| Grekçe: Πιτυούσσα, romanize: Pityoússa | |||||||||||
| Konum | Silifke, Mersin, | ||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Bölge | Kilikya | ||||||||||
| Koordinatlar | 36°11′28.68″K 33°46′28.24″D / 36.1913000°K 33.7745111°D | ||||||||||
| Tür | Yerleşim yeri | ||||||||||
| Sit ayrıntıları | |||||||||||
Pityussa
![]() | |||||||||||
Pityussa, (Grekçe: Πιτυούσσα, romanize: Pityoússa), Pityusa veya Pityoussa, Akdeniz'de, Mersin ilinin, Silifke ilçesine bağlı bir ada olan Dana Adası üzerinde yer alan bir antik yerleşme ve tersanedir. Hemen batısında anakara üzerinde bulunan Aphrodisias ile birlikte kurulan antik kent, Roma Dönemi'nde bağımsız bir statü kazanarak Pityussa adını almıştır. Ada kenti, Kıbrıs, Mısır, Aphrodisias, Komardias, Holmi ve Seleukeia gibi önemli merkezlerle yakın ticari ilişkiler geliştirmiştir.
Helen Dilinde Pitys yani "Çam" sözcüğünden türetilmiştir. Pityussa “Çamları Bol” demektir.
1994 Yılı Adana Koruma Kurulu Kararıyla Dana Adası I. Derece Arkeolojik SİT Alanıdır. 1989 Yılı Antalya Koruma Kurulu Kararıyla Dana Adası I. Derece Doğal SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
Kentte, Roma ve Bizans Dönemi'ne ait çok sayıda yapı kalıntısı tespit edilmiştir. Bu kalıntılar arasında su sarnıçları, konutlar, lahitler, hamamlar ve kilise kalıntıları bulunmaktadır. Özellikle adanın kuzeybatı kıyısında yoğunlaşan yapıların malzemelerinin, ne yazık ki modern dönemde sökülerek farklı yapılarda kullanıldığı görülmektedir.
Bizans Dönemi kilise kalıntıları bulunan Pityussa antik kentinde 2016 yılında 274 gemi çekek yeri bulunan olası bir antik tersane tespit edilmiştir. Söz konusu bulgular, Arkeoloji Sanat Yayınları'ndan çıkan ve editörlüğünü Hakan Öniz'in yaptığı Akdeniz’in En Büyük Tersanesi: DANA Adası adlı kitapta ayrıntıları ile yer almaktadır.
Batısında anakara üzerinde bulunan antik kent Aphrodisias, doğu ve batı yönlü olmak üzere iki doğal limana sahiptir. Doğu limanında yer alan Köserelik Adası da önemli kalıntılar içermekte olup, adanın Roma ve Erken Bizans dönemlerinde nekropol (mezarlık) alanı olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Yarımada üzerinde antik döneme ait yapı temelleri açıkça seçilmektedir.
Dr. Hakan Öniz’in Dana Adası’nda yürüttüğü alan çalışmasına ait bulgular, kıyıdaki taş kesim yapıların özelliklerine ilişkin bazı ön değerlendirmeler hakkında bilgi vermektedir. Akdeniz’deki yüzlerce benzer taş kesim çekek yerleri antik savaş gemilerinin hareket halinde olmadıkları dönemde kuru tutulmaları için kullanılan “hangarları” oluşturmuşlardır. Dana Adası’nda yer alan gemi barınağı sayısı Atina ve Kartaca’nın ünlü deniz tesislerinden fazladır. Dana Adasının kuzey-batısındaki bazı taş-kesim yapılar düzensiz formlarıyla yalnızca gemi hangarı değil tersane gibi amaçlar için de kullanıldıklarını düşündürmektedir. Prof.Dr. Olaf Höckmann