.
20. yüzyılın başlarında Bulgaristan, Yunanistan, Karadağ ve Sırbistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlıklarını kazanmıştı; ancak bu ülkelerin etnik nüfuslarının önemli bir bölümü hâlâ Osmanlı yönetimi altında bulunuyordu. Makedonya Mücadelesi sırasında bu devletler, Osmanlı Makedonyası'nda hem kendi aralarında hem de Osmanlı hükûmetiyle nüfuz mücadelesine girişti ve bu süreçte hükûmetleri milliyetçilerin etkisi altına girdi. 1912'de bu ülkeler birleşerek Balkan Birliği'ni kurdu. Birinci Balkan Savaşı, 8 Ekim 1912'de İttifak üyesi devletlerin Osmanlı İmparatorluğu'na saldırmasıyla başladı ve Büyük Güçlerle birlikte yürütülen müzakereler sonucunda 30 Mayıs 1913'te Londra Antlaşması'nın imzalanmasıyla, sekiz ay sonra sona erdi. Büyük Güçler, özellikle İtalya ve Avusturya-Macaristan, antlaşmaya Arnavutluk'un bağımsızlığını da dâhil etti.
İkinci Balkan Savaşı, Makedonya'dan aldığı toprakların paylaşımından memnun olmayan Bulgaristan'ın eski Balkan Birliği müttefiklerine saldırmasıyla 16 Haziran 1913'te başladı. Sırp ve Yunan ordularının birleşik kuvvetleri, sayısal üstünlüklerinden yararlanarak Bulgar saldırısını püskürttü ve batıdan ve güneyden Bulgaristan'a girerek karşı saldırıya geçti. İlk savaşa katılmamış olan Romanya ise ordusunu büyük ölçüde korumuş olduğundan kuzeyden Bulgaristan'ı işgal etti ve iki ülke arasındaki barış antlaşmasını ihlal etti. Osmanlı İmparatorluğu da Bulgaristan'a saldırarak Trakya'da ilerledi ve Edirne'yi geri aldı. Bunun sonucunda imzalanan Bükreş Antlaşması ile Bulgaristan, Birinci Balkan Savaşı'nda kazandığı toprakların çoğunu korumayı başardı. Ancak eski Osmanlı toprağı olan Dobruca bölgesinin güney kesimini Romanya'ya bırakmak zorunda kaldı.
1878 tarihli Berlin Antlaşması'nda umduğunu bulamayan Bulgaristan, 1908 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra Balkanlarda etkin bir politika izlemeye başlamıştı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun yine 1908 yılında Bosna-Hersek'i ilhak etmesi ise Sırbistan Krallığı'nı aynı yönde bir politika izlemeye itti.
1912 yılında Rus İmparatorluğu bu iki devletin çıkarlarının çatışmaması için Bulgaristan ve Sırbistan arasında ara buluculuk ve düzenleyicilik yapmaya başladı. Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yapılan ittifaka Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı da katıldı.
Rus İmparatorluğu'nun Balkan devletleriyle antlaşması: Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki varlığına son vermek isteyen Yunanistan Krallığı, Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı ve Karadağ Krallığı; Rus İmparatorluğu aracılığıyla aralarında anlaşarak Türkleri, Balkanlardan atmak istediler. Trablusgarp Savaşı da onları cesaretlendirdi.
8 Ekim 1912 - 30 Mayıs 1913 tarihleri arasında Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki topraklarının çoğunu ele geçirdi. Arnavutluk da bağımsızlığını kazandı.



Çok kısa zaman zarfında:

Bulgaristan ordusu, Çatalca'ya kadar ilerleyerek, İstanbul'u tehdit etmeye başladı. Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan orduları, Makedonya'yı tamamen işgal ettiler. Diğer Balkan ülkelerini kendine karşı tehdit olarak gören Arnavutluk, mecburen bağımsızlığını ilan etti. Yunanistan, Gökçeada ve Bozcaada dışındaki Ege Adaları'nı işgal etti.
Taraflar arasında savaşı bitiren anlaşma 1913 yılı Mayıs ayında Londra'da imzalandı. Londra Antlaşması'na göre:

Bulgaristan'ın daha fazla toprak almasını kabul etmeyen Yunanistan, Karadağ, Sırbistan ve I. Balkan Savaşı'na katılmayan Romanya Krallığı birleşerek, Bulgaristan'a karşı savaş açtılar. Bulgarların üst üste yenilerek Doğu Trakya'daki birliklerini batıya kaydırmasından faydalanan Osmanlı Ordusu, Midye-Enez çizgisini aşarak, Edirne ve Kırklareli'ni geri aldı.
II. Balkan Savaşı Ağustos 1913 tarihli Bükreş Antlaşması ile bitti. Bu antlaşma ile Bulgaristan; Dobruca'yı Romanya'ya, Kavala'yı Yunanistan'a vermiş ve Makedonya'dan ufak bir toprak parçası almıştır.
Bu antlaşmayı takiben Osmanlı İmparatorluğu yine 1913 yılında İstanbul Antlaşması'nı yaptı. Kırklareli ve Dimetoka, Osmanlı İmparatorluğu'na geri verildi. Batı Trakya ve Dedeağaç, Bulgaristan'da kaldı.
Osmanlı İmparatorluğu bu savaşın sonunda Yunanistan'la Atina Antlaşması'nı yaptı. Girit ve Ege Adaları, Yunanistan'a verildi. Yunanistan'da kalan Türklerin durumu da düzenlendi. Sırbistan ve Karadağ'ın, Osmanlı İmparatorluğu'yla sınırı kalmadığı için antlaşma imzalanmamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu, Sırbistan ile de Bulgaristan'la yaptığından farklı bir İstanbul Antlaşması imzalamıştır.
Her üç anlaşmada da Balkan devletlerinin sınırları içinde kalan Türk topluluğunun durumuna ilişkin hükümler bulunmakta, Balkanlardaki Türk halkının din ve mezhep özgürlüğü, Türkçe öğretim yapan ilk ve orta okulların açılması gibi hususlara yer verilmektedir.
İtalya ile Yunanistan'ın işgaline uğramış ve hukuken Osmanlı toprağı olan Ege Adaları konusunda bu anlaşmalarda herhangi bir hüküm yoktur. Bu konu ile Londra'da toplanmış bulunan "Elçiler Konferansı" uğraşıyordu. Konferans 1914 Şubat ayında Meis adası dışında İtalya'nın işgal ettiği adalar İtalya'ya, Gökçeada ve Bozcaada dışında Yunanistan'ın işgal ettiği adalar ise Yunanistan'a bırakılması kararını aldı. Ancak, yine konferansa göre bu kararın hukuki değer kazanabilmesi için İtalya ve Yunanistan'ın Osmanlı Devleti ile ayrı ayrı birer antlaşma yapması gerekiyordu. Bu antlaşmalar imzalanamadan I. Dünya Savaşı patlak vermiştir.
| I. Dünya Savaşı'na götüren olaylar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||

Osmanlı son dönemde kaybettiği topraklardan birazını geri kazanmış, Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğu yeni kurulan devletler karşısında büyük bir yenilgiye uğramış, Meriç Nehri'nin batısındaki tüm topraklarını kaybetmiş, Ege Adaları'nın kaderini de büyük devletlerin eline bırakmak zorunda kalmıştır.