Bu maddedeki üslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir. |

İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi, 1927 yılında İzmir'de inşa edilen ve Bahribaba, Mithatpaşa Caddesi, Sabancı Kültür Merkezi ile Konak Subay Orduevi arasında bulunan bir tiyatro binasıdır.
Mimar Necmettin Emre tarafından tasarlanmış; yapımına 1926 başlanmış ve 1927'de tamamlanmıştır. İlk olarak Vali Kazım Dirik'in kararıyla 1927'de Türk Ocaklarının himayesine geçirilmiş, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin binayı sahiplenmesiyle halkevi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bina 14 Nisan 1957'de, Salih Canar sorumluluğunda Devlet Tiyatroları'na verilmiştir. Devlet Tiyatroları'na geçtikten sonra bina önemli bir restorasyondan geçip halka açık bir tiyatro sahnesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Devlet Tiyatroları'nın ilk bölge tiyatrosu olarak hizmet vermiştir. Günümüzde faaliyetine devam etmektedir. Bina 2009'da onarıma girmiştir.

Bina, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı tarzında yapılmıştır. Bu örnekte Osmanlı canlanma türü görülmektedir. Millî tiyatro binasının mimarisi Osmanlı izleri barındırmaktadır. Binadaki derin saçak çiniler, kemerler, pencereler, kırık tahta destekler, kubbeler bu izlerden bazılarıdır. Binada simetrik kompozisyon ve T şekilli plan vardır. Bu T şekli, dikdörtgen şekilli fuaye ve diğer alanları da dikdörtgen şeklinde olan tiyatro alanının kesişmesiyle oluşmaktadır. Binanın deniz yoluyla kesiştiği alanda dairesel konsol vardır. Binanın girişi, kule gibi yükseltilip eklenen sekizgen kubbeyle vurgulanmıştır. Bu yapıda klasik tasarım özellikleri vardır. Bu yapıdaki fark ise klasik usulde yapılan bu binaya eklenen Osmanlı mimarisinin ögeleridir. Yapının neoklasik bir tarzı vardır.
Söz konusu yapı; içinde bulunduğu dönemin ekonomik koşulları, siyasi durumu, yasal çerçevesi, ekolojik özellikleri ve kültürel yapısı çerçevesinde şekillenmiştir. Kentsel bir yerleşim alanında konumlanmıştır. Milli Tiyatro'nun bulunduğu bölge, yoğun kent dokusuna sahip bir alandır. Yapının güneybatısında Devlet Konservatuvarı ile Sabancı Kültür Sarayı, kuzeydoğusunda ise İzmir Orduevi yer almaktadır. Yapı, önündeki denizin doldurulmasıyla kıyıdaki yerini kaybetmiştir. Kubbesinin şekliyle bir zamanlar İzmir silüetine önem kazandıran bu bina aynı zamanda peyzajlı bahçe içinde yer almıştır. Oturma alanları ve ağaçların sahip olduğu çerçeve, kubbe gibi sekizgen bir forma sahiptir. Yapının bağlamı daha çok tarihseldir. Bu içerdiği birçok Osmanlı mimari ögeden anlaşılabilmektedir. Bu bina, diğer neoklasik örnekler gibi eksensel bir yaklaşıma sahiptir.
