Davut Sulari | |
|---|---|
| Doğum | Davut Ağbaba 1925 Çayırlı, Erzincan, Türkiye |
| Ölüm | 18 Ocak 1985 (60 yaşında) Erzurum, Türkiye |
| Uğraş | Halk ozanı, âşık, söz yazarı, besteci |
| Evlilik | Gülşah Ana (e. 1938- b.?) Zafer Hanım (?) |
| Çocuk(lar) | 5 (Edibe Sulari) |
| Müzikal kariyeri | |
| Tarzlar | |
| Çalgılar | Vokal, bağlama, cura |
| Etkin yıllar | 1942-1985 |
| Müzik şirketi | Grafson Plak, Coşkun, Afşin, Sönmez, Güney |
| Resmî site | davutsulari.com |
Davut Sularî, gerçek adıyla Davut Ağbaba, (1925 - 18 Ocak 1985) Türk halk müziği sanatçısı, âşık, halk ozanı, söz yazarı ve bestesi. Erzincan'ın Tercan ilçesi Çayırlı köyünde doğmuştur. Yaşamı boyunca bağlama çalmış, türkü ve âşık geleneği içinde şiirler söylemiştir. Müzik kariyeri 1940'lı yılların sonlarında radyo sanatçılığı ile başlamış, ilerleyen yıllarda Türkiye'nin birçok ilini at sırtında dolaşarak türkü, güzelleme ve atışma icra etti. 1960'lı yıllarda 45'likler ve albümler yayınlamaya başladı. 1970'li yıllarda Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde büyük konserler verdi; ayrıca İran, Irak, Suriye gibi Ortadoğu ülkelerinde halk müziği etkinliklerine katıldı.
Türkçe dışında Arapça, Farsça, Almanca ve Fransızca dillerini de bilen Sulari, "Eylesin", "Üç Telli Turna", "Sultanım", "Çok Evvel Oldu" ve "Vardım Kırklar Kapısına" gibi eserleriyle Türk halk müziğinin en bilinen isimlerinden birisi oldu. Eserleri Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan, Belkıs Akkale, Ahmet Aslan, Özlem Özdil ve Güler Duman gibi birçok sanatçı tarafından yorumlanan Davut Sulari, 18 Ocak 1985 tarihinde Erzurum'da bir âşık meclisi sırasında hayatını kaybetti. Halk müziği sanatçısı olan kızı Edibe Sulari, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta gerçekleşen Sivas Katliamı'nda hayatını kaybetti.
Davut Sulari 1925 yılında Erzincan'ın Tercan ilçesi Çayırlı köyünde dünyaya geldi. Babası Veli, annesi Cezayir olan Davut Sularî, Kaltukzadeler ailesinin bir ferdi olarak büyümüştür. Dedesi Kaltık Mehmet Ağa tasavvufî şiirler söyleyen bir ozan olarak bilinir. Çocukluğunda bağlama ve türkü söylemeyi ondan öğrenmiştir. Kendi yaşamında da aile içindeki âşıklık geleneğini sürdüren Sularî, Çayırlı’da ilkokula başlamıştır, ancak üçüncü sınıfa kadar resmî eğitim görmüştür. Asıl öğrenimini ise geleneksel Alevi tekke ve cem evlerinde almıştır. Bu ortamda dedesi Mehmet Kaltık Ağa'nın yanında kültürel ve tasavvufî eğitim görmüş, bağlama çalmayı onun teşvikiyle öğrenmiştir. 17 yaşında, kutsal kabul edilen "bade" içerek âşıklık geleneğine resmen katıldığı, yani “badeli aşıklar” arasına girdiği söylenmektedir.
