
Benzetme, zayıf olan bir varlığı güçlü olan bir varlığa herhangi bir yönüyle benzetilmesidir. Bu sanat anlatıma kuvvet katmak ya da anlatılan özelliğin daha fazla olduğunu belirtmek için kullanılır. Benzetmenin dört temel ögesi vardır; benzeyen, benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı.
Teşbih, "benzetmek" manasına gelir. İfadeyi kuvvetlendirmek için aralarında benzerlik bulunan iki kavramdan zayıf olanın güçlüye benzetilmesidir. Dinî kavramlarda ise teşbîh, Tanrı'nın şeklen insana benzetilmesi mânâsına gelmektedir.
Bu söz sanatında, anlatılan özellik bakımından güçsüz olan varlık ya da nesnedir.
Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.
Birbirine benzetilen varlıklar arasındaki ortak özelliğe benzetme yönü denir. Benzetme yönü her zaman cümle içinde bulunmayabilir. Bu durumda benzetme yönünü bulabilmek için " benzeyen, benzetilene, hangi açıdan, ne özellik bakımından benzetiliyor ?" sorusu cümleye sorulur. Alınan cevap benzetme yönüdür.
Bu sanatta benzeyen ile benzetilen arasında bir ilgi kurabilmek için bazen "gibi, göre, kadar vb..." edatlar kullanılır. Bunlara benzetme edatı denir.
Cemre'nin altın gibi sarı saçları vardır.
Benzeyen : Saçları
Benzetilen : Altın
Benzetme yönü : Sarı
Benzetme edatı : Gibi
Bir teşbihte dört öğe bulunur:
Örneğin "yol yılan gibi kıvrılıyor" dendiğinde, "yol" benzeyen, "yılan" kendisine benzetilen, "kıvrılıyor" benzetme yönü, "gibi" ise benzetme edatıdır.
Teşbih, bu öğelerden bir ya da birkaçının kullanılıp kullanılmamasına göre dörde ayrılır:
| Edebiyat ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |