
| Yarı iletken aygıt üretimi |
|---|
|
MOSFET ölçeklemesi (üretim süreçleri) |
|
| Gelecek |
|
1 nm ~ 2027 |
| İlgili |
CMOS (İngilizce: Complementary Metal Oxide Semiconductor; Bütünleyici Metal Oksit Yarı İletken), bir tümleşik devre üretim teknolojisidir.
N-tipi ve P-tipi olarak adlandırılan NMOS ve PMOS transistorların aynı tümdevre üzerinde gerçeklenmesine olanak tanır. Genel olarak günümüzde kullanılan dijital devrelerin neredeyse tamamı (örneğin mikroişlemciler) CMOS teknolojisi ile üretilir. Bu teknolojinin yaygın olarak kullanılmasının nedeni, bu teknolojinin birim silisyum alanda en fazla transistör gerçeklenmesini olanaklı kılması, gerçeklenen devre açık durumda fakat işlem yapmazken neredeyse güç tüketmemesi gibi önemli özelliklerdir. Böylece elektronik endüstrisinin temel taleplerinden olan düşük maliyet ve düşük güç tüketimi (uzun pil ömrü) sağlanmış olur. Teknolojinin adı, kapıların biri n kanallı biri p kanallı, birbirini tümleyen iki transistör kümesinden kurulmasından gelir; bu yapı çıkışı bir yandan besleme gerilimine, öbür yandan toprağa bağlayan iki ağ oluşturur ve durağan durumda ikisinden yalnız biri iletimde olur.:3, 11:180-182

Tümleyici bir CMOS kapısı iki ağdan oluşur: çıkışı toprağa bağlayan n kanallı transistörler ile çıkışı beslemeye bağlayan p kanallı transistörler. n kanallı transistörler 0 düzeyini, p kanallı transistörler 1 düzeyini iyi geçirdiği için ağlar bu biçimde bölüştürülür ve doğru çalışan bir kapıda her an ağlardan yalnız biri iletimde olur.:31-32:11 En yalın örnek eviricidir: girişi alçakken p kanallı transistör çıkışı beslemeye, yüksekken n kanallı transistör çıkışı toprağa çeker.:10:180

Ağların içinde transistörlerin seri bağlanması VE, koşut bağlanması VEYA işlevini verir. İki girişli bir VE DEĞİL kapısında iki n kanallı transistör seri, iki p kanallı transistör koşut bağlanır; VEYA DEĞİL kapısında düzen bunun tersidir.:10, 12:32-33 Seri ile koşut yapılar birleştirilerek bileşik kapılar kurulur ve karmaşık bir işlev tek katta gerçeklenebilir.:13-15
Bu yapı doğası gereği evirir. VE DEĞİL, VEYA DEĞİL ve dışlayan VEYA DEĞİL gibi çıkışı evrik işlevler tek katta kurulur; VE, VEYA gibi evirmeyen işlevler için ardına bir evirici katı eklenir.:239 Kapıların bu özelliği, sayısal tasarımda VE ile VEYA yerine VE DEĞİL ve VEYA DEĞİL kapılarının yeğlenmesinin nedenidir.:71

Bir kapının durağan davranışı, çıkış geriliminin giriş gerilimine göre değişimini veren gerilim geçiş eğrisiyle anlatılır; eğrinin çıkış ile girişin eşit olduğu noktadaki değeri kapının anahtarlama eşiğidir ve transistörün eşik geriliminden ayrı bir büyüklüktür.:20, 185 Eşiğin besleme geriliminin ortasında durması alçak ve yüksek düzeylerin gürültü paylarını eşitlediği için yeğlenir; eşik, p kanallı transistörün n kanallıya oranı değiştirilerek kaydırılabilir.:185:97
Tümleyici yapının iki önemli sonucu vardır. Çıkış düzeyleri besleme gerilimine ve toprağa tam eşittir, transistörlerin göreli ölçülerine bağlı değildir; bu yüzden kapıya oransız denir.:181 Zayıflamış bir işaret kapı zincirinden geçtikçe anma düzeylerine yaklaşır, bu özelliğe yenileyicilik denir.:22-23 Buna karşılık yalnız tek transistörlü anahtarlarla kurulan devreler çıkışı yenilemez ve düzeyleri kat kat zayıflatır.:14-17
Durağan CMOS kapısı beklerken güç harcamaz; iki ağdan yalnız biri iletimde olduğu için besleme ile toprak arasında sürekli akım yolu bulunmaz.:181-182:186 Güç, çoğunlukla çıkış düğümünün sığasının her anahtarlamada doldurulup boşaltılmasıyla harcanır; harcanan güç sığa, besleme geriliminin karesi ve anahtarlama sıklığıyla orantılıdır. Kapıların her saat çevriminde anahtarlanmaması, bu sıklığın bir etkinlik çarpanıyla ölçeklenmesiyle hesaba katılır.:189-191
Boyutlar küçüldükçe transistörlerin kapalıyken geçirdiği sızıntı akımı büyümüş ve durağan güç, yüksek başarımlı yongalarda devingen güçle karşılaştırılabilir düzeye çıkmıştır.:189-190 Bu nedenle çağdaş tasarımlarda sızıntıyı azaltan yöntemler, güç yönetiminin ayrı bir başlığı hâline gelmiştir.:189-191
Kapı gecikmesi, sürülen yük ile kapının kendi yapısına bağlıdır. Mantıksal çaba yönteminde eviricinin çabası tanım gereği 1 alınır; giriş sayısı arttıkça ve seri yığın uzadıkça çaba büyür, bu yüzden VE DEĞİL kapısının çabası aynı giriş sayısındaki VEYA DEĞİL kapısınınkinden küçüktür.:165, 167 Dört özdeş eviriciyi süren bir eviricinin gecikmesine FO4 gecikmesi denir ve yol gecikmeleri çoğu zaman bu birimle anlatılır; bir üretim teknolojisinde bu süre, pikosaniye cinsinden, kanal uzunluğunun nanometre cinsinden değerinin üçte biri ile yarısı arasında çıkar.:174
Tümleyici yapı, aynı altlık üzerinde hem n hem p kanallı transistör bulunmasını gerektirir. Bunun için altlığın içine ters katkılı bölgeler, kuyular açılır: n kuyulu, p kuyulu, ikiz kuyulu ve üçlü kuyulu süreçler bu yolla adlandırılır.:113-114 Çoğu CMOS sürecinde ilk adım kuyu bölgelerinin tanımlanmasıdır.:117 Kusuru az bir yüzey elde etmek ve kilitlenmeyi önlemek için altlığın üstüne örgüsel büyütmeyle ince bir silisyum katmanı da eklenebilir.:117
Yaygın süreçlerin bir türevinde transistörler, altlığın üstüne serilmiş ince bir yalıtkan katmanın üzerine kurulur. Yalıtkan üzerine silisyum denen bu düzende asalak çift kutuplu yapılar bulunmadığı için kilitlenme görülmez ve eklem sığaları küçülür.:136, 370
Transistör boyutlarının küçültülmesi bu teknolojinin gelişme çizgisini belirler. Klasik kuralda bütün ölçüler, kanal uzunluğu, kanal genişliği ve kapı oksidinin kalınlığı aynı çarpanla küçültülür ve besleme gerilimi de aynı oranda düşürülür; buna sabit alan ölçeklemesi denir.:248 Sanayi, üretim kuşaklarını birim alana sığan transistör sayısını iki katına çıkaran bir çarpanla ilerletir.:247
Kural bir dönem bilerek bozuldu: ölçüler 6 µm'den 1 µm'ye inerken besleme gerilimi 5 V'ta tutuldu ve bu döneme sabit gerilim ölçeklemesi dendi.:248 İdeal sabit alan ölçeklemesinde kapı gecikmesi de aynı çarpanla küçülür.:249 Gerilim ölçeklemesi durunca bu kazanç yavaşladı ve kapalı transistörün geçirdiği sızıntı akımı belirleyici hâle geldi.:189-190 Ölçeklemenin kuralları ve sınırları Dennard ölçeklemesi maddesinde ele alınır.

