Sami Zan | |
|---|---|
Prof. Dr. Sami Zan anatomi amfisinde bir ders sırasında. | |
| Doğum | 1921 Kadıköy, İstanbul |
| Ölüm | 24 Aralık 1984 (63 yaşında) İstanbul |
| Ölüm sebebi | Kalp krizi |
| Vatandaşlık | |
| Mezun olduğu okul(lar) | Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi |
| Tanınma nedeni | Anatomi eğitimindeki özgün ve tiyatral anlatım tarzı, kara tahta çizimleri ve aforizmaları |
| Evlilik | Evli |
| Kariyeri | |
| Dalı | Anatomi |
| Çalıştığı kurum | İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi |
Sami Zan (1921, Kadıköy, İstanbul - 24 Aralık 1984, İstanbul), Türk hekim, anatomi profesörü ve akademisyendir. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı'nda uzun yıllar öğretim üyeliği ve kürsü başkanlığı yapmıştır.
Tıp eğitimine getirdiği tiyatral ve mizahi anlatım tarzı, kara tahtada iki eliyle aynı anda çizim yapabilme yeteneği ve öğrencilerine aktardığı yaşam felsefesiyle Türk tıp tarihinde "efsanevi hocalar" arasında anılmaktadır. Kendisinin "Hekim olmak, her konuya hâkim olmaktır" sözü, mesleki vizyonunu yansıtan en bilinen ifadesidir.

1921 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdu. İlköğrenimine Beşiktaş 19. İlkokulu'nda başladı ve Ankara İnkılap İlkokulu'nda tamamladı. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu Çanakkale'de ortaokul eğitimini bitirdikten sonra lise öğrenimi için İstanbul'a döndü ve Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldu.
Yükseköğrenimine 1940 yılında Sağlık Bakanlığı adına askeri öğrenci statüsünde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladı. Tıp eğitiminin ilk beş yılını burada tamamladı. Ancak fakültenin son sınıfındayken, yeni kurulan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bakanlık emriyle nakledildi ve staj sınıfını burada okudu. Zan, öğrencilik yıllarında liderlik vasfıyla öne çıktı ve Ankara Tıp Öğrenci Derneği'nin kurucu başkanlığını yaptı. 1946 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin ilk mezunları arasında yer alarak hekim unvanını aldı.
Mezuniyetinin ardından askerlik görevini tamamlayan Zan, mecburi hizmet kurası sonucu Mardin'in İdil ilçesine hükümet tabibi olarak atandı ve burada bir süre görev yaptı.
Akademik hayatına 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Enstitüsü'ne asistan olarak girerek başladı. Göreve başladığı yıl, enstitüde Doç. Dr. Mehmet Ali Oya ve Doç. Dr. Fazıl Noyan'ın istifaları nedeniyle kadro sıkıntısı yaşanmaktaydı. Sami Zan, bu dönemde Ord. Prof. Dr. Zeki Zeren'in yönetiminde göreve başlayan dört yeni asistandan biri oldu.
Kariyer basamaklarını aynı fakültede tırmanan Zan'ın akademik ilerleyişi şöyledir:
Sami Zan, klasik tıp eğitimi kalıplarının dışına çıkan öğretim tarzıyla tanınırdı. Anatomi gibi zor ve ezbere dayalı bir dersi; şemalar, maketler, renkli tebeşirlerle yaptığı çizimler ve mizahi anlatımıyla öğrenciler için ilgi çekici hale getirmiştir. Dersleri sadece tıp öğrencileri tarafından değil, üniversitenin diğer fakültelerinden gelen öğrenciler tarafından da takip edilirdi.
Derslerinde öğrencilerin dikkatini canlı tutmak için sık sık fıkralar anlatır, hayata dair öğütler verirdi. Öğrencilerine hitaben "Anatomi nankör bir derstir, bir hafta ilgilenmezseniz o size bir ay küser" diyerek disiplinin önemini vurgulardı.
Öğrencileri ve meslektaşları tarafından anlatılan çeşitli anekdotlar, Sami Zan efsanesinin bir parçası olmuştur:
Sami Zan evliydi. Özel yaşamında okumayı, sevdikleriyle sohbet etmeyi seven, sakin ve mütevazı bir profil çizmiştir. Hayatının ileri dönemlerinde kalp rahatsızlıkları yaşamış, beş yıl arayla iki kez kalp krizi geçirmiştir.
24 Aralık 1984 tarihinde, İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki görevi devam ederken geçirdiği kalp krizi sonucu 63 yaşında hayatını kaybetti. İsmi, İstanbul Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri binasındaki amfilerden birine verilmiştir.
Sami Zan'ın derslerinde söylediği ve notlar aracılığıyla günümüze ulaşan bazı sözleri şunlardır: