| Cronos | |
"Cronos" filminin ABD'de basılmış bir sinema afişi | |
| Yönetmen | Guillermo del Toro |
|---|---|
| Senarist | Guillermo del Toro |
| Yapımcılar | Arthur Gorson Bertha Navarro |
| Başroller | Federico Luppi Ron Perlman Claudio Brook |
Görüntü yönetmeni | Guillermo Navarro |
| Kurgucu | Raúl Dávalos |
| Besteci | Javier Álvarez |
| Renk süreci | Renkli |
Dağıtım şirketi | Lions Gate Films Home Entertainment |
Çıkış tarihleri | Mayıs 1993, Cannes Film Festivali |
| Süre | 94 dakika |
| Ülke | |
| Diller | İspanyolca, İngilizce |
| Bütçe | $2 milyon |
Cronos 1993 Meksika yapımı Gotik korku filmidir. Film birçok ülkede özgün adıyla gösterilmiştir.
Meksikalı sinemacı Guillermo del Toro'nun yönetmen ve senarist olarak imza attığı ilk filmidir. Del Toro o tarihte 29 yaşındaydı. Başrollerinde Arjantinli emektar aktör Federico Luppi ve Amerikalı aktör Ron Perlman oynamışlardır. Guillermo del Toro daha sonraki filmlerinde de bu iki aktörle sıklıkla çalışacaktır. Aslında Federico Luppi 'nin rolü Max Von Sydow için yazılmıştı.
Vampir öykülerinin gerçeküstücü bir türüne ait olan olan bu korku filminde, yaşlı antikacı Jesus Gris (Federico Luppi) 16. yüzyılda bir simyacının imal etmiş olduğu ve sahip olan kişiye ölümsüzlüğü sağlayan küçük bir antika objeyi tesadüfen keşfeder. Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır. Antikacı Jesus Gris'in adının İsa Peygamber'in (Jesus Christ) adını çağrıştırması da ilginç bir alegoridir. Klasik vampir hikâyelerinin romantizminden arındırılmış olan bu grotesk film vampirizmi bir parazit olarak betimler.
2 milyon dolara mal olan film zamanının en pahalı Meksika filmi olma unvanını da taşıyor. Dili İspanyolca olan filmde Amerikalı aktör Ron Perlman'ın olduğu sahnelerde İngilizce konuşulmaktadır.
İlk gösteriminin yapıldığı Cannes Film Festivali'nde yönetmen Guillermo del Toro'ya "Mercedes-Benz Ödülü" verilmişti. Bundan başka gösterildiği birçok festival ve yarışmada filme toplam 21 ödül daha verildi.
Yaşlı antikacı Jesus Gris (Federico Luppi), sahibi olduğu antikacı dükkânında 8 yaşındaki torunu Aurora (Tamara Shanath) ile birlikte vakit geçirirken antika heykellerden birinin kaidesinde iri bir böcek şeklinde altından yapılmış süslü bir mekanik obje bulur. Objenin içinden çıktığı Heykel 16. yüzyılda yaşamış bir simyacıya ait malikaneden gelmiştir. Yüzyıllar sonra, 1930'lu yıllarda Meksika'da meydana gelen büyük bir depremde çöken bir binanın enkazı altından bu simyacının canlı olarak çıkartıldığını, yüzyıllardır yaşamakta olduğunu ancak tesadüfen kalbine saplanan bir kazığın onu öldürdüğünü de bu arada öğreniriz.
Objenin Üzerindeki kurma mekanizmasını çalıştırtınca yanlardan fırlayan örümceksi mekanik kollar Jesus Gris'in elini kavrar ve ortaya çıkan akrebinkine benzer bir iğne vücuduna saplanarak ona bilinmeyen bir maddeyi zerkeder. Bu arada seyirciye, objenin içinde sofistike bir mekanik düzeneğin yanı sıra bir de böcek benzeri bir biyolojik varlığın da bulunduğu gösterilir. Takip eden günlerde antikacının yavaş yavaş gençleştiği gözlenir. Kırışıklıkları azalmış, dinçleşmiş hatta cinsel iştahı da artmıştır. Ancak bunun yanı sıra kan ve çiğ ete karşı da garip ve önüne geçilemez bir iştahı ortaya çıkmıştır, ayrıca ışıktan da rahatsız olmaya başlamıştır.
Gris bu arada antika böceğin peşinde başkalarının da olduğunu öğrenir. Çaresiz bir hastalık nedeniyle ölmekte olan milyoner iş adamı Dieter de la Guardia'nın (Claudio Brook) da bu icattan haberi vardır. Ölümünü engelleyeceğini umarak yıllardan beri içlerinde bu objeyi barındırdığını sandığı yüzlerce heykeli toplamıştır. Elinde objeyle ilgili tüm belge ve bilgiler vardır ama ona henüz ulaşamamıştır. Arama işlerinde kendisine yardımcı olan yabani ve acımasız yeğeni Angel (Ron Perlman) antika böceğin peşindeyken Jesus Gris'i öldürür, daha doğrusu öldürdüğünü sanır. Cesedi tam yakılacakken dirilen antikacı, Guardia ve yeğeniyle son kez hesaplaşmak üzere karşılaşır.