CMOS süreçlerinin ilk yıllarda yavaş benimsenmesinin bir nedeni, yongalarda besleme ile toprak arasında düşük dirençli bir yol oluşup devrenin kalıcı olarak bozulmasıydı; bu olaya kilitlenme denir.:242 Olayın kaynağı, eviricinin kesitinde ortaya çıkan asalak çift kutuplu transistör çiftidir.:242 Yalıtkan üzerine silisyum süreçlerinde böyle asalak yapılar bulunmadığı için kilitlenme görülmez; besleme gerilimi yeterince düşük tutulan süreçler de bu olaydan etkilenmez.:244 Kilitlenme özellikle uç bacaklarının yakınında, besleme geriliminin üstüne çıkan ya da toprağın altına inen gerilim sıçramalarında görülür.:781

Tümleyici yapı tek seçenek değildir. Geçiş kapısı, bir n ve bir p kanallı transistörün koşut bağlanmasıyla kurulur ve iki yönlü bir anahtar gibi çalışır; iki transistörle kurulduğu için küçüktür, buna karşılık çıkışı yenilemez, bu yüzden ardına bir evirici konur.:16-17, 347:277-278 Dışlayan VEYA ve çoklayıcı gibi devrelerde bu yapı, tümleyici gerçeklemeden daha az transistörle sonuç verir.:280
Sözde-nMOS mantığında yavaş p kanallı yığının yerine hep iletimde duran tek bir zayıf p kanallı transistör konur; bu düzen yalnız koşut transistör kullanan VEYA DEĞİL gibi kapılarda verimlidir, karşılığında durağan güç harcar.:33:750 Devingen mantık da benzer biçimde seri yığından kaçınır ve yüksek başarımlı tasarımlarda kullanılmayı sürdürür.:375
Sayısal tümleşik devrelerin neredeyse tamamı bu teknolojiyle üretilir: mikroişlemciler, bellekler ve tümleşik denetleyiciler bunların başında gelir.:11, 186:181-182 Teknolojinin adı sayısal devrelerin dışında da geçer; fotoğraf makineleri ile video kameralarında kullanılan görüntü algılayıcılarının bir türü aynı üretim süreciyle yapıldığı için CMOS algılayıcı diye anılır.

Belleklerde kapının kendisi değil, aynı tümleyici yapı kullanılır. Durağan rastgele erişimli belleğin temel yapı taşı altı transistörlü hücredir: çapraz bağlı iki evirici biti tutar, iki n kanallı erişim transistörü hücreyi bit hatlarına bağlar ve hücre, sözcük hattı yükseltilerek seçilir.:715-716

İlk MOS transistörlü mantık kapılarını 1963'te Fairchild'da çalışan Frank Wanlass tanımladı; kapılarında hem n hem p kanallı transistör kullandığı için yapıya tümleyici metal oksit yarı iletken adı verildi.:3 Sayısal tümleşik devrelerde yaygınlaşması, kilitlenme sorununun çözülmesi ve üretim süreçlerinin olgunlaşmasıyla sonraki yıllarda oldu.:242 Tümleşik devre ailelerinde teknolojinin izi bugün de görülür: 7400 ailesinin transistör-transistör mantığıyla üretilen yongalarının CMOS karşılıkları 74C adıyla, aynı bacak düzeniyle üretilmiştir.:630