| Zazaca | |
|---|---|
| Zazaki | |
| Telaffuz | Zazaca telaffuz: [zazaki] |
| Ana dili olanlar | Türkiye, Zaza diasporası (Avrupa'da, özellikle Almanya) ABD |
| Bölge | Anadolu |
| Etnisite | Zazalar |
| Konuşan sayısı | y. 1.5 milyon (2019) |
| Dil ailesi | |
| Diyalektler | |
| Yazı sistemi | Latin alfabesi |
| Dil kodları | |
| ISO 639-1 | - |
| ISO 639-2 | zza |
| ISO 639-3 | diq, kiu |
| Glottolog | zaza1246 Zaza |
| ELP | Dimli |
Zaza dilinin üç ana lehçesinin coğrafi dağılımı. | |
UNESCO'nun Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası içinde Zaza dilinin statüsü | |
| Bu sayfa UFA fonetik Unicode semboller içerir. Doğru bir görüntüleme desteğiniz bulunmadığı takdirde, soru işaretleri, kutular veya diğer Unicode karakterleri görebilirsiniz. IPA sembolleri ile ilgili rehberi okumak için, bakınız Yardım:IPA. | |
Zazaca, Hint-Avrupa dil ailesinin İran dilleri grubunun Kuzeybatı İran koluna bağlı bir dildir. Zazalar tarafından Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde konuşulan dilin kuzey, güney ve merkez olmak üzere üç ana lehçesi bulunup Anadolu'nun doğusunda Bingöl, Elâzığ, Erzincan, Erzurum, Bitlis, Malatya, Muş ve Tunceli; güneydoğusunda Adıyaman, Diyarbakır ve Şanlıurfa; kuzeydoğusunda Kars ve Ardahan, merkezinde Sivas, Kayseri ve Aksaray ve Karadeniz bölümünde Tokat ve Gümüşhane gibi illerde konuşulmaktadır. Zazacaya gramer, genetik ve temel söz varlığı açısından en yakın diller Hazar Denizi kıyılarında konuşulan Tatça, Talışça, Simnanca, Sengserce, Gilekçe ve Mazenderanca gibi çağdaş İran dilleridir. Dil aynı zamanda Geç Antik Çağ'da konuşulup günümüzde ortadan kalkmış Partça ve Baktriyaca gibi eski İran dilleri ile de dil yapısı yönünden benzerlik göstermektedir.
Zazaca uluslararası dil otoriteleri tarafından iki ana Zaza dilinden oluşan bir makro dil olarak sınıflandırılmaktadır. SIL International Zazacayı Güney Zazacası (diq) ve Kuzey Zazacası (kiu) olmak üzere iki ana Zaza dilini içeren bir makro dil olarak sınıflandırmaktadır. Diğer uluslararası dil otoriteleri Ethnologue ve Glottolog da Zaza dilini Güney Zazacası ve Kuzey Zazacası olmak üzere iki ana Zaza dilinden oluşan bir makro dil olarak sınıflandırmaktadır. Prof. Dr. Ludwig Paul ve Frankfurt Zaza Dil Enstitüsü ise Zaza dilini; kuzey, merkez ve güney kolları olmak üzere üç ana lehçeye ayırmaktadır.

Zazaların dillerini ve kendilerini tanımlamaları bölgeden bölgeye ayrılıklar göstermektedir. Zazaların tanımlama şekli ulusal olmayıp, etnik ya da dini niteliktedir. Zaza dili için kullanılan başlıca adlandırmalar şunlardır: Dımılki ya da Dımıli, Aksaray, Şanlıurfa, Siverek, Diyarbakır, Çüngüş, Adıyaman, Gerger ve Mutki'de yaşayan Zazalar'ın dillerine verdikleri addır. Bu yörelerde yaşayan Zazalar çoğunlukla kendilerini Dımıli, dilleri Zazacayı ise Dımıli/Dımılki olarak adlandırmaktadır. Friedrich Carl Andreas, Karl Hadank ve Vladimir Minorski gibi Zaza dili üzerine araştırmalar yapan dilbilimci ve araştırmacılar, Zazacanın tarihi Deylem bölgesinde konuşlan diller ile yakınlığına bağlı olarak Dımıli sözcüğünün Deylem bölgesi ile bağlantılı olduğunu öne sürmüştür. Bu adın kökeninin tarihsel olarak Dunbuli aşireti adıyla bağlantılı olabileceği de bir diğer görüştür. Bir diğer adlandırma Zazaki ise tarihsel olarak Elâzığ, Palu, Maden, Çermik, Bingöl ve Sivas yöresinde yaşayan Zazaların dillerine verdikleri addır. Günümüzde bu ad diğer yörelerde de gittikçe daha çok yaygınlaşmış olup Zazaların genel adlandırmasıdır. Bu adlandırmaya Zazacanın bütün lehçelerinde rastlanmaktadır. Dilin bu adlandırmasına Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde "Zaza lisanı" ya da "lisân-ı Ekrâd-ı Zaza" şeklinde rastlanmaktadır. Bu ismin tarihsel olarak Zaza adındaki aşiret ismiyle bağlantılı olabileceği çeşitli yazarlarca ileri sürülmüştür. Bazı yazarlar tarafından sözcük benzerliğinden yola çıkılarak, Zaza sözcüğünün Sasa ya da Sasani sözcüklerinden türediği de ileri sürülmüştür. Zazacanın merkez lehçesiyle konuşan Zazaların hemen hepsi kendilerini Zaza, dillerini Zazaki olarak tanımlarken Palu, Bingöl ve Dicle gibi yerlerde Zaza'nın yanında Kırd şeklindeki bir tanımlamaya da sınırlı şekilde rastlanır. Bu anılan yörelerde yaşayan bazı Zazalar dillerini Zaza ile birlikte Kırdki/Kırdi olarak da adlandırmaktadır. Kırmancki ise Tunceli, Erzincan, Bingöl (Kiğı, Yayladere) gibi il ve ilçelerde daha çok Alevi Zazaların dillerine verdikleri ad olup, anılan bu yörelerde yaşayan Zazalar kendilerine Kırmanc, yaşadıkları bölgeye de Kırmanciye derler. Dillerine Kırmancki diyen eski kuşakta Dımılki ismi de bilinmektedir. Bingöl, Erzurum ve Varto gibi bölgelerde yaşayan Alevi Zazalar özel bir adlandırma yerine konuştukları Zazacaya "dilimiz" anlamına gelen "zonê ma" demektedir. Kendilerine ise halkımız anlamına gelen "şarê ma" demektedir.
Zazaca üzerine ilk araştırmalar 19. yüzyılın ikinci yarısı itibarıyla başlamıştır. Oryantalist Peter I. Lerch, Kırım Savaşı'nda Ruslara esir düşen Osmanlı askerlerinin tutulduğu Roslow'a giderek buradaki Zaza kökenli Osmanlı askerleri arasında Zazaca bazı derlemeler yapmıştır. Lerch, 1856 yılında, Zazaca tümce listesi ve öykülerinden oluşan derlemelerini dilbilimsel analiz yapmadan Rusça ve Almanca olarak yayımlamıştır. Daha sonra Robert Gordon Latham, Dr. H. Sandwith'in derlediği bir Zazaca sözlük listesini 1856 ve 1860 yıllarında yayımlamıştır. 1862'de Wilhelm Strecker ve Otto Blau tarafından Dersim Zazacasına ait bazı notlar yayımlanmıştır. Daha sonra Friedrich Müller (1864) Lerch'in derlediği metinlerle Zazaca ile üzerine karşılaştırmalı bir inceleme yayımlamıştır. Müller çalışmasında Zazacayı Farsçanın bir lehçesi olarak değerlendirmekle birlikte Zazacanın Kürtçe ve Farsçadan daha eski olduğunu ve tarihsel gelişim bakımından Zazacanın Kürtçe ve Farsçadan ayrı olduğunu saptamıştır. Müller'in bu görüşü daha sonra F. Spiegel (1871), W. Tomaschek (1887), W. Geiger (1891-1901) ve A. Socin (1901) tarafından da desteklenmiştir. Daha sonra, Albert van Le Coq (1903) derlediği bazı Zazaca metinleri Kürtçe metinlerle bazı kısmi karşılaştırmalar yaparak dilbilimsel analiz yapmadan yayımlamıştır. Çalışmalarında Zazaca metin kayıtlarına yer veren ilk dönem araştırmacıları, detaylı dilbilimsel analizini yapmadan diyalekt olarak düşünüp Zazacayı Farsça ve Kürtçe ile birlikte değerlendirmiştir.
Zazacayı dilbilimsel olarak inceleyip detaylı analizini yapan ilk araştırmacı Alman dilbilimci Oskar Mann'dır. 1905/1906 yıllarında Prusya Bilimler Akademisi tarafından batı İran dillerinin dokümantasyonu ve dilbilimsel analizi için görevlendirilen Oskar Mann, Bingöl ve Siverek bölgelerinde kapsamlı Zazaca derlemeler ve dil kayıtları gerçekleştirmiştir. Zazacayı ses bilgisi (fonetik), biçim bilgisi (morfoloji), sözcük bilgisi (leksikoloji) ve köken bilgisi (etimoloji) açılarından inceleyen Oskar Mann yaptığı araştırmaların sonucunda Zazacanın Farsça ya da Kürtçenin bir lehçesi olmayıp başlı başına ayrı bir dil olduğunu tespit etmiştir. Mann'ın ölümünden sonra çalışmalarını devralarak ilerleten Karl Hadank, 1932 yılında bu çalışmaları yaptığı gramer analizleriyle beraber "'Mundarten der Zâzâ" adıyla kitaplaştırmıştır. Hadank da öncülü Oskar Mann gibi Zazacayı başlı başına ayrı bir dil olarak sınıflandırmıştır. Zazacanın modern dilbilim tarihindeki yeri Oskar Mann (1906) ve Karl Hadank'dan (1932) sonra David Neil MacKenzie (1961-95), Gernot Ludwig Windfuhr (1989), Jost Gippert (1996), Ludwig Paul (1998) ve birçok yabancı dilbilimci ve araştırmacı ve uluslararası dil otoriteleri Glottolog, Ethnologue ve SIL International tarafından incelenmiş olup başlı başına bir Batı İran dili şeklinde belirlenmiştir.
Zazaca, Doğu Anadolu'nun Yukarı Fırat ve Dicle havzasında, sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık olarak 2-3 milyon civarında kişinin konuştuğu dildir. Türkiye'de yaşayan Zazalar dışında özellikle Almanya, Fransa, Avusturya, İsveç, İsviçre ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde yaşayan önemli sayıda Zaza veya Zazaca konuşan nüfus bulunmaktadır.
Zazacanın yoğun olarak konuşulduğu ve Zazaların yoğun olarak yaşadığı yerleri, Bingöl (bütün ilçelerde), Tunceli (bütün ilçelerde), Elâzığ (doğu bölgesi, kuzeyi ve güneyi), Diyarbakır (kuzey ve batı bölgeleri Çermik, Çüngüş, Ergani, Eğil, Dicle, Lice, Hani, Kulp, Hazro), Urfa (Siverek, Hilvan ilçeleri), Muş (Varto ilçesi), Sivas (Zara, Ulaş, Kangal ilçeleri), Adıyaman (Gerger ilçesi), Erzincan (Merkez, Tercan, Çayırlı ve yer yer diğer ilçelerde), Batman (Batman, Kozluk), Bitlis (Mutki, Tatvan), Malatya (doğu bölgesi), Ardahan (Göle'nin iki köyünde), Aksaray (Ekecik bölgesinde) ve Erzurum (Hınıs, Tekman, Aşkale, Çat ve yer yer diğer ilçelerinde) oluşturmaktadır.

