|
| |||
| Kişisel bilgileri | |||
|---|---|---|---|
| Tam adı | Arrigo Sacchi | ||
| Doğum tarihi | 1 Nisan 1946 | ||
| Doğum yeri | Fusignano, İtalya | ||
| Boyu | 1,7 m (5 ft 7 in) | ||
| Profesyonel kariyeri* | |||
| 1964-1977 | Fusignano CF | ||
| 1977-1979 | AC Bellaria Igea Marina | ||
| Teknik direktörlük kariyeri | |||
| 1985-1987 | Parma | ||
| 1987-1991 | Milan | ||
| 1991-1996 |
| ||
| 1996-1997 | Milan | ||
| 1998-1999 | Atlético Madrid | ||
| 2001 | Parma | ||
| 2004-2005 | Real Madrid (Futbol Direktörü) | ||
|
* Yalnızca lig maçları ve gollerini içerir. Güncelleme: 11 Ağustos 2011 | |||
Arrigo Sacchi (d. 1 Nisan 1946, Fusignano), İtalyan teknik direktör. 1987-1991 yılları arasında çalıştırdığı Milan'da kazandığı başarılarla tanınmıştır. Bunun yanı sıra İtalya millî takımı, Parma ve Atlético Madrid'de de teknik direktörlük yapmıştır.
Profesyonel futbol oynamayan Sacchi, babasının yanında ayakkabı satan 26 yaşındaki bir gençken teknik direktör olmaya karar vermiş ve bu isteğini gerçekleştirip futbol tarihinde iz bırakan teknik direktörlerden biri olmuştur. Profesyonel futbol oynamadan teknik direktör olmasını eleştirenlere verdiği "Jokey olmak için önce at olmak gerekmez." cevabı da futbol tarihine geçen sözlerden biri olmuştur. Sacchi'nin bir diğer ünlü sözü ise "futbol, hayattaki en önemsiz şeylerin en önemlisidir."
1964-1977 yılları arasında Fusignano CF'de, 1977-1979 yılları arasında ise AC Bellaria Igea Marina takımında amatör futbol oynayan Sacchi hiç profesyonel futbol oynamamıştır.
Yaşadığı yerdeki birkaç kulübün altyapısında çalıştıktan sonra 1985 yılında Parma'nın başına geçti. İlk sezonunda takımını Serie C1 şampiyonu yaparak Serie B'ye çıkartmayı başardı. İkinci sezonunda ise takımı Serie A'ya çıkamasa da Coppa Italia'da Milan'ı elemeyi başarıp takımını çeyrek finale çıkarttı.
İlk sezonununda Parma'yı lig atlatıp, ertesi sezon kupada Milan'ı eleyince Milan başkanı Silvio Berlusconi'nin dikkatini çeken Sacchi 1987 yılında Milan'ın başına getirildi. İtalya'da klasikleşen defansif, sıkıcı oyunu sevmeyen Sacchi takımının o dönemin en önemli hücum takımlarından Real Madrid, Brezilya ve Hollanda gibi oynamasını istiyordu.
Sacchi'nin kurmaya çalıştığı sistem daha ilk sezonunda işe yaradı ve Milan 1987-88 sezonunda Serie A şampiyonu oldu. Milan 1979'da kazandığı son şampiyonluktan 9 sene sonra tekrar şampiyon olmuştu. Sezon sonunda Milan, kupa galibi Sampdoria'yla oynanan Supercoppa Italiana finalini 3-1 kazanıp bu kupanın ilk şampiyonu oldu. Dolayısıyla Sacchi de bu kupayı kazanan ilk teknik direktör oldu.

1988-89 sezonunda ise Serie A'da işler yoluna gitmedi ve Milan ligi Internazionale ve Napoli'nin ardından üçüncü bitirdi. Serie A'nın aksine Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Milan çok iyi gidiyordu. Yarı finalde İspanya'da 1-1 biten maçın rövanşında Real Madrid'i Giuseppe Meazza Stadyumu'nda 5-0 yenerek finale çıkan Milan finalde de Romanya temsilcisi Steaua București'i 4-0 yenerek Avrupa şampiyonu oldu. Sacchi, 1963 ve 1969 yıllarında kazandığı iki kupadan sonra 20 senedir bu şampiyonluğu bekleyen Milan'ı üçüncü kez bu başarıya taşıyan isim oldu. UEFA Süper Kupası'nda UEFA Kupa Galipleri Kupası şampiyonu Barcelona'yla oynanan final maçlarının ilki Camp Nou'da 1-1 bitti rövanşında ise Giuseppe Meazza Stadyumu'nda 1-0 kazanan Milan bu kupayı da müzesine götürdü. Sacchi Milan'a UEFA Süper Kupası kazandıran ilk teknik direktör oldu. Kıtalarası Kupa'da ise Güney Amerika şampiyonu olan Kolombiya temsilcisi Atlético Nacional'ı 1-0 yenerek şampiyon oldu. Böylece Sacchi'li Milan sezonu 3 kupayla kapattı.
