| Dağ kar tavuğu | |||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
L. m. muta, Jotunheimen, Norveç Bir çift. Erkek, kış tüy örtüsünü büyük ölçüde koruyor. | |||||||||||||||
| Korunma durumu | |||||||||||||||
Asgari endişe altında (IUCN 3.1) | |||||||||||||||
| Biyolojik sınıflandırma | |||||||||||||||
| |||||||||||||||
| İkili adlandırma | |||||||||||||||
| Lagopus muta (Montin, 1781) | |||||||||||||||
| Alt türler | |||||||||||||||
| 23 alt tür (sayısı 20 ilâ 30 arasındadır.) | |||||||||||||||
| Dağ kar tavuğunun coğrafi dağılımı | |||||||||||||||
| Sinonimler | |||||||||||||||
| |||||||||||||||
Dağ kar tavuğu (Lagopus muta), sülüngiller (Phasianidae) familyasının Lagopus cinsine bağlı, Kuzey Yarımküre'nin kutup bölgeleri ile yüksek dağlık alanlarında yaşayan orta büyüklükte bir kuş türüdür. Tüy rengi mevsimlere göre değişir; kışın neredeyse tamamen beyaz olan tüyleri, yaz aylarında gri ve kahverengi tonlarına dönüşerek çevreye uyumlu bir kamuflaj sağlar.

Türün bilimsel adı olan Lagopus muta, cins adı Lagopus ile tür epiteti muta'dan oluşur. Lagopus adı, Eski Yunancada “tavşan” anlamındaki lagōs ile “ayak” anlamındaki pous sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir ve cins üyelerinin ayaklarını örten yoğun tüylere gönderme yapar. Muta ise Yeni Latincede “sessiz” anlamına gelir ve erkeğin görece sade, boğuk ötüşüyle ilişkilidir.
Tür adı geçmişte uzun süre mutus biçiminde kullanılmıştır. Ancak Lagopus adının Eski Yunancada dişil kabul edilmesi nedeniyle tür epitetinin de buna uyumlu olarak muta biçiminde olması gerektiği belirlenmiştir.
İngilizcede kullanılan ptarmigan adı ise İskoç Galcesindeki tarmachan sözcüğünden türemiştir. Sözcüğün başındaki p harfi, adın yanlış biçimde Yunanca kökenli kabul edilmesi sonucunda daha sonra eklenmiştir.
Dağ kar tavuğu, sülüngiller (Phasianidae) familyası içinde yer alan Lagopus cinsine bağlıdır. Türün geniş bir coğrafi alana yayılması ve bazı popülasyonlarının birbirinden yalıtılmış bölgelerde yaşaması sonucunda çok sayıda alt tür tanımlanmıştır. Günümüzde tür kapsamında 23 alt tür kabul edilmektedir. Bunlar Arktik ve Subarktik Avrasya ve Kuzey Amerika'nın yanı sıra İzlanda, Britanya Adaları, Alpler, Pireneler, Japonya ve Aleut Adaları gibi birbirinden uzak bölgelerde yayılış gösterir.
Uluslararası Ornitologlar Birliği'nin sınıflandırmasına göre dağ kar tavuğunun 23 alt türü tanınmaktadır.
| Alt tür | Tanımlayan | Yayılışı |
|---|---|---|
| L. m. atkhensis | Turner, 1882 | ABD'nin Aleut Adaları'nın orta-batı kesimindeki Tanaga, Adak ve Atka adaları |
| L. m. dixoni | Grinnell [Joseph_Grinnell], 1909 | Glacier Bay çevresi ve Güneydoğu Alaska |
| L. m. evermanni | Elliot [Daniel_Giraud_Elliot], 1896 | Aleut Adaları'nın batısındaki Attu Adası |
| L. m. gerasimovi | Red'kin, 2005 | Rusya'daki Karagin Adası |
| L. m. helvetica | Thienemann [Ludwig_Thienemann], 1829 | Alpler |
| L. m. hyperborea | Sundevall, 1845 | Svalbard ve Franz Josef Toprakları |
| L. m. islandorum | Faber [Frederik_Faber], 1822 | İzlanda |
| L. m. japonica | Clark [Austin_Hobart_Clark], 1907 | Japonya'nın Honşu Adası |
| L. m. kurilensis | Kuroda [Nagamichi_Kuroda], 1924 | Rusya'daki Kuril Adaları |
| L. m. macruros | Schiøler [Eiler_Lehn_Schiøler], 1925 | Grönland'ın kuzeydoğusu |
| L. m. millaisi | Hartert, 1923 | İskoçya |
| L. m. muta | Montin, 1781 | Kuzey Fennoskandiya'dan Rusya'daki Kola Yarımadası'na kadar uzanan bölge |
| L. m. nadezdae | Serebrovski [Pavel_Serebrovsky], 1926 | Güney Sibirya ve Kuzey Moğolistan |
| L. m. nelsoni | Stejneger, 1884 | Aleut Adaları'nın doğusundaki Unimak ve Unalaska adaları ile Güney Alaska |
| L. m. pleskei | Serebrovski [Pavel_Serebrovsky], 1926 | Kuzey Sibirya |
| L. m. pyrenaica | Hartert, 1921 | Fransa ve İspanya'daki Orta ve Doğu Pireneler |
| L. m. reinhardi | Brehm, 1824 | Güney Grönland |
| L. m. ridgwayi | Stejneger, 1884 | Rusya'daki Komandor Adaları |
| L. m. rupestris | Gmelin, 1789 | Kuzey Amerika'nın kuzeyi |
| L. m. saturata | Salomonsen [Finn_Salomonsen], 1950 | Kuzeybatı Grönland |
| L. m. townsendi | Elliot [Daniel_Giraud_Elliot], 1896 | Aleut Adaları'nın batısındaki Kiska, Amchitka, Küçük Sitkin ve Rat adaları |
| L. m. welchi | Brewster [William_Brewster_(ornithologist)], 1885 | Kanada'daki Newfoundland |
| L. m. yunaskensis | Gabrielson [Ira_Noel_Gabrielson] ve Lincoln [Frederick_Charles_Lincoln], 1951 | Aleut Adaları'nın orta kesimindeki Yunaska Adası |

Dağ kar tavuğu, yaklaşık 34–36 cm uzunluğunda, 54–60 cm kanat açıklığına sahip orta büyüklükte bir kuştur. Kuyruk uzunluğu yaklaşık 8 cm, vücut ağırlığı ise 440–640 g arasında değişir. Yakın akrabası olan kar tavuğundan (Lagopus lagopus) yaklaşık yüzde 10 daha küçüktür.
Türün tüy rengi mevsimlere göre belirgin biçimde değişir. Üreme dönemindeki erkeklerin üst tarafları çoğunlukla grimsi tonlarda, kanatları ve alt tarafları ise beyazdır. Kış aylarında siyah dış kuyruk tüyleri ve göz çevresindeki koyu çizgi dışında tüyler büyük ölçüde beyaza dönüşür. Dişilerde bu siyah göz çizgisi bulunmaz.
Dağ kar tavuğu, kış tüyleri içindeyken kar tavuğuna benzeyebilir. Bununla birlikte daha yüksek rakımlı ve daha çıplak, kayalık yaşam alanlarını tercih etmesi ve daha ince yapılı gagasıyla ondan ayrılır. Erkeklerde bulunan siyah göz çizgisi de ayırt edici özelliklerden biridir; bu işaret kar tavuğunda ve dişi dağ kar tavuklarında görülmez.
