| Grekçe: Πέπουζα | |||||||||||
| Konum | Karayakuplu, Karahallı, Uşak, | ||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Bölge | Frigya | ||||||||||
| Koordinatlar | 38°24′24″N 29°26′51″E / 38.4067°K 29.4476°D | ||||||||||
| Tür | Yerleşim yeri | ||||||||||
| Sit ayrıntıları | |||||||||||
Pepuza
![]() | |||||||||||

Pepuza (Grekçe: Πέπουζα), antik dönemde Frigya bölgesinde yer alan ve Hellenistik Dönem'den Bizans Dönemi'ne dek kesintisiz bir yerleşim dokusuna sahip olan bir yerleşimdir. Günümüzde, Uşak ilinin Karahallı ilçesine bağlı Karayakuplu köyü yakınlarında bulunan antik yerleşke Pepuza olarak lokalize edilmiştir.
M.S. 2. yüzyılın ortalarından 6. yüzyılın ortalarına kadar Pepuza, Roma İmparatorluğu geneline yayılan ve "Montanizm" olarak bilinen erken Hristiyanlık hareketinin merkezi olma özelliğini taşımıştır. Montanistlerin patriği bu kentte ikamet etmekteydi. Salamis Piskoposu Epifanios, ünlü eseri Panárion’da; akımın kurucu peygamberleri Montanus, Priscilla ve Maximilla’nın ölümlerinden sonra Pepuza’nın, inananlar için kutsal bir hac merkezine dönüştüğünü belirtir. Buraya gelen müritlerin "gizli ayin ve ritüellere kabul edildikleri" (inisiyasyon) rivayet edilmektedir.
Roma İmparatorluğu'nun dört bir yanına yayılan bu dini hareketin idari ve ruhani merkezi olan Pepuza; hacılar için inşa edilmiş konaklama yapıları (xenodochia), görkemli kiliseler ve bir manastıra ev sahipliği yapmaktaydı. Ancak bu dini merkez, M.S. 550 yıllarında Roma İmparatoru I. Justinianus'un fermanıyla, heretik (aykırı) inançları kökten kazıma politikası doğrultusunda yerle bir edilmiştir.
İnanca göre Montanistler, "Gökten İnecek Kudüs"ün (Yeni Kudüs) Pepuza ve yakınındaki Tymion kenti topraklarına ineceğine inanırlardı. Geç Antik Çağ boyunca bu iki merkez, imparatorluğun dört bir yanından gelen hacı kafilelerinin odak noktası haline gelmiştir. Montanizm hareketinin dikkat çekici özelliklerinden biri, kadınlara tanınan özgürlükçü roldür; kadınlar bu topluluk içinde rahibelik ve hatta piskoposluk mertebelerine yükselebilmişlerdir. Bu dini hareket, 6. yüzyılda tarih sahnesinden silinmiştir.
Heidelberg Üniversitesi'nden Peter Lampe'nin, William Tabbernee (Tulsa) ile birlikte yürüttüğü disiplinlerarası çalışmalar sonucunda, bölgede daha önce bilinmeyen pek çok antik yerleşim keşfedilerek belgelenmiştir. Bu yerleşimlerden ikisi, 19. yüzyıldan beri bilim dünyası tarafından aranan Montanizm'in kutsal merkezleri Pepuza ve Tymion olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlama; Hierokles’in coğrafi bilgiler içeren Synekdemos adlı seyahat rehberi (itinerar) ve Pepuza'da bir Bizans manastırının varlığını belgeleyen konsil kayıtları gibi kaynaklarla desteklenmektedir. Yeni keşfedilen kent yerleşiminin bünyesinde barındırdığı kaya manastırı, 100 kilometrelik bir yarıçap içinde eşi benzeri bulunmayan ünik bir yapıdır.
Alexander Weiß, Tommaso Gnoli, Sylvain Destephen, Adolf Martin Ritter, Cecil M. Robeck, Timothey D. Barnes ve Mario Mazza gibi tarihçilerin yanı sıra, kıdemli antik çağ tarihçisi ve epigraf Stephen Mitchell (2023), Peter Lampe ve ekibinin Pepuza ile Tymion’un yerini kesin olarak tespit ettikleri görüşünü desteklemektedir.
Peter Lampe başkanlığında 2001 yılından itibaren yürütülen yerleşim arkeolojisi odaklı yüzey araştırmaları (survey), bölgede Hellenistik Dönem'den itibaren kesintisiz ve yoğun bir yerleşim dokusunun varlığını kanıtlamıştır. Seramik parçaları, sikkeler, mimari fragmanlar, bir nekropol alanı ve dönemin altyapısına dair kalıntılar (iki Roma yolu ve bir köprü) ile iki mermer ocağı, bir zamanlar binlerce insanın yaşadığı gelişmiş bir kent varlığına işaret etmektedir.
Ayrıca, Karayakuplu yakınındaki Şükraniye köyü civarında önemli bir yazıt ele geçmiştir. Bu yazıtta Roma İmparatoru Septimius Severus, bölgeden geçen magistratlar (devlet memurları) ve imparatorluk kölelerinin haksız vergileri ile baskılarından şikâyet eden Tymion köylülerine (çiftçilere), prokurator (eyalet temsilcisi) aracılığıyla destek vereceğini bildirmektedir. Antik kaynaklara göre merkezi yerleşim olan Pepuza’nın yakınlarında bulunan Tymion, Montanizm’in diğer ana merkezlerinden biriydi. İmparatorun bu olumlu yanıtını içeren stel, gelecekteki olası baskıları önlemek amacıyla 3. yüzyılın başlarında yol kenarına dikilmiştir. Yazıtın bulunduğu yere sonradan taşındığına dair herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bu durum, Roma dönemi yerleşim izlerini belirgin bir şekilde taşıyan Şükraniye köyü arazisinin, antik Tymion yerleşkesi olduğunu kuvvetle muhtemel kılmaktadır. Şükraniye, Pepuza olarak tanımlanan Karayakuplu’daki kent alanından yalnızca 10 km uzaklıktadır.