Zazaca dilbilimsel olarak Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran ana grubunun İran dilleri koluna ait bir dildir. Bir batı İran dili olan Zazaca bu grubun kuzeybatı koluna mensuptur. Zazaca dilbilimde Kürtçeden ayrı olarak başlı başına bir kuzeybatı İran dili olarak kabul edilmektedir.
Ethnologue, Zazacayı kuzeybatı İran dilleri içinde Gurani diliyle beraber Zaza-Gorani olarak adlandırılan genetik bir alt grup içinde sınıflandırmaktadır. Ancak bazı benzerliklere rağmen Zazaca ve Guranice arasındaki belirgin farklılıklar nedeniyle Zaza-Gorani biçiminde sınıflandırması tartışmalıdır. Diğer yandan Zazaca, Tatça, Talışça, Gilekçe, Simnanca gibi Hazar dilleriyle Guranicede bulunmayan birçok ortak dil özelliğini paylaşmaktadır. Glottolog, Zazacayı Hazar Denizi'nin güney kıyılarında konuşulan Talışça, Tatça ve Herzendice, Kecelce, Kilitçe gibi lehçeleri ile birlikte Eski Azerice ile ilişkili Azeri dilleri (Adharic) grubu içinde sınıflandırmaktadır. Pièrre Lecoq, Zazacayı Tatça, Talışça, Gilekçe, Simnanca ve Beluçça gibi dillerle birlikte Medo-Hazar dilleri (Medo-Caspian) grubu içinde sınıflandırmaktadır. Alman dilbilimci Jost Gippert ise Zazacayı Hazar Denizi'nin güneyindeki tarihi Hyrkania (Cürcan) bölgesine atıfta bulunarak Hyrkan dilleri (Hyrkanian) grubu içinde sınıflandırmıştır ve Sengserce, Beluçça gibi dilleri Zazaca ile aynı alt grup içinde sınıflandırmıştır. Gippert aynı zamanda Zazacanın Partça ve Simnanca gibi dillerle genetik yakınlık gösterdiğini tespit etmiştir. Dilbilimciler Paul, Stilo ve Windfuhr'a göre Zazaca kuzeybatı İran dilleri içinde başlı başına bir dildir. Paul, Stilo ve Windfuhr başka bir kuzeybatı İran dili ile aynı grup içinde gruplandırmak yerine Zazacayı kuzeybatı İran dilleri içinde bağımsız bir dil olarak sınıflandırmaktadır. Paul, dilbilimsel analizinde Zazacanın Eski Azericeden türeyen Tatça lehçeleri (modern Azeri lehçeleri), Talışça, Simnanca, Sengserce, Gilekçe ve Partça gibi dillere yakın olup bu dillerle birçok benzerlik paylaştığını ve Kürtçenin tarihi olarak geçirmiş olduğu ses değişikliklerinin Zazacada bulunmadığını tespit etmiştir. Benzer şekilde, Elazığ bölgesinde bölgesinde yapılan çalışmalarda Zazaca ve Kürtçe konuşurları arasında karşılıklı anlaşılırlığın oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Encyclopædia Iranica'da ise Zazaca Talışça, Tatça ve lehçeleri, Herzendice, Gilekçe, Mâzenderanca, Simnanca gibi dillerle birlikte Kuzeybatı İran dillerinin Hazar dilleri (Caspian) alt grubu içinde sınıflandırılmıştır ve tarihsel olarak söz konusu Hazar dillerinin tamamı Partça ilişkilendirilmiştir.

Genel olarak, İran dilleri içinde Hazar Denizi kıyılarında konuşulan kuzeybatı İran dilleri ve Zazaca arasında dilbilgisi ve temel sözcük dağarcığı bakımından önemli benzerlikler bulunmaktadır ve Zazacanın urheimatının (kökensel anavatanının) Hazar denizi kıyıları olduğu düşünülmektedir. Nitekim, bugün Zazacaya en yakın diller Hazar Denizi'nin güney kıyılarında konuşulan Talışça, Tatça, Simnanca, Sengserce, Gilekçe ve Mazenderanca gibi dillerdir.
Glottolog veri tabanına göre kuzeybatı İran dilleri içinde Zaza dilinin yeri:

Zaza dilinin güney, kuzey ve merkez veya doğu olmak üzere üç ana lehçesi bulunmaktadır. Uluslararası dil otoriteleri ise Güney Zazaca ve Kuzey Zazacayı lehçe yerine Zaza makro dili içinde iki ayrı Zaza dili olarak tanımlamaktadır. Zazalar'ın mezhep farklılığı, Zaza dilinin lehçe farklılıklarına da yansımıştır. Dilin güney lehçesi Hanefi Zazalar, kuzey lehçesi Alevi Zazalar, merkez veya doğu lehçesi ise Şafi Zazalar tarafından konuşulmaktadır. Bu lehçelerin yanı sıra özel konuma sahip olan ve hiçbir lehçe grubuna tam olarak dahil edilemeyen geçiş lehçeleri ve kenar ağızları da bulunmaktadır. Dilin güney lehçesi Anadolu'nun güneydoğu ve orta kesimlerinde konuşulmaktadır. Merkez lehçesi ağırlıklı olarak Doğu Anadolu'da konuşulmaktadır. Kuzey lehçesi ise Anadolu'nun doğu ve kuzeydoğu kesimlerinde konuşulmaktadır. Dil tarihi açısından dilin güney lehçesi ve bazı geçiş lehçeleri diğer lehçelere göre daha muhafazakar (arkaik) bir yapıya sahiptir. Güney Zazacası, Kuzey Zazacası ve Merkezî/Doğu Zazacası arasındaki farklılıklar temelde fonolojik ve morfolojik farklılıklara dayanmaktadır.
Güney Zazacası ([diq]/diml1238) Zaza dilinin üç ana lehçesinden biridir. Aynı zamanda Güney Zazacası, Zaza makrodilinin iki ana Zaza dilinden biri olarak sınıflandırılmaktadır. Glottolog Güney Zazacasını Dumbuli, Hazzu, Kori, Motki ve Sivereki olmak üzere beş alt lehçeye ayırmaktadır: Güney Zazacası ağırlıklı olarak Siverek, Çermik, Çüngüş, Gerger, Mutki, Aksaray, Ergani ve Kulp bölgelerinde konuşulmaktadır. Kenar şiveleri: Mutki, Aksaray, Sarız * Geçiş şiveleri: Kulp, Lice, Ergani, Maden. Güney Zazacası diğer lehçelere göre daha muhafazakar (arkaik, eski) bir yapıya sahiptir.
Merkezî veya Doğu Zazacası ([diq]) Zaza dilinin üç ana lehçesinden biridir. Ağırlıklı olarak Palu, Bingöl, Hani, Dicle, Solhan ve Muş çevresinde konuşulmaktadır.
Kuzey Zazacası ([kiu]/kirm1248) Zaza dilinin üç ana lehçesinden biridir. Kuzey Zazacası, Zaza makrodilinin iki ana Zaza dilinden biri olarak da sınıflandırılmaktadır. Glottolog Kuzey Zazacasını Tunceli ve Varto olmak üzere iki alt lehçeye ayırmaktadır. Ağırlıklı olarak Erzincan, Kemah, Aşkale, Hozat, Hınıs, Kelkit, Nazimiye, Ovacık, Pülümür, Tekman, Tercan, Varto ve Yayladere bölgelerinde konuşulmaktadır.
Gramer, genetik, dil tarihi ve evrimi (diachronic) ve temel söz varlığı açısından Zaza diline en yakın diller Hazar Denizi kıyıları ve Kuzey İran boyunca konuşulan Tatça (Eski Azeri lehçeleri), Simnanca, Sengserce, Talışça, Gilekçe ve Mazenderanca gibi dillerdir. Aynı zamanda Zaza dili, ayrıca Geç Antik Çağ'da konuşulup günümüzde ortadan kalmış iki İran dili olan Partça ve Baktriya dilleriyle de gramer yönünden önemli ölçüde benzerlik göstermektedir. Dilin grameri ve temel söz varlığı (core vocabulary) Part dili ile fonetik (ses bilgisi), morfoloji (şekil bilgisi), sentaks (sözdizim) ve leksik (kelime hazinesi) bakımdan önemli ölçüde örtüşmektedir. Ünlü harflerden daha az değişim gösterdikleri için dillerin tarihsel evrimi ve dil gruplarındaki sınıflandırmanın esas temelini ünsüz harfler oluşturmaktadır. İran dillerinin içinde batı İran dillerinin kuzeybatı ve güneybatı olarak ayırt edilebilmesi için miras sözcüklerden oluşan belirli kıstas sözcükler, eş dillilik sınırı (isoglosses) yönünden esas alınmaktadır. Dillerin tarihsel evrimi ve dil gruplarındaki sınıflandırmanın esas temelini oluşturan bu ünsüzlerin oluşumu (eş dillilik sınırı/isoglosses) Zaza dilinde Talışça, Tatça (Herzendice), Sengserce, Vefsçe ve bazı merkezi İran dilleri ile hemen hemen aynıdır. Zaza dili burada, kuzeybatı İran dilleri grubu içinde Talışça,Tatça, Simnanca, Sengserce ve Gilekçe gibi diller ile bir kuzeybatı İran dilleri kuşağı oluşturmaktadır. Bu kuşağa bağlı diller Farsça, Azerbaycan dili ve Kürtçe konuşurları tarafından, kuşağın batı kısmında Zazaca, Talışça, Tatça ve doğu kısmında ise Simnanca, Sengserce, Gilekçe ve diğer Hazar/Merkez lehçeleri kalacak şekilde coğrafi olarak ikiye bölünmüştür. Zazaca bu bölünmeyle diğer dillerden coğrafi olarak uzakta kalmasına rağmen yine de Tatça, Talışça ve bazı kuzeybatı diyalektleri ile birlikte batı İrani Proto-Hint Avrupa ünsüz harf köklerini güçlü bir biçimde muhafaza etmiştir ve Farsça ve Kürtçeden oldukça uzaktır. Genel olarak, Zaza, Tat ve Talış dillerinden Kürtçe ve Farsçaya doğru uzanacak şekilde, batı İran dilleri daha az "arkaik" hale gelmektedir. Zaza dili, Talış ve Tat dilleri ile birlikte batı İran dillerinin en batısında yer alırken, Farsça ve Kürtçe en doğusunda yer almaktadır:
| Proto-IE | Partça | Gurani | Tatça | Zazaca | Talışça | Simnanca | Hazar | Merkezi İran | Beluçça | Kürtçe | Farsça |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| *ḱ/ĝ | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | s/z | h/d |
| *k(u)pal | -ž- | -ž- | -ž- | -ĵ- | -ž | -ĵ,ž- | -ĵ- | -ĵ-,ž,z | -ĵ- | -ž- | -z- |
| *gu(h)pal | ž | ž | ž (y-) | ĵ | ž | ĵ,ž | ĵ | ĵ,ž,z | ĵ | ž | z |
| *kw29 | ? | sip | isb | esb | asb | esp | s | esb | ? | s | s |
| *tr/*tl | hr | (ya)r | (h)r | (hi)r | (h)*r | (h)r | r | r | s | s | s |
| *d(h)w | b | b | b | b | b | b | b | b | d | d | d |
| *rd/*rz | r/rz | l, rz | r/rz | r/rz | rz | l/l(rz) | l/l | l/l(rz) | l/l | l/l | l/l |
| *sw | wx | w | h | w | h | x(u) | x(u) | x(u),f | v | x(w) | x(u) |
| *tw | f | u | u | w | h | h | h | h(u) | h | h | h |
| *y- | y- | y- | y- | ĵ- | ĵ- | ĵ- | ĵ- | ĵ- (y-) | ĵ- | ĵ- | ĵ- |