Dağ kar tavuğu, Arktik ve Subarktik Avrasya ile Kuzey Amerika'da Grönland dâhil olmak üzere, tundralarda ve kayalık dağ yamaçlarında üreyen büyük ölçüde yerleşik bir türdür. Kuzey Amerika'da Arktik Kordillerası boyunca, Avrasya'da ise Norveç ve İsveç'ten Sibirya'nın Uzak Kuzey kesimlerine kadar uzanan Arktik bölgelerde geniş bir yayılışa sahiptir. Ana yayılış alanının dışında İskoçya, Pireneler, Alpler, Bulgaristan, Urallar, Pamir ve Altay dağları ile Japonya'da birbirinden yalıtılmış popülasyonları bulunur. Japonya'daki yayılışı Japon Alpleri ve Haku Dağı ile sınırlıdır. Uzak ve sert iklim koşullarına sahip yaşam alanlarında bulunması nedeniyle doğal düşmanlarının sayısı görece azdır. Başlıca avcıları arasında ak sungur, kaya kartalı ve kutup tilkisi yer alır. İnsanlarla seyrek karşılaşan bazı popülasyonlarda bireyler oldukça yaklaşılabilir davranabilir. Rusya'nın yüksek Arktik bölgesindeki Franz Josef Toprakları'nda yaşayan küçük popülasyon, kutup gecesi boyunca bölgede kalır. Bu kuşlar kışı, yaz aylarında deniz kuşu kolonilerinin bulunduğu yüksek kayalıkların çevresindeki ve altındaki bitki örtüsünden yararlanarak geçirir. Britanya'da geçmişte İngiltere'nin Göller Bölgesi'ndeki yüksek alanlarda ve İskoçya'nın güneyindeki dağlık kesimlerde de görülmesine karşın günümüzde yayılışı İskoç Dağlık Bölgesi ile sınırlıdır. Son buzul çağında ise tür, Avrupa kıtasında günümüzdekinden çok daha geniş bir alana yayılmıştır.
Dağ kar tavuğu genel olarak yerleşik bir türdür. Özellikle Japonya ve İskoçya gibi güneyde yer alan ve birbirinden yalıtılmış popülasyonlarda uzun mesafeli göç görülmez; kuşlar kış aylarında daha korunaklı ve alçak kesimlere inmekle sınırlı yükselti hareketleri yapar. Kuzeydeki popülasyonlarda ise mevsimsel hareketlilik daha belirgindir ve Arktik bölgelerde bireyler geniş alanlara dağılabilir. Türün zaman zaman uzun mesafeler katettiği de bilinmektedir. Kış aylarında İzlanda’da incelenen bazı dağ kar tavuklarının taşlıklarında Grönland kökenli mineral parçaları tespit edilmiş, bu durum kuşların yaklaşık 300 km genişliğindeki Danimarka Boğazı'nı aşabildiğini göstermiştir. Ayrıca Grönland'ın batısındaki Disko Adası'nda yazın halkalanan [Bird_ringing] bir dağ kar tavuğu, ertesi kış 1.000 km'den daha güneydeki Qaqortoq'ta yeniden bulunmuştur.
Dağ kar tavuğu doğal yayılış alanı dışında Yeni Zelanda, Güney Georgia, Kerguelen Adaları ve Crozet Adaları'na da yerleştirilmiştir. Faroe Adaları ile İrlanda'da gerçekleştirilen yerleştirme girişimleri ise kalıcı popülasyonların oluşmasını sağlayamamıştır.
Dağ kar tavuğunun davranışları özellikle üreme döneminde belirginleşir. Erkekler bu dönemde boğuk, hırıltılı ve tıkırtılı sesler çıkarır; bu sesler çoğunlukla diğer erkeklere karşı alan hâkimiyetini bildirme işlevi görür. Açık kur alanlarında tek başına veya birkaç erkek bir arada, hem yerde hem havada çeşitli kur ve bölge savunma hareketleri sergiler.
Kur uçuşu sırasında erkek, hızlı kanat çırpışlarıyla ileri doğru hareket ettikten sonra yükselir ve kuyruğunu yelpaze biçiminde açarak süzülmeye geçer. Gösterinin en yüksek noktasında kaba ve giderek uzayan bir çağrı çıkarır. Bu ses, bazı gözlemciler tarafından bir çubuğun tahta çit parmaklıkları üzerinde hızla gezdirilmesine benzetilmiştir.
Yerdeki bölge savunmasında çağrı yapma, rakip erkeği kovalama, kuyruğu açma, boynu uzatma ve kanatları aşağıda tutma gibi hareketler görülür. Bölge sahibi erkekler arasında doğrudan fiziksel çatışmalar seyrektir; buna karşılık baskın erkeklerin daha alt konumdaki erkekleri kovalaması daha yaygındır. Erkekler dişilere yaklaşırken çevrelerinde dönme ve benzeri kur hareketlerinden de yararlanır.
Dağ kar tavuğunun beslenme düzeni ve üreme başarısı, yaşadığı bölgenin iklimine ve bitki örtüsündeki mevsimsel değişimlere bağlıdır. Erişkinler ağırlıklı olarak bitkisel besinlerle beslenirken yavruların beslenmesinde omurgasızlar daha önemli yer tutar.
Türün tükettiği besinler yayılış alanına ve yılın dönemine göre önemli ölçüde değişir. Alaska popülasyonlarında kışın (titrek) kavak [en] tomurcukları ile bodur (cüce) huş [Betula_nana] ve söğütlerin tomurcuk ve kedicikleri temel besin kaynaklarını oluşturur. İlkbaharda Empetrum nigrum ve Vaccinium vitis-idaea gibi bodur çalılardan daha fazla yararlanılır.
Besin çeşitliliği yaz başında artar. Bu dönemde söğüt yapraklarının yanı sıra Dryas ve bazı baklagil türlerinin yaprak ve çiçekleri tüketilir. Yaz sonundan sonbahara kadar meyveler, bistorta tohumları ve huş tomurcukları beslenmede yeniden öne çıkar. Yavrular ise gelişimlerinin ilk dönemlerinde böcekler, böcek larvaları ve salyangozlarla beslenir.
Erkeklerde gözlerin üzerinde bulunan kırmızı ibikler, eş seçimi ve erkekler arasındaki rekabette rol oynar. Siyah göz çizgisi dışında belirgin bir üreme dönemi tüylenmesine sahip olmayan erkeklerde, ibiğin büyüklüğü ve görünümü bireyin fiziksel durumu hakkında işaret verebilir. İbiklerin gelişimi ile testosteron düzeyi ve saldırgan davranışlar arasında ilişki bulunduğu belirlenmiştir.
Nunavut'taki Scarpa Gölü çevresinde yürütülen çalışmalar, ilk kez üreyen erkeklerde çiftleşme başarısının hem ibiğin büyüklüğü hem de durumuyla bağlantılı olduğunu göstermiştir. Birden fazla dişiyle çiftleşen erkeklerin ibikleri, tek eşle çiftleşen erkeklerinkinden genellikle daha büyüktür. Daha yaşlı bireylerde ise büyüklükten çok ibiğin genel durumu çiftleşme başarısıyla ilişkilidir.
Dağ kar tavuğu yaklaşık altı aylıkken eşeysel olgunluğa ulaşabilir ve bir üreme döneminde genellikle altıya kadar yavru yetiştirir. Türün görece yüksek üreme kapasitesi, uygun koşullarda popülasyonların kayıpları belirli ölçüde telafi edebilmesini sağlar.
Dağ kar tavuğunun yağ depolama kapasitesi genel olarak sınırlıdır. Bu nedenle kışı geçiren bireyler enerji gereksinimlerini karşılamak için sık aralıklarla beslenmek zorundadır. Kış boyunca görülen düşük düzeydeki ağırlık artışı, büyük ölçüde ilkbahardaki üreme dönemine hazırlık amacıyla yumurtalık ve yumurta kanalının gelişmesinden kaynaklanır. Tür, besin değeri düşük bitkisel kaynaklardan daha fazla yararlanabilmek için gelişmiş ve uzun kör bağırsaklara sahiptir. Kör bağırsaklardaki fermantasyon sindirime katkıda bulunsa da tek başına önemli bir enerji kaynağı oluşturmaz.
Svalbard'da yaşayan L. m. hyperborea, belirgin mevsimsel ağırlık artışı gösteren tek alt türdür. Bu popülasyonda kışın besin kaynaklarının diğer yayılış bölgelerine göre daha kıt olması, daha fazla yağ depolanmasını gerekli kılar. Çoğu dağ kar tavuğunda yıl boyunca yağ dokusu miktarı 20 gramı aşmaz ve bu rezervler besin alınamadığında yaklaşık iki günlük enerji gereksinimini karşılayabilir. Svalbard alt türünde ise yağ miktarı yaklaşık 100 grama ulaşabilir ve on güne kadar sürebilecek açlık dönemlerinde enerji sağlayabilir.
Artan yağ miktarının kuşların hareket sırasında harcadığı enerjiyi belirgin biçimde yükseltmediği düşünülmektedir. Bu özellik, kışın geniş alanlarda sürekli besin aramak zorunda kalan bireyler açısından önem taşır. Yağ depolanmasındaki mevsimsel değişimler, karaciğer ağırlığındaki değişimlerle de ilişkilidir.
Dağ kar tavuğu, yayılış gösterdiği bazı bölgelerde av kuşu ve besin kaynağı olarak değerlendirilmesinin yanı sıra kültürel ve idari bir simge olarak da önem taşır.
Tür, İzlanda’da adanın yerleşime açıldığı dönemlerden beri avlanmaktadır. Başlangıçta geçim amacıyla yapılan avcılık, 19. yüzyılın sonlarında ticari bir nitelik kazanmış; avlanan kuşlar önce Avrupa’ya, daha sonra ülke içindeki pazarlara sunulmuştur. Dağ kar tavuğu eti, İzlanda mutfağında özellikle Noel yemekleriyle ilişkilendirilen geleneksel yiyeceklerden biridir.
Popülasyondaki uzun süreli azalma nedeniyle İzlanda’da 2003 ve 2004 yıllarında türün avlanması geçici olarak yasaklanmıştır. Avcılığa 2005’te yeniden izin verilmiş, ancak uygulama kişisel tüketimle sınırlandırılmıştır. Av dönemi popülasyonun yıllık durumuna göre belirlenmekte; avlanan kuşların ve bunlardan elde edilen ürünlerin satışı yasaklanmaktadır.
Thomas Bewick, 1797’de yayımlanan A History of British Birds [A_History_of_British_Birds] adlı eserinde türü “beyaz orman tavuğu” adıyla ele almış ve “beyaz av kuşu” ile “ptarmigan” adlarını alternatif kullanımlar olarak kaydetmiştir. Bewick ayrıca etinin koyu renkli olduğunu, beslendiği dağ bitkileri nedeniyle zaman zaman acımsı bir tat taşıdığını ve lezzetinin tavşan etini andırdığını belirtmiştir.
Dağ kar tavuğu, Kanada’nın Nunavut bölgesinin resmî kuşudur ve İnuitçede aqiggiq (ᐊᕿᒡᒋᖅ) adıyla bilinir. Newfoundland ve Labrador eyaletinde ise resmî av kuşu olarak kabul edilmiştir.
Japonya’da raichō (雷鳥) adıyla bilinen türün adı “gök gürültüsü kuşu” anlamına gelir. Gifu, Nagano ve Toyama prefektörlüklerinin resmî kuşu olan dağ kar tavuğu, Japonya’da ulusal ölçekte koruma altındadır.