Binaya ilk girildiğinde binanın Türk modernist bir tarzla tasarlandığı fark edilmektedir. Binanın bahçesi tasarlanmış ve çay bahçesiyle ilişki sağlanmıştır. Binanın bahçe düzenlemesi; yeşil alanlardan, çay bahçesinden ve ortada, küçük bir sekizgen, yeşil alanla beraber büyük ve uzun bir ağaçtan oluşmaktadır. Yapının üst örtü sisteminde de gözlemlenebilen sekizgen formlar, bütüncül tasarım anlayışının bir yansımasıdır. Bu tür geometrik bağlantılar, yapının mekânsal sürekliliğini sağlamakta ve mimari okunabilirliğini artırmaktadır. Ana giriş bölümü, yapının genel kütlesi içerisinde açıkça tanımlanmış durumdadır; bu sayede kullanıcılar, yapıya hangi noktadan giriş yapılacağını kolaylıkla algılayabilmektedir. Giriş merdivenlerle yükseltilmiş. Giriş kapısının yanındaki duvarda yer alan Osmanlı-Türk süslemeleri binanın milli mimarinin güzel bir örneği olduğunu anlatmaktadır. Ayrıca binanın başka girişleri de mevcuttur; bunlardan biri bodrum katına, diğerleriyse şu an kapatılmış olmakla beraber tiyatro sahnesine gitmektedir. Bodrum katındaki giriş, daha alçak ve dar olduğundan diğerlerine kıyasla ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatmaktadır. Binanın içine girdikten sonra ziyaretçileri ferah, geniş bir alan karşılamaktadır. Bina boyunca zeminde farklı tipte süslemeler görülmektedir. İçeride, kemerli yapı dikkat çekmektedir. Giriş bölümünde yer alan kemerli yapı dili, bazı kapı ve pencerelerde kullanılan kırık kemer formlarıyla desteklenmiş ve cephe kompozisyonuna tutarlılık kazandırılmıştır. İç mekânda; yapının sağ kısmında misafir odası, biraz ileride sol tarafta ise tiyatro salonu konumlanmaktadır. Yapının çeşitli bölümlerinde dekoratif süslemelere sıkça rastlanmaktadır. Tiyatro salonu, dışarıya açılan ancak sonradan kapatılmış iki çıkışa sahiptir. Salonun arkasında, sahnenin mekanik kısmıyla ilgili eşyaların bulunduğu bir asma kat mevcuttur. Tiyatro salonunun duvar ve tavan yüzeylerinde yoğun, dikkat çekici süsleme öğeleri bulunmaktadır. Girişe yakın konumlanan misafir odası, yüksek tavanlı ve görece karanlık bir mekân olup sol tarafında tuvalet alanına yönelen bir merdiven ile bağlantılıdır. Üst katta çalışma odaları ve toplantı odası yer almaktadır. Bu kata erişimi sağlayan merdiven, zarif kıvrımları ve estetik formuyla dikkat çekmektedir. Merdiven basamaklarında, zamanla oluşmuş hafif yıpranmalar ve çatlamalar gözlemlenmektedir.
Alt ve üst katlardaki geleneksel tarzda aydınlatma elemanları ile merdiven detayları, eski Türk mimarisine gönderme yapmaktadır. Üst kata çıkıldığında zemin süslemelerinde alt kata kıyasla değişiklikler gözlemlenmektedir. Bu katta yer alan odalar, ana koridorun iki yanına simetrik biçimde dizilmiştir.
Bina betonarme olarak inşa edilmiştir. Bina bodrum katının üzerine iki kat olarak inşa edilmiştir. Saçaklar ve balkon; payanda alanındaki taş işçiliği ve tavan süslemeleri, seyirciyi modern dünyadan koparıp sanatın nostaljik atmosferine hazırlayan bir yerdir. Binanın dış cephesi yeşilimsi bir renkte boyanmıştır. İçeride de bu tonlarda renkler görülmektedir. İçerideki kemerler, kolonlar tarafından taşınmaktadır ve kemerlerin üstünde üstü kaplanmış taşlar vardır. Duvar ile tavan arasındaki geçişlerde alçı kullanılmıştır. Ahşap kapı ve pencereler kullanılmak üzere tercih edilmiştir. Misafir odasındaki merdivenlerde de ahşap kullanılarak uyum sağlanmıştır. Genel olarak süslemeler hem cephede hem de binanın içinde kullanılmıştır, bu da binaya renkli ve hareketli bir görünüm kazandırmıştır. Çini seramikleri; ana girişteki duvarda, tiyatro salonunda ve aynı zamanda üst kattaki üçlü, küçük pencerelerde kullanılmıştır. Bu küçük pencerelerden kontrollü bir ışık sağlanmıştır. Zemindeki süslemeler pürüzsüz bir dokuya sahiptir. Tiyatro salonundaki tavanda, duvarda yoğun süslemeler kullanılmıştır. İçerideki ana merdivenin korkuluk ve tırabzanı dökme demirden yapılmıştır. Ayrıca, merdiven basamakları da eski görünümlü mermer mozaik malzemesinden yapılmıştır.
Wikimedia Commons'ta İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur