Jane Flannery Schoenbrun | |
|---|---|
2025'te Schoenbrun | |
| Doğum | 5 Şubat 1987 New York, ABD |
| Eğitim | Boston Üniversitesi |
| Uğraş | Film yapımcısı |
| Evlilik | Melissa Ader (e. 2014) |
Jane Schoenbrun (tam adıyla Jane Flannery Schoenbrun, d. 5 Şubat 1987), Amerikalı bir yönetmendir. We're All Going to the World's Fair (2021), I Saw the TV Glow (2024) ve Teenage Sex and Death at Camp Miasma (2026) filmleriyle tanınır.
Jane Flannery Schoenbrun, 5 Şubat 1987'de New York'un Queens ilçesinde, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Üç kardeşin en büyüğü olan Schoenbrun, New York'un Ardsley kasabasında büyüdü.
Çocukluğundan beri korku filmlerinin hayranıydı. Beşinci sınıftayken bir ay boyunca Elm Sokağı Kâbusu serisinin tamamını izledi. Büyürken yerel bir sinema salonunda çalıştı. On üç yaşındayken internet forumlarında vakit geçiriyordu; Buffy the Vampire Slayer, The X-Files ve çeşitli müzik gruplarına ayrılmış forumların düzenli takipçisiydi. Buffy için sahte spoiler'lar yazdı ve bunlar internette gerçekmiş gibi yayıldı. Hayran kurgusu da yazıyor, çevrimiçi hayran topluluklarında çok zaman geçiriyordu. Schoenbrun, bu deneyimlerin filmlerinin temalarını ve içeriğini şekillendirdiğini söylüyor.
2009'da Boston Üniversitesi'nden film alanında lisans derecesiyle mezun oldu.
Üniversite yıllarında Schoenbrun, Safdie kardeşlerin kısa filmlerinde yapım asistanı olarak çalıştı. Mezun olduktan sonra New York'a döndü ve Independent Filmmaker Project'te çalışmaya başladı. 2011'den 2019'a kadar Filmmaker dergisine yazılar yazdı. 2014'te Kickstarter'da film ortaklıklarından sorumlu ekibin başındaydı.
Yönetmenlik alanındaki ilk işi, 2018'de çektiği A Self-Induced Hallucination belgeseli oldu. Belgesel 18 Haziran 2018'de Vimeo'ya yüklendi, ancak birkaç ay sonra bilinmeyen bir nedenle platformdan kaldırıldı. Film, kurgusal bir creepypasta figürü olan Slender Man'i konu alıyor ve tamamen YouTube'da daha önce paylaşılmış, topluluk yapımı "bulunmuş görüntü" tarzındaki videolardan derleniyor. Diğer Slender Man videolarından ilham alan belgesel, kullanıcı yapımı videoların çevrimiçi toplulukları ve ortak mitolojileri nasıl doğurabildiğini gösteriyor.
We're All Going to the World's Fair, 2021 Sundance Film Festivali'nde prömiyerini yaptı. Film, Anna Cobb'un canlandırdığı Casey adlı genç bir kızın "okült bir çevrimiçi oyuna" katılmasını ve oyunun kötü etkilerinden onu korumak istediğini söyleyen, JLB adlı orta yaşlı bir adamın dikkatini çekmesini anlatıyor. Eleştirmenler arasında bu ilişkinin istismarcı nitelikte olabileceği yönünde yorumlar çıktı; bazıları ise filmde bu fikri açıkça destekleyen hiçbir şey olmadığını belirtti. Film creepypasta estetiğinden ilham alıyor. Schoenbrun, filmin "disfori"nin tarif etmesi güç hissini sinema diliyle ifade etmeye çalıştığını söylemiştir. Film, A Self-Induced Hallucination ve I Saw the TV Glow ile ortak temalar taşıyor: ortak medya ilgileri üzerinden trans topluluğunun oluşması, medya yoluyla "kendini yok etme" ve gerçeklik ile medyanın birbirine karışması., Eleştirmenler ayrıca filmin Paranormal Activity gibi düşük bütçeli korku filmlerine saygı duruşu yaptığını belirtti.