Kuşağa bağlı diğer birçok dil gibi Zaza dili de isimlerde genellikle biri Eski İran dilindeki /*-ahya/ genitif ekine dayanan yalın dışı hal eki olmak üzere iki durumlu bir sistem göstermektedir. Alman Dilbilimci Walter Bruno Henning, yaklaşık 100 yıl önce Zazaca, Talışca, Tatça, Simnanca ve Gilekçenin fiil çekiminde şimdiki zaman ekini /*-ant/ ile biten aynı eski İran şimdiki zaman kipinden aldığını tespit etmiştir. Walter Bruno Henning ayrıca Tatçanın Herzendice lehçesinin Zaza ve Talış dilleriyle birçok ortak dil özelliği taşıdığını tespit edip Herzendiceyi Talış ve Zaza dilleri arasında bir geçiş lehçesi olarak sınıflandırmıştır. Zazacada şimdiki zaman fiil çekimi Simnanca, Sengserce, Gilekçe, Talışça, Tatça ve Hazar Denizi kıyılarındaki bazı diğer dil/lehçeler ile ortak biçimde fiil kökünden sonra gelen /-ant/ şimdiki zaman eki ile oluşturulmaktadır:
| Türkçe | Zazaca | Simnanca | Gilekçe | Tatça | Talışça |
|---|---|---|---|---|---|
| "gitmek" | ši-n- | še-nn- | šu-n- | še-nd- | še-d- |
| "gelmek" | ye-n- | ā-nn- | ā-n- | āmā-nd- | ome-d- |
| "yapmak" | ke-n- | ke-nn- | kū-n- | kö-nd- | kerd-ed- |
| "söylemek" | vā-n- | vā-nn- | gū-n- | ot-n- | vot-ed- |
| "görmek" | vīn-en- | ? | ī-n- | vīn-n- | vīn-d- |
| Türkçe | Zazaca | Simnanca | Gilekçe | Mâzenderanca | Sengserce | Tatça | Talışça |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1T "gitmek" | ši-n-ā | še-nn-ī | šu-n-em | šu-mm-a | šu-nd-ī | še-nd-en | še-d-em |
| 3T "yapmak" | ke-n-o | ke-nn-e | ku-n-e | kar-n-e | ke-nd-e | ko-nd-e | kerd-ed-e |
| 3T "gitmek" | šo-n-o | šo-nn-e | šu-n-e | šo-n-e | šu-nd-e | še-nd-e | še-d-e |
Zaza dili, Simnanca, Tatça, Talışça, Gilekçe, Mazenderanca ve diğer Hazar dillerinin şimdiki zaman köklerini ortak olarak eski İran şimdiki zaman ortacı /*-ant/'tan türetmesi bu dilleri Farsça ve Kürtçedeki güneybatı İrani (Farsî, Perside) yapıdan ayıran temel özelliklerden biridir. Öyle ki bu dillerin aksine Kürtçe ve Farsçada şimdiki zaman, şimdiki zaman fiil köküne getirilen güneybatı İrani yapıya ait ön eklerle, Farsça می mî- (mi-ravam), Kürtçe -di (di-çim) (gidiyorum) oluşturulmaktadır. Mazenderancadaki -mm kip eki ise görünüşte /*-ant/ ekinden farklı bir yapıya ait gibi görünse de /*-ant/ kökünden gelen /-n/ burada benzeşmeye uğramıştır: gu-nn-ma > gu-n-ma > gu-mm-a; šu-nn-me, > šu-n-me > šu-mm-e. Morfolojik olarak, Talışca, Tatça, Simnanca gibi Zaza dilinin lehçeleri de yalın (DIR) ve yalın dışı (OBL) olacak şekilde iki dilbilgisel durum gösteren bir morfolojik sisteme sahiptir. Zaza dilinde, Eski İran dilindeki /*-ahya/ genitif ekine dayanan yalın dışı hal eki /-ī/ yalnızca eril isimlere eklenmektedir. Güney Zazacasında (Çermik-Siverek lehçelerinde) dişil isimlere yalın dışı halde (oblique) /-(e)r/ eki eklenerek dişil cinsiyet yalın dışı dilbilgisel durum oluşturulmaktadır. Zazacadaki bu /-(e)r/ ekinin başlangıçta her iki cinsi ifade edecek şekilde akrabalık terimlerinin yalın dışı halini ifade ederken muhtemelen, zamanla genel olarak dişil sözcüklerin yalın dışı halini kapsayacak şekilde yayılmaya başladığı düşünülmektedir. Zazaca ile aynı şekilde Tatça lehçelerinde de akrabalık terimlerinin yalın dışı hal eki olan /-r/ her iki cinsiyete ait akrabalık terimlerinden diğer terimlere yayılmıştır. Dilbilgisel kural olarak, Zaza dilinde olduğu gibi, Simnanca,Tatça ve Talışçada da akrabalık terimleri aynı ek işleviyle /-(e)r/ yalın dışı hale dönüştürülmektedir:
|
|
Tabloya ek ek olarak anne (YALIN) ve anne (YALIN DIŞI HAL) Zazacada mā -> mār, Tatçada mā -> mār, Talışçada mā -> moār ve erkek kardeş (YALIN) ve erkek kardeş (YALIN DIŞI HAL) Zazacada bıra -> bırar, Tatça dilinde bera -> berar ve Simnancada bäre -> bärār şeklinde belirmektedir.
Eski İrani Dönemin sonuna doğru ve Orta İrani Dönemin başlangıcında gerçekleşen geçmiş zamanın kuruluş şekliyle çoğu orta İrani dilde, geçmiş zaman edilgen ortaç (participle perfect passive) soneki /-ta/ ile oluşturulan fiil çekimin sayesinde meydana gelen biçim-sözcükdizimsel (morphosyntactic) bir fenomen olan bölünmüş ergatiflik (split ergativity), yani tüm geçmiş zaman şekillerinde geçişli fiillerde öznenin yalın dışı halde belirtilmesi, nesnenin yalın halde olması, İrani dillerde ayrıca fiilin ergatif alanda da nesneye göre çekimlenmesi, bugün de Zazacada varlığını sürdürmektedir. Örn. Ez ey anan, o mı ano. “ben onu (eril) getiriyorum, o beni getiriyor”, geçmiş zamanda ise mı o ard, ey ez ardan “ben onu getirdim, o beni getirdi” şeklinde çekilmektedir. Zazaca, Talışça, Tatça, Simnanca, Sengserce, Kahangi, Vefsçe ve Beluçça gibi diğer birçok batı İran dilinde olduğu gibi morfolojik olarak ergatiflik özelliği göstermektedir.
Çağrı hali olarak bilinen vocative hariç tutulursa, Zazacada bulunan iki hal, yalın (CASUS RECTUS) ve yalın dışı (CASUS OBLIQUUS), de Orta Batı İrani dönemden kalmadır. Bu noktada Zazacada, biri birlikte bir Kuzeybatı İran dilleri kuşağı oluşturduğu Talışça Tatça, Simnanca, Sengserce gibi diller ile benzer biçimde kökü Ana İranca'ya uzanan /-ahya/ genitiflik ekine uzanan, ismin iki hali yalın (DIR) ve yalın dışı (OBL) olmak üzere iki hali vardır. Zazaca bıra/bırar; Simnanca bere/berar yalın ve yalın dışı hallere örnektir. Tamlamalar noktasında ise isim tamlamasında belirten isimde olduğu gibi, sıfat tamlamasında da sıfat isimden sonra gelmektedir, sıfat da isimle birlikte çekilmektedir, örn. her-o gewr "gri eşek", her-ê gewri "gri eşekler", her-an-ê gewr-an "gri eşekleri(n).
Zaza dilinde isim morfolojisi eril ve dişil olacak şekilde ikili dilbilgisel cinsiyet sistemine dayanmaktadır. Eski İran döneminde, Avestaca, Eski Farsça gibi Eski İran dilleri, eril, dişil ve nötr olmak üzere üçlü gramatik cinsiyetine sistemine sahipti. Eski İran dilinde bulunan bu gramatik cinsiyet sistemi –nötr hali hariç– Zazacada büyük ölçüde aynı şekilde kalmıştır. Eril ve dişil farklılığı isim, sıfat ve zamir halleri ile fiil çekimleri dahil olmak üzere Zaza dilinin tüm morfolojisinde yer almaktadır. Eski İran dilinin dişil takısı /-ā/ Zazacanın kuzey lehçesinde vurgusuz takı /-e/ [-ə] olarak, güney lehçesinde ise /-ı/ olarak günümüze ulaşmıştır. Zazacanın yanı sıra Simnanca ve Tatça dillerinde de aynı dişil eki belirmektedir. Örneğin, eşek sözcüğü için Zazacada kullanılan "her" kelimesi ve Simnanca ve Tatça dillerinde kullanılan "xar" kelimesi:
Her ve xar sözcükleri Zaza, Simnan ve Tat dillerinde erkek eşeği ifade ederken, her ve xar sözcüklerinin dişil biçimleri, vurgusuz /-e/ eki ile sırayla here ve xára, sırasıyla Zaza, Simnan ve Tat dillerinde dişi eşeği ifade etmektedir. Zazaca ve yakın ilişkili Tatça ve Simnancada yalın (Y) ve yalın dışı (YD) hallerin, tekil (TEK) ve çoğul (Ç) hallerin ve koşaçın eril (ERIL) ve dişil (DIŞIL) cinsiyete göre morfolojik değişimi şu şekildedir:
| ERIL TEK Y | ERIL TEK YD | DIŞIL TEK Y | DIŞIL TEK YD | ERIL/DIŞIL Y/YD Ç | ERIL/DIŞIL KOŞAÇ | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Zazaca | -Ø | + i | + e | + e | + i / + un/ân | -o/-ā |
| Simnanca | -Ø | + i | + ā | + en | + i / + un | -a/-e |
| Tatça | -Ø | + e | + a | + e | + e / + on/ân | -e/-ā |
| MASC | FEM | |
|---|---|---|
| Zazaca | ÖZNEeril-Ø YÜKLEMeril koşaç-o | ÖZNEdişil-e YÜKLEMdişil koşaç-ā |
| Tatça | ÖZNEeril-Ø YÜKLEMeril koşaç-e | ÖZNEdişil-a YÜKLEMdişil koşaç-ā |
| Simnanca | ÖZNEeril-Ø YÜKLEMeril koşaç-a | ÖZNEdişil-ā YÜKLEMdişil koşaç-e |
| Simnanca | ÖZNEeril-Ø YÜKLEMeril koşaç-a | ÖZNEdişil-Ø YÜKLEMdişil koşaç-ā |
| Sengserce | ÖZNEeril-Ø YÜKLEMeril koşaç-a | ÖZNEdişil-Ø YÜKLEMdişil koşaç-ö |
Batı İran dilleri içinde Zaza dili dışında Simnanca, Sengserce, Tatça ve lehçeleri Hazārrūdi, Cālī, Tākestāni, Kajali, Khalkhali, Karani, Lerdi, Diz, Sagzābādi, Eštehārdi, Aştiyanca, Amorei, Elvirice, Abyānei ve merkezi İran dil ve lehçeleri Sivendice, Cālī, Fārzāndī, Delījanī, Jowšaqanī, Abyānei gibi dillerde de eril ve dişil olacak biçimde ikili gramatik cinsiyet sistemi bulunmaktadır. Zaza dilinde isimler, çoğul haldeki isimler dışında, eril ya da dişil cinsiyetten birine aittir. Herhangi bir ismi ve o ismi etkileyen herhangi bir sıfatı veya başka bir kelime türünü doğru bir şekilde çekimlemek için ismin dişil mi yoksa eril mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Çoğu ismin doğal bir cinsiyeti vardır. Bunu yanı sıra bazı isim kökleri değişken cinsiyete sahiptir, yani hem eril hem de dişil isim olarak işlev görebilirler. Her (erkek eşek) here/herı (dişi eşek); estor (aygır) estore/estorı (kısrak) ve verg (kurt) deleverge/delevergı (dişi kurt) gibi. Eril vedişil ayrımına dayanan ikili gramatik cinsiyet sistemi Zazaca dışında Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Venedikçe, İrlandaca, İskoçça, Litvanca ve Letonca gibi diğer akraba Hint-Avrupa dillerinde de (eril-dişil olacak şekilde) korunmuştur.
