Batı yönünden höyük yerleşimi | |
| Konum | Kayalıpınar, Yıldızeli, Sivas |
|---|---|
| Bölge | Kapadokya |
| Koordinatlar | 39°37′10″K 36°31′41″D / 39.61944°K 36.52806°D |
| Tür | Yerleşim yeri |
| Yüzölçümü | Yaklaşık 2 km² |
| Yükseklik | 1.332 m - 1.340 m |
| Tarihçe | |
| Malzeme | Kerpiç, taş ve kireç taşı |
| Kuruluş | MÖ 2. binyıl |
| Terk ediliş | MÖ 13. yüzyıl sonu |
| Devir(ler) | Taş Devri, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans |
| Kültür(ler) | Hitit |
| Bağlı olduğu | Hitit İmparatorluğu |
| Olay(lar) | 1970'ler: Keşfedilmesi 2005: Bilimsel kazıların başlaması 2026: II. Tudhaliya Kraliyet Arşivi'nin bulunması |
| Sit ayrıntıları | |
| Kazı tarihleri | 2005 - devam ediyor |
| Arkeologlar | Vuslat Müller-Karpe (2005-2019) Çiğdem Maner (2021-günümüz) |
| Durum | Harabe |
| İşletme | T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı |
| Kamusal erişim | Evet |
Samuha (orijinal Hititçe çivi yazısı transkripsiyonuyla: Šamuḫa), günümüzdeki adıyla Kayalıpınar, Sivas ilinin Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar köyü sınırlarında yer alan bir antik kent ve arkeolojik sit alanıdır. Samuha, Kızılırmak nehrinin kuzey kıyısında yer alıyordu, Hititlerin senkretik anlamda dini merkeziydi ve bir süre boyunca askeri olarak başkent görevini üstlenmişti. Belçikalı Hititolog Rene Lebrun, 1976'da Samuha'yı "Hitit İmparatorluğu'nun dini fuayesi" olarak adlandırmıştı.
MÖ 2. binyıl başlarında Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda önemli bir yerleşim yeri olan kent, Asurlu tüccarların kayıtlarında ilk dönemlerinde küçük ölçekli bir ticaret istasyonu statüsünü ifade eden Samuha Vabartumu (wabartum) olarak anılmıştır. Kentin ticari hacminin ve stratejik öneminin büyümesiyle birlikte statüsü yükselmiş ve uluslararası bir ticaret merkezi anlamına gelen Samuha Karumu (kārum) adını almıştır. Hitit İmparatorluğu döneminde ise hem dini bir merkez hem de geçici bir süre kraliyet başkenti olarak işlev görmüştür. Uzun yıllar boyunca arkeoloji literatüründe yalnızca modern köyün adından mülhem Kayalıpınar Höyüğü olarak adlandırılan yerleşimin antik Šamuḫa kenti olduğu, 2014 yılında yürütülen kazılarda keşfedilen çivi yazılı tabletlerin çözümlenmesiyle kesinlik kazanmıştır.

Bölgede yapılan kazılar, Tamura'nın Evi ve Tatali'nin Evi başta olmak üzere Asur Ticaret Kolonileri Dönemine ait katmanları ortaya çıkardı. Bu dönem, yerleşim yerindeki büyük yangınla son bulmuştur. Şehrin yıkılmasının ardından Hititler, saray kompleksi ile yeni bir şehir inşa ettiler.
Samuha, MÖ 14. yüzyılda I/II. Tuthaliya ve I. Şuppiluliuma dönemlerinde, Kaşkalar, Hattuşa dahil Hatti ülkesinin iç kısımlarına kadar yağma akınları yaparken, onlara birincil operasyon merkezi üssüydü. Bu dönemde, Samuha ve Şapinuva dinleri, Hurrilerin inancından etkilenmişti.

Şapinuva'daki kazılar, bu zamanın başında Şapinuva'nın krallık arşivi olarak kullanıldığını ortaya çıkardı. I. Tuthaliya veya II. Tuthaliya zamanında Şapinuva yakılmış; III. Hattuşili döneminde ise, Azzi "Samuha'yı kendi sınırı" yapmıştı.
Samuha daha sonra III. Tuthaliya ve onun o zamanki generali Şuppiluliuma'nın yeniden fetihlerinin üssü oldu. Şuppiluliuma, Tuthaliya adına Hayaşa'ya yönelik bir seferden sonra Kaşka tutsaklarını Samuha'ya getirdi. Ayrıca III. Tuthaliya, Kizzuvatna'nın kökenli inanç sistemini Samuha'ya taşıdı.
Mursili, en küçük oğlu III. Hattuşili'yi Samuha'nın İştar'ı olarak anılan yerel tanrının rahibi olarak görevlendirdi. Bu tanrı akademisyenlerce tanrıça Şauşka ve DINGIR.GE₆ ile eşleştirildi. Hititler, Samuha tanrıçasına koruyucu bir tanrı sıfatıyla tapınıyorlardı. Samuha, bu tanrıçanın önemli bir kült alanıydı.
Samuha, III. Hattuşili'den sonra tarihi kayıtlarda gözükmeyi bırakır.
Bu alt başlığın genişletilmesi gerekiyor. Sayfayı düzenleyerek yardımcı olabilirsiniz. |
Kayalıpınar'daki ilk çiviyazılı tablet parçası 1999 yılında bulundu. Bu keşif, höyükteki arkeolojik araştırmaların genişletilmesine katkıda bulundu. 2005'te yeniden başlayan kazılarda çiviyazılı belgeler bulunmaya devam etti. 2015 yılında yüzden fazla tablet bulunmuştur.
Metinlerin çoğu Hititçeydi ve genellikle Luvice ile Hurrice sözcükler içeriyordu. Bulunan yedi metin Hurriceydi. Ayrıca Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait Eski Asurca yazılmış iki ticari belge bulunmaktadır.
2025 yılı kazılarında 56 çiviyazılı tablet ve 22 mühür baskısı bulundu. Kazı başkanı Çiğdem Maner, tabletlerin kuş falıyla ilgili olduğunu ve aralarında kraliyet ailesinin çocuklarına ilişkin fal sorgulamalarının da yer aldığını belirtti. Buluntular, Hititlerde kehânet uygulamaları ve bu uygulamalardan sorumlu görevliler hakkında bilgiler içeriyordu.
2026 yılı kazılarında II. Tudhaliya dönemine tarihlenen 131 çiviyazılı tablet ve parçası daha ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının açıklamasına göre, 2025 yılında aynı alanda bulunan 53 tablet ve parçasının da bu kraliyet arşivine ait olduğu değerlendirildi. Böylece arşivdeki tablet ve parça sayısı 184'e ulaştı. Kazı ekibi, bu buluntuları 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv olarak nitelendirdi.
Belgeler arasında mektuplar, kehanet metinleri, dualar ve ritüel kayıtları bulunmaktadır. Bazı tabletlerde özellikle çocukları etkileyen yüksek ateşli bir salgından ve hastalanarak hayatını kaybeden bir prenses için düzenlenen cenaze ritüelinden söz edilmektedir.
Antik kentte bulunan eserlerin bir kısmı Sivas Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.