Zhonghua minzu (Çince (basitleştirilmiş): 中华民族; Çince (geleneksel): 中華民族; pinyin: Zhōnghuá mínzú), "Çin Ulusu" ya da "Çin ırkları" anlamına gelir, Çin'de çağdaş ulus inşası ve ırk tarihiyle iç içe geçmiş önemli bir siyasi terimdir.
1980'lerin sonlarından beri Çin Halk Cumhuriyeti'nin uluslar ve azınlıklar politikasındaki en temel değişim, "Çin halkı" (Çince: 中国人民; pinyin: Zhōngguó rénmín) teriminin yerine "Çin etnisiteleri" (Zhonghua minzu) teriminin kullanılmasıdır. Bu, çeşitli uluslara ait insanlardan oluşan komünist devletlikten tek bir uyrukluğa dayalı çok etnisiteli bir devletliğe doğru bir kaymayı işaretler.
Erken Cumhuriyet (1912-17) ve Milliyetçi (1928-49) dönemleri sırasında Zhonghua minzu terimi Han Çinlileri ile Han olmayan dört ana etnik grubu kapsadı: Man (Mançular), Meng (Moğollar), Hui (kuzeybatıda Çin'deki İslam'a mensup etnik gruplar) ve Zang (Tibetliler). Bu, Sun Yat-sen ile milliyetçi Kuomintang partisinin savunduğu beş ırklı cumhuriyet (Çince: 五族共和; pinyin: Wǔzú gònghé) kavramıdır. Mao'nun ölümü sonrasındaki komünizm döneminde Zhonghua minzu terimi, nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Han Çinlilerini Çin'deki 55 diğer etnik gruplarla büyük bir "Çin ailesi" olarak beraber getirmek amacıyla tekrar kullanıma girdi.
Xi Jinping’in 2012 Kasım ayında Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri olarak atanmasından bu yana, Xi Jinping yönetimi "Çin ulusunun büyük yeniden canlanması" sloganını teşvik etmiştir.
Çin halkının efsanevi atası Sarı İmparator’a saygı artmış ve Uygur ve Tibet gibi bazı bölgelerde, "Zhonghua minzu" kavramı altında toplanmaktan hoşnutsuz olan bireyler bulunmaktadır.
Ayrıca, Çin milliyetçiliğine karşı direniş, Tayvan bağımsızlığı savunucuları ve Hong Kong yerelciler arasında da mevcuttur. Buna karşılık, Hong Kong milliyetçiliği ortaya çıkmış ve Tayvanlı tarihçi Su Beng tarafından savunulan Tayvan milliyetçiliği destek bulmuştur. Hongkonglular’ın ayrı bir etnik grup olduğu teorisi, yani Hong Kong etnik teorisi de bu fikirlerden etkilenmiştir.
Çin ulusu kavramı ayrıca “Çin ulusunun yaşadığı topraklar tek bir devlet tarafından yönetilmelidir” fikri temelinde toprak anlaşmazlıkları ile de ilişkilendirilmiştir. Bu fikirler Büyük Çin milliyetçiliği olarak adlandırılır ve Hong Kong'da bu ideolojiyi destekleyenler sıklıkla Zhōnghuá jiāo terimiyle alay konusu olur. “Büyük Çin” terimi ise Çin'in tarih boyunca bir birleşik uygarlık olduğu geleneksel fikrinden türemiştir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan siyaset teorisyeni Liu Zhongjing, Çin ulusu kavramının siyasi bir uydurma olduğunu savunmuş ve Zhu-Xiaizm (諸夏主義) teorisini desteklemiştir.
Chan Ho-tin Pekin’in Çin Halk Cumhuriyeti’nin “Zhonghua Minzu” ya da “Çin ırkı” olarak adlandırılan birleşik ulusal kimliğe sahip bir ulus-devlet olduğunu iddia ettiğini belirtmiştir. Bu kavram, siyasi ve emperyalist amaçlara hizmet etmek için kullanılır ve Tibetliler, Moğollar, Şanghaylılar, Tayvanlılar, Hong Konglular ve dünya çapındaki Çin diasporası gibi çeşitli grupları kapsar. Pekin'in resmi tutumuna göre, bu grupların tümü “Zhonghua” ırkının parçasıdır ve merkezi hükûmete bağlılık borçludur. Bu, birçok akademisyen tarafından saçma olarak değerlendirilse de, partinin resmi çizgisidir. Chan Ho-tin, bu milliyetçiliği emperyalizmin bir maskesi olarak eleştirmiştir. Tibet ile Yedi On Yedi Madde Anlaşması'nın ihlalleri, DTÖ'ye katılırken verilen sözlerin tutulmaması ve Hong Kong'daki özgürlükleri azaltan Çin-Britanya Ortak Deklarasyonu ihlallerine işaret etmiştir.
Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Doğu Türkistanlılar, Çin hükûmeti tarafından “Zhonghua minzu” bir parçası olarak konumlandırılmaktadır. Ancak bu, onların Türk kökenli etnik kimliklerini reddeden bir yaklaşımdır. Doğu Türkistanlılar ve araştırmacılar, bu bütünleştirici etnik kavramı eleştirmekte ve Çin'in Han merkezli “Sinocentrism”nin, Doğu Türkistanlılara yönelik ayrımcılık ve baskıyı meşrulaştırdığına işaret etmektedir.
Xinjiang’da bir milyondan fazla Doğu Türkistanlı, “yeniden eğitim kamplarına” gönderilmiş; dini baskı, zorla çalıştırma ve zorla kısırlaştırma gibi insan hakları ihlalleri uluslararası alanda gündeme gelmiştir. Doğu Türkistanlıların tarihî kökenleri Han milletinden farklıdır ve kendilerine ait kültürleri ile devletleri (örneğin: Doğu Türkistan Hanlığı) bulunmaktadır. Ancak Çin hükûmeti bunu kabul etmeyip, etnik entegrasyonu dayatmaktadır.
Ayrıca, Çin'in Doğu Türkistan yönetim politikası, Doğu Türkistanlıları Zhonghua minzu topluluğunun bir parçası olarak “yaşatmayı” amaçladığını iddia etmekle birlikte, gerçekte etnik kendi kaderini tayin hakkını reddeden, baskı ve kontrolü sürdüren grotesk bir sistem olarak eleştirilmektedir.
Okinawa konularında uzman Çinli araştırmacı Tang Chunfeng, Ryukyu bağımsızlık hareketini desteklediğini belirtmiş ve Ryukyu halkının Çin milletinin torunları olduğunu savunmuştur.
Okinawa'nın Çin toprağı olduğunu iddia eden Çin Ryukyu Özel Otonom Bölgesi Hazırlık Komitesi üyesi Zhao Dong, "Ryukyu Çin milletinin sınırları içerisindedir." demiştir.
Ağustos 1948'de, Çin Cumhuriyeti için eski bir casus olan Kiyuna Tsugumasa, "Biz Zhonghua minzu bir parçasıyız ve Ryukyu’daki kardeşlerimizin kurtuluşunu desteklemeliyiz." şeklinde açıklamada bulunmuştur.