Kilo alma, vücut ağırlığında meydana gelen bir artıştır. Bu artış iskelet kası kütlesinde, yağ dokusu birikintilerinde, aşırı sıvı tutulumunda ya da bu etkenlerin bir bileşiminde ortaya çıkabilir. Kilo alımı, kasıtlı bir hedefin sonucu olabileceği gibi, ciddi bir tıbbi durumun belirtisi de olabilir; vücut şişman bir görünüm kazanabilir.
Bazı bireyler, özellikle sporcular ve vücut geliştirme ile ilgilenen kişiler; kas kütlesini artırmak, sportif performansı geliştirmek veya estetik hedeflere ulaşmak amacıyla bilinçli olarak kilo almaya çalışır. 2025 yılında 168 sporcu yetişkin üzerinde yürütülen bir araştırmaya göre katılımcıların %87,5'i kas gelişimini, %66,1'i estetik görünümü ve %63,7'si performans artışını hedeflemiştir; katılımcıların %88'i fazladan kalori tüketirken %83,9'u protein alımını, %81,5'i ise direnç antrenmanını artırmıştır. Aynı araştırma, katılımcıların %9,6'sının anabolik steroid gibi hormonal maddeler kullandığını da ortaya koymuş; araştırmacılar sporcuların güvenli bir enerji fazlası, dengeli besin ögesi dağılımı ve direnç antrenmanı konusunda bilgilendirilmesi, riskli takviye veya ilaç kullanımından caydırılması gerektiğini vurgulamıştır.
İstemsiz kilo alımı, kişinin bilinçli bir çabası olmaksızın ortaya çıkan kilo artışını ifade eder ve çeşitli fizyolojik, hormonal veya ilaç kaynaklı etkenlere bağlı olabilir. Yaşlanmayla birlikte metabolizma hızının yavaşlaması, enerji harcamasını azaltarak kilo alımına zemin hazırlayabilir. Doğum kontrol hapları, kortikosteroidler, bazı antipsikotik ilaçlar ile bipolar bozukluk veya depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve bazı diyabet ilaçları da istenmeyen kilo alımına yol açabilen ilaç gruplarındandır.
Cushing sendromu, hipotiroidi, polikistik over sendromu, menopoz ve hamilelik gibi hormonal değişiklikler veya tıbbi durumlar da kilo alımıyla ilişkilendirilir. Ayrıca adet döngüsü, kalp veya böbrek yetmezliği ya da preeklampsi gibi durumlara bağlı sıvı birikimi (ödem) geçici bir kilo artışına neden olabilir. Sigarayı bırakma da sık görülen bir başka nedendir; bırakma sonrası ilk altı ayda genellikle 1,8-4,5 kilogram, bazı durumlarda 11-13,5 kilograma varan bir kilo alımı bildirilmiştir.
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneğine (TEMD) göre, vücut yağ kütlesinin kabul edilen normal düzeylerin üzerine çıkması anlamına gelen obeziteye en sık aşırı kalori alımı, dengesiz beslenme alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite yol açar; hormonal bozukluklar, genetik etkenler ve bazı ilaçlar da tabloya katkıda bulunabilir. Derneğin verilerine göre Türkiye'deki yetişkin nüfusun yaklaşık üçte biri obezite sınırındadır. Vücut kitle indeksi (VKİ) 30 kg/m²'nin üzerinde olan bireyler obez olarak sınıflandırılır; ancak VKİ tek başına sağlık riskini tam yansıtmaz, çünkü yağın vücuttaki dağılımı da önemlidir.