| Homeros | |
|---|---|
Homeros'un mermer büstü. MÖ 2. yüzyıla ait kayıp bir Helenistik orijinalin Roma dönemi kopyası. British Museum, Londra | |
| Kendi dilinde adı | Ὅμηρος Hómēros |
| Doğum | MÖ y. 8. yüzyıl muhtemelen İyonya |
| Ölüm | İos |
| Dil |
|
| Tür | Epik şiir |
| Önemli eserler | |
Homeros (Grekçe: Ὅμηρος, Grekçe telaffuz: [hómɛːros]; d. y. MÖ 8. yüzyıl), Antik Yunan edebiyatının en eski ve en önemli eserleri arasında yer alan İlyada ve Odysseia epik şiirlerinin yazarı olarak kabul edilen Yunan şairidir. Kimliği ve yaşadığı dönem hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, Batı edebiyat geleneğinin kurucu figürlerinden biri sayılır ve tarihin en etkili yazarları arasında gösterilir.
İlyada, Truva Savaşı'nın son yılında Kral Agamemnon ile savaşçı Akhilleus arasında yaşanan çekişmeyi konu edinir. Odysseia ise İthaka Kralı Odysseus'un Truva'nın düşüşünün ardından başlayan ve on yıl süren eve dönüş yolculuğunu anlatır. Destanlar, insanın kader, savaş ve tanrılar karşısındaki mücadelesini tasvir eder. Özellikle Odysseia, Odysseus'un tanrıların ceza ve engellemelerine direnerek azimle ilerlemesini konu alır. Şiirler, farklı dönemlere ait İyon ve Aiol lehçelerinin özelliklerini bir araya getiren ve baskın unsurun Doğu İyonca olduğu bir edebî dil olan Homerik Yunanca ile yazılmıştır. Çoğu araştırmacı, destanların başlangıçta sözlü gelenek içinde aktarılmış olduğunu düşünür. Ağırlıklı olarak trajik ve ciddi temalarla tanınmalarına rağmen, Homeros'un şiirlerinde komik unsurlar ve kahkaha sahneleri de yer alır.
Homeros destanları, kahramanlık, şan ve onur ideallerini besleyerek Antik Yunan kültürü ile eğitiminin birçok yönünü derinden etkiledi. Platon'a göre Homeros, "Yunanistan'ı eğitmiş olan" kişidir. Dante Alighieri, İlahi Komedya adlı eserinde Vergilius aracılığıyla Homeros'tan "Şairlerin hükümdarı" olarak söz eder. Alexander Pope ise İlyada çevirisinin önsözünde Homeros'un her zaman "şairlerin en büyüğü" kabul edildiğini belirtir. Antik Çağ'dan günümüze uzanan süreçte Homeros destanları, edebiyat, müzik, sanat ve sinema alanlarında pek çok önemli esere ilham kaynağı olmuştur.
İlyada ve Odysseia'nın kim tarafından, ne zaman, nerede ve hangi koşullar altında yazıldığı meselesi, hala süregelen araştırmaların konusudur. Şiirlerin MÖ 8. yüzyılın sonları veya 7. yüzyılın başlarında oluşturulduğu düşünülmektedir. Klasik antik çağda Homeros'un hayatına dair birçok anlatım dolaşmaktaydı; en yaygın olanı ise onun İyonya'dan, yani Anadolu'nun batı kıyısının orta kısmını ve Sakız ve Samos adalarını içeren bir bölgeden gelen kör bir ozan olduğu yönündeydi. Günümüzde bilim insanları bu anlatıları efsane olarak değerlendirmektedir
"Homeros"un kimliği bir gizemdir ve bilim insanları genellikle İlyada ve Odysseia'nın arkasında tek bir yazar olduğu yönündeki eski anlayışı kurgusal bir anlatı olarak değerlendirirler. Antik çağda, Homeros'un anonimliği nedeniyle hayatına dair biyografik ayrıntılar giderek daha çok efsaneleştirildi ve o dönemde Truva Savaşı'ndan sonra yaşadığına inanılıyordu. Çağdaş bilim insanları, Homeros'un yaşamını Homeros Sorunu ile birlikte inceliyorlar; bu soru, Homeros'un yazarlığı ve ona atfedilen epik şiirlerin kökeni, kompozisyonu ve aktarımıyla ilgili devam eden akademik bir tartışmadır. Homeros'un en bilinen iki antik biyografisi, Sözde Herodot'un Homeros'un Hayatı ve Homeros ile Hesiod'un Yarışması adlı eserleridir.
MÖ 7. yüzyılda Homeros'a yapılan ilk örtük atıflar Arkhilokhos, Alkman, Tyrtaeus ve Kallinos'un eserlerinde bulunmaktadır. Çoğu eski biyografide Homeros kör olarak tasvir edilir; Bizans ansiklopedisi Suda'daki gibi diğer biyografilerde ise Homeros'un Müzlerden, Apollon'dan, Orpfeus'tan, Thamyris'ten, Telemakhos'tan veya Musaeus'tan geldiği anlatılır. Roma İmparatoru Hadrianus döneminden kalma bir başka rivayete göre, Epikaste (Nestor'un kızı) ve Telemakhos (Odysseus'un oğlu) Homeros'un ebeveynleriydi. Şair Pindaros'un, Homeros'un Sakız ve Smirni'den geldiğini söylediği rivayet edilir; beşinci yüzyılın diğer yazarları tarafından da bu iki yer anılmaktadır. Diğer biyografik gelenekler Homeros'un dini festivallerde performans sergileyen bir rhapsodos veya şarkıcı olduğunu, gezgin bir ozan veya başka eserlerin bestecisi olduğunu ("Homerica" gibi) ya da balıkçılar tarafından sorulan bir bilmeceyi çözemediğini hayal ediyordu. Yunan tarihçi Eforos'a göre Homeros, ozan Phemios'tan şiir eğitimi aldı ve Kyme'de doğdu. Philokhorus, Homeros'un doğum yerinin Argos olduğunu, daha sonraki yazarlar ise Homeros'un doğum yerinin Pylos ve Atina olduğunu düşünüyordu. Homeros'un kökenine dair hiçbir anlatı ana akım haline gelmedi, ancak ölümüne dair anlatıların çoğunda ölüm yerinin İos adası olduğu geçmektedir. Örneğin, Meseneli Alkaeus'un yazdığı Yunan Antolojisi'ndeki iki epigram, Homeros'un ölümünü ve İos adasına gömülmesini anarak hem şairin ölümsüz şöhretini hem de mezarı olarak hizmet eden küçük adaya bahşedilen onuru vurgulamaktadır.

Günümüzde sadece İlyada ve Odysseia, "Homeros" ismiyle ilişkilendirilmektedir. Bu iki eser dışında antik çağda, Homerik İlahiler, Homeros ve Hesiodos Yarışması, Küçük İlyada, Nostoi, Thebaid, Kypria, Epigoni, mini komedi destanı Batrachomyomachia ("Kurbağa-Fare Savaşı"), Oechalia'nın Ele Geçirilmesi ve Phokais da dahil olmak üzere çok sayıda başka eser bazen ona atfedilirdi. Bu iddialar bugün gerçek kabul edilmez ve antik dünyada hiçbir şekilde evrensel olarak kabul edilmemişti. Homeros'un hayatını çevreleyen çok sayıda efsanede olduğu gibi, bunlar da Homeros'un Eski Yunan kültüründeki merkezî konumundan biraz daha fazlasını gösterir.

Araştırmacılar, Truva Savaşı'nın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı – eğer yaşandıysa ne zaman ve nerede gerçekleştiği – ve Homeros tarafından betimlenen toplumun ne ölçüde kendi çağına dayandığı veya şiirlerin yazıldığı dönemde bile sadece efsanelerden ibaret olan bir dönemi yansıttığı gibi soruları tartışmaya devam etmektedir. Homeros destanları, Mısır, Etiyopya ve diğer uzak ülkelere dair bazı dağınık atıflarla birlikte büyük ölçüde Akdeniz'in doğusunda ve merkezinde, şiirlerin yazıldığı varsayılan tarihten biraz önceki Yunan dünyasını adnıran savaşçı bir toplumda geçer.
Antik Yunan kronolojisinde, Troya'nın yağmalanması MÖ 1184 yılına tarihlenmekteydi. 19. yüzyıla gelindiğinde, Truva Savaşı'nın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı ve Troya'nın var olup olmadığı konusunda geniş çaplı bir akademik şüphe hakimdi; ancak 1873'te Heinrich Schliemann, günümüz Türkiye'sindeki Hisarlık mevkiinde Homeros'un Troya'sının kalıntılarını keşfettiğini dünyaya duyurdu. Bazı çağdaş araştırmacılar MÖ y. 1180'de gerçekleşen Troya VIIa'nın yıkılışının, Truva Savaşı efsanesinin kökeni olduğunu düşünürken, diğerleri şiirin yüzyıllar boyunca gerçekleşen çok sayıdaki benzer kuşatmadan esinlendiğini düşünmektedir.
Araştırmacıların çoğu günümüzde, Homeros destanlarının Yunan tarihinin farklı dönemlerinden türetilen gelenekleri ve maddi dünyanın unsurlarını betimlediği konusunda hemfikirdir. Örneğin, destanlardaki kahramanlar, destanların oluşturulduğu dönem olan Demir Çağı'ndan ziyade, destanların geçtiği Tunç Çağı'na özgü tunç silahlar kullanırlar. Miken dönemindeki savaşçıların kullandığına benzer büyük kalkanlar taşıdıkları şeklinde betimlenirken; diğer yerlerde ise destanların yazıldığı erken Demir Çağı'nda yaygın olarak kullanılan daha küçük kalkanlar taşıdıkları anlatılır. İlyada 10.260–265'te, Odysseus'un yaban domuzu dişlerinden yapılmış bir miğfer taktığı anlatılır. Bu tür miğferler Homeros'un döneminde değil, MÖ 1600 ile 1150 yılları arasında soylu savaşçılar tarafından yaygın olarak kullanılmaktaydı.
Lineer B yazısının Michael Ventris tarafından 1950'lerde çözülmesi ve devam eden arkeolojik incelemeler, modern bilim insanlarının Tunç Çağı Ege uygarlığına dair bilgisini artırmıştır. Bu uygarlık birçok yönden Homeros'un tarif ettiği toplumdan çok antik Yakın Doğu'ya benzemektedir.

Sözlü olarak aktarılan Homeros destanları, MÖ 8. ile 6. yüzyıllar arasındaki bir dönemde yazıya geçirilmiştir. Bazı araştırmacılar, destanların şair tarafından bir katibe dikte edildiğine ve İlyada ile Odysseia'nın mevcut versiyonlarının esasen sözlü olarak dikte edilmiş metinler olduğuna inanmaktadır. Albert Lord, araştırdığı Balkan ozanlarının dikte süreci sırasında şarkılarını yeniden gözden geçirerek genişlettiklerini gözlemlemiştir. Bazı araştırmacılar, Homeros şiirleri ilk kez yazıya döküldüğünde de benzer bir gözden geçirme ve genişletme sürecinin yaşandığı hipotezini öne sürmektedir.
Diğer araştırmacılar ise, şiirlerin 8. yüzyılda oluşturulmasından sonra, 6. yüzyılda yazıya dökülene dek önemli ölçüde revizyonla sözlü olarak aktarılmaya devam ettiğini savunmaktadır. Şiirler metne dönüştürüldükten sonra, her biri günümüzde kitap olarak adlandırılan 24 rhapsoda bölünmüş ve Yunan alfabesinin harfleriyle etiketlenmiştir. Çoğu araştırmacı, bu bölümlendirmeyi Mısır'daki İskenderiye'nin Helenistik dönem bilginlerine atfetmektedir. Bazıları bu bölünmeleri Klasik döneme kadar geriye götürmektedir. Çok azı bu bölümleri Homeros'un kendisine mal etmektedir.
Antik çağda, Homeros şiirlerinin MÖ 6. yüzyılın sonlarında Atina'da Peisistratos tarafından derlenip düzenlendiği fikri yaygın bir görüştü; daha sonraki bilginler buna "Peisistratos derlemesi" adını vermiştir. Homeros şiirlerinin başlangıçta sözlü olarak aktarıldığı ve ilk olarak Peisistratos'un hükümdarlığı döneminde yazıya geçirildiği fikri, MÖ 1. yüzyıl Romalı hatip Cicero tarafından dile getirilmiş olup, iki antik Homeros'un Hayatı metni de dahil olmak üzere günümüze ulaşan diğer birçok kaynakta da buna değinilmektedir. Yaklaşık MÖ 150 yılından itibaren, papirüs parçalarında bulunan Homeros şiirlerinin metinlerini çok daha az çeşitlilik sergilemekte ve metin nispeten kararlı bir hale gelmiş gibi görünmektedir. İskenderiye Kütüphanesi'nin kurulmasından sonra, Efesli Zenodotos, Bizanslı Aristofanes ve özellikle Samothrakili Aristarkhos gibi Homeros bilginleri, kanonik bir metnin oluşturulmasına yardımcı olmuşlardır.
Homeros'un ilk basılı kitabı 1488 yılında İtalya'nın Floransa şehrinde Demetrios Chalkokondyles tarafından üretilmiştir. Günümüzde araştırmacılar ortaçağ el yazmalarını, papirüsleri ve diğer kaynakları kullanmakta, bazıları tek bir kesin metin aramak yerine "çoklu metin" yaklaşımını savunmaktadır.
|year=. required contribution is missing. author missing from source list. (yardım) Harvc hatası: hedef yok: CITEREF (yardım)|ad= eksik (yardım)|ad= eksik (yardım); |ad= ve |soyadı= eksik (yardım)