1989-90 sezonunda Serie A'yı Diego Maradona'lı Napoli'nin 2 puan arkasında ikinci bitirdi. Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ise finalde Portekiz temsilcisi Benfica'yı 1-0 yenerek geçen sezon olduğu gibi yine şampiyon oldu. Milan, tarihinde ilk kez üst üste iki sezon Avrupa şampiyonu olmuştu. UEFA Süper Kupası'nda Kupa Galipleri Kupası şampiyonu Sampdoria'yla oynanan finallerin ilk maçında deplasmanda 1-1 berabere kalan Milan, San Siro'da 2-0 kazanıp, kupa tarihinde aynı ülke takımlarının karşılaştığı ilk finalde kupayı kazandı. Kıtalararası Kupa'da ise Güney Amerika şampiyonu olan Paraguay temsilcisi Olimpia'yı 3-0 yenerek şampiyon oldu. Böylece Sacchi ve Milan geçen sezon kazandığı bütün kupaları bu sezonda kazanarak sezonu yine 3 kupayla kapatmaya başardı.
1990-91 sezonunda Serie A'yı Samdpdoria'nın 5 puan arkasında ikinci bitirdi. Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ise çeyrek finalde Fransız Marsilya'ya çeyrek finalde elendi.
Milan'a son iki sezonda altı, toplamdaki üç sezonunda sekiz kupa kazandıran Sacchi kupasız geçen bu sezonun ardından mükemmele ulaşmak için sürekli daha fazla çalışmalarını istediği futbolcularıylada arası bozulunca sezon sonu Milan'dan ayrıldı.
Milan'dan ayrıldıktan sonra ise İtalya millî takımının başına geçti. Sacchi'nin başında olduğu İtalya, 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde grubunda SSCB'nin ardından ikinci oldu ve turnuvaya katılamadı.
1994 FIFA Dünya Kupası'nda İrlanda, Meksika ve Norveç'in bulunduğu E Grubu'nu 4 puanla üçüncü bitirdi. İlginç olan gruptaki tüm takımlarında aynı puanı almasıydı tüm takımların averajları da aynı olunca atılan gol sayısına bakıldı ve İtalya grubu üçüncü olarak tamamladı. En iyi üçüncüler arasına girdi ve tur atladı. Son 16'da Nijerya'yı uzatmalarda 2-1, çeyrek finalde İspanya'yı yine 2-1, yarı finalde ise Bulgaristan'ı önceki iki maçı gibi 2-1 yendiler ve finale çıktılar. Finalde ise normal süresi ve uzatmaları 0-0 biten maçta Brezilya 'ya penaltılarla 3-2 yenildiler ve ikinci oldular.
1996 Avrupa Futbol Şampiyonasında ise Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Rusya'nın yer aldığı C Grubu'nu 4 puanla üçüncü bitirdi ve gruptan çıkamyarak elendi. Bu turnuva Sacchi'Nin millî takım kariyerinin de sonuydu.
1996-97 sezonuna Óscar Tabárez'le başlayan Milan'da istenilen sonuçlar gelmeyince Tabarez'in yerine Giorgio Morini getirildi. Morini'ninde kötü gidişe engel olamamasıyla takımın başına ikinci kez Sacchi getirildi. Ancak Sacchi de durumu düzeltemedi ve Milan ligi 11. bitirdi. Sacchi ise sezon sonu görevden ayrıldı.
1998 yılında ilk kez ülke dışına çıkarak İspanya'nın Atlético Madrid takımının başına geçti. Sacchi'li Atletico Madrid, La Liga'yı on üçüncü sırada bitirirken UEFA Kupası'nda ise yarı finale çıktılar ancak yarı finalde Sacchi'nin eski takımı Parma'ya elendi. Copa del Rey'de ise finale çıkmayı başarsada finalde Valencia'ya 3-0 kaybetti. Buna rağmen kupa finalisti olarak gelecek sezon UEFA Kupası'na katılmaya hak kazandılar. Sezon sonunda ise Sacchi istifa ederek takımdan ayrıldı.
