
Deylemiler (Orta Farsça: Daylamīgān; Farsça: دیلمیان, Deylamiyān) Hazar Denizi'nin güneybatı kıyısındaki Kuzey İran'ın dağlık bölgeleri olan (şimdi Gilan Eyaleti'nin güneydoğusunun yarısını oluşturan) Deylem'de yaşamış bir halk.
Deylemlilar yakın dövüşte yetenekli savaşçı insanlardı. Sasani İmparatorluğu ve sonraki Müslüman imparatorluklarında asker olarak istihdam edildiler. Deylam ve Gilan, Müslümanların İran fethine başarılı bir şekilde direnen tek bölgelerdi, ancak bölge dışındaki birçok Deylemli asker İslam'ı kabul etti. Alevilerin, Abbasi ve Emevi otoriteli bölgelerde gördükleri zulümlerden dolayı sığındıkları Deylem ve Gilan eyaletlerine göç ederek Şii İslam itikadini de İran'ın Müslümanlarca fethi dönemleri başarılı bir şekilde İran'da yaygınlaştı. 9. yüzyılda nüfusları çoğalan Deylemi ve Gilan halkın günümüzde hâla Şii İslam'ın Alevi meşrebinden biri olan Zeydilik koluna mensupturlar. Ali İbnü'l-Esîr Deylemliler için şöyle söyler: "Deylemliler Şii dinini benimsediler." 10. yüzyılda bazıları İsmaililiği benimsedi, daha sonra 11. yüzyılda Fatımi İsmaililiği ve ardından Nizari İsmaililiği benimsediler. Hem Zeydiler hem de Nizariler, Şii İslam'ın Kuran ve Ehli Beyt itikadine mensup olan Safeviler'in 16. yüzyılda yükselişine kadar İran'da güçlü bir varlık sürdürdüler. Safevi Türklerinin öncülleridir. 930'larda, Deylem'de Büveyhî (Büveyhoğulları) hanedanı ve Can Hanedanlığı ortaya çıktı ve 11. yüzyılın ortalarında Selçuklu Türklerinin gelişine kadar elinde tuttuğu günümüz İran'ının çoğunu kontrol etmeyi başardı.
Deylemlilerin Anadolu'daki askeri faaliyetlerinin seyri; Güneydoğu Anadolu yönü ve Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu yönlerini içerecek şekilde iki farklı yönden ilerlemiştir. Güneydoğu Anadolu yönünde, 977–978 yıllarında Irak'ın kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından Adudüddevle, Musul ve ötesine doğru büyük bir sefer başlattı. Musul'u kolayca ele geçiren Adudüddevle, ordusunu doğrudan Diyâr-ı Bekr bölgelerine sevk etti. Deylemli Büveyhî orduları bölgeye girdiğinde, bölgedeki Hamdânî direnişi kırılmış durumdaydı. Başta bölgenin stratejik şehirlerinden olan Meyyâfârikîn (günümüz Silvan'ı) olmak üzere, Diyarbakır çevresindeki kaleler ve yerleşim yerleri, Deylemli Büveyhî kuvvetleri tarafından hızla ele geçirildi. Güneydoğu Anadolu hattı boyunca Deylemli yayılması, kuzeydeki Diyarbakır-Harput bölgesine kadar ulaştı. Böylece Deylemli Büveyhiler, Güneydoğu Anadolu'da Bizans İmparatorluğu ile doğrudan karşı karşıya geldiler. Bir diğer Deylem hanedanı Sallârîler döneminde ise Deylemliler, İran sınırlarını aşarak Azerbaycan, Ermenistan, Arran, Bagrevand ve Vaspurakan'a ulaşmış ve ardından doğu ile kuzeydoğu hatları üzerinden Anadolu'nun iç kesimlerine nüfuz etmişlerdir. Bu dönemde Deylemliler, Anadolu coğrafyasında başta Doğu Anadolu bölgesi, Van Gölü havzası, Dvin, Kars, Ağrı ve Erzurum hattı olmak üzere doğrudan hedeflere yönelik akınlar düzenlemişlerdir. Bu askeri yayılma, Deylemli grupların yeni ilhak edilen topraklara yönelik geniş çaplı göçünü tetikledi. Bu yayılma sürecinde birçok Deylemli topluluk çevre bölgelere yayılmış ve ulaştıkları bölgelerdeki yerli nüfus içinde asimile olmadan önce izole topluluklar halinde varlığını sürdürmüştür. Kendilerini Dimli (Dimla, Dilmi) olarak adlandıran Zazalar, Deylemî yayılması sırasında batıya doğru yayılan Deylemî gruplarından biri olarak kabul edilmektedir. Friedrich Carl Andreas, Karl Hadank, Vladimir Minorski, David.N.Mackenzie, Arthur Christensen ve William Burley Lockwood gibi Zazalar ve Zaza dili üzerine araştırmalar yapan dil bilimci ve araştırmacılar, Zazacanın tarihi Deylem bölgesi üzerinde konuşulan diller ile yakından ilişkili olduğunu tespit edip Zazaların kuzey İran'dan, tarihi Deylem bölgesi üzerinden göç edip bugünkü yaşadıkları bölgeye geldiklerini öne sürmüştür. Tarihi Deylem bölgesi üzerine bugün konuşulan Tatça, Talişçe, Gilekçe, Sengserce, Simnanca ve Mâzenderanca gibi dil ve lehçeler Zazacaya en yakın dillerdir. William Burley Lockwood, David.N.Mackenzie, Karl Hadank, Arthur Christensen gibi dilbilimci ve araştırmacılar Zazaların kullandığı 'Dımıli' sözcüğünün Dailemi/Dailomi'den geldiğini ve Deylemli demek olduğunu ve Zaza halkının Hazar Denizi'nin güney kıyılarındaki Deylem'den göçenlerin devamı olduğunu, atalarının dilini günümüze kadar koruyabildiklerini belirtmişlerdir.
The Deylamite expansion also reached northwest to Azarbaijan and beyond.
Isolated colonies of Daylamites survived in many places before they were absorbed by the local populations.
The emergence of the Zazas on the present inhabited territories is connected with the waves of migrations from Daylam, the highlands of Gilan, during the 10-12 centuries which is reflected in their ethnonym - Dim(i)Iī. The theory of the Caspian origin of the Zazas is substantiated both linguistically (the Zaza language is a North-West Iranian dialect close to Talishi, Azari, Gilyaki, etc.) and historically (there are authentic historical data about the migration of the Daylamits to Central Anatolia).