| Grekçe: Πιτάνη | |||||||||||||||||
| Konum | Çandarlı, Dikili, İzmir, | ||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Bölge | Aiolis | ||||||||||||||||
| Koordinatlar | 38°55′41″K 26°56′14″D / 38.92806°K 26.93722°D | ||||||||||||||||
| Tür | Yerleşim yeri | ||||||||||||||||
| Tarihçe | |||||||||||||||||
| Kurucu | Luviler | ||||||||||||||||
| Kuruluş | MÖ 3 bin, MÖ.6.yüzyıl | ||||||||||||||||
| Devir(ler) | İlk Çağ, Orta Çağ | ||||||||||||||||
| Kültür(ler) | Helen, Arkaik Yunanistan | ||||||||||||||||
| İlgili kişi(ler) | Cenevizliler | ||||||||||||||||
| Olay(lar) | . | ||||||||||||||||
| Sit ayrıntıları | |||||||||||||||||
| Buluntu(lar) | Arkaik erkek heykeli, vazolar, kadehler, mezarlar, ölü külü kapları | ||||||||||||||||
| Kazı tarihleri | 1910-1911, 1959-1965 | ||||||||||||||||
| Arkeologlar | Osman Hamdi Bey, Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal | ||||||||||||||||
| Durum | Restore | ||||||||||||||||
| Kamusal erişim | Açık | ||||||||||||||||
Pitane
| |||||||||||||||||
Pitane (Grekçe: Πιτάνη), Antik çağ'da Aiolis (Eolya) bölgesi antik kent yerleşimlerinden biridir. Coğrafi olarak, Elaea (Çandarlı) Körfezi'nde, Evenus (Uzunçınar) Nehri’nin döküldüğü ağza yakın bir noktada konumlanmıştır. Antik Çağ'da bölgedeki on bir önemli Aiolis yerleşiminden biri olan Pitane, bünyesinde barındırdığı iki korunaklı liman sayesinde döneminde çok ciddi ticari avantajlara ve ekonomik güce sahip olmuştur.
İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Çandarlı yakınlarında yer alan Pitane antik kenti, Aiolis kentlerinin kuzeyinde kalan Hemeros'un kitaplarında bahsettiği 12 Aiol antik kentinden birisi olarak tarih sayfalarında yerini almıştır.
Söylencelere göre Pitane Antik Kenti Amazonlar tarafından kurulmuştur. Pitane adı ise kraliçe kenti, tanrıça kenti anlamına gelmektedir.
Milattan önce 5. yüzyıla gelindiğinde Pitane, Atina öncülüğünde kurulan Delos Deniz Birliği’nin (Attika-Delos Symmakhia’sı) bir üyesiydi ve birlik kayıtlarına göre o dönem 1.000 drahmi vergi (phoros) ödemekteydi. Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında, milattan önce 335 yılında, Makedon general Parmenion, Ahameniş (Pers) İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü harekât kapsamında Pitane’yi kuşatma altına aldı. Ancak kent, Pers ordusunun yetenekli generali Rodoslu Memnon’un zamanında müdahalesi sayesinde bu kuşatmadan kurtulmayı başardı.
Milattan önce 319 sularında, Pitane vatandaşı olan Lysistratos oğlu Herakleitos, Delphi halkı tarafından onurlandırıldı. Yine milattan önce 325 ile 275 yılları arasında Abydoslular, bir diğer Pitane sakini olan Antiphanes oğlu Kharidemos’u Delphi’de bir adakla onore ettiler; bu adağın parçası olan heykel, Atinalı dünyaca ünlü heykeltıraş Praksiteles’in imzasını taşımaktaydı.
Selevkos Krallığı’nın hükümdarı I. Antiohos Soter (hüküm süresi M.Ö. 281-261) döneminde Pitane, krala 380 talanton gibi büyük bir meblağ ödeyerek topraklarını genişletme fırsatı buldu. Satın alınan bu stratejik arazi, milattan önce 2. yüzyılın ortalarında hemen karşıdaki Midilli (Lesbos) Adası'nda bulunan Mitilini kentiyle büyük bir sınır uyuşmazlığına yol açtı; krizin çözümü için Bergama (Attalos) Krallığı hakemlik yapmak zorunda kaldı.
Söz konusu tahkim belgesi, Pitane’nin Hellenistik Dönem'de Attalos hanedanlığına bağımlı olmayan özgür bir kent (civitas libera) statüsünü koruduğunu ve resmi devlet yazışmalarında artık yerel Aiol lehçesini bıraktığını göstermesi açısından tarihi bir öneme sahiptir. Milattan önce 84 yılında, Pontus Kralı VI. Mithridatis, Roma generali Gaius Flavius Fimbria’nın takibinden kaçarken Pitane’ye sığındı. Fimbria tarafından burada ablukaya alınan Mithridatis, kuşatma sonuçlanmadan deniz yoluyla Midilli’ye kaçmayı başardı.
Akademi dünyasının önemli isimlerinden filozof Arkesilaos’un doğum yeri olmasıyla da tanınan kent, Roma İmparatoru Titus’un saltanatı sırasında meydana gelen şiddetli bir depremle büyük ölçüde tahrip olmuştur. Pitane'nin adı ilerleyen dönemlerde Hierokles'in eserlerinde de geçmektedir. Yaşlı Plinius, kentin yakınlarında başka hiçbir antik yazar tarafından zikredilmemiş olan Canaius adında bir nehirden bahsetmektedir; ancak bu akarsuyun, Batlamyus (Ptolemaios) tarafından aktarılan ve ismini muhtemelen Pitane kentinden alan Pitanes Nehri ile aynı su yolu olduğu düşünülmektedir.
Roma İmparatorluğu idaresi altında Latince Pitanae ismiyle anılan kent, bölgenin Hristiyanlaşma sürecinde piskoposluk merkezi haline geldi. Günümüzde piskoposun fiilen ikamet ettiği aktif bir idari merkez olmasa da, Roma Katolik Kilisesi bünyesinde tarihi önemine binaen varlığını sürdüren bir ünvan piskoposluğu makamı olarak kabul edilmektedir.
Antik kent Pitane tarihi hakkındaki ilk araştırmalar 1910-1911 yılları arasında Bergama kazılarında görevli arkeologlar tarafından yapılmış, yapılan yüzey araştırmaları ve arkeolojik kazılarda Arkaik Dönem başta olmak olmak üzere çeşitli dönemlere ait eserlere rastlanılmıştır.
Pitane Antik Kenti'nde ilk arkeolojik kazılar Baltacı Bey ile Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Bu kazılar sonucunda Miken Dönemi'ne ait vazo başta olmak üzere bolca monokrom keramik ve yortan kap bulunmuştur. Pitane nekropolünde gerçekleştirilen sistemli kazılar; Miken, Protokometrik, Geometrik, Oryantalizan (Doğu Akdeniz etkili) ve Arkaik dönemlere tarihlenen son derece zengin keramik buluntularını gün yüzüne çıkarmıştır. Elde edilen bu veriler ışığında Pitane, Miken kültürünün Anadolu kıyılarındaki nüfuz alanının ulaştığı en kuzey uç nokta olarak kabul edilmektedir. Kentteki kazılarda keşfedilen ve milattan önce 6. yüzyıla tarihlenen ünlü bir Kouros heykeli (Arkaik Dönem genç erkek heykeli), günümüzde Bergama Arkeoloji Müzesi bünyesinde sergilenmektedir. 1958'te köylüler tarafından bulunan bu heykel sebebiyle bölgeye giden Prof. Dr. Ekrem Akurgal öncülüğünde Çandarlı'da 1959 ile 1965 yılları arasında kazı çalışmaları yapılmıştır. Prof. Dr. Ekrem Akurgal çalıştığı Pitane Nekropolünün her gün birkaç düzine vazo ve küçük buluntu verdiğini kendi kitabında yazarak Pitane'yi o zamana kadar bulunan en zengin Anadolu Eskiçağ Mezarlığı olarak tanımlamıştır. Ayrıca kentte 1997'de bir kurtarma kazısı yapılmış olup yedi adet mezar açığa çıkarılmıştır. Günümüzde Pitane buluntuları İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İzmir Arkeoloji Müzesi ve Bergama Müzesi'nde sergilenmektedir.