| Grekçe: Αἰραί | |
| Konum | Demircili, Urla, İzmir, |
|---|---|
| Bölge | İyonya |
| Koordinatlar | 38°12′16″N 26°41′09″E / 38.2045°K 26.6859°D |
| Tür | Yerleşim yeri |
| Tarihçe | |
| Bağlı olduğu | Teos |
| Sit ayrıntıları | |
Airai (Grekçe: Αἰραί), Türkiye'nin İzmir ili sınırlarında Urla ilçesinde yer alan Sığacık körfezinin kuzey kıyısındaki Demircili köyü yakınındadır.
Antik İyonya'da, Erythrae yakınlarında bir yerleşimdi ve Thukididis tarafından anılmıştır. Airai, Mimas yarımadasının, yani günümüzdeki Karaburun yarımadasının, güney kıyısında, Samos adasının tam karşısında yer almaktaydı. Şehrin merkezinin "akropolisi" en azından günümüzde bir kara parçası ile ana karaya bağlanan küçük bir ada şeklinde bir burun oluşturur.
Airai şehir devletinin kontrol ettiği bölge nispeten küçüktü ve büyüklüğünün 25 kilometrekarenin altında olduğu tahmin edilmektedir. Şehir planlı bir yerleşim düzenine sahipti ve surlarla çevriliydi.
Airai'nin tarihine dair çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Şehrin, İyonya'nın Yunan şehirleri arasında göreceli olarak daha genç bir yerleşim olduğu düşünülmektedir. Şehir, en azından klasik dönemde ve Helenistik dönemin başlarında, bir polis yani bağımsız bir şehir devleti olarak varlık göstermiştir. Klasik dönemde, MÖ 5. yüzyılda Airai, Atina'nın önderliğindeki Delos Deniz Birliği'ne dahildi; Atina'ya ödenen vergiler listesinde MÖ 454/3 ile 427/6 yılları arasında adı geçmektedir. MÖ 411 yılında, Peloponez Savaşı sırasında, Khioslular, Atina'nın müttefikleri olan Lebedus ve Airai şehirlerini ona karşı ayaklanmaya teşvik etti. Ardından Atinalı Diomedon, on gemiyle Airai'ye saldırı düzenledi ancak şehri ele geçiremedi. Strabon'un zamanında, Airai, Teos'a bağlı küçük bir kasaba haline gelmişti. MÖ 4. yüzyıla tarihlenen ve üzerinde «ΑΙΡΑΙΩΝ» yazılı gümüş ve bronz sikkeler günümüze kadar ulaşmıştır.
Şehir halkı için "Airaieus/Hairaieus" (Αἰραιεύς/Αἱραιεύς) ve "Airaīos/Hairaīos" (Αἰραῖος/Αἱραῖος) etnonimlerinin kullanıldığı bilinmektedir.
Airai'de çok az arkeolojik araştırma yapılmıştır. Şehrin bulunduğu yerde, çoğunlukla Geometrik dönemden MÖ 4. yüzyıla kadar uzanan seramikler bulunmuştur. Airai yarımadası, bir sur ile çevrilidir. Bulunan yazıtlara göre, şehirde en az bir prytaneion (yönetim binası) bulunmaktaydı.
Çevrede açık hiçbir kalıntıya rastlanmamaktadır. Yalnızca sağda solda sütun parçaları ve bazı evlerin duvarlarında da sütun başlıklarına rastlanmaktadır. Muhtemelen uzun yıllar boyunca bu kentçiğin taşları deniz yoluyla diğer kentlere taşınmıştır. Bazı temel kalıntılarının dışında çok sayıda çanak çömlekle karşılaşılmıştır.