7 Ekim 2021'de Deadline, Schoenbrun'un bir sonraki uzun metrajlı filmi I Saw the TV Glow'un geliştirme aşamasında olduğunu bildirdi. Filmin yapımcılığını Fruit Tree ve A24 üstlenirken, A24 aynı zamanda filmin dağıtımını da gerçekleştirdi. Başrollerini Justice Smith ve Jack Haven'ın paylaştığı I Saw the TV Glow, doğaüstü bir televizyon dizisine duydukları ortak ilgi sayesinde yakınlaşan iki dışlanmış gencin, dizinin yayından kaldırılmasının ardından gerçeklikle bağlarını yitirmeye başlamasını konu alır. Schoenbrun, filmin atmosferi ve tonunun şekillenmesinde, lise yıllarında okulunun yakınındaki "tarlanın arkasındaki tarla" ile ilgili olarak çocukluğundan beri tekrarlayan bir rüyanın görsel ve tematik açıdan etkili olduğunu belirtti. Schoenbrun, filmin senaryosunu hormon replasman tedavisine başlamasının yaklaşık iki ay sonrasında yazmaya başladı. Yönetmen, Justice Smith ve Jack Haven'ın canlandırdığı karakterleri, geçiş sürecinin farklı dönemlerindeki kendi kişiliğinin iki ayrı yönü olarak gördüğünü ifade etti. Film, 2024 Sundance Film Festivali'nde prömiyerini yaptıktan sonra Berlin Uluslararası Film Festivali ve South by Southwest Film Festivali'nde gösterildi. I Saw the TV Glow, 3 Mayıs 2024'te belirli sinemalarda gösterime girdi ve 17 Mayıs'ta geniş çapta vizyona girdi. Film, "son derece yoğun bir kendini keşfetme psikodraması" olarak nitelendirildi.
Ocak 2023'te The Film Stage, Schoenbrun'un Imogen Binnie'nin 2013 tarihli romanı Nevada'nın uyarlamasını yöneteceğini duyurdu. Roman, transseksüel edebiyatının klasiklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak Schoenbrun, Mayıs 2024'te The Cut'a verdiği röportajda, cisgender kişilerle yaşadığı "yaratıcı farklılıklar" nedeniyle projeden ayrıldığını doğruladı.
Schoenbrun, Haziran 2024'te The New Yorker'da yayımlanan bir profilde bir sonraki filminin Teenage Sex and Death at Camp Miasma adlı bir slasher filmi olacağını açıkladı. Schoenbrun, filmin, popüler bir korku serisinin yeni bir filmini çeken queer bir yönetmenin, serinin ilk filminde "son kız" karakterini canlandıran oyuncuya takıntılı hâle gelmesini konu alacağını belirtti. Filmin yapımcılığını Mubi ve Plan B Entertainment üstlendi; başrollerde Hannah Einbinder ve Gillian Anderson yer aldı. Schoenbrun, 17 Haziran 2025'te Twitter üzerinden yaptığı açıklamada filmin çekimlerinin tamamlandığını duyurdu. Film, 2026 Cannes Film Festivali'nde prömiyerini yaptı.
Schoenbrun ayrıca Penguin Random House bünyesindeki Hogarth Books tarafından yayımlanacak Public Access Afterworld adlı bir roman üçlemesi üzerinde çalışmaktadır. Fantastik, bilimkurgu, korku ve yetişkinliğe geçiş türlerini bir araya getiren üçleme, Schoenbrun'un We're All Going to the World's Fair ve I Saw the TV Glow filmlerini de kapsayan tematik açıdan bağlantılı eserler üçlemesinin son bölümünü oluşturacaktır. Schoenbrun, kitapların "yüzyıllara yayılan ve alternatif evrenlere uzanan bir hikâyeye sahip, devasa bir karakter kadrosunu ve geniş bir mitolojiyi" ele alacağını belirtti. Yönetmene göre projenin kapsamı 90 dakikalık bir filmin sınırlarını aşmakta ve "geçiş, dönüşüm ve benlik ile ekran arasındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırarak gerçek hayatın bir biçimine yaklaştığınızı hissetmek" temalarını işlemektedir. Proje ilk olarak bir televizyon dizisi olarak tasarlanmıştı.
23 Ekim 2025'te Deadline, Netflix'in Charles Burns'ün Black Hole adlı grafik romanının dizi uyarlamasına doğrudan dizi siparişi verdiğini ve Schoenbrun'un senarist ve yönetmen olarak projede yer alacağını bildirdi. New Regency, dizinin Netflix ile birlikte ortak yapım stüdyosu olarak görev yapacaktır. Dizinin yönetici yapımcıları arasında Plan B, Erin Levy, Charles Burns, Yariv Milchan, Arnon Milchan, Natalie Lehmann ve Laura Delahaye bulunmaktadır. 1970'lerde geçecek olan eser, Seattle'da cinsel yolla bulaşan gizemli bir hastalığa yakalanan ve bu hastalık sonucunda tuhaf fiziksel mutasyonlar geliştiren gençleri konu alır. Hastalık "Böcek" (the Bug) olarak adlandırılmaktadır.
Schoenbrun, transfeminen ve non-binary bir kişidir. Nisan 2019'da, We're All Going to the World's Fair filminin senaryosu üzerinde çalıştığı sırada psilosibin içeren mantarlar kullandığı bir deneyim sırasında trans olduğunu fark etti. Projenin 2020'de tamamlanmasının ardından açıldı. Schoenbrun'un trans olduğunu ilk fark eden kişilerden biri olan uzun süreli partnerlerinden biri, filmin jeneriğinde teşekkür edilen kişiler arasında yer aldı.
Schoenbrun, 2014 yılında Melissa Ader ile evlendi. İkili lise yıllarında tanıştı.
Schoenbrun, annesi dışında yakın ailesinin diğer üyeleriyle görüşmemektedir. Poliamoröz bir ilişki yaşamaktadır ve üç partneri bulunmaktadır. 2024 itibarıyla Brooklyn ve Chatham, New York'ta yaşamaktadır.
| Yıl | İsim | Notlar |
|---|---|---|
| 2015 | The School Is Watching | Kısa belgesel |
| 2018 | A Self-Induced Hallucination |
| Yıl | İsim |
|---|---|
| 2016 | collective:unconscious |
| 2017 | Village People |
| 2021 | We're All Going to the World's Fair |
| 2024 | I Saw the TV Glow |
| 2026 | Teenage Sex and Death at Camp Miasma |
| Yıl | İsim | Notlar |
|---|---|---|
| 2012 | Speechless | Ortak yapımcı |
| 2016 | Black Soil, Green Grass | Yönetici yapımcı |
| Swallowed | Yönetici yapımcı | |
| 2017 | Lovewatch | Yardımcı yapımcı |
| 2018 | Gwilliam's Tips For Turning Tricks Into Treats | Yönetici yapımcı |
| 2019 | Tux and Fanny | Yönetici yapımcı |
| Pots N' Tots | Yönetici yapımcı | |
| Chained for Life | ||
| Dick Pics! (A Documentary) | Yönetici yapımcı | |
| Laying Out | Yönetici yapımcı | |
| 2020 | The Starr Sisters | Yönetici yapımcı |
| 2023 | Girl Internet Show: A Kati Kelli Mixtape | |
| 2024 | Dream Team | Yönetici yapımcı |
| Yıl | İsim | Notlar |
|---|---|---|
| 2025 | Castration Movie Anthology ii: The Best of Both Worlds | Jenerik sonrası kısa görünüm |
| 2026 | Castration Movie Anthology iii: Year of the Hyaena | Aktör |
| Yıl | Şarkı | Sanatçı | Ref. |
|---|---|---|---|
| 2023 | "Night Shift" | Lucy Dacus |