Bu maddede birçok sorun bulunmaktadır. Lütfen sayfayı geliştirin veya bu sorunlar konusunda tartışma sayfasında bir yorum yapın. (Bu mesajların nasıl ve ne zaman kaldırılacağını öğrenin)
|
Harold Norse (1916–2009), 20. yüzyıl Amerikan şiirinin aykırı ve etkili seslerinden biri olarak kabul edilir. 6 Temmuz 1916'da New York'un Brooklyn semtinde doğmuş, 8 Haziran 2009'da San Francisco’da hayatını kaybetmiştir. Yahudi asıllı bekar bir anne tarafından büyütülen Norse’un doğum adı Harold Rosen idi; daha sonra soyadını İskandinav kökenli Norse olarak değiştirmiştir.
Brooklyn College’da eğitim görmüş ve 1938’de okulun edebiyat dergisinde editörlük yaparak edebiyat dünyasına ilk adımını atmıştır.
Şiirlerinde gündelik Amerikan İngilizcesini kullanması, onu William Carlos Williams gibi şairlerin dikkatine sunmuş ve Williams, Norse’u “neslinin en iyi şairi” olarak tanımlamıştır⁵. Norse'un sanatı yalnızca biçimsel yeniliklerle değil, içerik olarak da radikaldi. Açık eşcinselliği ve queer kimliği şiirlerinde doğrudan bir şekilde işlemesi, onu Amerikan şiirinde öncü figürlerden biri hâline getirmiştir.
1950'lerin sonunda Avrupa'ya taşınan Norse, Paris'te Beat Oteli olarak bilinen ve Beat kuşağı yazarlarının toplandığı mekânda William S. Burroughs, Allen Ginsberg ve Gregory Corso gibi isimlerle birlikte yaşamış, burada “cut-up” (kes-yapıştır) tekniğiyle deneysel şiirler üretmiştir. Aynı zamanda bu dönemde “cosmograph” adını verdiği çizimlerle şiirsel görsellik üzerine de çalışmıştır.
1970'lerin başında San Francisco'ya yerleşen Norse, bu dönemde Hotel Nirvana: Selected Poems, 1953–1973 başlıklı eserini yayımlamış ve yerel şiir çevrelerinde bir mentor figürü hâline gelmiştir. 1977'de yayımlanan Carnivorous Saint: Gay Poems, 1941–1976 adlı kitabı, onun eşcinsel duyarlılığını şiirsel formlarla harmanladığı önemli bir eserdir. Norse'un eserleri, Beat kuşağı ile özdeşleşse de, hiçbir zaman bu harekete tamamen entegre olmamış, bireysel yolculuğunu hep ön planda tutmuştur¹⁴.
Harold Norse, şiirinde yalnızca estetik değil, politik bir iddia da taşımıştır. Kimlik, marjinallik, cinsellik ve dil üzerine kurduğu şiirsel söylem, onu hem Beat kuşağı hem de queer edebiyat tarihinin önemli bir figürü yapmıştır. 2009 yılında bir bakım evinde yaşamını yitirdiğinde 92 yaşındaydı. Ölümünden sonra yayımlanan nekrolojilerde, onun “eşcinsel yazının işaret taşı” ve “Beat kuşağının son büyük şairlerinden biri” olduğu vurgulanmıştır.