Mimnermos

Mimnermos MÖ 7. yüzyılın sonunda (MÖ 630-600) yaşamış olan Yunan elegeia şairidir. Kolophon'da (bugünkü Değirmendere) doğmuştur.

Yaşamı ve şiirleri

Duygusal elegeianın kurucusudur. Tyrtaios ile Arkhilokhos'un çağdaşıdır. En önemli şiirlerini Nanno adında aşık olduğu bir flütçü kıza yazmıştır. Nanno adlı bu eseri yazarına aşk ve şiir esinleyen bir kadına armağanlanmış en eski kitaptır. Mimnermos bu eserde Lidyalı flütçü kıza duyduğu aşkın yanı sıra çok sayıda efsane de anlatmıştır ve bunların hepsi aşk efsaneleri değildir: Akhalar'ın Kolophon ile İzmir'i kurmaları, İason'un, Aietes'in kentine gelişi ve Medeia'ya aşık oluşu, Niobe'nin yirmi oğlunun öldürülüşü, Antigone ile İsmene gibi efaneler de anlatılmıştır. Bunun dışında Smirneis adlı eseri de vardır. Bu eserde İzmir'in 685 yıllarında Lidya kralı Gyges'in saldırısına karşı şanlı direnişi kutlanmıştır.İskenderiye filologlarının iki kitap içinde topladıkları eserinden toplam seksen dizelik on beş kadar fragment kalmıştır. Smirneis Musalar'a seslenişle başlar, bu eserde savaşçının seçkin değeri geniş ayrıntılarla anlatılır ve yüceltilir. Ozanın dili Homeros'un diline yakındır. Duygusal şiirlerini çok zarif ve ince bir dille yazmıştır.

Elegeia şiirine aşk, hüzün, neşe gibi duyguları getiren Mimnermos, şiirlerinde genellikle gençliğin güzelliğini buna karşılık yaşlılığın dertlerini dile getirmiştir:

NANNO'YA

Hayat nedir, zevk nedir, altın Aphrodite'siz?
Ölsem, tadamadığım gün
gizli sevişmeleri, tatlı armağanları, vuslatı.
Yalnız gençliğin çiçeklendiği çağ güzeldir
hem erkekler hem kadınlar için. Çökünce
insanı çirkin, kötü eden ihtiyarlık,
acı kaygılar kemirir durur insanın yüreğini.
Gün ışığına bakmakla sevinmez artık,
çocuklara düşman, kadınlarca değersizdir.
İşte böyle dertli kılmış tanrı ihtiyarlığı.
...
Çiçekli ilkbahar nasıl yeşertirse yaprakları,
güneş ışığıyla birden büyürler hani,
bizde gençliğin tadını kısacık bir süre çıkarıyoruz,
tanrılardan yana ne iyiyi ne kötüyü bilmeden.
Kara Kerler yanı başımızda:
birinin elinde yaşlılık, öbüründe ölüm.
Gençliğin çiçeği çabuk solar,
ömrü güneşin yeryüzünde parladığı kadar.
ama bu mevsim geçti mi,
ölmek yaşamaktan daha iyi;
insanın gönlü kararıyor çünkü:
kiminin ocağı söner, acı yoksulluğa düşer;
kiminin çocuğu yoktur,
çocuk özlemiyle gider yeraltına, Hades'e;
kimi de ölümcül hastalıklara yakalanır.
Zeus'un yığınla dert vermediği
bir insanoğlu yoktur.

Kaynakça

Dış bağlantılar