| Mahidevran Sultan | |
|---|---|
Mahidevran'ın Muradiye Külliyesi'ndeki Türbesi | |
| Doğum | y. 1500 |
| Ölüm | 3 Şubat 1581 Bursa, Osmanlı İmparatorluğu |
| Defin | Bursa Muradiye Külliyesi |
| Eş(ler)i | I. Süleyman |
| Çocuk(lar)ı | Şehzade Mustafa |
| Hanedan | Osmanlı Hanedanı |
| Dini | İslam |
Mahidevran Sultan (Osmanlıca: ماه دوران سلطان; y. 1500 - 3 Şubat 1581, Bursa) veya Gülbahar Hatun (Osmanlıca: گل بھار), Osmanlı padişahı I. Süleyman'ın eşi ve Şehzade Mustafa'nın annesidir. Mahidevran'ın kökeni tartışmalıdır ancak Çerkes, Arnavut, Kırımlı veya Karadağlı olduğu iddia edilmektedir.
Osmanlı padişahı I. Selim'in hayatta kalan tek oğlu olan Saruhan Sancakbeyi Şehzade Süleyman'ın Manisa Sarayı'ndaki haremine girdi. 1515 yılında Şehzade Mustafa'yı doğurduktan sonra Mahidevran adını aldı ve saraydaki konumu yükseldi. 1520'de Süleyman'ın tahta çıkmasının ardından oğlu Şehzade Mustafa ile birlikte Konstantiniyye'deki Topkapı Sarayı'na yerleşti. Süleyman'ın Hürrem Sultan ile nikâhlanmasıyla birlikte gözden düşen Mahidevran, Eski Saray'a taşındı. 1534'te Saruhan Sancakbeyi olan oğlu Şehzade Mustafa ile birlikte Saruhan'a gitti. Ardından Mustafa'nın sırasıyla Amasya ve Konya Sancakbeyliğine atanmasıyla birlikte, bu şehirlere de onunla birlikte gitti. Şehzade Mustafa, 6 Ekim 1553'te Sultan Süleyman tarafından boğduruldu. Mustafa'nın cenazesi Bursa'ya gönderilirken, Mahidevran ile Mustafa'nın kızı ve cariyeleri de Bursa'ya sürüldü.
Mahidevran, oğlunun idamından sonra uzun yıllar sıkıntılı ve yoksul bir hayat yaşadı. On yıl boyunca yaşadığı evin vergilerini ödeyemedi ve borçlandı. 1558'de Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra Süleyman, Bursa kadısı aracılığıyla Mahidevran'ın borçlarını ödedi ve ödenek bağlattı. Süleyman'dan sonra tahta çıkan II. Selim, Mahidevran'a ev satın aldı ve 1573 yılında üvey kardeşi Şehzade Mustafa'nın adına türbe yaptırdı. Maddi açıdan güvenceye kavuşan Mahidevran, oğlunun türbesinin bakımı için bir vakıf kurdu ve iki değirmen ve yüz bin dirhem gümüş para vakfetti. Süleyman'ın tüm çocuklarından daha uzun süre yaşayan Mahidevran, 3 Şubat 1581'de öldü ve oğlunun yanına defnedildi.
Hürrem Sultan, Süleyman'ın en sevdiği ve nikâhlı eşi olurken, Mahidevran Süleyman'ın en büyük oğlunun annesi olma statüsünü korudu ve evlenmemiş olmalarına rağmen bazı diplomatlar tarafından Süleyman'ın "ilk eşi" olarak anıldı. Hürrem'e "sultan" ve daha sonra "haseki sultan" ünvanı verilinceye kadar, Süleyman'ın bütün eşleri "hanımefendi, kadın" anlamına gelen "hatun" ünvanına sahipti. Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları kitabında Osmanlı sicil kayıtlarındaki bir pasajda kendisinden Mahidevran Hatun olarak bahsedildiğini belirtmiş ve kitabında sultan ünvanını kullanmamıştır. Tarihi kurgularda kendisine sık sık sultan ünvanı verilir. Ayrıca, bazen "baş kadın" unvanıyla da anılır, ancak bu unvan on altıncı yüzyılda mevcut değildi.
1500 yılı civarında doğmuş olup, bazı kaynaklarda Çerkes olduğu belirtilirken, diğer kaynaklarda Arnavut, Kırımlı veya Karadağlı olduğu yazılmaktadır. İlk adının Bosfor olduğu iddia edilse de, "Bosfor", Çerkesler arasında Taman yarımadasının ismidir, bu sebeple bazı kişiler isminin değil memleketinin Bosfor olduğunu söyler. Babasının adı Bursa'daki Şehzade Mustafa Türbesi'ndeki mezar sandukası levhasında Abdullah; saray arşivindeki belgelerde ise Abdurrahman ve Abdülmennân olarak yazdığından cariye olduğu düşünülmüştür.
Saruhan Sancak Beyi Şehzade Süleyman'ın Manisa Sarayı haremine girdi. 1515 yılında Süleyman'ın en büyük erkek çocuğu olan Mustafa'yı dünyaya getirmesinin ardından Mahidevran adını aldı. 1520 eylülünde I. Selim'in vefat etmesinin ardından Süleyman'ın Osmanlı padişahı olması üzerine oğluyla birlikte İstanbul'a geldi. İki kız kardeşinin de sarayda onunla birlikte yaşadığı ve Bursa'da Muradiye Külliyesindeki Saraylar türbesine defnedilmiş oldukları düşünülür.
Şehzade Mustafa yetişkinliğe ulaşınca Osmanlı geleneklerine uygun olarak Saruhan Sancak Beyi olarak görevlendirildi. Yine gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Saruhan'a gitti. 6 Ekim 1553 tarihinde Süleyman, Konya'da bulunan oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Mustafa'nın cenazesi Bursa'ya gönderilirken, Mahidevran ile Mustafa'nın kızı ve cariyeleri de Bursa'ya sürüldü.
Bursa Şer'i Mahkeme Sicilleri arasında bulunan bir belgeye göre Mahidevran Sultan, sekiz, on kişilik maiyet kadrosuyla birlikte Amasya'dan Bursa'ya sürgün edilmiştir. Padişah hanımı olarak alması gereken paşmaklık toprakların vergisi kesilmiştir. On sene civarında Bursa'da yaşadığı evin kirasını ödeyemez duruma gelmiş ve birçok yere borçlanmıştır. Süleyman diğer eşi Hürrem Sultan'ın 1558'deki ölümünden sonra, Bursa kadısı aracılığıyla Mahidevran'ın borçlarını ödetip kendisine ödenek bağlatırken; ertesi yıl bir fermanla Bursa Hisarı'nda, İmaret-i İsâ mahallesindeki Leyszâde evini kendisine aldırttı:
"Gelen bilgi doğru ise hükm-i hümayunum elinize geçince o çeşit evlerin kirası günde ne ediyorsa bilgi alınıp söz konusu evlerde ne zamandan beri oturulup kirasının verilmediği hesaplanıp çıkan meblağın Hassa Harc Emininden verilmesi için ferman olunmuştu. Buna göre filan kişilerle evlere gidilip araştırma yapıldı. Günlük 10 akçe kira bedeli çıkarıldı. 9,5 yıllık kira bedeli hesaplanıp 34 bin 200 akçe ev sahiplerine ödendi."
Kendisine verilen ödenekle geçinen Mahidevran, oğlu Mustafa'nın Muradiye'deki mezarının üstüne Mustafa-i Cedit Türbesi'ni yaptırırken, türbenin bakımı için evinin yanında iki değirmen ve yüz bin dirhem gümüş para vakfetti. 3 Şubat 1581 tarihinde öldü ve oğlunun yanına gömüldü.
2003 yılında yayınlanan Hürrem Sultan adlı Türk televizyon dizisinde Mahidevran Sultan'ı Hatice Aslan, 2011-2014 yılları arasında yayınlanan Muhteşem Yüzyıl dizisinde ise Nur Fettahoğlu canlandırdı.
The bailo also noted that Mustafa was the 'whole joy' of his mother Mahidevran, who was still Süleyman's birinci kadın, though she had been supplanted as haseki by Roxelana.
Mahidevran, kökeni tartışmalı olan bir cariyeydi; muhtemelen Çerkes ya da Arnavut’tu.
Busbecq, Türk Mektupları'nda, "Süleyman'ın bir cariyeden bir oğlu vardı. Eğer yanılmıyorsam bu cariye Kınm'dan gelmişti. Çocuğun ismi Mustafa idi," diyor. Bu bilgiyi, başka bir mektupta, "Süleyman'ın beş oğlu vardı. En büyükleri Mustafa idi. Bu, Kınmlı bir cariyeden doğmuştu," diyerek yineler.