2000-01 sezonunun ikinci yarısında tekrar Parma'nın başına geçti ancak sağlık sebeplerini gerekçe göstererek istifa etti.
Parma teknik direktörlüğünden istifa ettiği 2001 yılından 2004 yılına kadar bu takımın sportif direktörlüğünü üstlendi. 2004 yılında ise Real Madrid'in futbol direktörü oldu. 2005 yılında bu görevden istifa etti.
2007 yılından 2010 yılına kadar yorumculuk yaptı. 2010 yılından beriyse İtalya Futbol Federasyonu'nun genç futbolcu akademisi'nin koordinatörlüğünü yapmaktadır.
"Fusignano Peygamberi" lakaplı Sacchi, tüm zamanların en büyük teknik direktörlerinden biri olarak kabul edilir. Akıcı, ancak son derece organize bir hücum 4-4-2 dizilişini tercih etti, İtalyan futbolunun esas olarak güçlü savunma oyununa odaklandığı ve Helenio Herrera'nın Catenaccio taktiklerinin hala güçlü bir etkiye sahip olduğu bir dönemde geleneksel liberoyu terk etti. Savunma açısından, Sacchi'nin takımları, selefi Nils Liedholm tarafından zaten tanıtılmış olan bölgesel markaj sistemini benimsedi ve az gol yiyerek savunma gücüyle biliniyordu; Gerçekten de, Sacchi'nin hem Milano'da hem de İtalya milli takımında kullandığı Maldini, Baresi, Costacurta ve Tassotti'den oluşan savunma dörtlüsü, tüm zamanların en büyük savunmalarından biri olarak kabul ediliyor.
Sacchi, Hollanda'nın Total Futbol konseptine inanıyordu ve genç oyuncuların uzmanlık pozisyonlarına yönlendirilmek yerine futbolun tüm yönlerinde eğitilmesi gerektiğini, takıma hem topla hem de topsuz yardımcı olmaları gerektiğini savunuyordu. Ayrıca takım etiğine ve tüm oyunculara eşit davranmaya da sıkı sıkıya inanıyordu ve bir keresinde şöyle demişti: "Bir takım kurmanın tek yolu, aynı dili konuşan ve takım oyunu oynayabilen oyuncular bulmaktır. Tek başınıza hiçbir şey başaramazsınız ve başarsanız bile uzun sürmez. Michelangelo'nun sık sık söylediği şu sözü alıntılarım: 'Ruh eli yönlendirir.'" Takımının uyumunu mükemmelleştirmek için Sacchi, oyuncularının antrenmanda futbol topu olmadan maç simülasyonu yaptığı "gölge oyunu"nu uygulamaya koydu. Bir antrenör olarak, oyuncuları için katı ve titiz bir antrenman rejimi uygulamasıyla tanındığı ve takımlarının genellikle çalışma etiği ve disipliniyle bilindiği için tartışmalara da yol açtı. Sacchi, açık sözlülüğü, inatçılığı ve taktik çözümler hazırlarken ve oyunları mükemmelleştirirken gösterdiği titiz, takıntılı detaycılığıyla da hatırlanır; oyuncularının da bunları ezberleyip maçlar sırasında tutarlı bir şekilde uygulamaları beklenirdi. Kariyeri boyunca Marco Van Basten, Gianluca Vialli ve Roberto Baggio gibi birçok oyuncusuyla ve teknik direktör Fabio Capello ile çatışmalar yaşadı.
Sacchi, aynı zamanda yenilikçi olarak da kabul edilir; takımlarında yüksek pres, ofsayt tuzağı ve savunma ile hücum arasında 25 metreden fazla mesafe olmayan yüksek bir savunma hattını popülerleştirmiştir. Bu pres stili, José Mourinho'nun Porto'su, Pep Guardiola'nın Barcelona'sı, Jürgen Klopp'un Borussia Dortmund'u ve Jupp Heynckes'in Bayern Münih'i tarafından başarıyla taklit edilmiştir. Milan'daki halefi Fabio Capello, Sacchi'nin taktiklerinin bazı yönlerini koruyarak beş sezonda dört Serie A şampiyonluğu ve 1993-94 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanmıştır. İspanyol teknik direktör Rafael Benítez, Sacchi'yi rol modeli ve "son 50 yılda futbolu devrimleştiren teknik direktör" olarak gösteriyor.
Bireysel