Kuzeybatı İran dilleri içinde yalnızca Zazaca, Simnanca, Sengserce ve Tatça dillerinde İran dillerinde oldukça nadir görülen özgün bir dil özelliği olarak fiil çekimlerinde de eril ve dişil ikili gramatik cinsiyet farkı belirmektedir. Yine diğer tüm Batı İran dillerinden ayrı olarak, yalnızca Zazaca ve bazı Tatça lehçelerinde oldukça nadir bir dil özelliği olarak üçüncü tekil şahsın yanı sıra ikinci tekil şahıs fiil çekimlerinde de eril ve dişil olacak şeklinde ikili gramatik cinsiyet ayrımı görülmektedir. Zaza ve Simnan dilleri ve Tatça lehçelerinde isimlere, sıfatlara ve fiillere ek olarak, işaret zamirlerinde de gramatik cinsiyet farkı belirmektedir. Yalın (direct case) halde eril işaret zamirleri ek almazken dişil işaret zamirleri dişil takısı (/-ā/ ve türevleri) almaktadır. Örneğin:
| Zazaca | Simnanca | Tatça | Tatça | Tatça | Tatça | Tatça | Sengserce | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| bu (ERIL) | eno | en | eno | na | əm | ém | am | yen/no |
| bu (DIŞIL) | ena | ena | enona | nā | əma | éma | ama | na |
Zaza dilinin kuzey lehçesinde mastar eki /-ene/ güney lehçesinde ise /-enı/ eki ile oluşturulmaktadır. Fiil kökü, bu ekin çıkarılmasıyla oluşturulur. Şimdiki zaman kipi ise mastarın atılıp fiil kökü alınarak ve köke şimdiki zaman ortacını belirtir ekin eklenip ve fiilin çekimlenmesiyle oluşturulmaktadır.
Zaza dilinde Eski ve Orta İran döneminden kalma diğer bir özellik de fiilin edilgen çatısının (diathesis, voice) mürekkep şekilde (bireşimsel, synthetic), yani yardımcı fiil olmaksızın da sınırlı fiillerle kurulmasıdır. Eski Hint-İrani mürekkep edilgen eki /-iiā, -i/'nin Pehlevicedeki /-īh/ şeklindeki yansımasının türevleri Zazaca, Tatça, Simnanca, Talışça, Merkezî İran dilleri ve Yahudi İran dillerinde halen korunmuştur. Eski edilgen çatı Zazacada /-i/ şeklinde mevcuttur ve edilgen çatı fiil köküne eklenen /-i/ eki ile kurulmaktadır. Mürekkep edilgenlik /-i/ eki fiil kökünün hemen ardına getirilmektedir. Zazacayla aynı şekilde Tatça (Eštehārdī, Aştiyanca, Elviri, Čālī, Čarza vb. lehçeleri) ve Talışçada (Asālem) Simnancada, Beluççada edilgen çatı fiil köküne birleşik /-i/ eki ile ve Merkezî İran dilleri ve Yahudi İran dillerinde kökten sonra /-i, -y/ ekleri ile kurulmaktadır. Dilde edilgen çatıya örnek olarak: nan weriyeno: ekmek yeniyor, şıt şımiyeno: süt içiliyor, nuşte nuşiyeno: yazı yazılıyor, keye viniyeno: ev görünüyor sözcükleri verilebilir. Zazacada ettirgen çatı ise, edilgen çatıya benzer şekilde fiil köküne birleşik, Orta İrani dönem /-ēn/ ettirgen ekinden kalma /-n/ eki ile oluşturulmaktadır. Ettirgen çatıya örnek olarak: veşneno: (eril) yakıyor, vurneno: (eril) değiştiriyor, musneno: (eril) öğretiyor sözcükleri verilebilir. Zazacada ettirgen çatıyı oluşturan /-n/ eki Simnancada /-(e)n/, Tatçada /-en/, Talışçada /-ni, -un, -en/, Merkezi İran dillerinde /-n/ Mâzenderancada /-en(d)/ Gilekçede /-an/ ve Beluççada /-ēn/ şeklinde belirmektedir.
Geniş zaman eki öznenin bir eylemi yapma ihtimalinin var olduğunu veya bu imkâna ermiş olduğunu yani bu fiili işleme imkânına sahip olunduğunu ifade etmektedir. Zaza dilinde geniş zaman alışkanlık, süreklilik arz eden, doğallık belirten durumlar ve masalsı anlatımda kullanılmaktadır. Geniş zaman kipi, Zaza dili, Simnanca, Tatça, Talışça, Gilekçe dilleriyle ortak olacak şekilde kökünü eski İrani şimdiki zaman kipin /*-ant/ ekinden almaktadır. Geniş zaman çekiminde gramatik cinsiyet üçüncü tekil şahısta Simnanca, Tatça, Sengserce gibi dillerde ve ikinci şahısta Tatçada olduğu gibi belirgindir. Örneğin, şiyaene "gitmek" ve vınderdene "durmak" fiillerinin geniş zaman çekimleri ve çekimlerdeki gramatik cinsiyet farklılığı aşağıdaki gibidir:
|
|
Zaza dilinde şimdiki zaman kipi birçok durumda kullanılmaktadır. En yaygın kullanımı, konuşma anında gerçekleşen bir olayı ifade etmektir. Dilde şimdiki zaman kipi, geleceğe yönelik bir zaman belirteciyle birleştirildiğinde, gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan bir olayı ifade etmektedir. Zaza dilinde şimdiki zaman, koşaçın özneye göre çekimlenmesi, fiilin köküne şimdiki zamana kipinin getirilmesi ve fiilin kişiye göre çekimlenmesiyle oluşturulmaktadır. Dilin bu şimdiki zaman formu /*-ant/ yine Simnanca, Sengserce, Gilekçe, Talışça, Tatça ve Hazar Denizi kıyılarındaki diğer dil/lehçeler ile aynı kökten gelip aynı şekilde oluşturulmaktadır. Fiilin çekimi noktasındaki gramatik cinsiyet farklılığı ise yine üçüncü tekil şahısta Tatça, Sengserce, Simnancada ve ikinci tekil şahısta Tatçada olduğu gibi belirgindir:
| 1T | 2T DİŞİL | 2T ERİL | 3T DİŞİL | 3T ERİL | |
|---|---|---|---|---|---|
| Zazaca | ez-o şı-n-a (ez-an şı-n-an) | tı-y-a şı-n-ay | tı-y-ê şı-n-ê | a-y-a şı-n-a | o-y-o şı-n-o |
| Türkçe | gidiyorum | (dişil) gidiyorsun | (eril) gidiyorsun | (dişil) gidiyor | (eril) gidiyor |
Bir diğer şimdiki zaman biçimi olarak ez ha kenan: ben yapıyorum, tı ha kenê: sen yapıyorsun (eril), tı he kenay: sen yapıyorsun (dişil), o hao keno: o yapıyor (eril) ve a ha kena: o yapıyor (dişil) de bulunmaktadır. Dilin fiillerdeki şimdiki zamanda belirgin olan bildirme, emir ve istek kipi de mevcuttur; istek kipinde (subjunctive) olan özellik, Eski ve Orta İrani dönemde olan fiil kökeninin bu kipe yansımasıdır. Örn. Beno “götürüyor”, berd “götürdü”, eke bero “götürse”; ber- < Ana İranca bar-, proto Hint-Avrupaca *bher-.
Zazacada geçmiş zamanın geçişli cümlelerinde çekimi belirleyen nesnedir. Yani nesnenin eril ve dişilliği ya da tekilliği ve çoğulluğu fiilin çekimini belirlemektedir. Ergatiflik özelliği gereği geçişli cümlelerde birinci (ez), ikinci (tı), üçüncü (o: eril ve a: dişil) tekil şahıslar ve üçüncü çoğul şahıs (ê/i), birinci (mı), ikinci (to), üçüncü (ey: eril/ay: dişil) ve üçüncü çoğul (inan/inun/ina) olacak şekilde yalın dışı hale (oblique) dönüşürken birinci ve ikinci çoğullar (ma ve şıma) aynı şekilde kalır. Geçmiş zamanda geçişsiz cümlelerde zamir yalın dışı hale dönüşür ya da yalın halde (ma ve şıma) halde kalır ve fiil mastarı düşer. Örneğin mı şımıt: ben içtim, to şımıt: sen içtin, ey şımıt: o (eril) içti, ay şımıt: o (dişil) içti, ma şımıt: biz içtik, şıma şımıt: siz içtiniz ve inan şımıt: onlar içtiler gibi. Nesnesi bulunan cümlelerde ise fiil mastarı düşüp fiil kökü kalır ve nesnenin cinsiyetine göre fiil kök sonuna nesnenin cinsiyetini gösterir son ek getirilir. Örneğin mı kıtab wend: ben kitap (eril) okudum, mı estanıkı wende: ben masal (dişil) okudum, mı şıt şımıt: ben süt (eril) içtim, mı engure/engurı werde/ı: ben üzüm (dişil) yedim, mı nan werd: ben ekmek (eril) yedim. Görülen (hikâyeli) geçmiş zamanda (imperfect) tüm şahıslar için kullanılan sonek -êne (~ -ên, -ê), örn. şiyêne, diyêne “giderdi-, görürdü-” şeklindedir ki bu ekin Partça olan Past Optative /-ahēndē(h)/ ile alakalı olduğu düşünülmektedir.
Çoğu Hint-Avrupa dillerinde var olan fiil takıları (preverbs) Zazacada iki şekliyle mevcuttur: Eski Hint-İrani döneminden kalma kimi yön belirten zarfların o dönemde de cümlede fiile yakınlaşarak erişmesi ve fiille bütünleşmesiyle oluşan fiil takıları, örn. ni-šad (< sad- “oturmak”) “(aşağıya doğru) oturmak“ > Zaz. nış-/nıştene “inmek”; ā-bar- “getirmek, ‘geriye götürmek’ ” (< bar- “götürmek”) > Farsça aver-آور/avurden آوردن, Zaz. ar-, an-/ardene “getirmek”. Kalıntı takıların bulunduğu fiiller sınırlı bir şekilde mevcuttur ve dilde takı olarak algılanmamaktadır. İkincisi ise, göreceli olarak Zazacanın kendince yeni oluşturduğu otuza yakın fiil takısı, örn. temel fiil kerdene “yapmak”: a-kerdene “açmak”, ra-kerdene “sermek”, ro-kerdene “dökmek”, de-kerdene “doldurmak”, we-kerdene “ateş yakmak”, tıra-kerdene “sürmek, takmak”, pede-kerdene “batırmak”, cêra-kerdene “ayırmak”, cıra-kerdene “kesmek (gövdesinden ayırmak)”, têra-kerdene “etrafa yaymak; uyandırmak”, tede-kerdene “saymak, saygı göstermek”, têro-kerdene “karıştırmak (kâğıt)”, werê-kerdene “urgan, ip vs. dolayarak bağlamak”. Nıştene “inmek” anlamında kullanılırken, “oturmak” için ro-nıştene kullanılır. Bazı fiilerde yön belirten fiilsel ön edat diyebileceğimiz (verbal preposition) [e]ra, [e]ro biçimler de mevcuttur (bazı ağızlarda sadece kalıntı olarak bulunur veya kaybolmuştur): cı daene “(birine bir şey) vermek”: era cı daene (dan- ra cı) “dayamak”, ero cı nıştene (nışen- ro cı) “binmek”.
Zaza dilinde adların tekil ve çoğulluğu Simnanca, Tatça ve Talışçada olduğu gibi, yalın ve yalın dışı durumlara göre farklılık göstermektedir. Sözcükler tekil halde eksizken (dişil cinsiyet eki /-e, -ı/ dışında) çoğullaştırılırken sözcüğün sonuna çoğul eki vurgusuz /-i/ ilave edilmektedir. Örneğin kerg (tavuk) kergi (tavuklar), verg (kurt) vergi (kurtlar), merdım (insan) merdımi (insanlar), vaş (ot) vaşi (otlar), estor (at) estori (atlar) gibi. Zazaca çoğul eki /-i/ ile aynı şekilde kuşağın bir diğer üyesi olan Simnancada da yalın haldeki sözcükler aynı /-i/ çoğul ekiyle çoğullaştırılmaktadır. Örneğin, ağaçlar/atlar sözcükleri Zazacada dari/estori ve Simnancada dåri/asbi şeklinde çoğullaşmaktadır. İki dildeki ortak yalın hal çokluk eki /-i/'ye ek olarak, yine hem Zazaca hem de Simnancada sözcükler yalın dışı halde /-un/ çokluk ekiyle çoğullaştırılmaktadır. Simnancaya ek olarak Tatça ve Talışçada da Zazacaya benzer yalın ve yalın dışı durumlar iki iki farklı çoğul biçimi bulunmaktadır. Örneğin:
| Durum | Zazaca | Simnanca | Tatça | Talışça |
|---|---|---|---|---|
| YALIN ÇOĞUL | ad + i | ad + i | ad + ə | ad + e |
| YALIN DIŞI ÇOĞUL | ad +un | ad +un | ad + ân | ad +ân |
| yılanlar (YALIN ÇOĞUL) | yılanlar (YALIN DIŞI ÇOĞUL) | keçiler (YALIN ÇOĞUL) | keçiler (YALIN DIŞI ÇOĞUL) | |
|---|---|---|---|---|
| Zazaca | mor + i | mor + un | bız + i | bız + un |
| Simnanca | mār + i | mār + un | boz + i | boz + un |
Bütün Batı İran dilleri içinde yalnızca Zazaca ile Simnanca (ve Sorheyice, Lasgerdice, Biyabunaki gibi lehçeleri) ve Tatça (ve Herzendice, Kilitçe gibi lehçeleri) gibi yakın ilişkili dillerde üç rakamı Partça aynı anlamı taşıyan hry/hrē ile eş köklüdür. Partça üç rakamını ifade eden hry/hrē, Eski İran döneminde sözcüğün başlangıçtaki /*θr/ sesinin dönüşmesiyle /*hr/ şeklini almıştır. Bu dillerde v -> b ve s -> h ünsüz harf değişimi (örn. Zazaca, Simnanca, Tatça, Partça vist ve das'e karşılık Farsça ve Kürtçe bist ve dah) de güçlü şekilde belirgindir. Yine İran dilleri için oldukça nadir bir dil özelliği olarak Zazaca, Simnanca ve Tatçada bir rakamı eril ve dişil olmak üzere iki cinsiyet formuna sahiptir. Gramatik cinsiyetin bu şekilde sayılar üzerinde de belirgin hale gelmesi ölü bir Eski İran dili olan Avestacada da bulunmaktaydı. Zazaca ve diğer yakın ilişkili dillerde temel sayılar aşağıdaki gibidir:
| bir | iki | üç | dört | beş | altı | yedi | sekiz | dokuz | on | yirmi | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Avestaca | aēva/aēvā (eril/dişil) | dva | hrī | čahwar | panca | hšvaš | hapta | ašta | nava | dasa | vīsati |
| Partça | ēw | dō | hrē | čafār | panǰ | šwah | haft | hašt | nah | das | wist |
| Zazaca | žew/žû (eril/dişil) | di | hīrē | čahār | panǰ | šaš | hawt | hašt | naw | das | vist |
| Simnanca | i/iya (eril/dişil) | do | heyra | čār | panǰ | šaš | haft | hašt | na | das | vist |
| Simnanca | i | do | heré | čār | panǰ | šaš | haft | hašt | na | das | vist |
| Simnanca | i | do | heyré | čār | panǰ | šaš | haft | hašt | na | das | vist |
| Simnanca | i | dū | häirä | čāhār | pahānǰ | šāš | hāft | hāšt | nā | dās | vist |
| Tatça | iv, iva (eril/dişil) | de | here | čö | pinǰ | šoš | hoft | hašt | növ | doh | vist |
| Tatça | i | de | heri | ču | pinǰ | šaš | hoft | hašt | nov | da | vist |
| Tatça | ivi | dèv | he | čoy | pinǰ | šaš | haft | hašt | nav | dah | vist |
Rakamların yanı sıra, Zaza dilinde ondan yirmiye kadar olan sayma sayıları ve onluk sistem sayıları Eski Farsça ile birlikte Eski İran döneminin varlığı belgelenmiş iki İran dilinden biri olan Orta Asya'da konuşulmuş Avestaca ve Orta İran döneminde konuşulmuş olup günümüzde ölü bir Kuzeybatı İran dili olan Parthia bölgesinde konuşulmuş Partça ve yine Orta Asya'da konuşulmuş Doğu İran dili Harezmce ile güçlü benzerlikler göstermektedir:
| on bir | on iki | on üç | on dört | on beş | on altı | on yedi | on sekiz | on dokuz | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Zazaca | žewendes | diwēs | hirēs | čahārēs | panǰēs | šiyēs | hawtēs | haštēs | nawēs |
| Partça | ēwandas | dwaδes | hrēδas | čafārδas | panǰδas | šwahδas | haftād | haštād | nawad |
| Avestaca | aēvandasa | dvadasa | hrīdasa | čahrudasa | pancadasa | hšwašdasa | haptadasa | aštadasa | navadasa |
| Harezmce | 'ywnd's | 'δw's | hrδ's | cwrδ's | pnṣ | nwδs |
| on | yirmi | otuz | kırk | elli | altmış | yetmiş | seksen | doksan | yüz | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Zazaca | das | vist | hīris | čāwras | panǰās | šašti | hawtāy | haštāy | nawāy | sa |
| Partça | das | wist | hrīst | čāfarast | panǰāst | šašt | ? | ? | ? | sad |
| Avestaca | dasa | vīsati | hrīsat | čahwarsat | pancasāt | hšvašti | haptaiti | aštaiti | navaiti | sata |
| Harezmce | δs | wsyc | šys | čf'rs | pnc's | nw'ys | s'd |
Zaza dilinde şahıs zamirlerinde yalın (direct) ve yalın dışı (oblique) şeklinde tipik batı İran yapısı belirmektedir. Kişi zamirleri şu şekildedir: yalın hal: yalın dışı hal: ben ez : mı(n), sen tı : to, o (eril) o : ey ~ i ~ yı, o (dişil) a ~ ya : ae ~ ay ~ yê; biz ma : ma, siz şıma ~ sıma : şıma ~ sıma, onlar ê ~ i : inan ~ ine. T-V ayrımı (sen (tu) ve siz (vos) ayrımı) olan diğer diller gibi Zazacada da ikincil tekil ve çoğul şahıs zamirleri ve bu zamirlerin kullanımları arasında fark bulunmaktadır. Yalın ve yalın dışı haldeki ikinci tekil şahıs zamirleri tı ve to yerine yalın ve yalın dışı haldeki ikinci çoğul şahıs zamiri şıma, Türkçedeki sen yerine siz ve Farsçadaki to yerine şomâ gibi daha nazik ve saygılı hitap şeklinde kullanılmaktadır.
Zaza dilinde üçüncü şahıs zamirinde yalın ve de yalın dışı durumların her ikisinde gramatik cinsiyet belirmektedir. Üçüncü şahıs eril zamiri o, dişil zamiri ise a'dır. Tüm batı İran dilleri içinde Zazaca, Simnanca, Sengserce ve Tatça lehçeleri Hazārrūdi, Cālī, Tākestāni, Kecelce, Khalkhali, Kerence, Lerdi, Diz, Sagzābādi, Eštehārdi, Aştiyanca, Amorei, Elvirice, Abyānei ve Jowšaqāni, Abuzeydābādi, Farizandi gibi batı İran dil ve lehçelerinde üçüncü tekil şahıs zamirinde yalın halde eril ve dişil gramatik cinsiyet farkı belirmektedir:
| Türk. | Zaza | Tatça | Tatça | Tatça | Tatça | Tatça | Tatça | Aştiyanca | Tatça | Simnanca | Sengserce | Abyanei | Talışça | Osetçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| ben | ez | az | az | az | az | az | az | az | a(z) | a | a | az | əz | əz |
| sen | tı | ta | tö | ta | tö | ta | tə | ta | ta | tö | tö | tö | tı | dɨ |
| o(eril) | o | o | o | u | a | a | av | ān | āv | u | nö | nūn | əv/ay | wɨj |
| o(dişil) | a | oa | ona | ua | ā | aya | ava | āna | āvā | una | nā | nūnā | ||
| biz | mā | amā | hāmā | ǰema | čama | amā | âmâ | īma | āmā | hamā | ham | hāmā | ama | maχ |
| siz | šımā | šomā | šomā | šemā | šəma | šömā | šâmâ | īšma | šomā | šemā | xā | šömā | šımə | sɨmaχ |
| onlar | ê/inā | o | (en)ogal | unehā | āhā | ay | avə | āngal | ānā | uni | anun | nūmā | əvon/ayēn | wɨdon |
Zaza dilinde işaret zamirlerinde aslen 3 boyutlu yakınlık derecesi belirtilse de (Örn. o, n-o, e-n-o; Türkçede de olduğu gibi o, bu, şu), genelde kullanılan 2 derece bulunmaktadır. Uzak derece için olanlar 3. şahıs zamirleri o, a, ê’ye denk gelmektedir. Yakın derece içinse Kuzey ve Güney-Zazacasında n- önekiyle no, na, nê; ney, nae, ninan; yalın dışı halde niteleyici (attributive) işlevde (n)ê, (n)a, (n)ê, örn. vengê nê heri / heran “bu eşeğin / eşeklerin sesi” şeklindedir. Merkez Zazacasında ise yakın derece için genelde en- ~ ın- kullanılmaktadır. Kuzeyde a-, Güneyde e- eki çok yakın derece için genelde niteleyici şekilde kullanılır, örn. eno ~ ano lacek “şu oğlan”.
Zaza dilinde yer isimlerine eklenen vurgulu /-ıj/ yapım eki köken veya akrabalık belirtmektedir. Zaza dili ile aynı şekilde Tatça ve Talışça dillerinde de köken veya akrabalık belirtmek için isimlere sırasıyla /-ij/ ve /-ıj/ yapım ekleri getirilmektedir. Bu yapım ekinin kökeninin eski Deylem diline uzanıp bu dilin bir kalıntısı olduğu düşünülmektedir. Deylem dilinde "dehche" kelimesi köylü, çiftçi anlamlarını taşımaktaydı. Sözcüğün oluşumu deh (köy) + che (köken veya ilişkiyi belirten yapım ek) şeklindedir ki /-che/ yapım eki, Mâzenderanca gibi çağdaş Hazar dillerinde de günümüzde /-ij/ şeklinde varlığını sürdürmektedir. Örneğin Yoshij; Yoshlu, Yosh bölgesinden gibi. Yapım ekinin örnekleri olarak; Soyreg -> Soyreg-ıj- Zazacada, Lankon -> Lankon-ıj- Talışçada, Teron -> Teron-ij Tatçada ve Yosh -> Yosh-ij- Hazar dillerinde sırasıyla Soyregli, Lankonlu, Tahranlı ve Yoshlu sözcüklerini ifade etmektedir.
| Zazaca | Talışça | Tatça | Hazar dilleri | |
|---|---|---|---|---|
| Yer | Soyreg | Lankon | Teron | Yosh |
| -Li/-lü | Soyreg +ıj | Lankon +ıj | Teron +ıj | Yosh +ij |
Bir diğer yapım eki /-ki/ Zaza dilinde dilleri ve bazı durumlarda nitelik belirtmek için sözcüğün sonuna eklenmektedir. Örneğin Zazaki: Zazaca, Almanki: Almanca ve Ruski: Rusça gibi. Dili belirten benzer yapım eki /-ig/, /-yk/ P'hlwbyk Partça için de kullanılmaktaydı. Fiilin geçmiş zaman gövdesinin ardından eklenen bir diğer ek /-iš/ son eki ise isim-fiil üretmektedir. Bu şekilde oluşturulan sözcükler eril cinsiyet taşımaktadır. Zaza diline benzer şekilde, Partça ve Orta Farsçada da benzer son ek /-išn/ şeklinde bulunmaktaydı. Aynı son ek Zaza dili ile birlikte modern Farsçada da /-eš/ olarak günümüze kadar korunmuştur. Örneğin:
| etme | yapma | sayma | okuma | taşıma | yeme | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Zazaca | kerd-iš | virast-iš | amord-iš | wend-iš | berd-iš | werd-iš |
| Partça | kar-išn | wirašt-išn | amward-išn | wend-išn | ? | |
| Orta Farsça | kun-išn | wirāy-išn | amar-išn | wend-išn | bar-išn | xwar-išn |
| Modern Farsça | kon-eš | saz-eš | šomar-eš | xān-eš | bar-eš | xor-eš |
Dillerin tarih boyunca gelişimi ve evrimi diachronic yaklaşım izlenerek ele alınmaktadır. Diachronic yaklaşımda, tarihin farklı dönemlerindeki gelişim (evrim) aşamaları karşılaştırılarak dillerin tarih boyunca ne yönde ve nasıl evrim geçirdikleri ve değiştikleri incelenmektedir. Batı İran dilleri de tarih boyunca değişim gösterip farklı ses özellikleri geliştirmiştir ve bu dillerin sınıflandırılmasında diachronic yaklaşımdan yararlanılmaktadır. Zaza dilinin ses (fonolojik) değişimlerini Karl Hadank,1932 yılında yayımladığı "Mundarten der Zâzâ" (Zaza lehçeleri) adlı çalışmasında detaylı bir biçimde analiz ederek eserinin "das Zâzâ nicht Kurdisch" (Zazaca Kürtçe değildir) bölümünde Zazaca ile Kürtçe arasındaki fonolojik farklılıkları dilbilimsel olarak ortaya koymuştur. Batı İran dillerinin tarihsel evrim (diachronic) açısından belirgin fonolojik değişimleri şu şekildedir:
|
|
|
|
|
|
|
Zazacanın ses yapısındaki ünlüler olan a, e, ê, ı, i, o, u, ü/û, Güney Zazacasında olan û hariç genelde kısa telaffuz edilmektedir ve ünlülerde uzun : kısa karşıtlığı yoktur. Bazı ağızlardaki ö ünlüsü -ew- çift ünlüsünden dönüşmüştür (> öw~ öy), örn. Doğu-Dersim dewe, Batı-Dersim döwe ~ döe “köy” veya komşu heceden etkilenmeden ötürü şekil değiştirmiştir, örn. Bingöl-Genç yeno > yön “geliyor”. Tarihsel gelişme açıdan e, ı, u ünlüleri Ana/Orta İrancanın kısa a, i, u’nun, a, ê, i, o, û/ü ise Ana İranca uzun ā, ai (> Oİ ē), ī, au (> Oİ ō), ū ünlülerin devamıdır.
| ön | merkez | arka | |
|---|---|---|---|
| kapalı | i | ɨ | u |
| ʊ | |||
| orta | e | ə | o |
| açık | ɑ |
| dudaksıl | dişsil | artdişyuvasıl | palatal | velar | uvular | pharyngeal | gırtlaksıl | |||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| plain | [[phar.]] | |||||||||
| Nasal | m | n | (ŋ) | |||||||
| Plosive/
Affricate |
sessiz | p | t | tˁ | t͡ʃ | k | q | |||
| sesli | b | d | d͡ʒ | ɡ | ||||||
| Fricative | sessiz | f | s | sˤ | ʃ | x | ħ | h | ||
| sesli | v | z | ʒ | ɣ | ʕ | |||||
| Rhotic | tap/flap | ɾ | ||||||||
| trill | r | |||||||||
| Lateral | central | l | ||||||||
| velarized | ɫ | |||||||||
| Approximant | w | j | ||||||||
Osmanlı döneminde yazılan Zaza dilindeki metinler Arap harfleriyle yazılmıştır. Bu dönemdeki eserler dini içeriklidir. Sultan Efendi lakaplı İsa Beg bin Ali tarafından 1798 yılında yazılan ilk Zazaca metin Arap harfleriyle Osmanlıcada da kullanılan Nesih yazı tipinde yazılmıştır. Bu eserin ardından 1891-1892 yıllarında Osmanlı-Zaza din adamı, yazar ve şair Ahmed el-Hassi tarafından yazılan ilk Zazaca Mevlit de Arap harfleriyle yazılıp 1899 yılında basılmıştır. Bir diğer Osmanlı-Zaza din adamı Osman Esad Efendi tarafından 1901 ya da 1903 yıllarında yazılan bir diğer Zazaca Mevlit de aynı şekilde Arap harfleriyle yazılmıştır. Arap harfleri Karl Hadank tarafından da Zazaca için kullanılmıştır. Hadank, Zaza dili üzerine yazdığı önemli dilbilimsel eseri "Mundarten der Zâzâ"'da Zazaca için Latin harfleriyle birlikte Arap harflerini de kullanmıştır. Arap harflerine dayanan Zaza alfabesi Osmanlı alfabesi ve Fars alfabesine benzer biçimde standart Arap harflerine ek olarak پ چ ژ gibi harfleri içermekteydi. Türkiye'de Harf Devrimi'nden sonra da bazı Zaza yazarlar dini içerikli eserlerde Arap harflerini kullanarak yazmaya devam etmiştir. Arap harflerine dayanan Zaza alfabesi aşağıdaki harfleri içeriyordu:
| Harf | آ | ـَ | إ | ـِ | ـُ | ب | پ | ت | ث | ج | چ | ح | خ | د | ذ | ر | ز | ژ | س | ش | ص | ض | ط | ظ | ع | غ | ف | ق | ڨ | ک | ل | م | ن | و | ی | ه |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Latin | a | ê | i | ı | u | b | p | t | s | c | ç | 'h | 'h | d | z | r | z | j | s | ş | s | d | t | z | ' | ğ | f | q | v | k | l | m | b | w | y | h |
| IPA | ɑ | æ | e | ɪ | u | b | p | t | s | d͡ʒ | tʃ | h | x | d | z | ɾ | z | ʒ | s | ʃ | s | z | d | z | ʔ | γ | f | q | v | k | l | m | n | n | j | h |
Cumhuriyet sonrası Zaza dilindeki eserler ise çoğunlukla Arap alfabesi terk edilip Latin harfleriyle yazılmaya başlamıştır. Yine de günümüzde Zazacanın bütün Zazalar tarafından ortak kullanılan bir alfabesi yoktur. Latin harfleri temelli Jacabson alfabesi olarak adlandırılan bir alfabe, Amerikalı dilbilimci C. M Jacobson'un katkıları ile Zaza dili için geliştirilmiştir ve Zazacanın standartlaştırılması üzerine çalışmalar yapan Frankfurt Zaza Dil Enstitüsü tarafından kullanılmaktadır. Aynı zamanda Zazaca Vikipedi'nin de yazı sistemidir. Zülfü Selcan tarafından hazırlanan ve 2012 itibarıyla Munzur Üniversitesi'nde de kullanılmaya başlanan bir diğer Zaza alfabesi, 8'i sesli ve 24'ü sessiz olan 32 harften oluşup Selcan tarafından Zazaca için geliştirilmiş başka bir yazı sistemidir. Kullanılan bir diğer alfabe, Bedirhan alfabesidir. Bu yazı, temelde Celadet Bedirhan tarafından Kürtçe için geliştirilmiştir.
32 harften oluşan Latin harfleri temelli Zaza alfabesi şu şekildedir:
| Harf | A | B | C | Ç | D | E | Ê | F | G | Ğ | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | Ş | T | U | Ü | V | W | X | Y | Z |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Küçük | ɑ | b | c | ç | d | e | ê | f | g | ğ | h | ı | i | j | k | l | m | n | o | p | q | r | s | ş | t | u | ü | v | w | x | y | z |
| Okunuş | a | be | ce | çe | de | e | ê | f | ge | ğe | he | ı | i | je | ke | le | me | ne | o | pe | qe | re | se | şe | te | u | ü | ve | we | xe | ye | ze |
| IPA | /a/ | /b/ | /dz/ | /ts/ | /d/ | /ɛ/ | /e/ | /f/ | /ɡ/ | /ɣ/ | /h/ | /ɪ/ | /i/ | /ʒ/ | /k/ | /l/ | /m/ | /n/ | /o/ | /p/ | /q/ | /r/ | /s/ | /ʃ/ | /t/ | /y/ | /u/ | /v/ | /w/ | /x/ | /j/ | /z/ |

Zaza edebiyatı Zaza dilinde üretilmiş sözlü ve yazılı metinlerinden oluşmaktadır. Sözlü ve yazılı eserlerden oluşan Zaza edebiyatı, Zaza dili yazıya geçirilene değin ağırlıklı olarak sözlü edebiyat türleriyle ilerlemiştir. Bu bakımdan Zaza edebiyatı sözlü eserler bakımından oldukça zengindir. Dilin deyre (türkü), kılame (şarkı), dêse (ilahi), şanıke (fabl), hêkati (öyküler), qesê verênan (atasözleri ve deyimler) gibi sözlü edebiyat ürünleri oldukça fazladır. Yazılı eserler ise Osmanlı İmparatorluğu döneminde verilmeye başlamış olup ilk dönem eserleri dini/inançsal bir nitelik taşımaktadır. Cumhuriyet sonrası ise uzun süreli dil ve kültür yasakları Türkiye ve Avrupa olmak üzere iki merkez üzerinde gelişen Zaza edebiyatının ağırlıklı olarak Avrupa üzerinde canlanmasına neden olmuştur. Gevşeyen yasaklardan sonra Zaza edebiyatı Türkiye üzerinde gelişim göstermiştir.
Zaza edebiyatının bilinen yazılı ilk eserleri Osmanlı döneminde verilmiştir. Osmanlı döneminde verilen Zaza dilindeki yazılı eserler Arap harfleriyle yazılmıştır ve dini bir nitelik taşımaktadır. Bu dönemdeki yazılı Zazaca ilk eser 1700'lü yılların sonunda verilmiştir. Zaza dilinin elde bulunan yazılı bu ilk metni, İslam tarihi yazarı Sultan Efendi lakaplı İsa Beg bin Ali tarafından Hicri 1212 (1798) yılında yazılmıştır. Eser Arap harfleriyle kaleme alınmış olup Osmanlıcada da kullanılan Nesih yazı tipinde yazılmıştır. İki bölümden oluşan eser III. Selim döneminde Doğu Anadolu bölgesini, Ali'nin (halife) hayatını, Alevi doktrini ve tarihini, Nehcü'l-Belâga'nın bazı bölümlerinin Zaza diline çevirisini, apokaliptik konuları ve şiirsel metinleri içermektedir. Bu eserden yaklaşık yüz yıl kadar sonra 1891-1892 yıllarında Osmanlı-Zaza din adamı, yazar ve şair Ahmed el-Hassi (1867-1951) tarafından Zaza dilindeki bir diğer eser olan Mevlit (Mewlid-i Nebi) yazılmıştır. Zaza dilindeki ilk Mevlit olan eser Arap harfleriyle yazılıp 1899 yılında basılmıştır. Aruz ölçüsü kullanılarak yazılan mevlit Süleyman Çelebi'nin mevlîdine benzemekle birlikte giriş, İslam peygamberi Muhammed'in hayatını ve Allah, tevhit, münacaat, miraç, veladet, doğum ve yaratış vb. dini konuları içerip 14 bölüm, 366 beyitten oluşmaktadır. Bu dönemde yazılan bir diğer yazılı eser ise Siverek müftüsü Osman Esad Efendi (1852-1929) tarafından kaleme alınan bir diğer Mevlit'tir. Biyayışê Pexamberi (Peygamberin Doğuşu) olarak adlandırılan eser İslam peygamberi Muhammed ve İslam dinine ait bölümlerden oluşmakta olup 1901 (bazı kaynaklarca 1903) yılında Zaza dilinde Arap harfleriyle yazılmıştır. Eser yazarın ölümümden sonra, 1933 yılında basılmıştır. Zaza yazarların dışında Peter Ivanovich Lerch (1827-1884), Robert Gordon Latham (1812-1888), Dr. Humphry Sandwith (1822-1881), Wilhelm Strecker (1830-1890), Otto Blau (1828-1879), Friedrich Müller (1864) ve Oskar Mann (1867-1917) gibi yabancı yazarlar/araştırmacılar Cumhuriyet öncesi dönemde çalışmalarında Zazaca içeriklere (masal, hikâye, sözlük) yer vermiştir.
Cumhuriyet sonrası Zaza edebiyatı Türkiye ve Avrupa merkezli olmak üzere iki kol üzerinden gelişmiştir. Bu dönemde Zaza edebiyatının gelişimi, uzun süreli dil ve kültür yasaklarına bağlı olarak Türkiye'de durağanlaşmıştır. 1980'lerde Avrupa ülkelerine Zaza göçü ve görece özgür ortam, Zaza edebiyatının Avrupa üzerinde canlanmasını sağlamıştır. Cumhuriyet sonrası Türkiye'de yazılmış Zaza dilindeki eserlerden biri 1947-1948 yıllarında Muhammed Aslan (Muhammed Şeyh Ensari) tarafından yazılmış olan Raro Raşt ve Me'lumatê Dînîye isimli akaid ve fıkıh alanında yazılmış iki manzum eserdir. Bu eserin ardından Mehamed Eli Hun tarafından, 1971 yılında, dini konuları ve hikâyeleri içeren bir başka Mevlit yazılmıştır. Mehmet Demirbaş tarafından 1975 yılında yazılmaya başlayıp ve 2005 yılında tamamlanan Zazaca şiir ve kasidelerden oluşan 300 sayfalık bir el yazması Zazaca divan, divan türünde bu dönemde yazılan bir başka edebi eserdir. Yine Abdulkadir Arslan (1992-1995), Kamil Pueği (1999), Muhammed Muradan (1999-2000) ve Cuma Özusan'ın (2009) mevlid ve siyerleri dini içerikli diğer edebi eserlerdir. Yazılı Zaza edebiyatı mevlid ve dini eserler yönünden zengindir ve dilin yazılı ilk eserleri bu türlerde verilmiştir. Zaza edebiyatının dergicilik üzerinden gelişmesi ise 1980 sonrası Avrupa'ya göç eden Zazalar tarafından çıkarılıp başlı başına Zaza dili ile yayın yapan dergiler, Zaza dili ağırlıklı olup çok dilli yayın yapan dergiler ve Zaza dilinde olmayıp içeriğinde Zaza dilinde eserlere yer veren dergiler üzerinden gerçekleşmiştir. Kormışkan, Tija Sodıri, Vate tamamı Zaza dilinde yayın yapan dergilerdir. Bunların dışında Zaza milliyetçiliği'nin öncü ismi Ebubekir Pamukçu tarafından dil, kültür, edebiyat ve tarih dergileri olarak çıkarılan Ayre (1985-1987), Piya (1988-1992) Raa Zazaistani (1991) bu dönemdeki Zazaca ağırlıklı olup çok dilli yayın yapan önemli dergilerdir. Ware, ZazaPress, Pir, Raştiye, Vengê Zazaistani, Zazaki, Zerq, Desmala Sure, Waxt, Çıme Zazaca ağırlıklı olup çok dilli yayın yapan diğer dergilerdir. Avrupa ülkelerinde yayımlanan bu dergilerin yanı sıra tamamen Zaza dilinde olup Türkiye'de yayımlanan ilk dergi olan Vatı (1997-1998) ile Miraz (2006), Veng u Vaj (2008) Türkiye'de Zaza dilinde yayımlanan diğer önemli dergilerdir. Ağırlıklı olarak başka dillerde yayımlanıp içeriğinde Zaza dilindeki eserlere de yer veren dergiler ise Kürtçe ve Türkçe dillerinde yayın yapmış dergilerdir. Roja Newé (1963), Riya Azadi (1976) Tirêj (1979) War (1997) Kürt dilinde olup; Ermın (1991), Ateş Hırsızı (1992), Ütopya, Işkın, Munzur (2000) ve Bezuvar (2009) ise Türk dilinde olup içeriğinde Zaza dilinde metinlere yer veren dergilerdir. Bunların dışında NewePel (2011-2017) tümüyle Zaza dilinde yayımlanmış ilk gazetedir. Bugün farklı yayınevleri tarafından Zaza dilinde şiir, hikâye ve roman gibi farklı edebi türlerdeki eserler Türkiye ve Avrupa ülkelerinde yayımlanmaktadır.
Zaza dilinin komşu dillerle etkileşim içinde olmasına rağmen Orta İrani dönemden bu yana dilbilgisel olarak ve miras sözcükler açısından yapısını gayet iyi koruduğu söylenebilir. Komşu veya egemen dillerden kelime alışverişi dışında dilin diğer alanlarında fazlasıyla etkileşim gözlenmemektedir. Kültürel açıdan da yerli halk olarak komşu halklarla birçok ortak özelliği taşımaktadır. Bulunduğu ve geliştiği şartlara göre değerlendirilecek olursa, zengin bir kelime dağarcığına sahiptir.
Hint-Avrupa dil ailesi içinde yer alan dillerde bütün sayılar etimolojik olarak Proto Hint-Avrupa diline dayanıp aynı kökenden gelmektedir. Bu noktada Zaza dilinde rakamlar, başta Farsça olmakla birlikte aynı dil ailesinde yer alan Yunanca, Rusça, Latince, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Litvanca ve İrlandaca gibi dillerle aynı kökten gelip benzerlik göstermektedir. Zazaca sayıların adlandırılmasında Baltık dilleri, Slav dilleri, İran dilleri ve Trakça gibi dillerle birlikte Hint-Avrupa dillerinin kentum ve satem dilleri ayrımının satem dilleri bölümünde yer almaktadır. Proto Hint-Avrupa dilinde varsayımsal olarak *hoi-no- (1), *d(u)wo- (2), *trei- (3), *kʷetwor- (4), *penkʷe (5), s(w)eḱs (6), *septm̥ (7), oḱtō/*h₃eḱtou (8), (h₁)newn̥ (9), *deḱm̥(t) (10) ve wīḱm̥t (20) şeklinde yer alan temel sayılar Zaza dilinde ve diğer Hint-Avrupa dillerinde şu şekildedir.
| Sayı | Zazaca | Farsça | Rusça | Yunanca | Latince | İtalyanca | İspanyolca | Portekizce | Almanca | Fransızca | İngilizce | Litvanca | İrlandaca |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| (1) | yew/ju | yek | odin | ena | ūnus, ūna | uno | uno | um | eins | un | one | viena | a haon |
| (2) | dı | do | dva | dyo | duo, duae | due | dos | dois/duas | zwei | deux | two | dvi | a do |
| (3) | hirê/hiri | se | tri | tria | trēs, tria | tre | tres | três | drei | trois | three | tris | a trí |
| (4) | çehar | çahar | çetyre | tesera | quattuor | quattro | cuatro | quatro | vier | quatre | four | keturi | a ceathair |
| (5) | panc | penc | pyatʹ | pende | quīnque | cinque | cinco | cinco | fünf | cinq | five | penki | a cúig |
| (6) | şeş | şeş | şestʹ | eksi | sex | sei | seis | seis | sechs | six | six | şeşi | a sé |
| (7) | hewt | heft | semʹ | epta | septem | sette | siete | sete | sieben | sept | seven | septyni | a seacht |
| (8) | heşt | heşt | vosemʹ | okto | octō | otto | ocho | oito | acht | huit | eight | aştuoni | a hocht |
| (9) | new | noh | devyat | ennia | novem | nove | nuevo | novo | neun | neuf | nine | devyni | a naoi |
| (10) | des | deh | desyatʹ | dheka | decem | dieci | diez | dez | zehn | dix | ten | dešimt | a deich |
| (20) | vist | bist | dvadtsatʹ | eíkosi | vinti/viginti | venti | veinte | vinte | zwanzig | vingt | twenty | dvidešimt | fiche |
Hint-Avrupa dil ailesi içinde yer alan dillerdeki sözcükler, dillerin varsayımsal Proto Hint Avrupa dilinden türemelerine bağlı olarak etimolojik olarak aynı kökten gelmektedir. Bu noktada dil ailesinin İran dilleri grubunda yer alan Zazaca başta Farsça ve diğer İran dilleri olmak üzere kendisiyle aynı kökten gelen ve akraba dilleri olan Rusça, Yunanca, İtalyanca, İspanyolca, Fransızca, Almanca ve İngilizce gibi dillerle söz varlığı bakımından benzerlikler arz etmektedir. Tüm Hint-Avrupa dilleri gibi Zazaca da köken olarak Proto Hint-Avrupa diline dayanmaktadır. Zazaca burada diğer İran dilleri ile birlikte Proto Hint-Avrupa dilinden türeyen Proto İran dilinden türemiştir. Örneğin; Dersim bölgesindeki Zazalar, inmek veya yere basmak kelimesini Farsça ile daha fazla uyum gösteren "payna hardi biyene" kalıbıyla ifade etmektedir. Zazacada payne, ayak tabanı; hard, yeryüzü; biyene ise olmak anlamını taşır. Bu kelimeler Farsçada ise pay (پاى), ayak; arz (ارض), yeryüzü; buden (بدن), olmak şeklinde ifad edilip İngilizcede foot, ayak; earth, dünya; being ise olmak şeklinde belirtilmektedir. Benzer şekilde çekirdek aile üyeleri tüm Hint-Avrupa dillerinde büyük ölçüde benzeşmektedir. Zazacada mae/may/mare şeklinde ifade edilen anne, Farsçada mam, madar, maman şeklinde, İngilizcede mom, mum, mother şeklinde ifade edilmektedir. Bu özelliği sözcüklerin etimolojik kökeni açısından da görmek mümkündür ve bu bakımdan geçmişte bir zamanlar konuşulan ancak şimdi konuşulmayan Proto Hint-Avrupa dilinden türeyen diller bir köprünün iki yakayı birbirine bağladığı gibi etimolojik yakınlıkla birbirine bağlanmaktadır. Sarmatça, Avesta dili ve Behistun yazıtlarındaki diller Zazacayla akrabadırlar. Bu noktada günümüzde Zazaca ve diğer Hint-Avrupa dillerinde kullanılan benzer sözcüklerin bazıları aşağıdaki gibidir:
| Türkçe | Zazaca | Farsça | Almanca | İngilizce | Fransızca | İtalyanca | İspanyolca | Rusça | Yunanca |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| baba | pi, pêr | pidar | vater/pater | father | père | padre | padre | pateras | |
| anne | mae, mare | mader | mutter | mother | mère | madre | madre | mat | mana |
| erkek kardeş | bıra, bırar | berāder | bruder | brother | frère | fratello | brat | ||
| isim/ad | name | nam | name | name | nom | nome | nombre | imja | onoma |
| sen | tı | to | du | thou, thy | tu, toi | ti, te | te, ti, tu | ti | |
| benim | mı(n) | men | mein | my | mon | mio | mi | moj | mou |
| senin | to | to | dein | your | ton | tuo | tu | tvoy | |
| hayır | nê | ne | nein | no | non | no | no | ne | |
| büyük | gırd | gatte, buzorg | groß | great | grande | grande | gran | gromnji | |
| sivrisinek | meyes | meges | mücke, moskito | mosquito | moustique | mosca | mosca | moskit | miga |
| yıldız | astare | sitare | stern | star | astre | astro | estrella | astéri | |
| ay | menge, aşme | mah | mond | month | mois | mese | mes | mesjac | mí̱nas |
| orta | miyan | meyan | mitte | middle | moyen | mezzo | medio | meso | |
| dul | viya | bive | witve | widow | veuve | vedova | viuda | vdova | |
| pirinç | rız | berinc | reis | rice | riz | riso | arroz | ris | rizi |
| tuz | sol | salz | sal | sel | sale | sal | sol | ||
| yeni | newe | nev, nov | neu | new | nouveau | nuovo | nuevo | novyi | néos |
| dudak | lew | leb | lippe | lip | lèvre | labbro | labio | ||
| ayak | pa, lıng | pa | fuß | foot, leg | pied | piede | pata | podnožie | pódi |
| kaş | burew | ebru | brau | brow | brov | ||||
| göğüs | sine | sine | sein | seno | seno | sunduk | sitérno | ||
| göbek | navık, nak | naf | nabel | navel | nombril | ||||
| ceylan | ğezale | gazal | gazelle | gazelle | gazelle | gazzella | gacela | gazel | kazélla |
| diş | dından, dızan | dedan | zahn | dental | dent | dente | diente | dónti | |
| köprü | pırd | pal | brücke | bridge | pont | ponte | puente | ||
| kurt | verg | gurg | wolf | wolf | volk | - | |||
| yol | rae | rah | route | road | rue | strada | ruta | doroga | drómos |
| ölü | merde | mord | mord | murder | mort | morto | muerto | mertvyi | moiraío |
| adam | merdım | merd | mann | man | homme | maschio | macho | muž | |
| fare | merre | mosh | maus | mouse | mysh | ||||
| ön | ver | ber | vor | front/pre | ventral, avant | fronte | frente | vront, pered | pro |
| rüzgâr | va | vad | wind | wind | vent | vento | viento | vater | - |
| sağ | raşt | rast | recht | right | droit | ritto, ragione | recto | pravo | - |
|
|
|
Zaza dilinin görsel ve işitsel medyada kullanımı görece yenidir. Zazacanın görsel ve işitsel medyada gelişimi öncelikle sinema üzerinde başlamıştır. Yılmaz Güney'in 1983 yılında çekilen Duvar filmi, Zaza dilinin sinemada kullanıldığı ilk filmdir. Filmde Zazaca bir türkü (Hayderê) yer almaktadır. Bu filmden sonra 2000'li yıllara kadar geçen durağan dönem sonrası, Zaza sineması genişlemiştir. Mahsun Kırmızıgül'ün 2007 yapımı Beyaz Melek ve 2015 yapımı Mucize filmlerinde Zaza dilinde diyaloglar yer almıştır. Nuray Şahin'in Tüyü Takip Et/Perre Dıma So (2004), Aynur Saray'ın Zara (2009), Caner Canerik tarafından çekilen Vas (Ot, 2006), Sayd (2007), Pheti (2007), Pırdo Sur (2008), Muya Şiae (2009) Bava Duzgın (2009), Raa Haqi (2009), Bêrtıj (2010), Mehmet Ali Konar'ın Baba (2010), Kamer Erdogan'ın Sıpê (2012), Yücel Yavuz'un General (2012), Çetin Baskın'in Geyrayış (2012), Gökhan Tunç'un Zımısto Bıvejiyo (2013) Muxtar (2014), Gulsosın (2015), Vılıka Kowu (2015), Sıpêla (2016), Piyê Mın Toz Şeker (2016), Cêniya Nêeysayi (2016), Kazım Öz'ün Zer (2017), Zımısto Vêrd Ra (2017), Vir (Bellek, 2017) Fotografkêş (2018) isimli belgesel ve filmlerde Zaza dili yer almıştır. Kazım Öz'ün Zer (2017) isimli çok dilli uzun metraj filmlerinde Zaza dilinde bazı diyaloglara yer verilmiştir. "Vir" filmi Belçika'da düzenlenen “Move Me Film Festivali”nde “Uluslararası En İyi Kısa Film” ödülüne layık görülmüştür. Mehmet Ali Konar'ın Renksiz Rüya (Hewno Bêreng) isimli filmi ise Zaza dili ağırlıklı olarak çekilmiş uzun metrajlı bir film olup. 29. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde (19-29 Nisan 2018) En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, Onat Kutlar En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Özgün Müzik, SİYAD En İyi Film Ödülü olmak üzere 6 dalda birden ödül alırken; 37. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde (6-17 Nisan 2018) ise mansiyon ödülü almıştır. Veli Kahraman tarafından çekilen Zazaca ağırlıklı 2012 yapımı Ana Dilim Nerede (Zonê Ma Koti Yo) filmi 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 34. Moskova Film Festivali başta olmak üzere birçok yarışmada aday gösterilmiş ve ödüller almıştır. Fecira isimli, Zaza dilindeki bir belgesel de 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Tek Başına Dans belgeseliyle birlikte en iyi belgesel ödülünü almıştır. Zaza dilinin televizyonda kullanımı ise, sinemaya göre geç bir tarihte başlamıştır. Avrupa Birliği uyum paketlerine bağlı olarak 2002'de kabul edilen Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Geleneksel Olarak Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerde Yapılacak Radyo ve Televizyon Yayınları Hakkında Yönetmelik sonrası 2004 yılında, diğer dillerle birlikte, TRT'de süreli olarak Zazaca ilk yayınlar yapılmaya başlamıştır. Daha sonra, TRT-6'nın kurulmasıyla birlikte Zaza dilinde haber programları başta olmak üzere birçok program bu kanalda yayınlanmaya başlamıştır. Ancak, TRT-6'nın ağırlıklı olarak Kürtçe yayın yapması bazı Zaza dernekleri tarafından protesto edilmiştir. 2021 yılında Zaza Federasyonu tarafından Türksat uydusunda üzerinde, Zaza dilinde yayın yapan Zaza TV kanalı yayın hayatına başlamıştır. Bunların dışında, Yol TV, Su TV, TV10 gibi Alevi televizyonları ile Med TV, Gün TV, Rehber TV gibi kanallarda da Zaza dilinde program ve içeriklere yer verilmiştir.
...wurden zwei hauptdialekte der Zaza-Sprache festgestellt: ein Nord Dialekt und en Süddialekt.
The data were averaged over the 41 nouns and 41 verbs. The scores are quite low. With an exception of the translations by male Zazaki listeners (20.7% correct), all mean word translation scores are below 15 percent. In this paper ... we tested the mutual intelligibility of 69 Kurmanji and Zazaki participants by means of a word translation task and asked the participants to estimate how well they could understand the other language variety. The results showed that overall the mutual intelligibility was rather low. The low intelligibility results between Kurdish and Zazaki strengthen the claim that these two language should be regarded as separate languages. The percentages of correctly translated words are lower in the present investigation than for all 70 European language pairs.
Despite the sentences being commonly encountered in everyday life, the Zazaki speakers’ comprehension of Kurmanji was found to be quite low. ...the perceived intelligibility scores are notably low. The perceived intelligibility results were low for both groups, with all average scores below 2 out of 5 (Kurmanji 1.63 > Zazaki 1.62). In conclusion, this study demonstrates that MI between Kurmanji and Zazaki is generally low.
...a perfect series of the languages that form their present stem with the help of an -n-or -nd- suffix, that is, Tāliši, Harzani, Zaza, parts of Gilaki, Tabari, and some dialects near Samnān"
On the other side, Harzanī is related to Zaza. One may instance the existence of two genuine plural cases in both languages; the ablative postposition -ri, Zaza -rā; the negative prefix in čini(ya) 'it is not', Zaza činyö, činya; many characteristic words, such as Harzani öšma 'moon', Zaza āšma, the nearest related word being Tāliši ovšįm; vašna 'it shines', Zaza väšena; gen- both ' to take' and ' to fall' in Harzanī and Zaza; rau 'quick' in both languages; vondor- 'to stand': Zaza vindär- and Vafsi vender-, a verb known. This is merely a small selection of the many coincidences, some of them exclusive, that can be quoted. They leave no doubt that Harzanī takes its place between Tāliši and Zaza.