Konya Aşıklar Bayramı'nın oluşumunda yer aldı. TRT Radyolarında, Ankara ve İstanbul'da bölge sanatçısı olarak görev aldı. Bu dönemde Muzaffer Sarısözen, Adnan Saygun, Nida Tüfekçi gibi ünlü müzisyenlerle tanıştı ve eserlerini seslendirdi. Konya Aşıklar Bayramı'na katılarak etkinliğin şekillenmesine destek verdi. O dönemde düzenlenen atışma, taşlama gibi karşılaşmalarda başarı gösterdi. Türkiye'nin birçok ilini at sırtında dolaşarak türkü, güzelleme ve atışma icra etti. Halk müziğinin bu dallarındaki yeteneği ile tanındı. Davut Sulari, bir konuşmasında Zaza olduklarını ifade etmiş, Türkçe dışında Arapça, Farsça, Almanca ve Fransızca dillerini de bildiğini söylemektedir. Ana dili olan Zazaca eserler de vermiştir.
Aşıklar meclislerinde sanatını icra etmeyi ömrü boyunca sürdürdü. Birçok ünlü sanatçıyla beraber de çalışmış ve çok sayıda âşık ve sanatçıyı da etkilemiştir. Aşık Beyhani, Aşık Celali, Aşık Daimi, Aşık Serdari, Mahzuni Şerif, Muhlis Akarsu gibi isimler Davut Sulari'den etkilenen âşıklardır. 1965 yılında "Kerbela Faciası / Muhammet Ali'ye İkrar Verenler" adlı ilk 45'lik plağını yayınladı. Bu yıldan itibaren sıkça 45'likler yayınlamaya başlayan Davut Sulari'nin eserleri ilerleyen yıllarda birçok sanatçı tarafından yeniden yorumlandı.
Davut Sulari, 1940'li yılların sonundan itibaren radyo sanatçılığı yapmaya başladı. 1950'li yıllardan itibaren Türkiye'nin birçok ilini at sırtında dolaşarak türkü, güzelleme ve atışma icra etti. Anadolu'daki âşık kahvelerinde düzenlenen fasıl toplantılarında sıkça yer almıştır. Bu dönemde kendi eserleriyle de büyük beğeni toplamıştır. 1960'lı yılların başına kadar devam eden bu süreçte birçok halk müziği sanatçısına ilham vermiştir. 1965 yılında "Kerbela Faciası / Muhammet Ali'ye İkrar Verenler" adlı ilk 45'lik plağını yayınladı. 1966 yılında "Ben Ademim Hak Yapısı Binayım / Gam Deryasında Ümit Gemisi", "Hayat Veriyorsun Ruha Bedene / Müstezat" ve "Huzuru Hüdaya / Seher Vakti Kalkan Kervan" adlı 45'liklerini yayınladı. 1960'lı yıllar boyunca birçok farklı müzik firmasından 45'likler yayınladı. 1970'li yıllarda 45'liklerin yanı sıra albümler yayınladı. Davut Sulari, Davut Sulari 2 ve Davut Sulari 3 albümlerinde yeni parçaların yanı sıra 45'liklerindeki eserlere de yer verdi. Bu dönemde eserleri birçok sanatçı tarafından yorumlanmaya başladı. 1973 yılında Mahzuni Şerif, "Karaoğlan" adlı eserini yorumladı. Ayrıca 1970'lerde Avrupa, İran, Irak ve Suriye turneleriyle eserlerini tanıtmış, yurtdışı halk kültürü organizasyonlarında da yer almıştır. Bu turnelerde kendi bestelerini ve Türk halk ezgilerini geniş kitlelere tanıttı.
1980 yılında TRT 1'de yayınlanan Aydost adlı programa katılarak kendi eserlerini yorumladı. Aynı dönemlerde birçok televizyon programına katılarak röportaj ve söyleşi yaptı. 1982 yılında Güler Duman, O Leyli Leyli adlı ikinci albümünde "Evelallah" adlı parçasını yorumladı. 1984 yılında yayınlanan Seher Yeli adlı albümünde ise "Kirpiğin Kaşına Değdiği Zaman" adlı parçasını yorumladı. Aynı parçayı 1983 yılında Arif Sağ, İnsan Olmaya Geldim adlı albümünde yorumladı. Farklı sanatçıların eserlerini yorumlaması eserlerinin geniş kitleler tarafından tanınmasına yol açtı. Davut Sulari, bu dönemde albümlerin yanı sıra festivallerde sahne almaya devam ediyordu. 18 Ocak 1985 tarihinde Erzurum'da âşıklar kahvesinde düzenlenen fasılda rahatsızlanıp ölmüştür. Davut Sulari, memleketi Çayırlı ilçesindeki aile mezarlığına defnedilmiştir. Ölümünün ardından eserleri Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, Belkıs Akkale, Sabahat Akkiraz, Yıldız Tilbe, Erdal Erzincan ve Zerrin Özer gibi birçok sanatçı tarafından yeniden yorumlandı.
Davut Sulari'nin sanatı, geleneksel aşık geleneğini özümserken yenilikçi unsurlar da taşır. Kültür ve Sanat Derneği'ne göre "âşıklık geleneğinin kalıplarını zorlayan, müzikte ve şiirde daima yenileşme hareketinin içinde yer almış" bir sanatçıdır. Eserlerinde aşk, tasavvufî irfan ve doğa temaları ön plandadır; kendisi de sözlerinde mânâ aleminin sırlarından bahseder. Bu özellikleriyle şiirleri manevî derinlik taşır. Öte yandan atışma (âşıklıkta atışmalı şiir söyleme) geleneğinde kendine özgü bir üslubu olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, Alevi-Bektaşi kültürünün tasavvufî öğeleri şiir ve yorumuna yansımıştır. Kendi ifadesiyle sazı, "hakikat sesini duyuran" bir araç olarak kullanılmıştır. Kızı Edibe Sulari, 2 Temmuz 1993'te Sivas Katliamı'nda Madımak Oteli'nde yakılarak öldürülmüştür.
Davut Sularî üzerinde özellikle dedesi Mehmet Kaltık Ağa ile akrabası Paşa Doğan'ın etkisi büyüktür. Ayrıca Ankara Radyosu'ndaki çalışma döneminde karşılaştığı Muzaffer Sarısözen, Adnan Saygun ve Nida Tüfekçi gibi usta müzisyenler meslek yaşamında etkili olmuştur.
Mahzunî Şerif, Muhlis Akarsu, Aşık Daimî, Âşık Beyhani, Âşık Serdarî, Âşık Celalî gibi âşıklar onun divanından esinlenmiştir. Ayrıca Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz, Güler Duman ve Belkıs Akkale gibi ses sanatçıları Davut Sularî'nin eserlerini repertuvarlarına almıştır. Bu isimler Sulari'nin geleneğini yeni nesillere taşımıştır.
Davut Sulari'nin hatırasını yaşatmak için 2000'li yıllarda Aşık Davut Sularî Kültür ve Sanat Derneği kurulmuştur. Dernek, Sulari'nin yaşamını, felsefesini ve eserlerini genç kuşaklara aktarmayı amaçlamaktadır. Sanatçının türküleri günümüzde de yaşatılmakta, pek çok halk müziği sanatçısı repertuvarında onun eserlerine yer vermektedir. Ali Ekber Çiçek ve Arif Sağ gibi ustalar hâlâ Sulari'nin türkülerini seslendirerek mirasına sahip çıkar. Böylece Davut Sulari'nin besteleri ve geleneksel üslubu Türk halk müziğinde varlığını sürdürmektedir. Ölümünün ardından 45'liklerinde yer alan parçalar derleme albüm olarak yayınlanmıştır. 22 Mart 2019 tarihinde Sulari'ce / Davut Sulari Türküleri adlı saygı albümü yayınlandı. Albümde kendi sesinden eserin yanı sıra on altı farklı sanatçı yer aldı.