| Grekçe: Κοράσιον | |||||||||||
Korasion harabeleri | |||||||||||
| Konum | Atakent, Silifke, Mersin, | ||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Bölge | Kilikya, İsaurya | ||||||||||
| Koordinatlar | 36°25′16″N 34°05′19″E / 36.4210275°K 34.0886905°D | ||||||||||
| Tür | Yerleşim yeri | ||||||||||
| Tarihçe | |||||||||||
| Terk ediliş | 3. yüzyıl | ||||||||||
| Sit ayrıntıları | |||||||||||
Korasion
![]() | |||||||||||
Korasion (Grekçe: Κοράσιον) veya Kalon Korakesion, Küçük Asya'nın güneyinde Akdeniz kıyısında antik Kilikya ve İsaurya bölgeleri arasında bulunan bir liman şehridir. Hem Roma hem de Bizans döneminde yerleşime ev sahipliği yapan şehir, günümüzde Mersin ilinin Silifke (Seleukeia ad Calycadnum) ilçesine bağlı Atakent yakınlarında bulunmaktadır.
Günümüzde alüvyonlarla dolmuş olan doğal liman koyunun çevresindeki dağ yamaçları, Erken Roma Dönemi'nden itibaren yerleşim görmüştür. Stephanos Byzantios'un aktardığı Efesli Artemidorus metinlerinde Pseudokorasion adıyla anılması ve alanda Orta İmparatorluk Dönemi’ne ait konut kalıntılarının bulunması bu erken evreyi doğrulamaktadır. Ancak bu dönemdeki yerleşim kentsel bir bütünlüğe ulaşamamış; muhtemelen 3. yüzyıl civarında tamamen terk edilmiştir.
Doğu kapısında yer alan bir yapı yazıtına (epigraf) göre kent; MS 367–375 yılları arasında, İmparator I. Valentinianus, Valens ve Gratianus’un ortak hükümdarlık döneminde, Isaurya Eyaleti Valisi Flavius Uranios tarafından yeniden kurulmuştur. Polis (bağımsız şehir devleti) statüsü kazanamamış olsa da ele geçen çok sayıda yazıt, kentin 7. yüzyılda hatırı sayılır bir önem ve hareketliliğe ulaştığını göstermektedir. Bu tarihten sonraki dönemlere ait herhangi bir arkeolojik bulguya rastlanmamıştır. 10. yüzyılda İbn Hurdâzbih, eserinde kentten Q-rās-yah adıyla bahsetmiş ve alanın tamamen harabe halinde olduğunu kaydetmiştir. İlerleyen dönem kaynaklarında ise yerleşimin adı Ponta, Pharsipec veya Perşenti olarak geçer.
Antik Korasion kenti limanının dolmasıyla oluşan koy, günümüzde büyük oranda Atakent (eski adıyla Susanoğlu) beldesinin modern yapılaşması altında kalmış olup antik mimariden günümüze pek az kalıntı ulaşabilmiştir.
1811–1812 yıllarında İngiliz Kraliyet Donanması adına Kilikya kıyılarını haritalandıran Yüzbaşı Francis Beaufort, alanı ziyaret ederek bahsi geçen yapı yazıtının bir kopyasını kaydetmiştir. 20. yüzyılın başlarında ise Josef Keil ve Adolf Wilhelm alanda incelemeler yaparak kentin ilk plan kaydını çıkarmışlardır.
Yaklaşık 100 metre genişliğinde ve 300 metre derinliğindeki liman çanağını, kalınlığı bir metrenin biraz altında olan bir sur duvarı çevrelemekteydi. Surun üç ana kapısı olduğu tahmin edilmektedir:
Kentin kuzeydoğusunda, 19. yüzyılda Fransız seyyah Victor Langlois’nın bir su kemerine (su kemeri / aquaeductus) ait kemer ayaklarını belgelediği noktada bir Roma hamamı yer almaktaydı. Yerleşimin batı kesiminde iki adet üç nefli bazilika; kent alanının dışındaki çeperlerde ise kaya mezarları ve müstakil lahitlerden (sarkofaj) oluşan nekropol alanları, tekil konutlar ve bir zeytinyağı işliği (trapetum) tespit edilmiştir.
| Arkeoloji ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |