
Sarı Saltuk Baba (Saltık Bay Sultan, Sarı Saltuk Dede, Sarı Sultan veya Sarı Saltık ö. 1297/1298) Balkanların Osmanlılar tarafından fethedilmesinden önce başlıca Balkanlarda ve civârındaki bölgelerde seyahat ederek insanlara İslâm'ı tebliğ eden Oğuz Türklerinin Çepni boyundan veya Kıpçak boylarının birinden olduğu ileri sürülen bir derviştir.
Yaşamı ve kişiliği efsanevî şahsiyet kimliğini daha yaşarken elde ettiği söylenmektedir. Hayatını anlatan Saltuknâme destanı, bu 13. yüzyıl alpereninin savaşlarını ve çeşitli kerâmetlerini konu almaktadır. Saltukname'ye göre Saltık sözcüğü Rumca ve Farsça ve Arapçada çok kuvvetli er Sarı ise ona çok sarı ve kızıl olduğu için verilmiş lakaptır.
Birçok kaynak tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin talebelerinden Seyyid Mahmud Hayranî'nin müridi ve Rufai tarikâtının kurucusu olan Seyyid Ahmed Er Rufai'nin tâkipçisi olarak anılır.
Hacı Bektaş-ı Veli'nin müridlerinden olan Sarı Saltuk'un Anadolu ve Balkanlarda çok sayıda türbesi bulunmaktadır. Bu türbelerin bâzıları Müslümanların yanı sıra Hristiyan ahâliler için de ziyaret yeri konumundadır. Saltuknâme'de Sarı Saltuk'un on iki mezarı olduğu belirtilmektedir. Sarı Saltuk, beylerin ve kralların mezarına sahip çıkmak isteyeceklerini söyleyerek her isteyene verilmek üzere birer tabut hazırlamalarını vasiyet etmiştir. En ünlü Sarı Saltuk türbesi, halkının 13. yüzyılda İslamiyet'e geçmesine önayak olduğu rivayet edilen İznik'te bulunmaktadır. Saltukname'nin çeşitli yerlerinde Sarı Saltuk'un yer altından şifalı sular çıkardığı anlatılmaktadır. Sarı Saltuk türbelerinden birisinin yer aldığı, Bosna-Hersek'te Blagay şehrinde bulunan Blagay Tekkesi'nin yanında Buna Nehri'nin kaynağı yer almaktadır.
Asıl mezarının Romanya'nın kuzeyinde Dobruca bölgesindeki Babadağ kasabasında olduğu sanılmaktadır. Kendisine bağlı Bektaşilerin yaşadığı Türkiye'de İznik'in yanı sıra Diyarbakır'da, Tunceli'de, Bor'da (Niğde), Rumeli Feneri'nde (İstanbul) Babaeski'de, Manisa'nın Alaşehir ilçesinin Yeşilyurt kasabasında; Makedonya'da Ohri'de; Arnavutluk'ta; Bosna-Hersek'te Blagay'da türbeleri bulunmaktadır.
Sarı Saltuk'un hayatını anlatan Saltukname Fatih Sultan Mehmed'in oğlu Şehzâde Cem'in (sonradan Cem Sultan ismiyle tarihe geçecektir) şehzadeliği esnasında verdiği talimat üzerine Ebu'l Hayr er-Rumi tarafından yedi senelik bir çalışma sonucunda Türk sözlü geleneğinden toplanarak 1480 yılında tamamlanmış ve kitaplaştırılmıştır. Bu eserin bir başka ilginç noktası da, yazıya geçirilmiş ilk Nasreddin Hoca hikâyesini içermesidir. Saltukname yeni Türk harfleriyle tam metin olarak yayına Şükrü Halûk Akalın tarafından hazırlanmıştır. Bu çalışma 1987-1990 yıllarında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından üç cilt olarak yayımlanmıştır. Sarı Saltuk hakkında bilgi veren başka önemli kaynak da Evliya Çelebi'nin eseri Seyahatname’dir. Ayrıca, bazı tarih kitaplarinda da Sarı Saltuk ile ilgili çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak Yazıcıoğlu Ali'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı eseri sayılabilir. İslamî rivâyetlere göre Sarı Saltuk, Peygamber Muhammed'in, İmam Ali'nin ve Hacı Bektaş Velî'nin nesillerinden gelen Alevî (Seyyid / Şerif) Türkmen bir Alevî / Çelebî Türkmen "Er" olarak bilinir. Bu Er'in şeceresi bizzat Nakibü'l Eşraflık kayıtlarında ve Türkmen Alevî ocaklarındaki Alevî silsilesinde geçer. Sarı Saltuk soyunun bir kolu Tunceli ilinin Hozat ilçesinde diğer kolları ise günümüz Türkiye Cumhuriyet'in Baba İylâs Horasanî'nin Alevî-Türkmen ocaklarına ve Alevî Tekke, Dergah ve Cem Evi, yani mescidlere bağlı olan Çorum, Amasya, Tokat, Denizli, Yozgat, Sivas, Konya, Nevşehir (Hacıbektaş), Kayseri ve Tunceli gibi farklı şehirlerdeki bölgelerdedir. Burada Sarı Saltuk'un türbesi ve onun soyundan gelen Alevî (Seyyid / Şerif) Türkmenler bulunmaktadır. Bu aileler Sarısaltık, Akdoğan, Yurt, Yer, Kılıçaslan, gibi temsilcilere sahiptir.
Bedr’ed-Dîn Mahmud Aynî, Sarı Saltık Baba’nın Baba İlyâs Horasanî’nin “Çehariyâr” adı verilen dört halifesinden biri olduğunu belirtmektedir. Çehariyâr'ın diğer üçü Lokman Baba, Aybek Baba ve Behlül Baba'dır. Şablon:Alevîyye