| Timon | |
|---|---|
Philuslu Timon, 17.yy gravür | |
| Doğumu | y. MÖ 320 Phlius |
| Ölümü | y. MÖ 235 |
| Çağı | Helenistik felsefe (İlkçağ felsefesi) |
| Bölgesi | Batı felsefesi |
| Okulu | Pyrrhonism |
| İlgi alanları | Epistemoloji |
| Önemli fikirleri | Silloi |
Etkilendikleri | |
Etkiledikleri | |
| Fironculuk |
|---|
| dizisinin bir parçası |
Phliuslu Timon (Grekçe: Τίμων ὁ Φλιάσιος, y. MÖ 320-235), Helenistik dönemde yaşamış Yunan kuşkucu filozof ve şairdir. Felsefe tarihinde kuşkuculuğun kurucusu olarak kabul edilen Elisli Pyrrhon'un en önemli öğrencisi ve düşüncelerinin birincil aktarıcısı olarak merkezî bir konuma sahiptir. Hocası Pyrrhon'un aksine oldukça üretken bir yazar olan Timon, felsefî görüşlerini hem şiir hem de düz yazı formunda kaleme almıştır.
Timon, MÖ 320 civarında Peloponnesos'un kuzeyindeki Phlius kentinde doğmuştur. Babasının adı Timarkhos'tur ve Diogenes Laertius'un aktardığına göre genç yaşta yetim kalmıştır. Felsefeye yönelmeden önce gençliğinde yoksulluk nedeniyle tiyatroda bir dansçı olarak hayatını kazanmıştır. Dansçılığı bıraktıktan sonra felsefeye yönelmiş ve Megara'ya giderek Megara okulunun önde gelen isimlerinden Stilpon'un öğrencisi olmuştur.
Memleketi Phlius'a dönüp evlendikten sonra karısıyla birlikte Peloponnesos'un kuzeybatısındaki Elis'e gitmiş ve burada kuşkuculuğun kurucusu Pyrrhon ile tanışarak onun öğrencisi ve en sadık takipçisi olmuştur. Bu karşılaşma Timon'un hayatındaki en önemli felsefî dönüm noktasıdır ve bu andan itibaren Pyrrhon'un öğretilerini benimseyerek bir Pyrrhoncu olmuştur. Diogenes Laertius, Timon'un Elis'teki kalışının çocukları olana kadar sürdüğünü ve nispeten kısa sürdüğünü ima etse de bu sürenin uzunluğundan bağımsız olarak Pyrrhon'un etkisi Timon'un felsefî kimliğini kalıcı olarak şekillendirmiştir.
Elis'ten maddî sıkıntılar nedeniyle ayrılmak zorunda kalmış, Hellespont ve Propontis civarında bir süre geçirdikten sonra Kalkedon'da (bugünkü Kadıköy) bir sofist olarak çalışmaya başlamıştır. Sofist olarak ders verirken büyük bir başarı kazanmış ve önemli bir servet edinmiştir. Bu finansal bağımsızlık hayatının geri kalanını felsefî ve edebî çalışmalara adayabilmesine olanak tanımıştır.
MÖ 275 civarında Atina'ya yerleşmiş ve Thebai'de geçirdiği kısa bir dönem dışında ömrünün sonuna kadar burada yaşamıştır. Atina'da yaşadığı uzun yıllar boyunca dönemin önde gelen entelektüel figürleriyle tanışmıştır. Akademi'nin başındaki Arkesilaos ile alay ettiğine dair anekdotlar da mevcuttur. Timon, yaklaşık MÖ 235-230 yıllarında, 90 yaşlarındayken Atina'da ölmüştür.
Timon hocası Pyrrhon'un aksine son derece üretken bir yazardı. Diogenes Laertius, onun lirik ve epik şiirler, trajediler, satirik dramalar, komediler ve nesir eserleri de dahil olmak üzere çok sayıda eser yazdığını belirtir. Bu eserlerin büyük çoğunluğu kaybolmuş olsa da sonraki yazarların alıntıladığı fragmanlar sayesinde içerikleri hakkında önemli bilgilere sahibiz.
Timon'un en meşhur eseri olan Silloi, heksametre (altılı ölçü) vezninde yazılmış, üç kitaptan oluşan alaycı ve hiciv dolu bir şiirdir. Bu şiir türünün mucidinin Kolophonlu Ksenofanes olduğu düşünülmektedir. Eser, ölmüş ve yaşayan tüm dogmatik filozofların öğretilerinin alaycı bir dökümünü sunar. Diogenes Laertius'a göre ilk kitapta Timon kendi ağzından konuşur. İkinci ve üçüncü kitaplar ise Timon ile Ksenofanes arasında bir diyalog şeklindedir; Timon sorular sorar, Ksenofanes de diğer filozofları eleştirerek yanıtlar. Modern rekonstrüksiyonlara göre Timon, Hades'e bir yolculuk yapar ve orada filozoflarla karşılaşır. Silloi'nin temel amacı, Pyrrhon dışındaki tüm filozofların kibirlerini ve dogmatik iddialarını gülünç duruma düşürerek itibarsızlaştırmak ve bu yolla Pyrrhon'u yüceltmektir. Timon bunu yaparken Homeros'un epik dilini ve sahnelerini ustaca parodileştirir. Bu üslup Kiniklerin yazılarıyla da benzerlikler taşır ve daha sonra Lukianos'a ilham kaynağı olmuş olabilir. Timon, filozofları "birçok bilgece sözün aşırı kurnaz katilleri" olarak tanımlar. Hicivlerinden sadece iki filozofu büyük ölçüde ayırır: "Homer'in yalanlarının mütevazı sansürcüsü" olarak övdüğü Ksenofanes ve "hiçbir ölümlünün karşı çıkmaya cesaret edemeyeceği" eşsiz bilge olarak gördüğü hocası Pyrrhon.
Diogenes Laertius, Timon'un yirmi bin satırı bulan nesir eserler de yazdığını aktarır. Bu eserlerin felsefî konuları daha sistematik bir şekilde ele aldığı ve daha teknik bir okuyucu kitlesine hitap ettiği anlaşılmaktadır.
Bu eser Timon ile hocası Pyrrhon arasında, Delfi'deki kehanet merkezine yaptıkları bir yolculuk sırasında geçen bir yolculuğu anlatır. Eserden günümüze ulaşan en uzun ve en önemli pasaj, Paripatetik filozof Aristokles'in anlatımıyla Eusebios'un Praeparatio evangelica adlı eserinde korunmuştur. Bu pasaj ayrıca "Aristokles Pasajı" olarak bilinir.
Diogenes Laertius, Duyumlar Üzerine (Peri Aisthēseōn), Sorgulamalar Üzerine (Peri Zētēseōn) ve Bilgeliğe Doğru (Pros ton Sophian) gibi eser adlarından bahseder. Sextus Empiricus ise Timon'un Fizikçilere Karşı (Pros tous Physikous) adlı bir eser yazdığını ve bu eserde dogmatik filozofların hipotezler (hypothesis) kurma meşruiyetini sorguladığını belirtir.